Ev ödevini Evde Öğrenmeye Dönüştürmek

Öğrenciler, veliler, öğretmenler, yöneticiler ve ilgili diğer tüm tarafların hepsinin ödevle ilgili düşünceleri vardır. Öğrenciler sınıf dışındaki zamanlarda yapmaları gereken çok fazla ödev olduğundan şikâyetçidir. Veliler sıkı bir okul çalışmasından geçmezlerse çocuklarının üniversiteye giremeyeceklerinden endişelidir. Öğretmenler ve yöneticiler her çocuğun başarılı olmasını sağlamak için herkesin baskısını üzerlerinde hissetmektedir ve kendilerinin de buna göre değerlendirildiğinin farkındadırlar.

Students, parents, teachers, administrators, and other interested parties all seem to have strong feelings on the subject of homework. Students complain they get too much work to complete outside of the hours they already attend classes. Parents worry their children may not get accepted into college without a rigorous amount of schoolwork. Teachers and administrators feel the pressure from all sides to make sure every child succeeds, and realize they too are being graded accordingly.

Belki daha da önemli bir husus toplumun öğrencilerin ödevlerden ve genel olarak okuldan kazanacaklarına dair beklentileridir. Geçtiğimiz yirmi yılda, özellikle de 2001 yılında No Child Left Behind (Hiçbir Çocuğun Eğitimsiz Kalmaması) yasasının çıkarılmasıyla, Amerikan öğrencilerinin akademik başarı seviyesi daha çok incelenir hale gelmiştir.

Perhaps a more important issue is what society expects students will gain from homework and school in general. Within the past two decades, but especially since the passage of the No Child Left Behind Act in 2001, the academic achievement level of American students has been under increased scrutiny.

Başarıyı standart testlerle kanıtlama talebi okulların, öğretmenlerin ve öğrencilerin üzerinde daha kısa sürede daha çok akademik içeriği öğrenme baskısıyla sonuçlanmıştır. Test sonuçları sıklıkla başarıyı değerlendirmenin tek aracı olarak kullanılmaktadır ve test performansı okullara kaynak yaratmak, öğretmen performansını değerlendirmek ve üniversiteye kabulü belirlemek için kullanılmaktadır.

The demand to demonstrate achievement through standardized testing has resulted in pressure on schools, teachers, and students to master more academic content in shorter time periods. Test results often are used as the sole means of judging success, and test performance is being used to allocate funds to schools, review individual teacher performance, and determine college acceptance.

Ödevler birçok eğitimci tarafından öğrenci başarısını arttırmaya yönelik kabul edilmiş bir yöntem olarak görülmektedir. “Ne kadar çok, o kadar iyi” teorisi çoğu okul bölgesi tarafından sorgulanmamaktadır.

Homework is viewed by many educators as an accepted method to increase student achievement. The “more is better” theory is unquestioned by a majority of school districts.

Ancak öğrencilerin test puanları aynı kaldığı için deliller bu felsefeyi desteklememektedir.   National Assessment of Educational Progress (NAEP) (Eğitim Gelişiminin Ulusal Ölçümü) sonuçları eyaletlerden alınan test puanlarının geçtiğimiz on yıla göre çok az değişiklik gösterdiğini ortaya koymaktadır. Dahası, David Conley tarafından Bill and Melinda Gates Vakfı için 2007 yılında yürütülen bir analize göre, yeni üniversite öğrencilerinin %40 kadarının üniversiteye girdikten sonra en az bir telafi dersine ihtiyaç duyacağı öngörülmektedir.

But evidence does not support this philosophy as student test scores remain stagnant. Results from the National Assessment of Educational Progress (NAEP) reveal that in state after state test results have shown little change in the past decade. Moreover, an analysis conducted by David Conley for the Bill and Melinda Gates Foundation in 2007 estimated that up to 40 percent of new college students need at least one remedial course upon entering college.

Öğrencilere verilen ödev miktarındaki artış istenen etkiyi yaratmamaktadır. Sayısı gittikçe artan eleştirmenler sadece standart ödev uygulamasını değil, Amerikan eğitim sisteminin genel amacını da sorgulamaktadır. Eğitim uzmanı Tony Wagner bu durumu The Global Achievement Gap: Why Even Our Best Schools Don’t Teach the New Survival Skills Our Children Need-And What Can We Do About It adlı kitabında analiz etmektedir. Wagner Amerikan okullarının öğrencilerin sadece üniversitede değil, aynı zamanda hayatta da başarılı olmak için ihtiyaç duyacakları beceri türlerini öğretmediğini düşünmektedir.

Clearly increasing the amount of homework students are given is not having the desired effect. A growing chorus of critics is questioning not only standard homework practice, but the real purpose of America’s educational system as well. Education expert Tony Wagner offers his analysis of the situation in his book, The Global Achievement Gap: Why Even Our Best Schools Don’t Teach the New Survival Skills Our Children Need— And What We Can Do About It. Wagner contends that American schools are not teaching the types of skills students will need to succeed not only in college but also in life.

Wagner, bilgileri ezberleme ve sınava hazırlanmaya odaklanılmasının, özellikle öğrencileri eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerinin potansiyel işverenler tarafından çok isteneceği okuldan sonraki hayata hazırlamayarak onlara büyük zarar verdiğini düşünmektedir. Ve öğrenciler bunun acısını sadece iş yerinde çekmeyecektir. Wagner şu soruyu sormaktadır: “Günümüz dünyasında aktif ve bilgili vatandaş olmak ne demek ve demokratik bir toplum vatandaşlarını en iyi nasıl eğitir?”

