Çocuğunuz İlkokula Başlamaya Hazır mı?

 

Altı yaşındayken, çocukların kelime bilgileri hızla artar. Genel olarak, sözcükleri net telaffuz ederler.

Yazının ne işe yaradığı konusundaki bilgilerini kullanırlar ve bilmedikleri kelimeleri çözmek için stratejiler uygularlar. Yüksek sesle akıcı, doğru ve anlayarak okumayı öğrenirler. Zevk için çeşitli metinler okurlar (hikayeler, bilgilendirici metinler, şiirler gibi) ve metinleri anlamak ve metinlerden keyif almak için çeşitli anlama stratejileri kullanırlar. Yazdıklarını başkalarıyla paylaşmayı severler.

Matematikte, altı yaşındaki çocuklar genellikle “200”e kadar ve “20”den geriye doğru sayabilirler. “Tek” ve “çift” sayı kavramlarını anlarlar ve sayıları bir sayı dizisinde veya yazılı kelimelerle gösterebilirler. Toplama ve çıkarma problemlerini çözmek için gittikçe daha sofistike stratejiler kullanırlar. Ayrıca, şekilleri belirlemek için şekillerin kenarlarını sayarlar ve şekilleri birleştirerek yeni bir şekil oluşturabilirler. Altı yaşındaki çocuklar bir odada veya haritada dolaşmak için yönerge verir ve verilen yönergeleri takip ederler.

Bu yaştaki çocukların bilimsel keşifleri hayal dünyasıyla gerçek arasında kalma eğilimlerinden etkilenmektedir. Altı yaşındaki çocuklar hayvanlara insan özellikleri yüklemeye devam edebilir; örneğin; solucanın düşündüğünü söyleyebilirler. Onları solucanı yakından incelemeye uygun bir şekilde teşvik etmek çocukların gözlemlediklerini daha objektif tasvir etmelerine yardımcı olacaktır. Bu yaş gubunda fen deneylerinin çocukları etraflarındaki dünyayı birinci elden incelemeye teşvik etmeye devam etmesi gerekmektedir.

Altı yaşındaki çocuklar çeşitli şekillerde hareket etmeyi severler. Motor becerilerde yetkin olmasalar da, bu altı yaşındaki çocukların yeni aktiviteler ve sporlar deneme heyecanını çok da azaltmamaktadır. Farklı yol ve yönlerde koşabilir ve atlayarak, yere inerek, yuvarlanarak ve ağırlıklarını ayaklarından ellerine vererek vücutlarını manipüle edebilirler. El-göz ve ayak-göz koordinasyonları hala gelişmektedir, bu yüzden atma, yakalama, tekme atma ve vurma gibi beceriler hala gelişmektedir. Bununla birlikte, doğru ekipmanlarla ve iyi bir partnerle motor becerileri gelişmeye devam edecektir. Not: Bu gelişim döneminde, çocukların gerçek beceri seviyeleri ne kadar fiziksel aktivite yaptıklarına bağlı olarak değişiklik gösterecektir. Hareketsiz çocuklar dans dersleri, takım sporları ve bahçe oyunları gibi ektinliklere katılan çocuklar kadar çabuk olgunlaşmayacaktır.

Sosyal ve duygusal gelişim bakımından, altı yaşındaki çocuklar yeteneklerini göstermek konusunda kendine güvenir ve bundan keyif alırlar. Kendi duygularının ve başkalarının duygularının daha çok farkına varırlar ve daha iyi otokontrol teknikleri geliştirmeye başlarlar. Altı yaşındaki çocuklar arkadaşlarıyla oyuncaklarını ve yiyeceklerini paylaşmayı sever ama aralarında sık sık çatışmalar yaşanabilir. Bu yaştaki çocuklar için tahmin edilebilir rutinler istikrar ve güven kaynağıdır. Altı yaşındaki çocuklar kendilerini güvende hissettikleri yetişkinlerle olan etkileşimlerinden de istikrar duygusu hissederler, özellikle de zor koşullar ve durumlarda.

Çocuğun yaratıcı sanatlardaki gelişimi çocuğun resim, müzik, dans ve tiyatro deneyimlerine göre büyük farklılık gösterir. Altı yaşındaki çocuklar renkleri, şekilleri ve çizgileri bir araya getiren görsel imgeler yaratmak için çok çeşitli materyaller kullanırlar. Bazı şarkıların sözlerini ve melodilerini de hatırlayabilir ve bu şarkıları söyleyebilir veya enstrümanla çalabilirler. Bu yaştaki çocuklara basit müzik notalarını okumak ve yazmak da öğretilebilir. Altı yaşındaki çocuklar dansla birlikte müziğin temposuna göre hareketler uydurabilir, taklit yapabilir veya hareketler keşfedebilir.

İnisiyatif, Katılım ve Süreklilik

Bağımsız karar alma fırsatlarına sahip olmayı sever (örneğin; “Nalan Öğretmen paylaşmak istediğimiz herhangi bir kitabı alabileceğimizi söyledi.” der).

Çok spesifik olmayan aktivitelere başlamakta zorlanır ve sinirlenmiş görünebilir (örneğin; “Ama kitabın neresini çizeceğimizi söylemediniz!” der).

Biraz yetişkin yönlendirmesine ihtiyaç duyar ama kendini problem çözebilecek otonom bir birey olarak görmeye başlamaktadır (örneğin; “Zürafanın nasıl yazıldığını bilmiyorum ama zürafa kitabına baka baka yazabilirim.” der).

Merak ve Öğrenme İsteği

Yeni beceriler ve deneyimler kazanma olanakları arar (örneğin; “Suna karateye gidiyor. Ben de gidebilir miyim?” der).

Merakını tatmin etmek için açık uçlu sorular sorar (örneğin; “Parmaklarıma yapıştırıcı sürersem ne olur?”der).

Birinci sınıfa başlamaya ve okumayı öğrenmeye heveslidir (örneğin; “Artık yatarken hikayeler okuyabileceğim!” der).

 

Akıl Yürütme ve Problem Çözme

İşler planlandığı gibi gitmezse hayalkırıklığına uğrayabilir (örneğin; “Ama parka gideriz demiştin! Yağmurda da gidebiliriz!” der).

Öğretmenlerinden veya başka yetişkinlerden yardım, açıklama ve izin ister. Yardım istemek için sözlü olmayan girişimlerde bulunabilir (örneğin; öğretmenin tişörtünü çekip “Adımı nereye yazmalıyım?” diye sorar).

Soyut düşünme yeteneğini geliştirmeye başlar (örneğin; “Annem Ankara seyahatinde beni özleyecek” der).

 

Yaratıcılık ve Hayal Gücü

Oyuna katılanların rollerini belirler (örneğin; “Sen ejderhasın ve şovalyeye kızgınsın, bu yüzden kaleden böyle gelip saldırıyorsun” der).

İşleri tamamlamak için yaratıcı fikirler geliştirir (örneğin; “Kale için battaniyeleri kullanabiliriz!” der).

Yaratıcı Sanatlar 

Resim

Farklı renkleri, şekilleri ve çizgileri bir araya getiren resimler yapar. Desenler yapmak için şekilleri düzenli bir biçimde yerleştirebilir. İki boyutlu veya üç boyutlu sanat çalışmaları yapmak için çeşitli materyalleri kullanabilir (örneğin; sulu boyayla kolajı birleştirir, kartondan yaratıcı bina maketleri yapar). Sanat eserleri için fikirler üretir. Kendi başına yeni aktiviteler deneyerek daha bağımsız olmaya çalışır. Sık sık başkalarının nesnelerin resmini gerçekçi yapma yeteneğini takdir eder.

Resim materyalleri  teknikleri (üst üste koyma, gölgeleme, büyüklüğünü ve rengini değiştirme gibi). Resim araç-gereçlerini gittikçe daha güvenli ve sorumlu bir biçimde kullanabilir. Farklı materyallerin, tekniklerin ve süreçlerin nasıl farklı tepkilere neden olduğunu basit bir dille tanımlar (örneğin; “Resimdeki mavi renk bana kendimi üzgün hissettiriyor” der). Resmin yapıları ve işlevleri ile anlamı aktarmak için kullanılan araçlar ve teknikler hakkında temel tercihlerde bulunur (örneğin; köpek resmi yapmak için kurşun kalem ve kağıt seçer).

Aileleri ve grupları gösteren resimleri sık sık seçer.

Farklı araçlar kullanarak bir resim çalışmasındaki basit fikirleri bulur (örneğin; “Bu bir çocukla köpeğinin resmi.” der). Doğadaki ve yapay çevredeki renk, doku, şekil, çizgi ve vurguyu belirler. Düşünceleri, deneyimleri ve hikayeleri anlatmak ve resme bakanda farklı tepkiler uyandırmak için farklı araçların (yağlı, sulu boya, taş, metal gibi), tekniklerin ve süreçlerin kullanılabileceğini fark eder. Farklı kompozisyon ve ifade özelliklerinin (neşe, hüzün veya öfke duyguları uyandıran renkler veya konular gibi) ve düzenleme özelliklerinin (tekrar, denge, vurgu, zıtlık, bütünlük gibi) resme bakan kişide farklı tepkiler doğurduğunu fark eder.

Sanat eserlerini sevdiği ve sevmediği yanları bakımından tartışır. Arkadaşlarının ve başkalarının orijinal sanat çalışmaları, protfolyoları ve sergileri hakkındaki basit düşünceleri belirler (örneğin; “Çiçek resmi yapmış.” der). Görsel sanat çalışmaları yapmanın çeşitli amaçlarını bilir (örneğin; kendini ifade etmek için, bir fikri aktarmak için, ritüellerde ve kutlamalarda, vs). Belli sanat eserlerine karşı farklı tepkiler verildiğini bilir (örneğin; bir kişi Monet’nin nilüfer tablosunu güzel bulurken, başka biri çirkin bulabilir).

