“Design Thinking” = Tasarım Odaklı Düşünme Nedir?

“Tasarım odaklı düşünme bana çocuklarımla oluşturduğum tüm proje tabanlı deneyimlerin üzerinden geçme sürecini kazandırdı.”

“Bir #Yeni Nesil okul lideri olarak, tasarım odaklı düşünme bizim devamlı yenilik sürecimizdir.”

“Tasarım odaklı düşünme bana neden eğitimci olduğumu hatırlatıyor; her şey empatiyle başlamıştı.”

“Design thinking gave me a process to weave through all of the project–based learning experiences I create with my kiddos.”

“As a leader of a #NextGen school, design thinking is our continuous innovation process.”

“Design thinking reminds me all the time why I became an educator; it all starts with empathy.”

Eğitimciler için Bir Vaha

Yukarıdaki –konunun kavrandığını ve onaylandığını gösteren—alıntılar tasarım odaklı düşünmenin gücüne inanmış ve bu yaklaşımı uygulamaya koymuş eğitimcilerden duyduğum pek çok yorumun sadece birkaç tanesi. 2007 yılında Stanford d.school’da @K12Lab’ı kurduğumuzda tasarım odaklı düşünmenin eğitimcilerin sınıfta ve okulda kullanabilecekleri mükemmel bir araç olduğu ve sonuçta çocukların da disiplinlerarası görevler üzerinde çalışmalarını sağlayacak faydalı bir süreç olduğu düşüncesiyle yola çıkmıştık. Bir yenilik laboratuvarı kurarken, tasarım odaklı düşünme ile ilgili bir mesleki gelişim deneyimi hazırlarken ve ortaokul ve lise öğrencileri için öğrencilere yönelik tasarım çalışmaları yürütürken yaptığımız ilk denemelerde bulduğumuz şey, tasarım odaklı düşünme sürecinin eğitimcilerle yaratıcılıkları ve öğrencilerin sadece sınavlara giren değil, derinlemesine düşünen ve yapan bireyler olarak yetişmelerine yardım etme amaçları arasında yeniden bağ kuran bir tür vaha görevi gördüğüydü.

An Oasis for Educators

The quotes above — full of insight and affirmation — are just some of the many that I’ve heard from educators taken by the power of design thinking and moved to bring it into their practice. When we started the @K12lab at Stanford’s d.school back in 2007 we began with a hunch that design thinking would be a great tool for educators to deploy in their classrooms and schools, and that ultimately, it would be a useful process for kids working through interdisciplinary challenges. What we found in our initial prototypes — launching an innovation lab space, creating a design thinking professional development experience, and running student-facing design challenges for middle- and high-school classes — was that the design thinking process functioned as a kind of oasis for educators, reconnecting them to their creativity and aspirations for helping students develop as deep thinkers and doers, not just as test takers.

Son birkaç yıldır, eğitim alanında tasarım odaklı düşünme yaklaşımına duyulan ulusal ve uluslararası ilgide bir patlama yaşanmaktadır. Bu yaklaşımın gelişimini Okullarda Tasarım Odaklı Düşünme haritasında( Design Thinking in Schools map ) ve  Design for Change adlı uluslararası öğrenci platformunda görebilirsiniz. Tasarım odaklı düşünmenin yayılması IDEO’nun Teacher’s Guild adlı platformu gibi yeni yerel girişimlerde ve #DTK12chat etiketli çok aktif Twitter sohbet topluluğunda da kendini göstermektedir. Eğitimciler tasarım odaklı düşünürler olarak birbirlerini tasarım görevlerine hız kazandırmaya çalışan 30 devlet okulu ve bağımsız okuldan oluşan Atlanta’s #AK12DC gibi bölgesel girişimleri ve Michigan bölgesindeki konuyla ilgili kişileri ve tasarım odaklı düşünme liderlerini bir araya getirmeye çalışan Henry Ford Learning Institute çalışmalarıyla da birbirlerini desteklemektedir.

In the last few years, the field has witnessed an explosion of interest in design thinking, nationally and internationally. You can literally see its growth mapped on the Design Thinking in Schools map and in the internationally booming Design for Change student challenge platform. The spread of design thinking also shows up in new national efforts like IDEO’s Teacher’s Guild platform and the very active Twitter chat community built around#DTK12chat. Educators are also supporting each other as design thinkers in regional collaborations like Atlanta’s #AK12DC, a collection of 30 public and independent schools working to accelerate design challenges, and Henry Ford Learning Institute‘s work in Michigan to gather regional enthusiasts and design thinking leaders.

