… DEMEK YERİNE

INSTEAD OF SAYING

Pat Kemp, Erie Community College – New York Buffalo Kampüsünde öğretmen 

Pat Kemp, a professor at Erie Community College – City Campus, in Buffalo, NY

Erie Community College Çocuk Yuvasına küçük çocuklarla çalışmak ve stajyer öğrencileri bu konuda eğitmek üzere işe alındığımda, çoğu stajyerin alana benim gibi küçük çocuklara “Bunu yapma,” “Şunu yapma” ve “Hayır” diyerek girdiğini fark ettim.

When I was hired at Erie Community College’s Child Care Center to work with infants and to train students to do the same, I recognized that most students entered the field as I had, saying “Don’t do this,” “Don’t do that,” and “No” to young children.

Bir üniversite öğrencisiyken olumsuz ifadelerin yerine olumlu dili koyarken ne kadar zorlandığımı hatırladım. O zamanlar, çocuklara ne yapmamalarını söylemek yerine ne yapmaları gerektiğini söylemek gerektiği hakkında bir şey duymamıştım. Yedi çocuktan en büyüğü bendim ve başarılı ve aranan bir bebek bakıcısıydım; “Hayır” ve “Yapma” da çok işime yaramıştı! Sadece olumlu dil kullanmanın davranış üzerinde çok etkisi olacağı konusunda kafam biraz karışıktı ve biraz şüpheliydim.

I remembered what a struggle it had been for me as an undergrad to replace negative phrases with positive language. At the time, I had never heard of telling children what to do rather than what not to do. I was the oldest of seven children and an accomplished and sought-after babysitter and “No” and “Don’t” had served me well! I was intrigued, and a bit skeptical, that merely using positive language would have much effect on behavior.

Doğru şeyi söylemeye çalışıyordum ama “yapmalar” ağzımdan otomatik olarak dökülüyordu. O zamanki danışmanım Maya Zuck bana sıkça kullanılan olumsuz cümlelerin ve bunların olumlu karşılıklarının bir listesini verdi. Bu liste gerçekten çok işime yaradı.  Çok zaman ve emek harcadım ve hayal kırıklığına uğradığım zamanlar da oldu ama sonunda çocuklara karşı olumlu dil kullanmayı iyice öğrendim. Olumlu dil kullanımının davranışı derinden etkilediğini görmek beni mutlu etmişti! Bu kavramı tamamen benimsedim ve karşılaştığım tüm çocuklara karşı kullanmaya başladım.

I tried to say the right thing, but those “don’ts” would pop out of my mouth automatically. My mentor at the time, Maya Zuck, gave me a list of commonly used negative phrases and their positive counterparts. That list really helped me. It took lots of time and effort, and a good deal of frustration, but I finally mastered using positive language with children. I was delighted to see that it affected behavior – profoundly! I fully embraced the concept, and began to use it with all children I encountered.

… DEMEK YERİNE

INSTEAD OF SAYING

… Demek yerine                                                       … Deyin

Oyun Zamanında:                                                    Oyun Zamanında:

Instead of Saying…                                                  Say…

During Play Time:                                                    During Play Time:

Masaya (beşiğe, rafa, kapıya) tırmanma.                 Tırmanmak istiyorsan, bak tırmanma aleti burada.

Don’t climb on the table (crib, shelf, gate).             If you need to climb, here is the climber.

Vurma (itme, çimdikleme, saçını çekme)                Ona karşı nazik ol.

Don’t hit (push, pinch, pull hair, kick, etc.)               Be gentle with him/her (me).

Kamyonu (blokları, telefonu, vs.)atma.                     Bu oyuncak sürmek (inşa etmek, konuşmak, vs.) için. Yumuşak topu atabilirsin.

Don’t throw the truck (blocks, telephone, etc.)        This toy is for driving (building, talking, etc.) you may throw a soft ball.

Elinde oyuncak varken tırmanmak yok.                    Sen tırmanırken oyuncağını ben tutarım.

No climbing with toys in your hand.                         I’ll hold your toy while you climb.

Aynaya (camlara) oyuncağınla vurma.                     Oyuncaklarla yerde oynanır.

Don’t bang on the mirror (windows) with toys.        The toys go on the floor.

Ağlamayı kes, bir şeyin yok.                                      Üzgünsün çünkü düştün (canın yandı, oyuncağı alamadın, anneni özledin, vs.).  İzin ver daha iyi hissetmene yardım edeyim.

Stop crying you’re fine.                                             You’re upset because you fell down (hurt yourself, can’t have that toy, miss your mom, etc.). Let me try to help you feel better.

Sana başka çocuklara vurma demedim mi!                         Kızgınsın ama vurmak can acıtır. Hadi seni rahatsız eden şeyden bahsedelim.

Haven’t I told you not to hit other children!                         You’re angry, but hitting hurts. Let’s talk about what’s bothering you.