Müzik

Çeşitli müziklere uygun hareketlerle karşılık verir (örneğin, sallanmak, sekmek, dramatik oyun, resim).

 

Bazı şarkıların sözlerini ve melodilerini hatırlayabilir. Bu şarkıları tek başına veya grup olarak söyleyebilir veya enstrümanlarla çalabilir. Bir grup performansında, partner şarkıları (aynı anda icra edilebilecek iki ayrı şarkı), birkaç sesin birbiri ardına söylendiği şarkılar ve şarkı boyunca tekrarlanan kısa müzik kalıplarını  icra edebilir. Şefin talimatıyla başlar ve durur.

 

Basit bir tempoya alkışla eşlik eder. Kısa bir melodi veya ritim verildiğinde, aynı stilde başka bir melodi veya ritim doğaçlayabilir. Beste yaparken sınıf enstrümanları, elektronik sesler ve beden sesleri gibi çeşitli ses kaynaklarını kullanabilir.

 

Basit müzik formlarını dinleyebilir ve belirleyebilir Müzik notalarının unsurlarını belirlemeyi öğrenebilir (örneğin; tam, yarım, noktalı sekizlik, çeyrek ve sekizlik nota; es,). Basit müzik notası örnekleri de yazabiir. Bazı enstrümanları görüntüsünden ve sesinden tanıyabilir.

 

Müzikal performanslarda uygun dinleyici davranışları sergilemeye başlar. Belli müzik çalışmaları ve stilleri için kişisel tercihlerini bilir.

 

Farklı kültürlerin farklı müzik türleri ve stilleri olduğunu bilir. Müziğin belli kullanımlar için uygun olabileceğini bilir (dans, düğün, filmler gibi).

 

Dans

Bir tempoya göre hareket uydurur ve taklit eder. Ritme (davul vuruşu gibi) ve müziğin hızındaki değişikliklere (tempoya) göre hareket eder. Vücut şekillerini taklit eder (gerilme, kıvrılma, bükülme gibi). Hareket becerilerini sergilerken vücudunun bilincindedir, ancak konsantrasyonu sınırlıdır. Sözlü ipuçları karşılığında dansın mekansal unsurlarıyla ilgili faktörleri inceleyebilir (örneğin; kişisel ve ortak alan, yerin üstünde farklı seviyelerde hareket, odada farklı yönlerde hareket etme, hareketin büyüklüğü). Dans öğretimine yeterince maruz kalarak temel hareket unsurlarını tanımlayabilir (örneğin; dansçının yerden yüksekliği, hareket yönleri). Hareket sıralarını hatırlayabilir.

Öğretmenin yönlendirdiği problem çözme çalışmalarında düşüncelerini ve duygularını fark eder ve ilişkilendirir (örneğin; öğretmen “Müziğin hızındaki veya tempodaki değişikliklere göre vücudunuzu yerden kaldırın” der).

Doğaçlamanın hareket keşfetmek ve yaratmak için nasıl kullanıldığını gözlemler. Temel partner becerilerini sergileyebilir (örneğin; kopyalama, öncülük etme ve izleme, yansıtma). Kelimelere, seslere, resimlere, yardımcı materyallere ve/veya hikayelere uygun hareketler yapabilir.

Dansın diğer insan hareketlerinden (örneğin; spor, günlük el kol hareketleri) ne farkı olduğunu bilir. Dansın, dansçının kastettiğinden farklı yorumlar ve tepkiler doğurabileceğini bilir. Bir veya iki dans çeşidinin teknik ve artistik bileşenlerini bilir.

Beslenmenin ve güvenliğin dans yeteneğini nasıl geliştirebileceğini anlayabilir.

Tiyatro

İnsanları, hayvanları ve çeşitli nesnelerin kullanımlarını taklit etmek için belli hareketler ve sesler kullanır. Basit metinleri tekrarlayabilir ve dramatizasyonda başkalarıyla işbirliği yapabilir.

Etrafındaki basit nesneleri/materyalleri kullanarak ortamı dramatik oyuna uygun hale getirir (örneğin; havlu pelerin olur, legolar piknik malzemeleri olur). Müziğin, yaratıcı hareketlerin ve görsel unsurların (kostümler gibi) dramatik oyuna katkıda bulunabileceğini fark eder. Karakter yaratmak, duyguları ifade etmek, ilgili nesnelere yer vermek veya doğal olayları taklit etmek için mekanı, hareketleri ve sesini kullanmanın yollarını gösterir.

Basit dramatik aktivitelerdeki karakterleri ve olay yeri ve zamanını belirleyebilir, ses, hareket ve mekanın prodüksiyonlarda kullanım şekillerinden bazılarını da belirleyebilir. Dramatik karakterleri düşünürken “mutlu,” “üzgün,” “sinirli” ve “korkmuş” gibi duyguları fark edebilir. Dramatik aktivitelere tepki verir ve bu aktiviteleri kişisel tercihlerine göre değerlendirmeye başlar. Uygun izleyici davranışlarını öğrenebilir.

Dil

Duyulunca ve Görülünce Tanınan Kelimeler

Altı yaşını doldurana kadar yaklaşık 3,000 yeni kelime öğrenerek kelime bilgisini geliştirmeye hızla devam eder. Bu süreç, çocuk büyüdükçe ve olgunlaştıkça devam etmektedir.

Tipik bir çocuk ilkokul boyunca günde ortalama 20 yeni kelime öğrenme kapasitesine sahiptir.

Okuldaki ve toplumdaki deneyimleriyle artan gerçek dünya bilgisiyle ilgili sözcükler öğrenir. Sözcükleri tanımlama ”top” ne demek diye sorulduğunda, “basketbol topu, futbol topu. Topa vurulur.” der).

 

Dili Anlama (birçok kelime aynı anda söylendiğinde)

Tekerlemeler, şarkılar ve yeni saçma kelimeler üretilebileceği kelime oyunları gibi dil oyunlarını sever. Bu gibi oyunlar dilin tüm özelliklerini içerebilir: sesler, anlam ve biçimler. Gerçekle hayali ayırma  becerileri gelişir.

İki-üç aşamalı yönergeleri doğru sırayla uygular. Oyunların ve aktivitelerin kurallarını öğrenmeye başlar (örneğin; masabaşı oyunları, spor).

Sözlü yönergeleri hatırlayarak ve söylenene uygun bir karşılık vererek yönergeleri anladığını gösterir. Daha karmaşık evet/hayır sorularına karşılık verebilir. Dolaylı istekler kullanma yeteneği gelişir (örneğin; limonata içmek istediğinde “Bugün hava sıcak.” der). Birşey yapmak “zorunda olmak” ile birşeyin “gerekli olması” şeklindeki kullanımları anlamakta zorlanır.

Konuşma Sesi Algısı

Sözcükleri fonolojik unsurlarına ayırmak (yani; seslere veya hecelere ayırmak)  yeni sözcük öğrenimini destekleyebilir. Daha ortak ses kalıpları olan sözcükler daha kolay öğrenilir. Konuşma hızını, ses tonunu (yüksek ve düşük sesler) ve ses seviyesini kontrol edebilir ve ayarlayabilir.

Konuşurken veya Yazarken Kullanılan Kelimeler

Zaman (“önce,” “sonra” gibi) ve mesafe (“yakın,” “uzak” gibi) kavramlarını daha iyi anlar. Olayları kronolojik bir sıraya koymakta zorlanabilir. “Bu,” “şu,” “bunlar,” “şunlar” gibi kelimeleri söyleyebilmeli, anlayabilmeli ve yerinde kullanabilmelidir. Garip tanımlamaları daha az kullanır (örneğin; karı ilk kez gördüğünde “beyaz yağmur” demesi gibi) çünkü kelime bilgisi artmıştır. Atasözlerini sözcük anlamlarına göre yorumlar (“Bin düşün bir söyle” gibi).

Telaffuz

Dildeki tüm sesleri dinleyicilerin anlayabileceği bir konuşmayla telaffuz edebilir. Kendi dilinde olmayan ses sıralarını fark eder.

Dilbilgisi Gelişimi

Tam cümlelerle ve konuşmanın çoğu bölümünü doğru kullanarak konuşur ve düşüncelerini ifade eder.

Formel eğitimde “özne” ve “yüklem” gibi belli dilbilgisi terimlerini öğrenmiş olabilir. “Şimdi” ve “sonra” gibi kelimeleri kullanır (örneğin; Şimdi top oynayacağım, sonra da evde bisiklete bineceğim.” der), ancak “bununla birlikte” veya “belki” gibi daha karmaşık formları daha az kullanır.

Kişisel Deneyimleri Paylaşma

Bir dizi olaydan oluşan hikayeleri bir mantık sıralması içinde aktarır ve tekrar eder. Kim, ne, nerede, ne zaman ve neden sorularını sorabilir ve bu sorulara cevap verebilir. Kronolojik bir anlatım formatı kullanarak hikayeler aktarır (örneğin; “Sonra bu oldu, sonra da …” der).

Konuşma Becerileri

Konuşma başlatır ve başkalarına talimatlar verebilir.

Sırası gelince konuşur.

Konuşma konusunu sürdürebilir ve sırayla konuşabilir. Bir dinleyici mesajın anlaşılmadığını söylediğinde veya belli ettiğinde biraz daha ayrıntıya yer vermeye başlar.

Okuryazarlık

Birinci sınıfta, çocuklar gerçek anlamda okumayı öğrenirler. Yazının ne işe yaradığı konusundaki bilgilerini kullanırlar ve bilmedikleri kelimeleri çözmek için stratejiler uygularlar. Kelime bilgilerini geliştirmeye devam ederler ve yüksek sesle akıcı, doğru ve anlayarak okumayı öğrenirler. Zevk için çeşitli metinler okurlar (hikayeler, bilgilendirici metinler, şiirler gibi) ve metinleri anlamak ve metinlerden keyif almak için çeşitli anlama stratejileri kullanırlar. Bu yaştaki çocuklar hikayeler, notlar ve tanımlar yazar. Çoğu bir cümlenin ötesinde fikir geliştirebilir ve kendi dünyalarındaki şeyleri tanımlamak veya açıklamak için bazı detaylar ekleyebilir. Yazdıklarını başkalarıyla paylaşmayı severler.

