Üç Yaş Çocuğunun Gelişim Özellikleri

Çocuklar genel olarak tahmin edilebilir aşamalara göre gelişirler ancak bir çocuğun gelişimi çevresindeki faktörlerden ve yaşadığı deneyimlerden de etkilenmektedir. Aşağıda “genel beklentiler” açıklanmaktadır.

  • Üç yaşındaki çocuklar öncelikle keşfederek, tüm duyularını kullanarak öğrenirler. Oyun oynarken dikkat dağıtıcıları daha iyi göz ardı edebilir ve ellerindeki işe daha iyi odaklanabilirler. Biraz zor bir şeyi bitirmeye kararlılıkla devam eder ve problem çözerken daha yaratıcı ve yöntemsel davranabilirler.
  • Üç yaş grubundaki çocuklarda dil gelişimi hızlanır. Pek çok yeni sözcük öğrenirler ve telaffuzlarında büyük ilerlemeler olur. Basit cümlelerle iletişim kurarlar ve dilbilgisi kullanımlarını geliştirirler. Bu yaştaki çocuklar ilgi alanlarından bahsetmek isterler ve yetişkinlerin biraz ipucu desteğiyle kişisel deneyimlerini başkalarıyla ilişkilendirebilirler.
  • Üç yaşındaki çocuklar konuşmaları, hikayeleri, şarkıları ve şiirleri dinleyebilir ve anlayabilirler. Harfleri öğrenmeye başlarlar ama sayılara da “harf” diyebilirler. Ortamdaki yazıları fark ederler ve ne anlama geldiğini sorabilirler. Çocuklar üç yaşındayken karalamalar daha çok yazı gibi görünmeye başlar.
  • Bu yaştaki çocukların oyun oynarken mantıksal akıl yürütme becerileri gelişir. Basit yapbozları birleştirebilirler ve bütün bir nesnenin parçalara ayrılabileceğini anlarlar. Nesneleri sınıflandırabilir ve ayırabilirler ama genellikle bir seferde bir özelliğe göre ayırır veya sınıflandırırlar. Üç yaşındaki çocuklar “aynı” veya “farklı” nesneleri belirler veya tanımlarlar. “Beşe” kadar sayabilirler ve “0”dan “9”a kadar yazılı rakamları tanımaya başlarlar.
  • Fiziksel olarak üç yaşındaki çocuklar yürümeye yeni başlayan çocuklardan daha emin hareket ederler. Koşma, tırmanma ve kaba motor beceriler kullanmayı gerektiren diğer hareketleri yapma yeteneklerini geliştirmişlerdir. Üç tekerlekli bisiklete binebilir veya salıncakta sallanabilirler. İki elini ve vücutlarını kullanarak büyük bir topu yakalayabilirler. Artan parmak becerileri sayesinde basit yapbozları birleştirebilir, araçları kullanabilir, avuç içi yerine parmaklarıyla pastel boya tutabilir, çamurdan top ve yılan yapabilir ve yardım almadan soyunabilirler.
  • Duygusal olarak, üç yaşındaki çocukların keşfederken ve oyun oynarken güvende olmak için yakında tanıdık yetişkinlere ihtiyaçları vardır. Bu yaştaki çocuklar daha bağımsız hale geldikçe başka çocuklarla gerçek arkadaşlıklar kurmaya başlarlar. Akranlarla çatışmalar yaşandığında üç yaşındaki çocuklar genellikle yetişkin yardımına başvururlar. Duyguların nedenlerini anlamayı öğreniyorlardır ve üzgün olanlara sarılmak gibi basit yardımlarda bulunacaklardır. Üç yaşındaki çocuklar duygularını daha iyi yönetebilirler ama yine de stres altında yardıma ihtiyaç duyabilirler.
  • Üç yaşındaki çocuklar sesleri üzerinde daha çok kontrol sahibi olarak ve en sevdikleri şarkıları tanıyarak, adlandırarak ve söyleyerek yaratıcı sanat yeteneklerini geliştirirler. Gelişen vuruşu, tempoyu ve perdeyi kontrol etme yeteneğiyle basit ritim enstrümanlarını çalabilirler. Üç yaşındaki çocuklar dramatik oyunu çok severler ve hayal gücüne dayalı senaryolarına kendilerini bazen o kadar çok kaptırırlar ki oyun bittikten sonra da rollerine devam ederler. Oyunlarında gerçek nesneleri ve kostümleri kullanmayı tercih ederler.

