Scardamalia ve Bereitner Yaklaşımı

 

Pedagojik teoriyi yeniden düzenlemeye yönelik girişimlerin birçoğu söyleme ve birlikte çalışmaya dayalıdır. “20. yüzyılın son çeyreğinde öğretim psikolojisindeki belki de en dikkat çekici değişiklik bireysel bilişsel stratejilere odaklanmaktan toplum, kültür ve birlikte çalışmaya odaklanmaya geçmek olmuştur” (Scardamalia and Bereitner, 2008).

Many of the attempts to reconstitute pedagogical theory are based on discourse and collaboration. “Perhaps the most notable shift in instructional psychology during the last quarter of the 20th century was the shift from focus on individual cognitive strategies to focus on community, culture, and collaboration” (Scardamalia and Bereitner, 2008).

Scardamalia ve Bereitner derin içerik bilgisi, bilgi oluşturma diyaloğu, bilgi aracılığı ve birlikte çalışmanın gelişimine dayalı bir pedagojik çerçeve ileri sürmüştür. Derin içerik bilgisi öğrencilerin daha ayrıntılı bir seviye ve benzer fikirler seviyesi olan kapsayıcı ve bütünleyici bir analiz seviyesine geçmelerini sağlayarak desteklenebilir. Diyaloğu desteklemek için söylenenlere odaklanmak yerine, `düşünsel içeriğe’ odaklanmayı teklif etmektedirler. Öğrencileri kendi fikirlerinin bilgi yöneticileri olma ve kendi akranlarıyla bilgi oluşturmalarının sorumluluğunu alma konusunda desteklemek daha üst seviyelerde bilgi aracılığının gelişmesini desteklemektedir.

Scardamalia and Bereitner propose a pedagogic framework based on the development of deep content knowledge, knowledge building dialogue, epistemic agency and collaboration. Deep content knowledge can be supported by allowing students to move between an inclusive and integrative level of analysis, a more detailed level and analogous ideas. They propose to focus on ‘ideational content’ rather than utterance to promote dialogue. Supporting them in becoming knowledge managers of their own ideas and taking responsibility for their peer knowledge building supports the development of higher levels of epistemic agency.

Birlikte çalışma öğrencilerin birbirlerinin çalışmalarından alıntı yapmalarına ve birbirlerinin çalışmalarına bağlantılar vermelerine izin vererek desteklenebilir. Coffield (2008) diyaloğun iletişim becerilerinden daha amaçlı, detaylı ve ilkeli olduğu “diyalog olarak eğitimi” destekleyen Robin Alexander’a (2006) atıfta bulunmaktadır.

Alexander’a göre, etkileşim aşağıdaki gibi olduğu takdirde daha diyalojik (söyleşimsel) olabilecektir:

  • birlikte: öğretmenler ve öğrenciler gruplarda veya sınıflarda birlikte öğrenirler;
  • karşılıklı: öğretmenler öğrenenlerin söylediklerini dinlediğini gösterir ve öğrenenler de öğretmenlerin söylediklerini dinlediklerini gösterirler;
  • destekleyici: öğretmenler ve öğrenciler öğrenme ve puanlama konusunda birbirlerine yardım ederler;
  • kümülatif: öğretmenler ve öğrenciler önceden öğrendiklerinin ve birbirlerinin fikirlerinin üzerine yenilerini eklerler
  • amaçlı: diyalog sadece sohbetten ibaret değildir, belli eğitsel hedeflere yöneliktir” (Coffield 2008).

Collaboration can be supported through allowing them to cite and link to each other’s work. Coffield (2008) cites Robin Alexander (2006) who argues for “education as dialogue”, where dialogue is more purposeful, elaborated and principled than communication skills.

Interaction, says Alexander, is more likely to be dialogic if it is:

  • collective: tutors and students learn together in groups or classes;
  • reciprocal: tutors show that they have listened to what the learners said and vice-versa;
  • supportive: tutors and students help each other to learn and avoid point scoring;
  • cumulative: tutors and students build on their own past learning and on each others’ ideas’
  • Purposeful: dialogue is not mere conversation but has specific educational goals in mind” (Coffield 2008).

Üstbiliş ve öğrenenlerin üstbiliş gelişiminin nasıl desteklenebileceği konusuna duyulan ilgi artmaktadır. Bu fikir öğrenenlerin deneyimlerini anlamlandırmalarına yardımcı olması için kendi modellerini oluşturmalarını destekleme bakımından oluşturmacı ve Vygotsky’ci öğrenme yaklaşımlarına dayalıdır. Öğretmenler bunu birlikte çalışma, zorluk ve diyalogla desteklemektedir.

Coffield (2008) şöyle demektedir: “tüm öğrenenler şunları yapmayı bilmelidir: kendileri için açık ve zorlayıcı hedefler belirlemeyi; bu hedeflere ulaşmak için uygun stratejiler belirlemeyi; hedeflere yönelik kaydettikleri gelişmeyi izlemeyi ve yeni makul hedefler seçerek tüm sürece yeniden başlamayı.”

There is increasing interest in the idea of meta cognition and how to support learners in developing meta cognition. The idea builds on constructivist and Vygotskian learning approaches in supporting learners in constructing their own models to help them make sense of their experiences. Teachers support this through collaboration, challenge and dialogue.

Coffield (2008) says “all learners should know how to: set themselves explicit, challenging goals; identify appropriate strategies to reach those goals; monitor their progress towards them; and restart the whole process by choosing a new set of sensible goals”.

http://webarchive.nationalarchives.gov.uk/20110414152025/http:/www.lluk.org/wp-content/uploads/2011/01

https://www.google.com.tr/search?q=DISCOURSE,+COLLABORATION+AND+META+COGNITIO

https://www.google.com.tr/search?q=metacognition&biw=1280&bih=699&source=

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s