Fonolojik Farkındalık (ses farkındalığı)

Dilin kalıplarını ve seslerini anlar. Bir dizi kafiyeli sözcük ve tekrarlanan sesler içeren sözcükler türetebilir (örneğin; aliterasyonlar-dal sarkar kartal kalkar, kartal kalkar dal sarkar).

Tek heceli kelimelerin başındaki, ortasındaki ve sonundaki sesleri belirleyebilir ve ayırabilir.

Ses farkındalıkları geliştikçe, çocuklar kelimelere sesler ekleyerek, kelimelerden ses çıkararak veya kelimelerdeki sesleri değiştirerek yeni sözcükler oluşturabilirler.

Okuduğunu Anlama

Destek alarak, olaylar ve hikayeler hakkında bilgi paylaşmak için veya deneyimlerini paylaşmak için kişisel anlatımlar hakkında basit notlar veya mektuplar, günlük notları, listeler ve raporlar (cümleler)  gibi çeşitli form veya türlerde, farklı amaçlara yönelik yazılar yazar.

Yetişkinler çocukların yazılarındaki düşüncelere karşılık verince, çocuklar yazının amacının iletişim kurmak olduğunu anlar. Yazıları öncelike hata düzeltmeyi (yazım ve noktalama yanlışları gibi) gerektiren çocuklar yazıyı iletişim aracı olarak tam anlayamayabilirler.

Deneyimleri tanımlayan kısa hikayeler yazar (gerçek, hayal gücüne veya bildiği hikayelere dayalı yazılar). Çocuklar kapsamlı okuma sonucunda hikayenin yapısını daha iyi anlar ve kendi yazılarını da buna göre düzenlemeye başlarlar (örneğin; başlangıç, orta, son).

Altıncı yaşın başında, metinler bir dizi kelime ve ifadeden veya bir avuç cümleden oluşabilir. Altıncı yaşın ilerleyen dönemlerinde, birçok çocuk yazılarında daha fazla ayrıntıya yer vemek için tanımlayıcı kelimeler ve dil çeşitliliği kullanır. Çocuklara verilen okuma yazma olanakları ve yetişkin desteği çocukların bu konudaki gelişimini etkiler.

Bazen bu yaştaki çocuklar kendi seçtikleri bir konu hakkında yazı yazmaları istendiğinde konuya karar vermekte zorlanabilir. Konular için beyin fırtınası yapmak çocukların başlamasına yardımcı olabilir. Ayrıca, (bir hikaye oluşturmak veya bir olayı yeniden anlatmak için) “Sonra ne oldu?” veya (ayrıntıları göstermek için) “Kurbağayı tanımlamak için hangi kelimeleri kullanırsın?” gibi sorular sormak çocuklara daha gelişmiş ve tanımlayıcı metinler yazma konusunda yardımcı olur.

Çocukların yazmaya başlamadan önce ne yazacakları hakkında bir fikri olduğunda yazı yazmak daha zevkli ve rahat hale gelebilir. Yazı yazmadan önce çocukları fikirleri hakkında konuşturmak çok etkilidir. Örneğin; yetişkinler çocukların kişisel bir deneyim (örneğin; plaja gitmek) seçmelerine yardımcı olabilir, çocukları bu deneyimle ilgili bir resim yapmaya teşvik edebilir ve sonra da çocuklar yaptıkları resmi anlatırken onları dinleyebilirler.

Bu yaştaki çocuklar yetişkin desteği alarak yazı yazmadan önce düşüncelerini belirlemek ve düzenlemek için grafik düzenleyiciler (örneğin; beyin fırtınası veya düşünce ağı) kullanabilirler.

Yazıları geliştikçe ve başkaları tarafından okundukça, birçok çocuk düzeltme ve “yayınlama” stratejileri (örneğin; dilbilgisi, büyük harf kullanımı, noktalama) kullanır veya yazı çalışmalarını herkesle paylaşır.

Yazı Yazma Teknikleri  

Çoğu çocuk büyük ve küçük harfleri okunaklı bir biçimde (uygun şekil ve büyüklükte ve boşluklar bırakarak) yazabilir ve harfler, kelimeler ve cümleler arasında yeterli ama bazen tutarsız boşluklar bırakabilir. Altıncı yaşın başlarında, bazı çocuklar daha çok küçük harfleri kullanabilir, bir kelimedeki veya cümledeki küçük harflerle büyük harfleri karıştırabilir ve harfleri ters yazabilir (örneğin; “b” ve “d”).

Altı yaşındayken, bir cümlenin bir fikirden oluştuğunu daha iyi anlar. Çoğu çocuk, cümlelerde isimler ve fiiller kullanarak tam düşünceler yazar. Bununla birlikte, çoğu cümle bitiminde nokta koymadan birçok düşünce yazmaya devam eder. Altıncı yaşın ortasına gelene kadar, çoğu çocuk basit cümlelerle ve cümlenin sonuna nokta koyarak bağımsız olarak yazar. Daha karmaşık cümle denemelerinde hatalar olabilir (örneğin; düşüncelerin birleştirildiği cümlelerde).

Matematik 

Sayılar

Altıncı yaşın birinci yarısında, bazı çocuklar hala “20”ye kadar saymak için sayıların “ondan” sonraki bölümünü kullanmayı öğreniyor olabilir. Ortalama bir çocuk altı yaşını doldurana kadar “200”e kadar sayabilir.

Altıncı yaşın başında, bazı çocuklar “bire bir sayma” ve sayım yoluyla (yani, çocuk bir arada bulunan  nesnelerin toplam sayısını belirlemek için nesnelerden her birine sayma sırasına göre bir rakam verir) bir arada bulunan “20”ye kadar nesne topluluğundaki nesnelerin sayısını doğru olarak belirleyebilir. Ortalama bir çocuk “20”ye kadar nesneden oluşan bir topluluktaki nesne sayısını altı yaşını doldurana kadar sayabilir. Sözlü bir istek karşısında, bazı çocuklar hala “on”a kadar nesneden oluşan bir topluluktaki nesneleri saymayı öğrenirken, bazıları hala “20”ye kadar nesneden oluşan bir topluluktaki nesneleri saymayı öğreniyor olacaktır.

Altı yaş boyunca, bazı çocuklar hala “on” ile “40” arasındaki belli bir sayıdan sonra gelen sayıyı, önceki sayı sıralaması konusunda ipucu almadan söylemeyi öğreniyor olacaktır (örneğin; “25’ten sonra kaç gelir?”). Bununla birlikte, ortalama bir çocuk altıncı yaşın ilk yarısında, “29” ile “99” arasındaki belli bir sayıdan sonra kaç geldiğini söyleyebilir. Bazı çocuklar yüzlü sayılarda da bir sayıdan sonra hangi sayının geldiğini söyleyebilir (örneğin; “188’den sonra kaç gelir?”). Altıncı yaşın birinci yarısında, bazı çocuklar hala “11” ile “29” arasındaki bir sayıdan önce kaç geldiğini söylemeyi öğreniyor olacaktır (örneğin; “17”den önce kaç gelir?).

Altı yaşındayken, bazı çocuklar hala “beş”ten veya “on”dan geriye doğru saymayı öğreniyor olabilir, ancak ortalama bir çocuk altıncı yaşın ikinci yarısında “20”den geriye doğru sayabilir. Aynı zamanda, altı yaşındaki bazı çocuklar hala onar onar “100”e kadar saymayı öğreniyor olabilir. Bazıları önceki onluk sayma sırası verilmeden “10”dan sonra “90”a kadarki onlukları söyleyebilecektir. Bazı çocuklar “100”e kadar sözlü olarak beşer beşer sayabilir, nesneleri de beşer beşer sayabilir. Ayrıca, bazı çocuklar “20”ye kadar ikişer ikişer sayabilir ve nesneleri de ikişer ikişer sayabilir.

Altı yaş boyunca, bazı çocuklar tahminle ilgili terimleri anlar (örneğin; “hakkında,” “yaklaşık,” “yakın,” “arasında,” “biraz daha az”). Altıncı yaşın birinci yarısında, bazı çocuklar hala “20”ye kadar madde içeren bir topluluktaki madde sayısı hakkında makul bir tahminde bulunmayı öğreniyor olacaktır. Altı yaşındaki ortalama bir çocuk ise “100”e kadar maddeden oluşabilecek bir topluluktaki madde sayısı hakkında makul tahminlerde .

Altıncı yaşın birinci yarısında, bazı çocuklar hala sayma sırasındaki “100”e kadar herhangi iki sayıdan (örneğin; “30” ve “63”) hangisinin“daha fazla” olduğunu “daha büyük sayı ilkesini” anlayarak (yani, bir sayı, sayma sırasında sonra geliyorsa, temsil ettiği miktar daha çoktur) belirlemeyi öğreniyor olacaktır. Altı yaş boyunca, bazı çocuklar “bir”den “on”a kadar sayılarla çalışarak sayma sırasındaki iki “komşu” sayıdan (“üç” ve “dört” gibi) hangisinin “daha fazla” olduğunu belirlemek için hala daha büyük sayı ilkesini ve sonraki sayı bilgisini kullanmayı öğreniyor olacaktır (örneğin; “Hangi sayı daha fazla, “yedi” mi “sekiz” mi?). Altıncı yaşın birinci yarısında, altı yaşındaki ortalama bir çocuk “100”e kadar sayılarla çalışarak iki “komşu” sayıdan hangisinin daha büyük olduğunu belirleyebilir. Aynı zamanda, bazı çocuklar hala sayma sırasındaki “bir”den “on”a kadar iki komşu sayıdan hangisinin “daha az” olduğunu belirlemeyi de öğreniyor olabilir (örneğin; “Hangi sayı daha az, “yedi” mi, “sekiz” mi?). Ortalama bir çocuk bunu “bir”den “100”e kadar olan sayılarla yapabilir.