ÜÇ YAŞ GRUBUNDA  ÖĞRENME BECERİLERİNİ GELİŞTİRMEYE YÖNELİK İPUÇLARI  

 Araştırmalar çocukların okula “öğrenmeyi öğrenmelerine” yardımcı olacak güçlü tutumlar ve becerilerle başlarlarsa eğitim olanaklarından daha iyi yararlanacaklarını göstermektedir. Çocuklar bazı öğrenme becerilerini doğal olarak öğrenirken, bazıları destekleyici bir ortamla geliştirilebilmektedir.

Seçmelerine izin verin.
Çocuklara ne giyeceklerine veya atıştırmalık olarak ne yiyeceklerine karar vermek gibi basit tercihlerde bulunma şansı verin.

Başladıklarını bitirmelerine yardım edin.
Çocuklar yeni bir şey deneyip bitirdiklerinde büyük bir tatmin yaşarlar. İhtiyaç duyduklarında onlara biraz destek olun ama her şeyi tamamen üstlenmemeye dikkat edin.

Yaratıcılığı desteleyin.
Çocukları sorular sormaya, materyalleri kullanmanın farklı yollarını denemeye teşvik edin veya onlara geniş bir yeni deneyimler yelpazesi sunun. 

Aktivitelerde acele etmeyin.
Çocukların evde veya anaokulunda aktivitelere gerçek anlamda dahil olabilmek ve öğrenme için önemli bir temel olan “katılımı” yaşayabilmek için uzun bir süreye ihtiyaçları vardır. 

Teşvik edin.
Tüm çocuklar hayata öğrenmeye istekli olarak başlarlar, ancak yetişkinler eleştirel bir tutum içindeyse bu isteklilik ilköğretim yıllarına kadar kaybolabilir. Başarıları takdir edin ve her fırsatta çocuğunuzun gelişiminin farkında olduğunuzu ona hissettirin.

 Üç yaşındaki çocuklar ne istediklerini bilirler ve tercihlerini ifade ederler. Oyun oynarken dikkat dağıtıcıları daha iyi görmezden gelirler ve ellerindeki işe odaklanırlar. Biraz zor şeyleri tamamlama konusunda ısrarcı bile davranabilirler. Öğrenme hala öncelikle keşfetme yoluyla, tüm duyular kullanılarak gerçekleşir. Gelişen dil becerileri daha karmaşık soruları ve tartışmayı mümkün kılar ve problem çözerken daha yaratıcı ve metodolojik düşünebilirler.

İnisiyatif, Katılım ve Devamlılık

  • Tercih edilen aktiviteleri ve arkadaşları seçerken gittikçe daha dikkatli olur (örneğin; “Bugün Ayşe’lerde oynamak istiyorum” der).
  • Aktivite yaşına ve ilgi alanına uygun olduğu sürece dikkat dağıtıcılar veya müdahaleler olsa bile dikkatini daha uzun süre verebilir (örneğin; bir yapbozu arkada TV sesi olsa bile defalarca birleştirip bozabilir).
  • Çeşitli işler, aktiviteler ve deneyimleri devam ettirir. Biraz zor bile olsa bir işi tamamlamak için çalışmaya devam eder (örneğin; biraz zor bir yapbozu yapmaya devam eder).
  • Çeşitli kişisel işlerini (yemek yeme, soyunma, taranma gibi) kendi başına yapma becerilerini geliştirir. Yetişkin yardımını reddedebilir (örneğin; bir kazağı giymeyi defalarca deneyip annesi yardım etmek istediğinde elini itebilir).

Merak ve Öğrenme İsteği                                                          

Duyusal deneyimler ve diğer deneyimleri aramaya ve bu deneyimlere katılmaya devam eder (örneğin; masallar dinler, arkadaşlarıyla oynar, itfaiye istasyonu gezisine gider).

  • Sözel olarak gittikçe daha karmaşık hale gelen bir sürü soru sormaya devam eder (örneğin; “Ali’nin evine nasıl gideriz?”).
  • Yeni mücadeleler dener (örneğin; oyuncak bebeğini giydirmeye çalışır veya yeni bir inşaat oyuncağını birleştirir).

Akıl Yürütme ve Problem Çözme

  • Problem çözme ve alternatiflerle düşünme konusunda daha esnek olmaya devam eder (örneğin; ayakkabı giymeye çalışırken kendi kendine önce ne yapacağını söyler. Ayakkabısını kolaylıkla giyemezse, diğer ayağına giymeye çalışır.).
  • Zor işlerde yardım ister (örneğin; “Teddy’nin pantolonunu giydirir misin?” der).
  • Daha sistematik düşünür. Yetişkinlerle ve akranlarıyla yaptığı konuşmalardan ve fiziksel incelemelerden yararlanır.

