Okul Hazırbulunuşluğu Nedir?

Çoğu yetişkin,  birinci sınıfı okuma ve matematik becerilerinin öğretmen rehberliğindeki oyun aktiviteleriyle öğrenilmesine olanak veren rahat bir yer olarak hatırlar. Günümüzde küçük çocuklar kendilerini çoğu zaman anaokulu dönemi kadar erken dönemlerde başlayan gittikçe zorlaşan akademik programlar içinde bulmaktadır.

Artık ilkokula başlayan öğrencilerin daha önce birinci sınıfta öğretilenleri öğrenmeye hazır olmaları beklenmektedir. Bu beklentiler göz önünde bulundurulduğunda, veliler  çocuklarının günümüzün birinci sınıf programlarında başarılı olacak hazırlığa veya olgunluğa sahip olamayabileceklerinden endişelenmektedirler. Velilerin çocuklarının okul hazırbulunuşluğu ile ilgili endişeleri, bazı durumlarda çocukların ilkokula geç gönderilmesi ile sonuçlanmaktadır.

Okul hazırbulunuşluğu kavramı, çocuğun okulda başarılı bir şekilde öğrenmek, çalışmak ve faaliyet göstermek için gereken belli duygusal, davranışsal ve bilişsel becerilerin kazanılmasını ifade etmektedir. Ne yazık ki, bu yaygın “okula hazır olma” felsefesi, çocukların okulun beklentilerini karşılamalarını bekleyerek onların omuzlarına gereğinden fazla yük yüklemektedir.

 

Okul hazırbulunuşluğunu daha yapıcı bir biçimde değerlendirmenin bir yolu beklentileri çocuklardan alıp, okulların ve ailelerin omuzlarına yüklemektir. Küçük çocukların çok çeşitli ihtiyaçları vardır ve ilköğretimde karşılaşacakları öğrenme standartlarına hazırlanmak için desteğe ihtiyaçları vardır.

KONUYA GENEL BAKIŞ:

Okul hazırbulunuşluğu kavramı senelerdir tanımlanmaktadır ve neticede farklı bakışaçıları ortaya çıkmıştır. Bu terimi açıklamak için birçok çocuk gelişimi ve öğrenme kuramı kullanılmıştır. Aslında, iki çeşit hazırbulunuşluk söz konusudur: çocuğun belli materyalleri öğrenme kapasitesine sahip olduğu gelişim seviyesini ifade eden öğrenme hazırbulunuşluğu ve bir çocuğun okulun programını özümsemesini sağlayan belli bilişsel, dilsel, sosyal ve motor beceriler grubu anlamındaki okul hazırbulunuşluğu (Kagan, 1990; Crnic & Lamberty, 1994; Lewit & Baker, 1995). Erken çocukluk dönemi eğitimi, çocuk psikolojisi ve nörobilim alanlarındaki mevcut araştırmalar birçok araştırmacının, uygulayıcının ve velinin çocuk gelişimi ve öğrenme süreci hakkında anladıkları şeyleri değiştirmektedir. Hazırbulunuşluk yükünü çocuklara yüklemek yerine, eğitimciler okulun küçük çocukların öğrenmeye devam etmelerine ve okul kültüründe başarılı olmalarına yardımcı olma rolü hakkındaki geleneksel inanışları yeniden düşünmeye mecbur kalmaktadırlar (Southern Regional Education Board, 1994; Lamberty & Crnic, 1994, Katz, 1991). Hazırbulunuşluk, çocuklar ve okullar hakkındaki en son çalışmalar hazırbulunuşluk meselesinin aslında iki yüzü olduğuna işaret etmektedir: çocukları okula hazırlamak ve okulları çocuklara hazırlamak.