Altı yaş boyunca, bazı çocuklar hala tek haneli sayıların nispi yakınlığını belirlemek için akıldan bir sayı çizgisi kullanmayı öğreniyor olacaktır (örneğin; “beş”in, “üç”e “dokuz”a olduğundan daha yakın olduğunu fark eder). Bazı çocuklar bu gibi belirlemeleri iki haneli sayılarla yapabilecektir (örneğin; “63”ün, “77”ye “32”ye olduğundan daha yakın olduğunu fark eder) ve ortalama bir çocuk bunu altı yaşını doldurana kadar yapabilir.  Altıncı yaşın ikinci yarısında, az sayıda çocuk üç ve dört haneli sayıların nispi yakınlığını belirlemek için akıldan bir sayı çizgisi kullanabilir (örneğin; “5000”, “3000”e “8000”e olduğundan daha yakındır).

Altı yaş boyunca, bazı çocuklar hala söylenen bir sayıyı temsil etmek için nesneler çizebilir, hesap tutabilir veya başka bir sembol kullanmayı öğreniyor olabilir. Altıncı yaşın birinci yarısında, ortalama bir çocuk “dokuz”a kadar nesneden oluşan bir topluluktaki nesne sayısını göstermek için informel ve sembolik temsiller (nesneleri çizmek, hesap tutmak)  kullanabilir. Aynı zamanda, bazı çocuklar hala bir haneli rakamları kopyalamayı veya yazmayı öğreniyor olabilir. Bazı çocuklar sayıların bir sayı çizgisinde gösterilebileceğini de anlar; ortalama bir çocuk bunu altı yaşını doldurana kadar fark edecektir.

Sayı İşlemleri

Altıncı yaşın ilk yarısında, bazı çocuklar hala “beş”e kadar olan toplamları (örneğin; “2+3”) ve bunların çıkarma eşdeğerlerini (örneğin; “5-3”) sözlü olarak ve zihinden bulmayı öğreniyor olacaktır. Altı yaş boyunca, bazı çocuklar hala “on”a kadar olan sözlü toplama problemlerinin toplamını (örneğin; “3+2”nin cevabını tahmin etmek için dört ila altı nesne çıkarır) veya bunların çıkarma tümleyenlerini (örrneğin; “5-2”nin cevabını tahmin etmek için yaklaşık üç madde çıkarır) tahmin etmek için informel bilgilerini kullanmayı öğreniyor olacaktır. Aynı zamanda, bazı çocuklar bu gibi tahminleri “yirmi”ye kadar yapabilecektir.

Altı yaş boyunca, bazı çocuklar hala “on”a kadar toplamlar ve farklar için sözlü toplama problemlerini (örneğin; üç ve iki tane daha madde içeren bir problem için, çocuk üç madde sayar, iki madde daha gösterir ve cevabı bulmak için tüm maddeleri sayar) ve sözlü çıkarma problemlerini (örneğin; beş eksi ikinin cevabını bulmak için, beş madde sayar, iki tanesini çıkarır ve cevabı bulmak için kalan maddeleri sayar) çözmek için somut sayı sayma stratejileri kullanmayı öğreniyor olacaktır.

Altı yaş boyunca, bazı çocuklar hala “dokuz”a kadar olan toplamları zihinden belirlemek için çeşitli toplama stratejileri kullanmayı öğreniyor olacaktır. Bazı çocuklar toplamları “18”e kadar olan sözlü toplama problemlerini çözmek için daha ileri ve soyut sayma stratejileri de kullanabilir (örneğin; “3+2”yi sözlü olarak “Bir, iki, üç, bir daha dört,  iki daha beş” der, belki de “bir daha,” “iki daha” diye sayarken parmaklarını ya da başka nesneleri kullanarak çözer). Altı yaşındaki bazı çocukların bir toplamı bulmak için kullanabileceği bir diğer ileri strateji de “bir”den başlamak yerine, eklenen sayıdan başlamaktır (örneğin; “3+2”yi çözmek için, saymaya “bir” yerine, “üç”ten başlar ve “üç bir daha dört, iki daha beş” der, belki “bir daha,” “iki daha” diye sayarken parmaklarını veya başka nesneleri kullanabilir). Ortalama bir çocuk bu iki stratejinin nasıl kullanılacağını altı yaşını doldurana kadar anlar.

Altıncı yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar sözlü çıkarma problemlerini çözmek için belki bir sayının “ne kadar daha az” olduğunu belirlerken parmaklarını veya nesneleri kullanarak bir “geriye doğru sayma” stratejisi kullanabilirler (örneğin; “beş eksi üçü” hesaplamak için “beşten bir çıktı dört, iki çıktı üç, üç çıktı iki, o zaman iki kaldı” der).

Altı yaş boyunca, bazı çocuklar “sayı komşuları arasındaki fark birdir” kuralını (örneğin; “7- 6 = 1,” “8 – 7 = 1”, “9 – 8 = 1”), “ona tamamlama” toplama stratejisini ( “8 + 2 + 3 = 10 + 3 = 13 şeklinde de çözülebilir) ve “ilgili toplama” stratejisini (örneğin; “8 – 5 = ?”, “5 + ? = 8 olarak düşünülebilir)  kullanarak “18”e kadar toplama ve çıkarma problemlerinin nasıl çözüleceğini de anlayacaktır. Altı yaş boyunca, bazı çocuklar hangi stratejiyi kullanırlarsa kullansınlar “dokuz”a kadar olan toplama problemlerini etkin bir biçimde çözebileceklerdir. Altıncı yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar “on”luk toplamlar ve küçük iki katlı sayıların toplamları (örneğin; “2 + 2,” “5 + 5”), büyük iki katlı sayıların toplamları (örneğin; “8 + 8,” “9 + 9”) ve iki katlı toplamlarla ilgili çıkarma problemlerinde (örneğin; “14 – 7”) etkili olacaklardır.

Altıncı yaşın ilk yarısında, bazı çocuklar bir toplama ekleme yapmanın başlangıçtaki miktardan daha büyük bir toplam oluşturduğunu fark etmeyi öğreniyor olacaktır.

Altı yaş boyunca, bazı çocuklar hala sözlü toplama problemlerini çözerken parçanın bütünden daha az olduğunu anlıyor olacaktır (örneğin; Beril’in üç kurabiyesi vardı. Annesi ona biraz daha kurabiye verdi ve artık beş kurabiyesi var. Beril’in annesi ona kaç kurabiye verdi?). Ayrıca, bazı çocuklar hala sözlü çıkarma problemleri çözerken bütünün kendisini oluşturan parçalardan daha büyük olduğunu fark etmeyi öğreniyor olacaktır (örneğin; Coşkun’nun beş kurabiyesi vardı. Birazını yedi, üç kurabiyesi kaldı. Coşkun kaç tane kurabiye yedi?).

Altı yaş boyunca, bazı çocuklar hala “5”e kadar sayı çiftleri oluşturmak (örneğin; 5 = “1 + 4,” “2 + 3,” “3 + 2,” “4 + 1”) ve “10”a kadar iki katklı sayı çiftleri oluşturmak (örneğin; “3 + 3 = 6”) için ona kadar nesneyi nasıl kullanacaklarını öğreniyor olacaktır. Altıncı yaşın birinci yarısında, altı yaşındaki ortalama bir çocuk “10”a kadar sayı çiftlerini (örneğin; “1 + 9”), özellikle de sayı çifti olarak “5”e kadar (örneğin; “6 = 5 + 1”) ve “20”ye kadar iki katlı sayıları (örneğin; 12 = 6 + 6”) toplayabilir. Altı yaş boyunca, bazı çocuklar “100”e kadar onluk sayılar içeren sayı çiftlerini toplayabilirler (örneğin; “50 = 10 + 40, 20 + 30, 40 + 10”).

Altı yaş boyunca, bazı çocuklar hala toplamanın “parça-bütün” ilişkisini anlamaya çalışıyor olacak ve bütünü bilinmeyen ve toplamları “10”a kadar olan sözlü “parça-parça-bütün” problemlerini informel olarak çözebileceklerdir (örneğin; Dora’nın beş çikolata parçacıklı kurabiyesi ve üç zencefilli kurabiyesi var. Dora’nın toplam kaç kurabiyesi var?).

Altı yaşın birinci yarısında, bazı çocuklar “toplama işleminde yer değiştirebilirlik” ilkesini (örneğin; “3 + 6 = 6 + 3”), “toplama-çıkarma tümleme” ilkesini (örneğin; “5 – 3 = ?,” “3 + ? = 5” olarak da düşünülebilir) ve “terslik” ilkesini (örneğin; “5 + 3 – 3 = 5”) fark edebilir. Ortalama bir çocuk bu kavramları altıncı yaşın ikinci yarısında anlar.

Altı yaş boyunca, bazı çocuklar “karşılaştırma yapan” (örneğin; Alpin’in beş lirası var, Banu’nun üç. Alpin’in kaç lira daha fazla parası var?) veya “eşitleyen” (örneğin; Alpin’in beş lirası var, Banu’nun’ın üç. Banu’nun’ın Alpin ile aynı miktarda parası olması için kaç liraya daha ihtiyacı var?) çıkarma problemlerini informel olarak çözebilir.

Altıncı yaşın ilk yarısında, bazı çocuklar hala nesneleri beşerli veya onarlı gruplara ayırmayı öğreniyor olacak ve bir sayıdaki hanenin konumunun sayının değerini etkilediğini fark edecektir (örenğin; “23” ve “32”nin farklı olduğunu fark eder). Altı yaş boyunca, bazı çocuklar hala daha büyük bir birimi (özellikle “10” ve “100”) daha küçük birimlere ayırmayı öğreniyor olacaktır ve küçük birimleri büyük bir birimde birleştirebilecektir.