İcat ve Hayal gücü

  • Başka çocuklarla oynadığı oyunları sürdürme yeteneği artar (örneğin; arkadaşıyla mutfak oyunu oynayıp “kurabiye” ikram ediyormuş gibi yapar). Oyunlarda aşina olduğu roller (anne veya baba gibi) üstlenir.
  • Hem dille hem de nesnelerle yaratıcı bir biçimde oynar.

Yaratıcı Sanatlar  

Müzik

Ruh hali yaratmak için müziği kullanır (örneğin; heyecan duygusu uyandırmak için davula vurmak gibi).

Çeşitli müzikal enstrümanları çoğunlukla tek bir şekilde çalar (örneğin; normalde vurmalı bir enstrümanı sallayabilir).

Kişisel yapısını yansıtan şarkıları ve müzikleri seçer (örneğin; uyumak için klasik müziği tercih eder).

En sevdiği şarkının sözlerini öğrenir (örneğin; şarkı sözlerini ve nakaratları coşkuyla söyler).

Farklı enstrümanların çıkardığı sesleri karşılaştırabilir (örneğin; “Üçgene vurunca tınlama sesi çıkarıyor” der.).

 Resim                                                                                                                                    

Plansız resimler yapar ama resim bittikten sonra çizdiği şeye bir içerik verebilir (örneğin; resmi bitirdikten sonra “Bu benim kedim Pamuk” diyebilir).

Ruh haline uygun renkler ve araçlar seçer (örneğin; boşanan anne-baba sorunu yaşanıyorsa resimlerini siyaha veya kahverengiye boyayabilir).

Kendi resminin güzel taraflarını tanımlayabilir (örneğin; “mutlu” bir resim olduğu için resmini duvara asmanızı isteyebilir).

 Hareket                                                                                    

Grup oyunlarına ve çember danslarına katılır.

Ruh halini yansıtan hareketler seçer (örneğin; sakin veya düşünceli hissettiğinde elinde oyuncak bebekle sallanan sandalyede oturur ve ninniyle bir süre sallanır).

Yetişkinlerin hareketli faaliyetlerin çocuklar için sağlıklı olduğu açıklamalarını kabul eder (örneğin; öğretmen “Dans etmek bacak kaslarınızı güçlendirir” dediğinde zıplar ve dans etmeye başlar.).

Dramatik Oyun

Dramatik oyun senaryolarıyla ev ve sınıf dünyasını yeniden yaratır (örneğin; “ailesine” akşam yemeği pişirip servis ediyormuş gibi yapar).

Korkularıyla baş etmek için dramatik oyunu kullanır (örneğin; sahte canavarları iple bağlar).

Canlandırmaları daha gerçekçi kılmak için kostümler giyer ve gerçek aksesuarlar kullanır (örneğin; çocuk mutfağında yemek pişirmek için boş tahıl kutularını ve mutfak araç-gereçlerini kullanır).

Dil

Duyulunca veya görülünce tanınan kelimeler

36 aylık çocuklar 1000 veya daha fazla kelime anlarlar. Üç yaşını bitirene kadar ortalama 1500-2000 kelime edinirler.

Günlük deneyimlerinde yeni kelimelere erişimi göz önünde bulundurulduğunda, ortalama bir çocuğun günde ortalama dört ila altı kelime edinme kapasitesi vardır.

Yetişkinler nesneleri adlandırdıkça kelime öğrenmeye devam eder ve bağlamdan kelimelerin anlamını çıkarma yeteneğini geliştirirler. Yeni deneyimlerle ve sesli okunan resimli kitapları dinleyerek de birçok yeni kelime öğrenilir.

İsim (nesnelerin ve tanıdığı insanların isimleri gibi), zamir, fiil, betimleyici, miktar bildiren, yer bildiren kelimeler ile soru kelimeleri bilgisini attırmaya devam ederler. Bağlayıcı kelime (ve, çünkü, ama, eğer gibi)  bilgileri de büyük ölçüde artar. Sayılar, duygusal durum bildiren kelimeler (üzgün, mutlu, kızgın, heyecanlı, korkmuş, vb), ortak kategori adları (oyuncaklar, mobilya, giysiler, meyveler, hayvanlar gibi) ve aile üyelerinin adları (anne, baba, büyükanne, büyükbaba, kız kardeş, erkek kardeş gibi) kategorilerindeki kelime bilgileri de artar.

 Dili Anlama

Konuşmaları, hikayeleri, şarkıları ve şiirleri dinleme ve anlama yetenekleri artar.