Öğrenmeye Hazırlık başlığı altındaki hedefler çocukların gelişimlerine uygun okulöncesi programlarına erişiminin; çocuklarının ilk öğretmenleri olarak anne-babaların eğitilmesi ve desteklenmesinin; çocuklar için yeterli beslenme, fiziksel hareket ve sağlık bakımının okula zinde beyinlerle ve bedenlerle gelebilmeleri açısından öneminin altı çizilmektedir. Bu hedeflerin gerçekleştirilmesi çocukların okula hazırlanmalarına yardımcı olmaktadır.

Eğitimciler küçük çocukların ihtiyaçlarıyla ilgilenmek için ailelerle ve toplum kaynaklarıyla koordineli çalışarak çocukların okula hazırbulunuşluklarını arttırabilirler (Kagan, 1994). Eğitimciler okul programları ve stratejileriyle okulun tüm çocuklar için optimal öğrenmeyi sağlamaya hazırbulunuşluğunu destekleyebilirler. Okulların çocuklar arasındaki birçok bireysel farklılık olduğunu kabul etmeleri ve ilkokula başlayan tüm çocuklar için uygun beklentiler belirlemeleri de gerekmektedir. Tüm çocuklar öğrenerek doğar ve her bir çocuğun öğrenme potansiyelini beslemek ve sürekli gelişim olanakları sunmak okulların sorumluluğudur.

Hazırbulunuşluğun geleneksel yapısı kanıt yükünü haksız bir biçimde çocuğa yüklemektedir.  Yaşam deneyimlerindeki eşitsizlikler ele alınana kadar, okula başlama veya yerleşmeyi belirleyen hazırbulunuşluk kriterlerinin kullanımı çocukları fırsata sahip olmadıkları için suçlamaktadır. Ayrıca, halihazırda hazırbulunuşluğu değerlendirmek için kullanılan kriterlerin birçoğu çocukların yetenekleri ile ilgili yersiz beklentilere dayalıdır ve bireysel gelişim ve öğrenme yapısını ve bunların oranındaki normal farklılığı dikkate alamamaktadır. Okula başlarken çocukların ihtiyaçlarını karşılamanın ve çocukların tam potansiyellerini gerçekleştirebilmeleri için gereken  en rahat ortamda gereken hizmetleri sunmak okulların sorumluluğudur.

Okul hazırbulunuşluğu konusunun özünde çocukların okula ne zaman başlaması gerektiği tartışması yatmaktadır. Crnic ve Lamberty (1994) şunu belirtmektedir:

“Okul hazırbulunuşluğu konusuyla ilgilenen araştırmacıların çıkardığı sonuç okul hazırbulunuşluğu için tek adil ve etik kriterin yasal bir kronolojik yaş olduğudur. Bu herkes için eşit olarak geçerlidir ve hazırbulunuşluğun yükünü çocukların sırtından almaktadır.”

Kagan (1990) okula başlama yaşı tüm çocuklar için aynı olursa ve bireysel eğitim hizmetleri ve desteği sunulursa, okulların çocuklar arasındaki farklılıklara duyarlı eşitlikçi bir stratejileri olacağını ileri sürmektedir. Çocukların gereksinimleri karşılandığında, okulda başarılı olma ihtimalleri daha fazla olacaktır.

Eğitimciler, veliler ve topluluk üyelerinin çocukların okuldaki başarısını etkileyen faktörleri bilmeleri gerekmektedir. Hazırbulunuşluk tartışmasında şu üç kritik faktörün dikkate alınması gerekmektedir:

  • “Tüm çocukların okul başarısını destekleyen olanaklara ulaşabilmesi için erken dönemdeki yaşam deneyimlerindeki eşitsizliklerin ele alınması.
  • Çocuklar arasındaki dilsel ve sosyo-kültürel farklılıklar gibi bireysel farklılıkların dikkate alınması ve desteklenmesi.
  • Çocukların okula başlama ile ilgili yeterlikleri konusunda makul ve uygun beklentiler belirlenmesi.”