Bazı çocuklar hala “19”a kadarki çok haneli rakamları doğru okumayı öğreniyor olacaktır. Altıncı yaşın ilk yarısında, ortalama bir çocuk “99”a kadarki çok haneli sayıları doğru okuyabilir ve altı yaş boyunca bazı çocuklar “999”a kadar olan sayıları okuyabilir. Altıncı yaşın ilk yarısında, ortalama bir çocuk “99”a kadar olan çok haneli sayıları doğru yazabilir (örneğin; “yirmi dört”ü “24” olarak yazar, “204” olarak değil). Altıncı yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar “999”a kadar olan sayıları yazabilecektir.

Altı yaş boyunca, bazı çocuklar 1 “onluğun,” 10 “birliğe” eşit olduğunu” ve 10 “onluğun” 1 “yüzlüğe” eşit olduğunu, 1 “yüzlüğün” 10 “onluğa” veya 100 “birliğe” eşit olduğunu fark eder. Altıncı yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar 1 “binliğin” 10 “yüzlüğe” veya 1000 “birliğe” eşit olduğunu anlayacaktır.

Bazı çocuklar “100”e kadar çok haneli sayıları rakamlar ve gruplama/yerleştirme modelleri gibi farklı formlarda (örneğin; “27”deki “2”nin iki tane “onluğu” ve”7”nin yedi tane “birliği” temsil ettiğini fark eder) anlamlı olarak gösterebilir.

Altı yaş boyunca, bazı çocuklar çok haneli sayıları toplamak ve çıkarmak için zihinsel yollar uydurabilir, toplamları ve farkları “onluklar” ve “birlikler” bileşiği olarak görür ve “20”ye kadar olan toplamlar için “10lardan” oluşan kısayollar oluşturur (örneğin; “10+n” = “10+7=17 gibi “n + “11-19” arası bir sayı olduğunu; ayrıca “10+10=20” ve “20-10= 10” olduğunu fark eder). Bazı çocukların anlayabileceği “onlukları” içeren bir diğer kısayol da bir onluk + on’un = bir sonraki onluk olduğu  (örneğin; “60 + 10 = 70”) ve bir onluk – on’un da bir önceki onluk olduğudur (örneğin; “60 – 10 = 50”).  Altıncı yaşın ikinci yarısında, az sayıda çocuk onun katlarını toplayabilir (örneğin; “5 + 20”). Bazı çocuklar onlukları toplarken “10lar” için kısayolları da oluşturabilir (örneğin; “50 + 40 = 5 onluk + 4 onluk = 9 onluk”).

Altı yaş boyunca, bazı çocuklar iki haneli sayıları toplamak ve çıkarmak için somut prosedürler bulabilecektir. Altıncı yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar bunu üç haneli rakamlar için de yapabilecektir. Bazı çocuklar iki haneli sayılar içeren problemler için yazılı toplama prosedürleri bulacak veya bu prosedürleri doğru uygulayabilecektir. Ayrıca, bazı çocuklar iki haneli sayılarla makul tahminlerde bulunmak için gruplama/basamak değeri bilgisini ve ilk hane-son hane stratejisini kullanabilir (örneğin; “51 + 36 + 7” en az “5 ‘onluk’ + 3 ‘onluk’tur veya 80’dir”) ve altıncı yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar bunu üç ve dört haneli sayılarla da yapabilir (örneğin; “563 + 222 + 87” en az “5 ‘yüz’ + 2 ‘yüz’ veya 700″dür).

Altıncı yaşın ilk yarısında, altı yaşındaki ortalama bir çocuk “10”a kadar maddenin iki veya üç kişiye eşit olarak dağıtıldığı ve “20”ye kadar maddenin üç ila beş kişiye eşit olarak dağıtıldığı bölme/eşit paylaşım problemlerini çözmek için informel stratejiler kullanabilir (örneğin; Emel ve Ferda pişirdikleri “12” kurabiyeyi eşit olarak paylaşırsa, her birinin kaç kurabiyesi olur?).  Bazı çocuklar (onluklar ve birlikler olarak gruplandırılan) “100” maddenin “10” kişi arasında eşit olarak dağıtıldığı  benzer problemleri de çözebilir.

Altıncı yaşın birinci yarısında, bazı çocuklar “20”ye kadar maddenin herkese üç ila beş adet düşecek şekilde paylaşıldığı “ölçme/eşit paylaşım” problemlerini çözmek için informel stratejiler kullanabilir (örneğin; Emel ve Ferda 12 kurabiye pişirdiyse ve bir poşete üç kurabiye koydularsa, kaç kurabiye poşeti hazırlayabilirler?). Ortalama bir çocuk bu gibi problemleri altı yaşını doldurana kadar çözebilir. Altıncı yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar (onluklar ve birlikler olarak gruplandırılan) “100” maddenin 10” kişi arasında eşit olarak dağıtıldığı  benzer problemleri de çözebilir.

Altıncı yaşın birinci yarısında, bazı çocuklar birden ona kadar bütün ve iki ila beş kişilik devamlı miktarlarla “bölme/eşit paylaşım” problemlerini çözmek için informel stratejiler kullanabilir (örneğin; dört arkadaş iki pizzayı aralarında eşit olarak paylaştıysalar, herkese ne kadar pizza düşmüştür?).Ortalama bir çocuk bu gibi problemleri altıncı yaşın sonuna kadar çözebilir. Bazı çocuklar ise bu gibi problemleri birden ona kadar bütünler ve altı ila on kişilik miktarlarla da çözebilir.

Altı yaş boyunca, bazı çocuklar iki taneden birini “yarım,” üç taneden birini “üçte bir,” dört taneden birini “dörtte bir,” ve beş taneden birini “beşte bir” diye sözlü olarak adlandırabilir. Altıncı yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar benzer şekilde birimsiz kesirleri (örneğin; sekiz eşit parçanın üç tanesine “sekizde üç” der) adlandırabilir. Aynı zamanda, bazı çocuklar birim kesirleri karşılaştırabilir (örneğin; “yarım”ın “üçte bir”den büyük olduğunu bilir).

Altıncı yaşın ilk yarısında, bazı çocuklar tekrarlanan toplama problemlerini veya madde gruplarını içeren problemleri çözmek için somut nesneler kullanabilir (örneğin; “Dört kutunun her birinde üç oyuncak varsa, toplam kaç oyuncak vardır?” problemini çözmek için blokları kullanır). Altı yaşını doldurana kadar, ortalama bir çocuk somut nesneler kullanarak bu tür problemleri çözebilir. Altıncı yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar bu gibi problemleri sözlü sayma (örneğin; “bir kutuda 1, 2, 3 tane, iki kutuda 4, 5, 6 tane, üç kutuda 7, 8, 9 tane, dört kutuda 10, 11 ,12 tane” der), toplama (örneğin; “ 3 3 daha 6, 6 3 daha 9, 9 3 daha 12” der), atlayarak sayma (örneğin; “3, 6, 9, 12” der) gibi stratejiler veya bu stratejilerin bir tür birleşimini kullanarak zihinden çözebilir. Altıncı yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar tekrarlanan toplama problemlerini sembolik olarak toplama şeklinde gösterebilir (örneğin; “3 + 3 + 3 + 3” yazar).

 

Geometri ve Mekansal Algı

Altı yaş boyunca, bazı çocuklar herhangi bir büyüklük veya yöndeki, farklı üçgenler ve dörtgenler de dahil daire, kare, üçgen ve dörtgenleri tanıyacak ve adlandıracaktır. Ayrıca, az sayıda çocuk herhangi bir yöndeki çeşitli şekilleri de tanıyabilir ve adlandırabilir (örneğin; yarım daire, dörtgen, ikizkenar yamuk, eşkenar dörtgen, altıgen). Altıncı yaşın birinci yarısında, ortalama bir çocuk şekilleri sınıflandırmak ve ayırmak için sınıf adları kullanabilir (örneğin; “daireleri” bulması istenince, halının üstüne farklı daire örnekleri yerleştirir ama kare veya üçgen gibi başka şekilleri getirmez).

Altıncı yaşın ilk yarısında, bazı çocuklar bir modeli birkaç saniye gördükten sonra bir şekli aklından kopyalamayı öğreniyor olacaktır. Altı yaş boyunca, bazı çocuklar “rota haritalarını” temsil eden geometrik yollar gibi iki boyutlu şekilleri doğru olarak gözünde canlandırabilecek ve aklından çizebilecektir (örneğin; bir treni aklından düşünüp sonra da çizebilir veya kare, daire ve üçgenden oluşan bir şekiller çizgisi oluşturabilir). Bazı çocuklar sözlü yönergelere göre de şekil oluşturabilecektir.

Altıncı yaşın ilk yarısında, ortalama bir çocuk “uyumlu” kelimesini aynı büyüklük ve şekildeki iki şekil olarak tanımlamayabilir. Ayrıca, ortalama bir çocuk uyumlu olduklarını göstermek için şekilleri başka şekillerin parçalarıyla eşleştirebilecektir.

Altıncı yaşın ilk yarısında, ortalama bir çocuk iki boyutlu şekillerin kenarlarını bulabilir ve sayabilir. Bazı çocuklar her iki kenarı ve açıyı da bulabilecektir. Altı yaşını doldurana kadar, bazı çocuklar şekilleri belirleyici özelliklerine göre  bağımsız olarak tanımlyabilirler (örneğin; “Bir, iki, üç kenarı var. Bu bir üçgen.” der), ancak şekiller arasındaki ilişkileri görmeyeceklerdir (örneğin; kareyi diktörgen olarak tanımaz).