Eğitimdeki tasarım odaklı düşünme hareketinin kapsamı genişledikçe ve derinleştikçe, birçok uygulayıcı da tasarım odaklı düşünme sürecini kendi bağlamlarına uyarlamaktadır. d.school’dan gelen biri olarak, beraber çalıştığımız öğretmenlerin ve liderlerin onlara öğrettiğimiz süreçten (empati kurma, tanımlama, tasarlama, ön ürün oluşturma ve test etme) kendi bağlamlarında işe yarayan dile geçtiklerini görmeyi çok seviyorum. Örneğin, Mary Cantwell’in DEEPdt yaklaşımına veya tasarım odaklı düşünmeyi kendi temel değerleriyle (core values) nasıl birleştirdiklerini görmek için Urban Montessori’ye bakın.

As the movement for design thinking in education broadens and deepens, many practitioners are flexibly customizing the design thinking process in their own contexts. Coming from the d.school, I particularly love seeing the teachers and leaders with whom we work sharing how they moved from the process we taught them (empathize, define, ideate, prototype, and test) to language that works in their own context. For example, check out Mary Cantwell’s DEEPdt or Urban Montessori’s incorporation of design thinking in their core values.

Uygulamanızı Geliştirmenin Dört Yolu

Tasarım odaklı düşünmeye okul kültürünüzde nasıl yer vereceğinizi düşünüyorsanız, bence bu sürecin altında yatan dört kritik şeye odaklanmalısınız:

  1. Empatiyle başlayın.

Empati şüphesiz insan odaklı tasarımın temelidir. Empati, içinde çalıştığımız durumların gereksinimlerini ve nedenlerini anlayabilmek için kendi düşüncelerimizden çıkıp başkalarının gerçekliğine girebilmek için “kendini başkasının yerine koymak” tanımına dayalıdır. Empatiyle hareket etmek kendinizi insanlarla yakınlaşmaya ve bunu tutarlı ve aleni olarak ve inanarak yapmak anlamına gelmektedir.

Bunu nasıl yapabilirsiniz? Daha çok dinleyip, daha az konuşun. Kendinizi başkalarının okulunuzu veya programınızı nasıl deneyimlediğine kaptırın. Başlangıç seviyesindeki biri gibi düşünün ve etrafınızda olanların farkında olmak için tüm duyularınızı kullanın. d.school’da biz bu uygulamalara o kadar çok inanıyoruz ki, empatiyle hareket etmenin gücünü göstermek için Okul Yenileme (School Retool) projemizde bir Öğrenci Takip çalışması (Shadow a Student challenge) uyguluyoruz. Siz de empatik olmak istiyorsanız, bu başlamak için harika bir yol olacak.

  1. Varsayımlara karşı çıkın.

Bu, “sakin ol ve devam et” yaklaşımının tersidir. Varsayımlara karşı çıkmak bir problemle karşılaştığınızda, daha önce yaptığınızdan daha iyisini yapma fırsatını yakaladığınız anlamına gelmektedir. “… olursa ne olur?” ve “… nasıl yapabiliriz” gibi ifadeler kullanmak faydalı olacaktır. Sadece olasılık dilini kullanma şeklindeki basit bir şey bile herhangi bir şeye her zamankinden farklı bir bakış açısından bakmak için bir başlangıç olabilir.

Farklı bakış açısından bakmak yenilik için çok önemlidir ama aynı zamanda açık bir bakış açısından bir özelliğe odaklanmaya geçmenin de bir yoludur. Varsayımlara karşı çıkmak çocukların da yetişkinlerin de neler yapabileceklerini anlamamızı sağlar. Artık her şeyi farklı açıdan görmek istediğiniz için iyiye kullanıldığında varsayımlara karşı çıkmak sizi daha etkili politikalara ve uygulamalar yönlendirir.

  1. Deneyler yapın.

İşte işin zor tarafı. “Yap gitsin” spor malzemeleri satmak için kullanılan bir ifadeden fazlasıdır. Bir şeyler denemek ve neticesinde bir şey öğrenmek anlamına gelir. Kendimizi her türlü “başarısızlık” düğümüyle çevrilmiş halde bulabiliriz ama gerçekte önemli olan bir şeyler denemek, insanların denediğinizi bilmesini sağlamak ve geribildirim olanakları yaratmaktır.