Tanıdık nesneler ve sıralı fakat birbiriyle ilgili olmayan eylemler ve rutinler gibi çoklu aşamaları takip ederler (Montunu çıkar ve dolaba as, sonra da masal saati için halıya otur.” “Emre, Melis’in elinden tut silindir blokları alın ve sonra da oyuncak bebekleri yataklarına yatırın.

Somut nesneler veya eylemler sözlü açıklamayı desteklediğinde ve olgular doğrudan gözlemlenebilir olduğunda açıklamaları anlarlar (“Renkleri karıştırarak yeni bir renk elde ederiz. Sarıyla maviyi karıştırınca hangi rengi elde edeceğinize bakalım.” gibi).

 Konuşma Sesi Algısı

Ana dilde kullanılmayan konuşma seslerinin algısı azalmaya devam eder. İkinci veya üçüncü bir dile maruz kalmak çocukların daha çeşitli konuşma seslerini algılamaya devam etmelerine yardımcı olur ve ikinci dil öğrenimini kolaylaştırır.

Biri okurken veya konuşurken ses değişikliklerini belirlerler (örneğin; biri kitap okurken çocuk kişinin kitaptaki metni mi okuduğunu yoksa kitaptaki resimlerden mi bahsettiğini söyleyebilir).

 Konuşurken veya Yazı Yazarken Kullanılan Kelimeler

Üç yaşından itibaren üretilen gerçek kelimeleri ölçmek zordur, fakat çocukların anladığı kelime sayısı kullandıkları kelimelerin sayısından her zaman daha fazladır. Çocuklar daha çok kelime anladıkça, konuşmak veya yazmak için kullandıkları kelimelerin yapısında değişiklikler olacaktır.

Kelimelerin anlamlarını genişletmeye ve daraltmaya devam ederler (örneğin; bir çocuk ineğe “at” der), ancak daha çok bilinen nesneler için bunu daha az yaparlar.

 Telaffuz

Telaffuzda büyük ilerleme kaydederler. Bazı çocuklar hala biraz zorlanabilirken, çoğu kendilerini tanımayan yetişkinlerce kolaylıkla anlaşılabilir.

 Dilbilgisel Gelişim

Çoğunlukla birbiriyle bağlantılı bir dizi kısa cümle kullanarak iletişim kurarlar. Bazı çocuklar dil alıştırması yapıyormuş gibi monolog şeklinde konuşabilirler.

 Kişisel Deneyimleri Paylaşma

Kişisel deneyimleri anlatmaya başlarlar ama önce konuyu bilmeyen birinin tüm hikayeyi anlaması için gereken bağlamsal ayrıntılara yer vermeden sadece ana olayları anlatırlar. Örneğin; çocuk “Ben deniz kabuğu aldım.” der, öğretmen de “Dükkandan mı aldın yoksa plajdan mı topladın?” diye sorar. Çocuk, “Plajdan” der. Öğretmen, “Yani plaja gittin ve deniz kabukları buldun. Seni kim götürdü?” diye sorar. Çocuk, “Nevin” der. Öğretmen, “Belma’nın annesi mi?” diye sorar. Çocuk da,” Evet, bizi yüzmek için oraya götürdü.” der.

Konuşma Becerileri

Sohbet başlatmaya başlarlar. Genellikle konuşanın sözünü kesmez ama konuşma sırasının kendilerine gelmesini beklemekte zorlanırlar. Her konuşmacıdan sonra konuşmak isterler.

Akranları veya yetişkinler tarafından belirlenen konu ne olursa olsun, konuşma sırası kendilerine gelince bilgiyi kişisel ilgileriyle ilişkilendirirler.

Telefonda biriyle konuşmakta zorlanabilirler.

OKURYAZARLIK

Fonolojik Farkındalık (ses farkındalığı) 

  • Münferit sesleri belirleme ve konuşma dilindeki heceleri ayırma yeteneği artar. Bu yaşta, çocuk şarkılarındaki kafiyeli sözcüklerin ve tahmin edilebilir kitapların daha çok farkına varır. Ayrıca, aynı sesle başlayan sözcükleri daha bilinçli fark eder ve aşina olduğu tekerleme ve kitaplarda duyduğu seslerin başındaki benzerlikler hakkında yorum yapmaya başlar. Üç yaş sonuna kadar birçok çocuk bir yetişkin tarafından söylenen iki sözcüğün kafiyeli olup olmadığına veya aynı sesle başlayıp başlamadığına doğru karar verebilir. Çoğu çocuk kendi ismindeki hece bölümlerini el çırparak gösterebilir.
  • Yetişkinler bu yaştaki çocuklarda ses farkındalığı geliştirmek için neler yapabilir: çocukları sık sık kafiyeli sözcükler içeren tekerlemelere, şarkılara ve şiirlere maruz bırakın; kafiyeli sözcükleri çocuk için açıkça belirtin; aynı sesle başlayan kelimelere işaret edin ve çocukları kafiyeli sözcükleri ve aynı sesle başlayan sözcükleri bulmaya yönelten oyunlar oynayın.