Altı yaşındaki bazı çocuklar katıları informel olarak adlandırabilecek, tanımlayabilecek, karşılaştırabilecek ve ayırabilecektir. Altıncı yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar üç boyutlu şekillerin yüzeylerini belli iki boyutlu şekiller olarak belirleyebilcek ve tanımlayabilecektir (örneğin; küpün bir yüzeyi karedir).

Altı yaş boyunca, çocuklar ikiden fazla geometrik şekil içeren çizimler yapma yeteneğini geliştirir. Altıncı yaşın ilk yarısında, bazı çocuklar hala diğer şekillerle birlikte boşluk bırakmadan, önce deneme-yanılma yoluyla, sonra da öngörüyle bir şeklin dış çizgilerini kaplamayı öğreniyor olabilir. Ayrıca, bazı çocuklar şekilleri yeni bir şekil oluşturacak biçimde bir araya getirebilir. Ortalama bir çocuk bunu altı yaşını doldurana kadar yapar. Aynı zamanda, bazı çocuklar şekilleri birleştirerek ve küçük şekillerle daha büyük bir şekil oluşturarak yeni şekiller yaratabilir.

Altıncı yaşın ilk yarısında, bazı çocuklar hala ayırma yerleri açıkça gösterilen iki boyutlu basit şekilleri ayırıp yeni bir şekil oluşturmayı öğreniyor olacaktır (örneğin; bir kareyi iki üçgene ayırma). Altıncı yaşın ikinci yarıısında, bazı çocuklar çalışmada önerilen veya bir yetişkinin önerdiği resimlere bakarak iki boyutlu şekilleri ayırıp yeni şekiller oluşturmayı da öğrenecektir. Altı yaş boyunca, bazı çocuklar şekillerin bir araya gelince ve farklı sıralamalarda birbirinden ayrılınca nasıl değişeceğini anlayacak ve tahmin edebileceklerdir.

Altıncı yaşın ilk yarısında, bazı çocuklar hala tek tip şekillerle çini kaplama (yani, düz bir yüzeyi, şekiller arasında boşluk kalmayacak ve şekiller üst üste gelmeyecek şekilde küçük şekillerle kaplamak) yapmayı öğreniyor olacaktır. Altı yaşını doldurana kadar, ortalama bir çocuk şekil kombinasyonlarıyla da çini kaplama yapabilecektir.

Altıncı yaşın ilk yarısında, bazı çocuklar şekillerin üst üste olduğu ama iç içe geçmediği bir düzenleme içindeki bazı “saklı” şekilleri bulmaya çalışıyor olacaktır. Bazı çocuklar, diğer şekillerin içinde “saklı” şekilleri de bulabilir. Ortalama bir çocuk bunu altı yaşın sonunda yapabiliyor olacaktır. Aynı zamanda, bazı çocuklar diğer şekillerin içinde “saklanan” daha karmaşık şekileri de bulabilecektir.

Altı yaş boyunca, bazı çocuklar hala fiziksel ilişkileri veya konumları temsil eden sözcükleri (örneğin; “üstünde,” “altında,” “üzerinde,” “yanında,” “bitişiğinde,” “önünde,” “arkasında,” “içinde,” “içerisinde,” “dışında,” “arasında,” “yukarı,” “aşağı,” en üst,” en alt,” “ön,” “arka,” “yakın,” “uzak,” “sol,” “sağ”) anlamayı ve kullanmayı öğreniyor olacaktır. Ayrıca, bazı çocuklar çevredeki geometrik şekilleri tanır ve gösterebilirler. Altıncı yaşın ilk yarısında, bazı çocuklar fiziksel mekanda ve bir haritada hareket etmek için talimat verebilir ve verilen talimatları izleyebilirler. Ortalama bir çocuk bu gibi şeyleri altıncı yaşın sonuna kadar yapar. Bazı çocuklar kendi odaları gibi bildikleri alanların haritasını yapabilir ve böyle alanların haritalarını takip edebilirler. Bazı çocuklar haritaların yön, mesafe ve konum hakkındaki soruları yanıtladığını anlayacaktır. Altıncı yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar nesnelerin farklı bakış açılarından gösterilebileceğini anlar ve şekilleri farklı bakış açılarından gösterebilirler. Altıncı yaşın ilk yarısında, ortalama bir çocuk basit durumlarda nesneleri veya resimleri yerleştirmek için koordinatları kullanabilir. Altı yaşını doldurana kadar, bazı çocuklar koordinatları konum yerleştirmek için bile kullanabilecektir.

 

Ölçüm

Altı yaş boyunca, bazı çocuklar hala zaman anlayışı geliştiriyor olacak ve öncelikle yakın zamanda gerçekleşen olayları bileceklerdir. Bazıları hala haftanın günlerini, ayları, mevsimleri ve saati söylemeyi öğreniyor olacaktır. Altıncı yaşın ilk yarısında, ortalama bir çocuk bir ekleme veya çıkarma yapılmadıkça, bir arada bulunan nesneler topluluğunda, nesnelerin görüntüsü (şekli gibi) değişse bile, sayılarının değişmeyeceğini (korunacağını) anlayacaktır. Bazı çocuklar bu fikri altıncı yaşın ilerleyen dönemlerine kadar anlamayabilir. Benzer şekilde, bazı çocuklar bir şey eklenmedikçe veya çıkarılmadıkça, görüntüsü nasıl olursa olsun bir şeyin uzunluğunun aynı kaldığını (korunduğunu) fark etmeye başlayabilir.

Altıncı yaşın ilk yarısında, bazı çocuklar iki nesnenin uzunluğunu, uzunlukları ip veya kağıt şeritleri ile gösterip, bunları hangisinin daha uzun olduğunu belirlemek için kullanarak karşılaştırmayı öğreniyor olacaktır. Bazı çocuklar oyun sırasında açıları ve ne kadar “eğimleri” olduğunu da yeni öğreniyor olabilir.

Altıncı yaşın ilk yarısında, ortalama bir çocuk bir nesnenin uzunluğunu baştan başa informel ve aynı ebatta bir uzunluk birimi koyarak ölçecektir. Bazı çocuklar nesneleri ölçmek için basit bir cetvel de kullanabilir. Altıncı yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar farklı büyüklükte birimler kullanarak ölçümün etkilerini karşılaştırabilir ve cetvel gibi standart bir ölçüm birimi kullanma ihtiyacını belirleyebilir.  Bazıları bir nesnenin çevresini de ölçebilecektir. Bazı çocuklar daha büyük bir şeyi ölçmek için tek bir birimi defalarca kullanabilir (örneğin; metreyle odanın uzunluğunu ölçer). Alan ölçme konusunda ise, altı yaşındaki bazı çocuklar hala bir alanı informel birimlerle (“1 x 1” kareler gibi) kaplayarak ve birimleri tek tek sayarak (düzenli bir biçimde saymayabilirler) ölçmeyi öğreniyor olacaktır. Bununla birlikte, ortalama bir çocuk altıncı yaşın ilk yarısında sıra veya sütun yapısını kullanarak bu gibi birimleri kısmen sayacaktır (örneğin; “Bu sırada üç tane, bu sırada da üç tane, altı eder.” der). Altıncı yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar alanı hem sıraları hem de sütunları olan bir düzen olarak anlamaya başlayacaktır (örneğin; “Her birinde üç tane olan dört sıra … bu yüzden, üç, altı, dokuz, on iki!” der).

Altıncı yaşın ilk yarısında, bazı çocuklar hala informel tahminlerde bulunmayı ve karşılaştırmalar yapmayı öğreniyor olacaktır (örneğin; “Sarı kitap rafı kadar uzunum.” der). Altı yaşındayken bazı çocuklar standart uzunluk ölçülerini tahmin ederken referans olarak kullanmak için nesneler belirleyebilecektir (örneğin; kapı kolu yerden bir metre kadar yüksekte). Bazı çocuklar bir birimin eşit büyüklükteki alt birimlere ayrılabileceğini ve her iki birim türünün de ölçüm yapmak için kullanılabilecğini de fark edecektir

Örüntüler, Akıl Yürütme ve Cebir

Altıncı yaşın  ilk yarısında, bazı çocuklar farklı bağlamlardaki düzenlilikleri fark edebilir (örneğin; olaylar, desenler, şekiller, sayı grupları). Ortalama bir çocuk bu gibi düzenlilikleri altıncı yaşın sonuna kadar fark eder. Altıncı yaşın ilk yarısında, bazı çocuklar hala tekrarlanan basit kalıpların “özünü” belirlemeyi (örneğin; tekrarlanan temel seriler veya blok inşa etme gibi) ve bu özü yineleyerek kalıbı uzatmayı (örneğin; “kırmızı/mavi/kırmızı/mavi/kırmızı/mavi serisi için çocuk “kırmızı/mavi” ekleyecektir) öğeniyor olacaktır.  Bu ilerleme çocuklar tekrarlayan sesleri ve fiziksel hareketleri taklit ettiklerinde de geçerlidir (el çırpmak, ayaklarını vura vura yürümek, el çırpmak, ayaklarını vura vura yürümek… gibi). Aynı zamanda, bazı çocuklar temel bir aritmetik dizide bir sonraki sayı için her seferinde “bir” eklenen sayı saymadaki artım kalıbını fark eder. Ortalama bir çocuk bu gibi kalıpları altı yaşını doldurana kadar fark edebilir. Altı yaşındaki bazı çocuklar “bir”den başka sayıların eklendiği (örneğin; “2, 4, 6, 8…”de her seferinde “iki” eklenir; “5, 10, 15, 20…”de her seferinde “beş” eklenir) aritmetik dizileri de fark edecektir. Ayrıca, bazı çocuklar başka artan kalıpları da belirleyebilir (örneğin; 121121112…).