Çocukların deneyimlerindeki ve geçmişlerindeki farklılıklar nedeniyle okulların ve toplulukların ailelerin hazırbulunuşluğu ve okula geçişi desteklemelerini etkileyen faktörlere dikkat etmeleri gerekmetkedir. Annenin eğitimli olmaması,  aile gelirinin düşük olması ve aile yapısı çocukların gelişimsel başarılıarının ve güçlüklerinin önemli öngörücülerindendir (Zill, Collins, West, & Hausken, 1995). Ailenin sosyo-ekonomik statüsünün düşük olması deneyimleri, kaynakları, sağlık bakımını ve çocuk bakımını kısıtlayabilir. Aile yapıları veya durumları da çocukların ilk deneyimleri üzerinde önemli bir etkiye sahiptir.

Bir çocuğun ne tür bir desteğe veya hizmetlere ihtiyaç duyabileceğini belirlemenin bir yolu okula başlama döneminde yapılan tarama çalışmasıdır. Kullanılan ölçüt okuldaki çocukları da içeren bir çocuk popülasyonu ile ilgili norm referanslı bir ölçüt olmalıdır. Bir tarama aracı kullanılırsa, eğitimcilerin taramanın yardıma ihtiyacı olan çocukları belirlemek için yapıldığını –çocukları girebilecekleri programların dışında tutmak için yapılmadığını– unutmamaları gerekmektedir. Belirli aralıklarla yeniden tarama yapmak da önemlidir çünkü çocuklar küçük yaşlarda çok değişir ve büyürler.

Aileleri çocuk yetiştirme konusunda desteklemek çocukların okula öğrenmeye hazır bir şekilde başlamalarını sağlamak açısından önemlidir.

Evden, yuvadan anaokuluna veya ilkokula geçiş en rahat ve güvenli çocuklar için bile ürkütücü olabilir.  Anaokuluna veya ilkokula başlarken çocuklardan alışık oldukları bir ortamı bırakıp yeni bir yerde yabancılarla vakit geçirmeleri istenmektedir. Ne bekleyeceklerinden emin değillerdir. Aileler küçük çocuklarını okula getirirken aynı kaygıyı hissederler. Okulların, okul yılı başlamadan önce çocuklarla ve ailelerle bağlantı kurmanın yollarını bulmaları gerekmektedir. Okulöncesi kurumları yeni okula ziyaretler düzenleyerek ve değişiklikler hakkında bilgiler vererek çocukları okulöncesinden ilkokula geçişe hazırlama konusunda yardımcı olabilirler. Ev ziyaretleri yapmak,  eğitim-öğretim yılı başlamadan önce çocukları ve aileleri okula davet etmek gibi çalışmalar ailelerle okul arasında bir bağlantı kurmaya yardımcı olabilir ve geçiş sürecini kolaylaştırabilir. Bu gibi aktiviteler çocuklar ilkokula devam ederken kurumsal seviyeler arasındaki geçişi de kolaylaştırabilir.

Velileri sınıf aktiviteleri hakkında bilgilendirmek ve müfredatı velilere açıklamak , velilerin çocuklarının okulda ne öğrendiklerini anlamalarına yardımcı olacak ve onları evde nasıl destekleyebileceklerine dair daha net bir fikir verecektir. Veliler okulöncesi yıllarda çocuklarının eğitimine diğer yıllara göre daha fazla dahil olurlar. Velilerin çocuklarının ilkokula geçiş sürecine dahil olmasını sağlamak, velilerin çocukları büyürken de sürece dahil kalmalarını sağlamak açısından önemli bir adımdır. Geçiş sürecinde velilere sürecin ortakları gibi muamele edildiğinde, veliler okul aktivitelerine katılabildiklerinde ve öğretmnelerle açık bir şekilde iletişim kurabildiklerinde, geçiş çocuklar için daha olumlu bir deneyim olacaktır. Bunun yanı sıra, öğrencilerin ev kültürlerini tanıyan ve buna saygı gösteren ilkokul öğretmenleri velileri çocuğun eğitimine katılmaya teşvik etme konusunda daha başarılıdırlar.