An emphasis on memorizing facts and focusing on test preparation is doing students a great disservice, Wagner believes, essentially leaving them unprepared for life after school when critical-thinking and problem-solving skills will be in great demand among potential employers. And it is not only in the workplace that students will suffer. Wagner asks, “What does it mean in today’s world to be an active and informed citizen and how does a democratic society best educate its citizenship?”

Problemleri analiz etmeye ve düşünerek bilinçli kararlar vermeye hazır olmayan öğrenciler demokrasiye katılacak donanıma sahip değildir, bu nedenle Amerikan toplumunun temeli zayıflamaktadır. Öğrencilere verilen ödev miktarı, eksik olan şey kadar önemli olmayabilir – öğrencilerin araştırma ve analitik becerilerini geliştirmelerini ve sonuçlarını etkili bir biçimde aktarmalarını gerektiren dersler eksiktir.  “Yirmi birinci yüzyıl için en önemli zorluk iş hayatı, vatandaşlık ve yaşam boyu öğrenme temel becerilerinin öğrenilmesidir.”

Students unprepared to analyze problems and reach thoughtful, educated conclusions are not equipped to participate in a democracy, thus weakening the foundation of American society. It could be that the amount of homework students receive matters less than what may be missing from it— lessons that require students to develop research and analytical skills and the ability to effectively communicate their results. “The rigor that matters most for the twenty-first century is demonstrated mastery of the core competencies for work, citizenship, and life-long learning.

Wagner’e göre, “günümüzde, önemli olan ne kadar bildiğiniz değildir; bildiğinizle ne yapabildiğinizdir.” Wagner, öğrencilerin gelecekte başarılı olmalarını sağlayacak şey konusundaki düşüncesinde yalnız değildir. A Whole New Mind: Why Right-Brainers Will Rule the Future ve Drive: The Surprising Truth About What Motivates Us gibi çok satan kitapların yazarı Daniel H. Pink başarılı olmak için ne tür bir öğrenmenin önemli olduğuna dair düşündürücü bir analiz ileri sürmektedir.

In today’s world, it’s no longer how much you know that matters; it’s what you can do with what you know,” according to Wagner. Wagner is not alone in his insight into what it will take for students to succeed in the future. Daniel H. Pink, the author of several bestselling books, including A Whole New Mind: Why Right-Brainers Will Rule the Future and Drive: The Surprising Truth About What Motivates Us, provides a thought-provoking analysis of what type of learning will be essential to success.

Pink, yakın tarihimize yön veren “bilgi” işçilerinin – bilgisayar programcıları, mühendisler ve muhasebeciler gibi-  öneminin azalacağını düşünmektedir. Gelecek farklı türde bir akla ait olacağı için –daha çok yaratıcılığa, yenilikçiliğe ve büyük resmi görme özelliklerine sahip bir akıl- teknoloji ve uluslararası rekabet, bu mesleklerin önemini azaltacaktır. Pink,  insanların başarabileceklerinin büyük bir kısmının motivasyona bağlı olduğunu ve motivasyonun dışsal ödüllerden çok içsel tatminden geldiğini düşünmektedir.

Pink believes that “knowledge” workers—computer programmers, engineers and accountants among others—that have dominated our recent history, will shrink in importance. Technology and overseas competition will lessen their value as the future will belong to a different kind of mind— a mind based more on creativity, inventiveness, and big-picture capabilities. Pink believes that a large part of what humans can accomplish is based on motivation, and that motivation comes more from intrinsic satisfaction than external rewards.

Ezberi ve test sonuçlarına dayalı geribildirimi çok kullanan okullar öğrencilerin motivasyonunu düşürüyor ve onların okulu ve öğrenme sürecini sevmemesine sebep oluyor olabilirler.  Pink, Drive adlı kitabında şöyle demektedir: “Sınıflarımızda çok fazla itaat ve çok az katılım var.” Pink, “öğrencilerin bağımsız olmalarına, iyice öğrenmelerine ve amaç sahibi olmalarına“ evde de okulda da yardımcı olmamız gerektiğini düşünmektedir. Pink’e göre, ev ödevleri öğrencilerin katılımını sağlamalı ve onları bir beceriyi iyice nasıl öğrenecekleri konusunda biraz kontrol sahibi kılmalıdır.

Pink  “Artan ev ödevleri çocukların öğrenmesine gerçekten yardımcı oluyor mu? Yoksa yanlış bir zorluk uğruna sadece serbest zamanlarını mı çalıyor?” der.

Teknolojik gelişmelerin insanlar tarafından yapılan pek çok işi ortadan kaldırdığı bir gelecekte öğrencilere karşılaştıkları her şeyle yüzleşmek için meraklılığı ve girişimciliği kullandıkları, esnekliğe ve yaratıcılığa dayalı yeni becerilerin öğretilmesi kaçınılmazdır.

Schools that heavily rely on rote memorization and feedback based on test results may be de-motivating students and leading them to dislike school and the learning process. Pink writes in Drive, “In our offices and our classrooms we have way too much compliance and way too little engagement.” He believes we need to help kids both at home and school “move toward autonomy, mastery and purpose.” Homework assignments, according to Pink, should engage students and offer them some control over how they will master a skill.

He writes, “Does the homework bulging from kids’ backpacks truly help them learn? Or does it simply steal their free time in the service of a false sense of rigor?”

In a future where technological advances are eliminating many of the tasks that used to be done by people, it is imperative that students are taught a new set of skills based on flexibility and creativity, using curiosity and initiative to confront whatever they may encounter.

Pink’in de ifade ettiği gibi, “Biraz düşünerek ve çaba sarf ederek ev ödevini evde öğrenmeye çevirebiliriz.”

As Pink suggests “With a little thought and effort, we can turn homework into homelearning.”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s