Altıncı yaşın ilk yarısında, ortalama bir çocuk “çift” sayılar (örneğin; iki kişi arasında eşit olarak paylaşılabilen bazı nesneler) ve “tek” sayılar (örneğin; iki kişi paylaştıktan sonra açıkta kalan nesne olması) kavramlarını keşfedecektir. Ayrıca, bazı çocuklar “tam sayılar” (“sıfır”ın sağındaki sayıları gösteren “pozitif tamsayılar” ve “sıfır”ın solundaki  sayıları gösteren “negatif tamsayılar”) kavramını da anlayacaktır. Son olarak, bazı çocuklar toplama ve çıkarma işlemlerinde kullanılarn tek sayı-çift sayı kurallarını keşfedecektir (örneğin; iki tek sayının toplamı çift sayıdır).

Altı yaş boyunca, bazı çocuklar “üç” unsura kadar tekrarlanan bir kalıbın (temel sıralama veya tekrarlanan blok inşa etme gibi) “özünü” göstermek için harfleri kullanabilir (örneğin; “123123123…” için “ABC”). Bazı çocuklar aynı kalıbın farklı şekillerde de gösterilebileceğini açıkça fark edebilir (örneğin; “123123123…”, “do re mi do re mi do re mi…” ve “üçgen/kare/daire/üçgen/kare/daire…”nin “ABC” tekrar kalıbının birer örneği olduğunu fark eder).

Altı yaş boyunca, bazı çocuklar bilinmeyeni temsilen kendi seçtikleri bir sembolü kullanarak basit toplama ve çıkarma sözlü problemlerini veya gerçek yaşam durumlarını sayı cümlelerine çevirebilecektir (örneğin; “5 + ? = 8”). Altıncı yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar bir değişkenli sayı cümlelerini gerçek sözlü problemlere de çevirebilecektir. Ayrıca, bazıları sayı cümlelerinin aritmetik ilkeleri, özellikleri veya ilişkileri temsil edenleri de içeren belli bilinmeyenini de belirleyebilecektir (örneğin; “5 + ? = 5,” “5 – ? = 5,” “5 + 3 = 5 + ?,” “5 + 3 – ? = 5”).

Altı yaş boyunca, bazı çocuklar “toplama işlemine göre etkisiz birim” (örneğin; “Hiçbir şey eklemedin, bu yüzden hala aynı” der), “çıkarma işlemine göre etkisiz birim” (örneğin; “Hiçbirşey çıkarmadın, bu yüzden hala aynı” der) ve “çıkarma olumsuzlama” “örneğin; “Hepsini aldın, hiçbir şey kalmadı” der)  fikirlerini doğal bir dille özetlemeye başlayabilir. Bazı çocuklar “toplama işleminde yer değiştirebilirliği” (örneğin; “Sayıları herhangi bir sıralamada ekleyebilirsin.” der) ve “terslik ilkesini” (örneğin; “Aynı miktarda ekledin ve çıkardın, bu yüzden aynı.” der) de sözlü olarak özetleyebilir. Altı yaş boyunca, bazı çocuklar gerçek fonksiyonel ilişkileri önce doğal bir dille ve sonra da cebirsel ifadelerle veya denklemlerle özetlemeye başlayabilir.

Altı yaş boyunca, bazı çocuklar örüntüleri incelemenin faydalı bir problem çözme yöntemi olabileceğini fark edebilir. Bir çözümü doğrulamak için de bir kalıp kullanabilirler. Ancak, bu çocuklar belirlenen ilk kalıbın doğru çözüm olduğunu varsayacaklardır. Aynı zamanda, bu yaşta bir kalıp bulmanın otomatik olarak doğru sonucu bulmak anlamına gelmediğini fark edecek çocuklar da olacaktır. Fikirlerini destekleyecek delile gerek olduğunu (örneğin; kalıplar, örnekler) anlayacaklardır ve bir çözümü doğrulamak için çoklu kalıplar veya örnekler kullanabilirler. Altı yaş boyunca, bazı çocuklar yuvarlamak, en yakın ondalık sayıya yuvarlamak, vb. tahmin prosedürlerini kullanabilir. Aynı zamanda, bazı çocuklar tam sayılarla çok haneli toplama ve çıkarma işlemleri için yeniden adlandırma prosedürünü (yani, komşu sayılardan “alma” veya “ödünç alma”) de kullanabilir.

Altı yaş boyunca, bazı çocuklar hala bir yetişkin tarafından verilen bir sınıflandırma işini yapmak için keyfi kurallar  kullanmanın (örneğin; “çünkü seviyorum” kategorisi yaratarak) ötesine geçmeyi öğreniyor olacaktır.  Bu yeteneği geliştirirken, çocuklar nesneleri sınıflara ayırırken bir özelliğe (renk, şekil, büyüklük gibi) takılıp kalabilir. Bazı çocuklar da hala nesneleri bir veya iki özelliğe göre (renk, büyüklük gibi) ayırmayı ve sınıflandırmayı ve nesnelerin neden birlikte gruplandırıldığını ifade etmeyi öğreniyor olacaktır.

Altı yaş boyunca, bazı çocuklar hala olayları kronolojik olarak sıralamayı öğreniyor olacaktır. Aynı zamanda, mantıklı bir biçimde problem çözmek için aynı veri dizisindeki kalıpları ve toplamalı akıl yürütmeyi kullanabilecektir (örneğin; “3, 4, 5” sırasında bir sonraki değer “6” olacaktır çünkü önceki değerlerin hepsi sıralamanın her aşamasında “bir” değer artmıştır). Altı yaş boyunca, bazı çocuklar “17,” “24,” “78” veya “125” gibi miktarlardan oluşan nesne topluluklarına dair makul tahminlerde bulunmak için bilinen miktarları (zihinsel sayısal ölçütler veya “5,” “10” veya “100”ün zihinsel imgeleri) kullanabilecektir. Bazı çocuklar da büyük ve zor hesaplamaların (örneğin; “45 + 37”) cevaplarına dair mantıklı tahminlerde bulunmak için bilinen temel sayı kombinasyonlarını kullanmaktadır. Bazıları da bir problemin cevabını tahmin etmek için sayıları en yakın onluk, yüzlük veya binliklere tamamlama konusundaki sayma sırası bilgilerini kullanabilir.

İstatistik

Altı yaş boyunca, bazı çocuklar bazı soruların, sorunların veya anlaşmazlıkların veri toplamadan cevaplanamayacak “deneysel sorular” olduğunu fark edeceklerdir. Çocuklar bir soruyu ele almak veya kişisel olarak önemli bir karar vermek için ilgili verileri de toplayabilecektir. Son olarak, bazı çocuklar veri çeşitlerini ayırt etmeyi öğreniyor olacaktır (örneğin; “isimler-sayılar,” “ölçümler-madde sayıları”).

Çocuklar bir soruyu ele almak (örneğin; “Ailedeki en yaygın göz rengi nedir?” veya kişisel önemi olan bir karar almak (örneğin; En güzel dondurma hangi dondurmacıda?)  için verileri düzenlemeyi, tanımlamayı ve yorumlamayı öğrenmeye devam ederler (örneğin; resim veya grafik yaparak).

 

Olasılık

Çocuklar bazı olayların olmasının bazı başka olaylardan daha muhtemel olduğunu anlamaya başlayacaklardır (örneğin; kışın kar yağma olasılığı yazın yağma olasılığından daha fazladır). Olasılık dilini de biraz anlayacak ve kullanacaklardır (örneğin; “kesin,” “emin,” “belirsiz” veya “emin değil,” “olası” veya “muhtemel,” “olası değil” veya “muhtemel değil,” “belki” veya “mümkün,” ve “mümkün değil”). Ayrıca, bazı çocuklar belirsizlik ve şansın birçok günlük durumda rol oynadığını anlayacaktır.

Beden Sağlığı                                   

Altı yaşındaki çocuklar çeşitli şekillerde hareket etmeyi severler. Farklı yol ve yönlerde koşabilir ve atlayarak, yere inerek, yuvarlanarak ve ağırlıklarını ayaklarından ellerine vererek vücutlarını manipüle edebilirler. El-göz ve ayak-göz koordinasyonları hala gelişmektedir, bu yüzden atma, yakalama, tekme atma ve vurma gibi beceriler hala gelişmektedir. Bununla birlikte, doğru ekipmanlarla ve iyi bir partnerle motor becerileri gelişmeye devam edecektir. Not: Bu gelişim döneminde, çocukların gerçek beceri seviyeleri ne kadar fiziksel aktivite yaptıklarına bağlı olarak değişiklik gösterecektir. Hareketsiz çocuklar dans dersleri, takım sporları ve bahçe oyunları gibi ektinliklere katılan çocuklar kadar çabuk olgunlaşmayacaktır.

 

Beceri Gelişimi

Rahatlıkla dümdüz yürür ve koşar. Geri geri yavaş gider. Düz, kıvrımlı ve zig-zag yolları ayırt eder. Hızla ve dengede durma ve hızla ve kontrollü bir şekilde yön değiştirme yeteneğini geliştirmeye devam eder. Kendinden daha iyileri taklit ederek atlar, hoplar, hızlı koşar ve kayar. Yakalama ve kaçma oyunlarını sever fakat hala yön değiştirme ve hızlı durma konusunda gelişmesi gerekmektedir ve kovalanan çocuğu sık sık geçer. Yerde hareket etmeyi (örneğin; emeklemek, yuvarlanmak) özellikle cazip bulur.

Basit hareket kombinasyonları kullanabilir (örneğin; koşarak top sürme, atlama ve dönme).

Mekan farkındalığı geliştirir (örneğin; kimseye çrpmadan başkalarına yakın mesafede gider). Yürürken hareketlerini kontrol etme kabiliyeti artar (örneğin; geri geri gider ve yönünü hızla ve güvenli bir şekilde, düşmeden değiştirir; farklı ritimlere göre hız ve yön değiştirir; yürüme hareketlerini müzikle birleştirir).