Devamlılığı desteklemenin bir diğer yolu da okulöncesi ve ilkokul çalışanları arasındaki iletişimi sürdürmektir. Mevcut öğretmen ile daha önceki bakıcı veya öğretmen arasındaki temas çocuklar ve aileler için devamlılık sağlayabilir.

Eğitimcilerin tüm çocukların okul hazırbulunuşluğunu desteklemelerini sağlamak amacıyla gelişim seviyelerine uygun uygulamaları kullanmasını sağlamak için öğretmen gelişimi de önemlidir. Eğitimcilerin sınıftaki öğrencileri ve uygun program çeşidi ile beklentileri anlamaları gerekmektedir.

Okullar, aileler ve toplum kaynaklarının hepsi çocukların okula hazırbulunuşluğunu etkileme potansiyeline sahiptir. Birlikte çalışarak küçük çocukların okula başlamadan önceki ihtiyaçlarını ele alabilirler ve gelişimi ve başarıyı desteklemek için çocukların kendilerine özgü güçlü yanlarını, deneyimlerini ve becerilerini dikkate alarak hareket edebilirler.

 

Kim Kim İçin ve Ne Zaman Hazır

 

Ülkeler okula başlama uygulamalarında  belli okula başlama tarihleri belirlemektedirler. Bir çocuk okula başlamak için belirlenen son tarihe kadar belli bir yaşa gelmişse (genellikle anaokulu için 5 ve birinci sınıf için 6), çocuk okula başlayabilir. Ancak, bu son tarihler ülkeden ülkeye farklılık göstermektedir. Bunun yanı sıra, yaş bir çocuğun okula ne kadar iyi uyum sağlayacağının en iyi belirleyicisi veya en doğru ölçütü değildir. Bununla birlikte, tüm çocuklara eşit muamele edildiği için bu politikalar nispeten adildir. Okula başlama yaşı ile ileriki yıllardaki okul başarısı arasındaki ilişki hakkındaki araştırmalar ilkokula belirlenen son tarihten önce başlayan çocukların  uzun vadede bir zarar görmediklerini ileri sürmektedir.

Ancak, ilkokula yeni başlayan tüm öğrencilerin benzer becerilere ve gereksinimlere sahip olduğunu düşünmek zordur. Çocuklar okul sistemine, farklı dil yetenekleri, farklı sosyo-kültürel miraslar ve farklı kişisel deneyim  seviyeleriyle de başlıyor olabilirler.

Bunun yanı sıra, çocukların farklı becerileri farklı hızlarda öğrenmeleri normal olduğu için okul hazırbulunuşluğunu önceden belirlenmiş becerilere ve yeteneklere göre değerlendirmek uygun değildir. Okullar çocukların ilkokula aktif, meraklı ve istekli öğrenenler olarak başlamalarını isteyebilir, ancak 6 yaşındaki tüm çocukların okuma becerileri, matematik becerileri ve sosyal beceriler edinmek için aynı hazırlık seviyesine sahip olmalarını veya aynı dikkat süresine veya motor becerilere sahip olmalarını beklemek mantıklı değildir. Çocuklara kendi seviyelerinde öğretmek ve her bir çocuğun ihtiyaçlarını karşılamak okulun işidir, başlangıçtan itibaren okulun beklentilerini karşılamak çocuğun işi değildir. Okul hazırbulunuşluğu çocuğun da okula hazır olması kadar eğitimcilerin de çocuklara hazır olması gerektiği anlamına gelmelidir.

 

Okul Hazırbulunuşluğunun Özellikleri

 

Basit bir ifadeyle, okul hazırbulunuşluğu bir çocuğun öncelikle eğitime odaklı bir sosyal çevreye girmeye hazır olması anlamına gelmektedir. Araştırmalar çocukların yaşamlarının bilişsel, sosyal, duygusal ve motor gelişim ile en önemlisi ev, anne-baba ve okul öncesi erken deneyimleri gibi birçok yönünün çocukların örgün okul öğrenimine hazırlıklarını etkilediğini ileri sürmektedir. Okul hazırbulunuşluğu düşünülürken çocukların erken yaşam deneyimlerinin çeşidi ve niteliği dikkate alınmalıdır.