Kendinizi bir plan yapmak için plan yaptığınız bir diğer toplantıda otururken bulduğunuzda, durun ve şöyle deyin: “Bunu çözmek için ne deneyebiliriz?” Böylece hızlıca bir şeyler denemeye başlar ve bir ön ürün elde edersiniz.

Denediğiniz şey ne olursa olsun sizi bir sonraki aşamaya yönlendirecektir. Biz d.school’da buna “Konuşma – yap” hareketi diyoruz. Yaptığınızda gözlemler, düşünür ve doğru yapmak için tekrar denersiniz.

  1. Sürecinizi paylaşın.

Tasarım tek başına gelişemez. Çalışmanızı veya deneylerinizi paylaşırken, sadece iyi ve yeni olan taraflarını değil, işin zor taraflarını da paylaşın. İyi taraflarını da paylaşabilirsiniz ama sürecinizi tüm ayrıntılarıyla paylaştığınızda herkes daha çok şey öğrenecektir.

Sizi empatiyle hareket etmenin, varsayımlara karşı çıkmanın ve deneyler yapmanın öğretim veya liderlik uygulamalarınızı nasıl derinleştirebileceğini incelemeye davet ediyorum. Lütfen çalışmalarımıza bakarken öğrendiklerinizi bizimle paylaşın—bizim henüz düşünmediğimiz bir şey keşfetmiş olabilirsiniz.

4 Modes for Developing Your Practice

If you’re considering how to embrace design thinking in your school culture, I believe you should focus on four critical modes underlying the process:

  1. Lead with empathy.

Empathy is, of course, the root of human-centered design. Leading with empathy builds on the classic definition of “walking in someone else’s shoes” to get us out of our own heads and into the lived reality of others so that we can understand the implicit needs and root causes of the situations in which we work. Leading with empathy means pushing yourself to get closer to people, and to do so consistently, publicly, and with conviction.

How do you do it? Listen more; talk less. Immerse yourself in how others experience your school or program. Adopt a beginner’s mind and use all of your senses to notice what’s happening around you.

At the d.school, we believe in these practices so much that we’re issuing a Shadow a Student challenge from our School Retool project to illuminate the power of leading with empathy. If you want to step into empathy, it will be a great way to get started.

  1. Challenge assumptions.

This is the opposite of “keep calm and carry on.” Challenging assumptions means that when confronted with a problem, you seize the opportunity to do better than you’ve done before. Useful phrases to build into your lexicon are “What if. . . ?” and “How might we. . . ?” Just the simple act of introducing the language of possibility can start the shift from how we’ve always done things to the potential for a reframe.

Reframing is critical for innovation, but it’s also a way of moving from a deficit point of view to an asset focus. Challenging assumptions lets us see what both children and adults are truly capable of doing. Harnessed for good, challenging assumptions steers you in the direction of more effective policies and practices because you’re willing to see things differently.

  1. Make experiments happen.

Here’s the rub. “Just do it” is more than a pitch for selling sports gear. It means try something and learn from it. We can tangle ourselves in all kinds of knots about “embracing failure,” but what really matters is trying something, letting people know that you’re trying it, and generating opportunities for feedback. You’ll learn the most from what doesn’t work.

When you find yourself sitting in one more meeting to make a plan for a plan, just stop and say, “What could we try in order to figure this out?” This sets you on the path to experiment with quick hacks and low-resolution prototypes. Whatever you try will point you in the direction of what’s next. At the d.school, we call it a bias toward action: Don’t talk — do. And when you do, then you observe, reflect, and try again to get it right.

  1. Share your process.

Design cannot thrive in isolation. As you share your empathy work or your experiments, share what’s hard, not just what’s shiny and new. You can share those things as well, but we’ll all learn more when you share your process, warts and all.

I invite you to investigate how leading with empathy, challenging assumptions, and making experiments happen can deepen your teaching or leadership practices. And as you do, please share what you’ve learned — you may have discovered what we’ve yet to imagine.

http://www.edutopia.org/blog/design-thinking-empathy-challenge-discovery-sharing-susie-wise

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s