İleri ve yanlara doğru düzensiz bir şekilde yuvarlanır (örneğin; ileri yuvarlanma).

Atlar ve tek ayak veya iki ayak üstünde yere iner. Çoğu zaman düşmeden yere iner. Birileri tarafından yavaşça çevrilen uzun bir ipten başarıyla atlayabilir. Birçoğu iki tekerlekli bisiklet sürebilir.

Bir topu yukarıdan ve aşağıdan uzağa ve doğru yere atma yeteneği artar. Yavaşça atılan büyük, yumuşak bir topu yakalar. Duran topa koşarak vurabilir. Sabit bir konumda bir topu elleri veya ayaklarıyla sürebilir.

Fen

Çocukları fen alanında geliştirmekle genel olarak etraflarındaki dünyaya dair kavramsal anlayışlarını derinleştirmek, bilimin nasıl uygulandığını daha iyi anlamalarını sağlamak ve bilimsel araştırma yapma yeteneklerini geliştirmek hedeflenmektedir. Yetişkinler destekleyici bir ortamla çocukların bu hedefleri gerçekleştirmesine yardımcı olabilir.

Sorgulama Becerileri

Yakın çevresindeki çeşitli olguları merak eder. “….sa ne olur?” gibi sorular sorarak araştırmaya istekli olduğunu gösterir.

Bilgi toplamak için farklı araçlar kullanabilir (örneğin; termometre, ölçü kapları). Resimlerden, metinlerden, insanlardan ve doğrudan deneyimlerden bilgi edinerek sorulara cevap verir. El, kalem gibi standart dışı birimler kullanarak nesneleri ölçer.

Çizimlerle ve yazılarla bilgileri kaydeder. Çoğu çocuk bir cümlenin ötesinde bir düşünce geliştirebilir ve olayları kendi dünyalarında anlatmak için bazı detaylar ekler. Yardım alarak, bildiği nesneleri, olayları ve deneyimleri tanımlayan veya anlatan kısa raporlar veya bilgiler yazabilir. Bazı bilgiler toplayabilir ve bunları basit grafiklerde gösterebilir. Sonuç çıkarmak ve soruları cevaplamak için grafiklerdeki bilgileri kullanmaya başlar.

Her zaman olmasa da, iddiaları delille destekleme yeteneğini gösterir (örneğin; “Bence lastik toplar iyi zıplıyor çünkü lastik topları zıplattığımızda palstik toplardan daha yükseğe zıpladılar.” der).  Mantıklı açıklamalar yapar ve sonuçlar çıkarır.

Gözlemlerini gittikçe daha çok ayrıntıya yer vererek sözlü ve yazılı olarak paylaşabilir. Basit iddialarda bulunur (örneğin; “Lastik toplar iyi zıplar.” der).  Deneyimleri çizimle, basit yazılarla ve başka şekillerde gösterebilir.

Başkalarını dinleyebilir ve başkalarıyla çalışabilir. Fende takım halinde çalışmanın ve bulguları başkalarıyla paylaşmanın faydalı olduğunu fark eder.

 

Fen Bilimleri Bilgisi  

Bir ekleme veya çıkarma olmadıkça, görüntüsü değişse bile, bir şeyin miktarının aynı kaldığını fark etmeye başlar (örneğin; bir çamur parçasının şeklinin değişmesine rağmen, çamur miktarı hala aynıdır). Benzer şekilde, belli bir miktar su veya başka bir sıvı bir kaptan diğer bir kaba boşaltıldığında, sıvı miktarının hala aynı olduğunu anlamaya başlar.

Sesin ve ışığın kaynaklarını araştırır ve kontrol eder. Sesin özelliklerini inceler ve neden-sonuç ilişkilerini belirler (örneğin; bir gitar telinin gerginliğini değiştirmenin ses tonunun nasıl etkilediğini görür). Seslerin titreşimlerle oluştuğunu anlamaya başlar.

Suyun hava sıcaklığındaki değişiklikler nedeniyle katı ve sıvı hallerde bulunduğunu anlamaya başlar. Suyun gaza dönüştüğünü söyleybilir ama bunun neden olduğunu çok sınırlı bir ölçüde anlar veya hiç anlamaz.

Hareket eden bir şeyin iterek veya çekerek nasıl değiştirilebileceğini anlamaya başlar (örneğin; fırıldakla oynar). Nesnelerin nasıl dengelenebileceğini araştırır (örneğin; kalemi veya silgiyi parmağında dengede tutmaya çalışır).

Yaşam Bilimleri Bilgisi

Tüm hayvanların ve bitkilerin büyümek, yaşamak ve çoğalmak için gereken farklı işlevlere hizmet eden belli yapıları olduğunu öğrenir.

Canlıların gereksinimleri olduğunu ve canlıların hayatta kalabilmesi için bu gereksinimlerin karşılanması gerektiğini fark eder (örneğin; evcil hayvana düzenli olarak su ve yemek verilmelidir). Bitkilerin ve hayvanların hayatta kalmak için birbirlerine bağlı olduklarını fark eder (örneğin; arılar bal yapmak için çiçeklerden balözü toplar).

Canlı ve cansız nesneleri gruplara ayırabilir ve karşılaştırabilir.

Bir canlılın yaşam alanının hayatta kalmasına yardımcı olan unsurları içerdiğini anlamaya başlar (örneğin; karıncaların yiyeceklere yakın, tünel kazabilecekleri ve onları avlayabilecek hayvanlardan uzak yerlerde yaşadıklarını görür). Canlıların özellikle kendi çevrelerinde hayatta kalmalarına katkıda bulunan belli özelliklere sahip olduklarını fark eder (örneğin; bazı böceklerin yaşam alanlarına uygun kamuflajları olduğunu gözlemler).

Bitkilerde ve hayvanlarda daha çok çeşitlilik ve farklılık görür (örneğin; domatesler farklı büyüklük ve şekillerdedir).

Tüm canlıların doğum, büyüme ve gelişme, çoğalma ve ölümden oluşan bir döngüden geçtiğini fark etmeye başlar.

Yeryüzü ve Uzay Bilgisi

Farklı yeryüzü materyallerinin farklı özelliklere sahip olduğunu fark eder (örneğin; toprak suyu kumdan daha iyi tutar).

Havanın bazı özelliklerinin belli araçlar kullanarak ölçülebileceğini fark etmeye başlar (örneğin; termometre okur).

Güneşin ve ayın kalıpları hakkında daha derin düşünür (örneğin; güneşin sadece gündüz göründüğünü, ayın ise bazen gündüz bazen de gece göründüğünü fark eder).

Duygusal Gelişim

Kendini güvende ve rahat hissetmesi yetişkinlerle (anne-baba, öğretmenler) olan “güvenliğe dayalı” ilişkilere çok bağlıdır. Bu ilişkilerde güven düzenli ve tahmin edilebilir bir şekilde anlaşılan ve karşılık verilen duyguya dayalıdır. Çocuğun sosyal olmayan alanlarda (okul gibi) gösterdiği beceriler çoğunlukla o ortamdaki yetişkinlerin yanında kendini güvende hissetmesine bağlıdır.

Kendini fiziksel özellikler, adı, sahip olduğu şeyler ve yaşı gibi dışsal özelliklerle tanımlar (örneğin; “Altı yaşındayım ve kahverengi saçlarım var.” der). Kendi yeteneklerini çoğunlukla üstün değerlendirir (örneğin; iyi resim yapıp yapmadığı sorulunca biraz şaşırmış görünür ve “Evet, ben iyi bir ressamım.” der). Başarısızlıkla baş etme konusunda iyi değildir ve eleştirileri iyi karşılamaz.

Kendi duygularının ve başkalarının duygularının daha çok farkında olmaya başlar. Başkalarının nasıl hissettiğini söyleyebilir (örneğin; sinirli, heyecanlı). Başkalarının duygularının nedenlerini belirlemeye başlar (örneğin; “Üzgün çünkü … der).

İhtiyaçlarını ve isteklerini uygun bir şekide ifade edebilir ama bunu biraz fevri bir şekilde yapabilir. Otokontrolü tanımlama ve otokontrol tekniklerini uygulama konusundaki yeteneği dalgalı bir seyir gösterir. Rutinleri sever ve heyecandan kolaylıkla kendini kaybedebilir. Geçişleri yavaş yapmayı tercih eder. Tahmin edilebilir rutinleri ve aktiviteleri rahatlatıcı bulur ve sever.

Sosyal Gelişim    

Destekleyici ve olumlu ortamlarda ihtiyaçlarını ve duygularını başkalarına aktarır; stres altında sinirli olabilir. Bir partnerle çalışabilir ve hem liderlik yapabilir hem de lideri izleyebilir. Oyunlarda dediğim dedik olabilir, başkalarıyla alay edebilir veya başkalarını eleştirebilir. Basit grup oyunlarına ve masa başı oyunlara katılır. Stres altında olmadığı oyunlarda centilmen davranabilir ve başkalarına karşı saygılı olabilir. İstediği bir sonucu elde etmek için kuralları değiştirebilir.

Yakın arkadaşlarını yakınlık ve etkileşim sıklığına göre belirler (örneğin; komşular, okul arkadaşları). Yiyeceğini ve oyuncaklarını arkadaşlarıyla paylaşır. Bu yaştaki arkadaşlıklar çok kalıcı olmaz; kolay kurulur ve kolay bitirilir.

Başka insanların fikirler ve durumlar hakkında farklı bakış açılarına, düşüncelere ve duygulara sahip olduklarını bilir (örneğin; “Oyuncağını aldığı için abisi çok kızacak.” der).

Çatışmaları sosyal olarak kabul edilebilir şekillerde çözebilir (örneğin; meseleyi konuşarak, bir yetişkinden yardım isteyerek). Kavga olduğunda başkalarını barıştırmak ister. Bu yaştaki çatışma çözümü genellikle yetişkin yardımı veya akranlardan ayırmayı içerir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s