O 

Çocukların Öğrenme Hazırbulunuşluğunu Destekleme

Çoğu zaman çocuklar okula öğrenmeye hazır olarak gelirler ama kültürel, eğitimsel ve çevresel deneyimleri farklıdır. Çocukları bulundukları seviyede karşılayıp bu noktadan sonraki gelişimlerini desteklemek eğitim sisteminin sorumluluğudur. Eğitimcilerin tüm çocukların öğrenimini desteklemek için çocukların farklı geçmişlerini dikkate alan, bir sonraki öğretim seviyesine rahatlıkla geçmelerine yardımcı olan ve gerektiğinde toplum desteği sağlayan bir okul ortamı sunmaları gerekmektedir.

HEDEFLER:

  • Eğitimcilerin, ailelerin ve yerel topluluğun çocukların okuldaki başarısını etkileyen faktörleri bilmeleri. Çocukların başarılı olmasını sağlamak için müdahale etmeleri.
  • Okulların çocukların farklı gereksinimlerini karşılayan gelişim seviyesine uygun bir program sunmaları.
  • Okul bölgelerinin okula giriş gerekliliği olarak sadece yasal yaş gerekliliğini kullanmaları. Anaokuluna girişi geciktiren veya diğer ekstra yıl programlarını caydırmaları.
  • Okul bölgelerinin okulöncesi ve ilkokul eğitimi programları arasındaki devamlılığı kolaylaştıran sistemler geliştirmeleri. Okulöncesi öğretim kurumları ile ilkokullar arasındaki yazılı anlaşmalarla bu kurumların her birinin devamlılık açısından üstlenmesi gereken sorumlulukların ortaya koyulması.
  • Okul personelinin topluluk kaynaklarının bilincinde olması ve anaokuluna giren tüm çocukların ihtiyaçlarını karşılamak için bu kaynaklarla (işletmeler ve hizmet sunucular gibi) işbirliği içinde olması.
  • Öğretmenlerin çocuklarının öğrenim deneyimleri ile ilgili olarak velilerle iletişime geçmeleri ve onlara çocuklarının öğrenimini evde nasıl destekleyebileceklerini göstermeleri.
  • Okulların ailelerle hizmet ettikleri popülasyona uygun formel bir iletişim sistemi kullanmaları.
  • Okul bölgelerinin erken çocukluk dönemi gelişimi, hazırbulunuşluk ve küçük çocuklara uygun eğitim yöntemleri konularındaki bilgilerini arttırmak için anaokulu ve ilkokul öğretmenlerine mesleki gelişim olanakları sunması.

NELER YAPILABİLİR?

Yöneticiler:

  • Küçük çocukların gelişimini uygun bir biçimde değerlendirmek için çocuk gelişimi hakkındaki bilgilerini uygulayabilirler.
  • Çocukları gelişim seviyelerine uygun olmayan uygulamalardan korumaya yönelik politikalar geliştirebilirler.
  • Okulöncesi ve ilkokul öğretmenleri arasında sürekli iletişim sağlayarak çocukların okulöncesinden ilkokula başarıyla geçmesini sağlayabilirler.
  • Öğretmenlere hazırbulunuşluk ve okulöncesi eğitimi anlayışlarını geliştirecek mesleki gelişim programlarına katılma imkanı sunabilirler.
  • Velilerin ebeveynlik becerilerini geliştirme ve çocuklarının okula hazırlanmasına yardım etme girişimlerini desteklemek için yerel kuruluşlar, kütüphaneler,  sağlık hizmeti kuruluşları ve okulöncesi pogramları ile işbirliği yapabilirler.
  • Okulöncesi hizmetlerinde devamlılık sağlamak için geçişin ötesinde stratejiler geliştirebilirler.
  • Öğretim yılı başlamadan önce, çocuklar ve ailelerinin okulu ve sınıfları ziyaret edebilecekleri bir oryantasyon düzenleyebilirler. Bu birebir ziyaretler aileleri iyi hissettirecek, çocuklara okul ortamına ve öğretmenlerine aşina olma fırsatı verecek ve ailelere soru sorma imkanı verecektir.
  • Aileler için programı anlatan ve ihtiyaç duyacakları tüm formları ve bilgileri içeren bir oryantasyon paketi hazırlayabilirler.
  • Ailelerin okula daha çok katılmalarını sağlamanın yollarını belirlemek için çocukların velileriyle çalışabilirler.
  • Çocuklara ve velilere okulun başlamasından birkaç hafta önce velilerden neler beklendiği ve program hakkında bilgi içeren bir yazı gönderebilirler.

