Önemli Olan Şeyleri Ölçün

Measure what matters

Değerlendirme önemlidir. Neyi değerlendirmeyi seçtiğimiz ne öğretileceğini kaçınılmaz olarak belirlemektedir. Nasıl değerlendirdiğimiz de nasıl öğrettiğimizi etkilemektedir. Bu nedenle, her eğitim sisteminin sorması gereken soru şudur: “Öğrencilerimizn okulu bitirince yapmalarını istediğimiz şeyi mi değerlendiriyoruz?”

Assessment matters. What we choose to assess inevitably determines what is taught. And how we assess it influences how we teach it. Therefore, the question that every educational system must ask is, “Are we assessing what we want students to be able to do once they finish school?”

İnternet sayesinde çok fazla miktarda bilginin parmaklarımızın ucunda olduğu bir devirde, gerçekleri depolama yeteneği eskiden olduğu kadar faydalı değildir. Faydasız bir beceri değildir ama dijital çağda artık çok anlamlı değildir.

In an age where we have so much information at our fingertips through the internet, the ability to store facts is not as useful as it used to be. It isn’t a useless skill, but it has become less relevant in our digital age.

Diğer yandan, bilgiyi edinme, analiz etme ve sentezleme gibi “üst düzey” beceriler son derece önemlidir – çünkü bunlar takım halinde iyi çalışma, inisiyatif alma, problem çözme ve yaratıcılık gibi “daha kapsamlı” becerilerdir.

On the other hand, ‘higher order’ skills, like acquiring, analysing and synthesising information, are extremely valuable – as are ‘wider’ skills such as working well in teams, using initiative, problem-solving and creativity.

Bunlar 21. yüzyılda ihtiyaç duyduğumuz becerilerdir. Müfredatımızın bu becerileri öğretmesini istiyorsak değerlendirmelerimizin de bu becerilere odaklı olması gerekmektedir. Ne değerlendireceğimizi bildiğimiz zaman, hangi değerlendirme yöntemlerini kullanacağımız da netleşir.

These are the skills we need for the 21st century. And if we want our curriculum to teach these skills, our assessments need to focus on them. Once we know what to assess, it becomes clearer which assessment methods we need to use.

Okullarda, “değerlendirme” çoğunlukla öğrencilerin neyi ezberlediğini ve hatırlayabildiğini test eden sınavlar anlamına gelmektedir. Ortalama bir sınav yukarıda bahsedilen üst düzey becerileri ölçmekte midir? Sanmıyoruz. Tüm becerilerle donanımlı yaşam boyu öğrenenler yetiştirmek öz yönlendirmeli, işbirlikçi ve sorgulamaya dayalı öğrenme türlerinin bir karşımını gerektirmektedir.

In schools, ‘assessment’ has predominantly come to mean exams – which, for the most part, test what students have memorised and can recall. Does the average exam test for the higher order skills mentioned above? We don’t think so. Creating lifelong learners who are equipped with a whole range of skills involves a mix of types of learning, including learning that is self-directed, collaborative, and enquiry-based.

Bu şekilde öğrenirken öğrencilerin yetkinliğini ölçmek öğrenim günlükleri, portfolyolar, sözlüler ve sunumlar gibi daha zengin değerlendirme formları gerektirmektedir. Dünyadaki birçok okul öğrencilerin ulusal sınavlara girmesini gerektiren sistemlerde faaliyet göstermektedir – ama bu okulların değerlendirme konusunda esnek bir yaklaşım benimsemesini engellememelidir.

Measuring a student’s proficiency when they are learning in these ways requires richer forms of assessment such as learning journals, portfolios, vivas and presentations. Many schools around the world are operating within systems that require their students to participate in national exams – but this does not need to prevent them from taking a flexible approach to assessment.

Yeni Zelanda’daki Discovery 1 ve İngiltere’deki Mathew Moss gibi okullar ulusal sınavlar için gereken materyalin öğrencilerin kendi öğrenme yollarını seçme esnekliğinden vazgeçmeden işlendiği sorgulamaya dayalı bir müfredat tasarlamanın mümkün olduğunu göstermiştir.

Schools like Discovery 1 in New Zealand and Matthew Moss in the UK have shown that it is possible to design an enquiry-based curriculum which covers the material required for national exams, without sacrificing the flexibility that allows students to choose their own paths through learning.

Ne değerlendirdiğiniz ve nasıl değerlendirdiğiniz gençlerin neyi ve nasıl öğrendiklerini belirlemek için son derece önemlidir. Ne kadar sık değerlendirme yaptığınız da önemlidir. En iyi değerlendirme sürekli değerlendirmedir – iyi öğretmenler her zaman değerlendirme yapmaktadır, bir kavramı hangi öğrencilerin anladığına, hangilerinin kafasının karıştığına ve hangilerini dikkatinin dağıldığına dikkat etmektedirler. Aynı sürekli dikkati yazılı çalışmalara göstermek –insanlar için – mümkün değildir. Ancak bu, bilgisayarların iyi yapabileceği bir şeydir.

What you assess, and how you assess, are critical to determining what, and how, young people learn. How often you assess is also important. The best assessment is continuous – good teachers are assessing all the time, alert to which students grasp a concept, which are confused, and which are simply distracted. Applying the same continuous attention to written work is impossible – for humans. But this is something that computers can do very well.

Online matematik ve fen dersleri veren Khan Academy gibi kuruluşlar bir öğrencinin hangi soruları doğru veya yanlış yaptığını, öğrencinin en çok hangi tür sorularda zorlandığını, hangi kavramları henüz anlamadığını ve hatta öğrencinin her soruya ne kadar süre harcadığını anında söyleyebilir. Bu gibi rutin işleri makinelere yaptırarak öğretmenlere müfredat tasarlamak ve öğrencilerine yüz yüze zaman ayrımaları için zaman kazandırabiliriz.

Organisations such as the Khan Academy, which offers free online courses in maths and sciences, have developed programs that can instantly tell you not just what questions a student is getting right or wrong, but what types of questions the student struggles with most, what concepts the student does not yet seem to have grasped, even how much time a student is spending on each question. By giving routine work like this to machines, we can give teachers more time to design the curriculum and give their students serious face-to-face time.

Gerçek şu ki gençlerin geliştirmesi gereken becerileri veya bu becerileri geliştirmelerine yardımcı olacak öğrenme türlerini nasıl değerlendireceğimizi her zaman bilmiyoruz. Çok fazla değerlendirmede ezberin test edilmesinin iyi bir nedeni vardır: ezberi ölçmek çok kolaydır.

  1. yüzyıl becerileri çok kolay öçülmezler – ama göz ardı edilemeyecek kadar önemlidirler.

The truth is that we don’t always know how to assess the skills that young people need to develop, or the types of learning that will help them develop these skills. There is a good reason that so much assessment tests memorisation: memorisation is very easy to measure.

21st century skills are not so easily measured – but they are too important to ignore.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s