O küreği hemen bırakmazsan, ben alacağım.          Küreği bir yeri kazmak için kullan; bir şey atmak istiyorsan topu atabilirsin.

If you don’t put that shovel down right now,

I’m going to take it away.                                         Use the shovel to dig with; if you want to throw something, you can throw the ball.

Kaydıraktaki çocukları itmeyi kesmezsen,                Lütfen ellerine dikkat et.

onlar da seni itmeye başlar.                                      İtmek başka çocukların canını acıtır.

 

If you don’t stop pushing other children

on the slide, they’ll start pushing you.                      Please keep your hands on your own body. Pushing hurts other children.

Şu kamyonları duvara çarpmayı kes.                        Dikkatli şoförler frene basar ve korna çalarlar.

Stop running those trucks into the walls.                             Careful drivers put on their brakes and beep their horn.

Bırak o sopayı.                                                           Hadi o sopayı çöpe atalım da kimsenin

Birilerini incitebilirsin, bilmiyor musun?                              canı yanmasın.

Put that stick down.

Don’t you know someone might get hurt?                           Lets throw the stick in the garbage so that no one will get hurt.

Yapboz parçalarını gene mi yere dağıttın?              Yapbozu masada tut ki

Sana bunu yapmamanı söylemiştim.                        parçaları kaybolmasın.

 

Did you dump the puzzle pieces on the floor

again? I told you not to do that.                                           Keep the puzzle on the table so that the pieces don’t get lost.

Boyaları yere damlatıyorsun!                                   Fırçanı kavanoza bastır ki boya

Başka bir aktivite yapsana.                                                   damlamasın.

 

You’re dripping paint all over the floor!

Why don’t you find another activity?                                   Wipe your brush on the jar so that it won’t drip.

Pastel boyayı (yapıştırıcıyı, sabunu, vs.) yeme.         Pastel boyayla resim yapılır. (Yapıştırıcı kâğıtta kullanılır, sabunla bir şey yıkanır).

Don’t eat the crayon (paint, paste, soap, etc)          Crayons are for drawing. (Paint is for painting; paste goes on paper; soap is for washing)

Kapıyı kapatma.                                                        Kapıyı açık bırak.

Don’t shut the door.                                                  Leave the door open.

Büyük sandalyeye oturma.                                                   İşte senin sandalyen; bu sandalye büyükler/öğretmen için.

Don’t sit on the big chair.                                                     Here’s a chair for you; this chair is for an adult/teacher.

Binada Yürürken:                                                      Binada Yürürken:

When walking in the building:                               When walking in the building:

Kaçma: hayır, geri gel.                                             Yanımda yürü.

Don’t run away: no, come back.                               Walk near me.

Merdivenlerden uzak dur.                                                    Elimi tut. Yanımda kal: merdivenler tehlikelidir.

Get away from the stairs.                                                     Hold onto my hand. Stay near me: the    stairs are dangerous.

Asansöre yaklaşma.                                                   Asansörü beklerken elimi tut.

Don’t go near the elevator.                                                  Hold my hand while we wait for the elevator.

Günün diğer zamanlarında:                                                Günün diğer zamanlarında:

Other times of the day:                                           Other times of the day:

Sütünü (meyve suyunu, vs.) dökme.                         Ay, döküldü. Olsun, sileriz.

Don’t spill your milk (juice, bottle, etc).                   Oops, it spilled. I’ll (lets) wipe it up.

Yemeğinle oynama.                                                  Karnın açsa, ye lütfen. Yemeğini bitirdiysen, yerini temizleyebilirsin.

Don’t play with your food.                                                    If you’re hungry, please eat. If you are finished you can clean up your space.

Hayır, onun tabağındakileri yeme.                                       Senin tabağın bu; kendi yemeğini yemelisin.

No, don’t eat the food off of his/her plate.                          This is your plate; you need to eat your food.

Ağzını o kadar çok doldurma.                                   Küçük küçük ısır; iyice çiğne ve ağzına başka bir şeyler almadan önce çiğnediklerini yut.

Don’t put so much in your mouth.                            Take little bites: chew it and swallow before you take more.

Yemeğini yere dökme.                                              Doymuş olmalısın: tabağını bana ver ve yerini temizle.

Don’t dump your food on the floor.                          You must be done: give me your plate and clean up your space.

Sütünü iç, bezelyenin tadına bak, etini ye, vs.          HİÇBİR ŞEY SÖYLEMEYİN. Yemeğin ne kadar güzel olduğu hakkında yorum yapın, çocuk yemeği deneyecektir.

Drink your milk, try your peas, eat your meat, etc. NOTHING. Comment about how good the food is and the child will usually try it.

Ellerini (ayaklarını, saçını) çekme.                           Ona hassas davran, o daha küçük.

Don’t pull on his hands (feet, hair).                          Be gentle with him, he’s little.

https://www.earlychildhoodnyc.org/resources/aboutECE_bestPractices.cfm

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s