Öğretmenler:

  • Küçük çocuklara öğertirken gelişim seviyelerine uygun uygulamalara yer verebilirler.
  • Çocukların gelişim seviyelerine uygun farklı öğrenme deneyimleri sunmak için okul dersliklerini hazırlamaya zaman ayırabilirler. Örneğin; sınıflar bireysel çalışma, grup oyunu ve aktiviteleri ile uygulamalı öğrenmeyi kolaylaştıran öğrenme merkezleri şeklinde düzenlenebilir.
  • Küçük çocukları değerlendirmek için gelişim seviyelerini dikkate alan bir yaklaşım kullanabilirler.
  • Derslikleri ve programı değerlendirebilirler. Küçük çocukların farklı gereksinimlerine hitap eden kaynaklar araştırabilirler.
  • Sınıfta ve toplulukta çeşitliliğe önem vererek tüm çocukları ve ailelerini destekleyebilirler.
  • Çocukların güçlü yanları, endişeleri ve özel durumları hakkında bilgi edinmek için çocuklarla sınıfta birebir zaman geçirebilirler.
  • Formel bir devamlılık sisteminin olmadığı durumlarda, inisiyatif alıp küçük çocuklar için bir devamlılık programı geliştirmek için çocukların aileleriyle ve okulöncesi öğretmenleriyle birlikte çalışabilirler. Velilerin geçiş sürecine katılmasını sağlayan ipuçlarını takip edebilirler.
  • Okul başlamadan önce, öğrencilerle ve aileleriyle tanışmak için yeni öğrencilerin evlerini ziyaret edebilir ve okula geçişi kolaylaştırabilirler.
  • Okul başlamadan önce, çocukları ve ailelerini sınıfları görmeleri ve okul çalışanlarıyla tanışmaları için okula davet edebilirler.
  • Sene başında çocukları ve ailelerini kapıda karşılamaya gayret edebilirler. Bu karşılama hoş bir ortam oluşturacak ve ev ile okul arasındaki bağı pekiştirecektir.
  • Sene sonunda, çocuklarla bir üst öğretim seviyesine geçiş hakkında konuşmaya başlayabilirler.  Yeni aktiviteler, ders programları ve servise binmek gibi konulardan bahsedebilirler. Çocukların güvenli bir ortamda sorular sormalarına ve endişelerini dile getirmelerine izin verebilirler.
  • Mesleki gelişim çalışmalarına katılabilirler.

Veliler :

  • Çocukların okula sağlıklı, dinlenmiş, disiplinli bir biçimde ve zamanında gelmelerini sağlayarak öğretmenlere destek olabilirler.
  • Açıkhava etkinlikleri, veli toplantıları ve okuldışı programlara katılarak okul misyonunu destekleyebilirler.
  • Sağlıklı bir veli-çocuk ilişkisinin nasıl kurulacağını daha iyi anlamak için bilgi edinebilirler.
  • Çocukları okula hazırlamak için aktiviteler düzenleyebilirler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s