Eğitimde “Authentic Learning”Gerçek Öğrenme Nedir?

Eğitimde gerçek öğrenme öğrencilere okulda öğretilenlerin gerçek dünya konuları, sorunları ve uygulamalarıyla bağlantısına odaklanan eğitim ve öğretim tekniklerini ifade eder. Temel düşünce, öğrendikleri gerçek yaşam bağlamına ayna tuttuğunda, onları pratik ve faydalı becerilerle donattığında ve okul dışındaki yaşamlarıyla ilişkili ve uygulanabilir olduğunda, öğrencilerin öğrendikleri ile daha ilgili olacakları, yeni kavram ve becerileri öğrenmeye motive olacakları, üniversite, kariyer ve yetişkinliğe daha iyi hazırlanacaklarıdır.

In education, the term authentic learning refers to a wide variety of educational and instructional techniques focused on connecting what students are taught in school to real-world issues, problems, and applications. The basic idea is that students are more likely to be interested in what they are learning, more motivated to learn new concepts and skills, and better prepared to succeed in college, careers, and adulthood if what they are learning mirrors real-life contexts, equips them with practical and useful skills, and addresses topics that are relevant and applicable to their lives outside of school.

 

Örneğin, bilimsel bir metodun gerçek yolla öğretilmesi, öğrencilerden doğal habitatı birinci elden gözleme dayandırarak ekosistemin nasıl işlediği hakkında bir hipotez geliştirmelerini, daha sonra bu hipotezi kanıtlayacak veya çürütecek deney tasarlamalarını ve yürütmelerini istemek olabilir. Deney tamamlandıktan sonra öğrenciler bulgularını gerçek bilim insanlarının bulunduğu bir kurula sunabilir ve savunabilirler. Bunun aksine az gerçekçi öğretim öğrencilerin ders kitaplarında bulunan bilgiyi okumalarını, süreci ezberlemelerini ve daha sonra ne kadar iyi hatırladıklarının değerlendirilmesi için çoktan seçmeli test almalarıdır.

An “authentic” way to teach the scientific method, for example, would be to ask students to develop a hypothesis about how ecosystems work that is based on first-hand observations of a local natural habitat, then have them design and conduct an experiment to prove or disprove the hypothesis. After the experiment is completed, students might then write up, present, and defend their findings to a panel of actual scientists. In contrast, a “less authentic” way to teach the scientific method would be to have students read about the concept in a textbook, memorize the prescribed process, and then take a multiple-choice test to determine how well they remember it.

Yukarıdaki gerçek öğrenme örneğinde öğrenciler yaparak öğrenir ve bilim insanlarının mesleklerinde ihtiyaç duydukları ve kullandıkları temel becerileri, bilgiyi ve anlamayı edinirler. Bu durumda öğrenciler bununla ilintili olarak eleştirel düşünme, problem çözme, bilimsel gözlem yapma, not tutma, araştırma teknikleri, sunum teknikleri ve topluluk önünde konuşma gibi becerileri de öğrenirler. Az gerçekçi öğrenme durumlarında öğrenciler sınavda iyi not almak için bilgi edinirler. Sonuç olarak kavramlar soyut, teorik ve bağlantısız olduğundan öğrencilerin  öğrenileni hatırlama ihtimali düşüktür. Öğrenciler öğrendiklerini gerçek yaşamda kullanmadıkları için öğretmenler  de öğrencilerin öğrenilenleri uygulamaya ve zihin alışkanlığına dönüştürmelerini değerlendiremeyeceklerdir.

In the “authentic” learning example above, students “learn by doing,” and they acquire the foundational skills, knowledge, and understanding that working scientists actually need and use in their profession. In this case, students would also learn related skills such as critical thinking, problem solving, scientific observation, note taking, research methods, presentation techniques, and public speaking, for example. In the “less authentic” learning situation, students acquire knowledge largely for purposes of getting a good grade on a test. As a result, students may be less likely to remember what they learned because the concept remains abstract, theoretical, or disconnected from first-hand experience. And since students were never required to use what they learned in a real-life situation, teachers won’t be able to determine if students can translate what they have learned into the practical skills, applications, and habits of mind.

Gerçek öğrenmenin diğer ilkesi gerçek yaşamın karmaşıklığını ve belirsizliğini yansıtmasıdır. Çoktan seçmeli bir fen sınavında öğretmenler veya sınav hazırlayanlar tarafından belirlenmiş doğru ve yanlış cevaplar vardır. Ancak gerçek bilimsel kuram ve bulgularda ispatın veya çürütmenin son derece zor hatta imkansız olduğu  çok sayıda doğru cevap bulunabilir.

Bu nedenle gerçek öğrenme, doğru ve yanlış cevabı olmayan açık uçlu sorular veya farklı yöntemlerle olası çok sayıda çözüme götürecek  karmaşık problemler şeklinde tasarlanır.

Another principle of authentic learning is that it mirrors the complexities and ambiguities of real life. On a multiple-choice science test there are “right” answers and “wrong” answers determined by teachers and test developers. But when it comes to actual scientific theories and findings, there are often many correct answers that may be extremely difficult, or even impossible, to prove or disprove.

For this reason, authentic learning tends to be designed around open-ended questions without right or wrong answers, or around complex problems with many possible solutions that could be investigated using a wide variety of methods.

 

Gerçek öğrenme, yaşam, anlama ve bilgi farklı alan kompartmanlarına ayrılmadığından disiplinler arası bir yaklaşımdır. Genel anlamda gerçek öğrenme, daha derinlemesine düşünmek, zor sorular sormak, çoklu ispat yollarını düşünmek, nüansları anlamak, tezat görüşleri tartmak, çelişkileri sorgulamak, zor sorunları ve durumları yönetmek için  öğrencileri  cesaretlendirmeyi amaçlar.

Authentic learning is also more likely to be “interdisciplinary,” given that life, understanding, and knowledge are rarely compartmentalized into subject areas. Generally speaking, authentic learning is intended to encourage students to think more deeply, raise hard questions, consider multiple forms of evidence, recognize nuances, weigh competing ideas, investigate contradictions, or navigate difficult problems and situations.

 

En sade ifadeyle gerçek öğrenme öğrencilerin topluma faydalı katkıda bulunmalarını teşvik eder. Her sene düzenlenen Google Bilim Fuarı bu ideali örneklendirmektedir. 2012 de büyük ödülü kazanan 17 yaşındaki Britanny Wenger göğüs kanserini %99 vakada başarıyla teşhis eden ve gelecekte hastanelerde kullanılabilecek bir suni sinir ağı yazılım aplikasyonu oluşturmuştur.

 

In perhaps its purest expression, authentic learning encourages students to make useful contribution to their community. The winners of the annual Google Science Fair would exemplify this ideal. In 2012, the Grand Prize winner, 17-year-old Brittany Wenger, created a software application—an “artificial neural network”—that successfully diagnosed breast cancer in 99% of tested cases and that may potentially be put into use in hospitals in the future.

 

Gerçek öğrenme yapılandırmacı öğretimin kuramı ile ilişkili olup çoğu bağlamda eş anlamlı olarak kullanılmaktadır.

Authentic learning is closely related to the concept and theory of “constructivist teaching,” and in some contexts it may be used synonymously.

http://edglossary.org/authentic-learning/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s