 Kitap Bilgisi ve Sevgisi

  • Yetişkinlerin kendisi için okumasını istedikleri kitabı seçerken tanıdığı kitapların kapaklarındaki resimlere göre bir seçim yapar. Kitabın her sayfasına bakar. Resimlerin bir anlamı olduğunu ama okunmadıklarını anlar.
  • Üç yaşında, birçok çocuğun kendileriyle özdeşleştirebilecekleri karakterleri ve olayları olan hikayelere dikkatini verme yeteneği artar. Çoğu çocuk aynı hikayeyi birçok kez, haftalarca veya aylarca tekrar dinlemek ister. Çocuklar ne olduğu ve neden olduğu hakkında sorular sorarlar.
  • Hikayeler yüz ifadeleriyle anlatıldığında ve tartışma için çok bölünmediğinde daha da dikkatli dinlemektedirler.
  • Birçok çocuk sık sık dinledikleri kitapların metinlerini ezberler ve ipucu olarak resimleri kullanarak bu metinleri kelimesi kelimesine tekrarlar.
  • Üç yaşını bitirene kadar, birçok çocuk çok kez duyduğu basit hikayeleri kendi sözcükleriyle ifade ederek yeniden anlatabilir. Önemli olayları doğru sıralamayla ilişkilendirirler ama bazı ayrıntıları atlayabilir veya en sevdikleri veya hatırladıkları bölümlere odaklanabilirler. Ayrıca, çocuklar bir hikayede sonra ne olacağını tahmin etme yeteneklerini de geliştirirler. Oyunların, şiirlerin ve hikayelerin gerçek anlamlarını da anlamaya başlayıp dramatik oyunda hikayeleri canlandırmaya başlayabilirler.
  • Çocuklar “kim,” “ne,” “nerede” ve “neden” sorularını sorarlar ve cevap yeterince açıksa yetişkinlerin sorduğu “neden” sorusuna daha iyi yanıt verebilirler (örneğin; bir hikayede ağlayan bir karaktere “üzgün” etiketi doğru olarak yapıştırılır). “Nasıl” ve “ne zaman” sorularına cevap verirken biraz belirsizlik gösterirler.
  • Birçok kitabı kabından tanır ve içinde hangi hikaye olduğunu bilirler..
  • Bazı kitaplarda hikayeler, bazılarında bilgi ve bazılarında da şiirler olduğunu anlamaya başlar. Bazı hikayelerin “gerçek olmadığını” (kurgu gibi) ve bu kitaplardaki olayların gerçek dünyada olamayacağını anlamaya başlar.
  • Kitaplara olan ilgi ve sevgi kitapların varlığına ve yetişkinlerin kitapları çocuklarla olumlu şekillerde paylaşmaya zaman ayırmasına bağlıdır.
  • Kitapları bağımsız olarak kullanırken daha çok bildiği kitapları tercih eder.

 Yazı Farkındalığı ve Kavramlar

  • Sınıfta, evde ve toplumda yazı farkındalığı artar. Üç yaşında çeşitli bağlamlardaki yazıları fark etmeye başlar ve ne “yazdığını” sorar.
  • Çocuklar yazı yazmak için işaretleri kullanırken genellikle yazılarının hangi mesajı vermek istediğini anlatacaklardır.

 Yazı Yazma

  • Çocukların oyunda yazı yazdığında veya çok yazı içeren çalışmalar ürettiğinde (örneğin “kitap” sayfaları yaparken) sık sık karalamaları kullanmalarına rağmen, karalamaların yerini harf gibi şekiller (sahte harfler) almaya başlar.
  • Birçok çocuk isimlerindeki harfleri yazmaya başlar. Bu işaretler, bazı harflerdeki köşegen çizgilerin (K, N, M, Y) bu yaştaki çoğu çocuğun doğru yazması için zor olmasına rağmen, gittikçe çocuğun ismindeki gerçek harflere daha çok benzemeye başlar.
  • Çocuklar bildikleri harfleri alışıldık olmayan işaret bölümleri ve sıralamaları kullanarak kendilerince çizerler. Örneğin; bir çocuk “T”harfi yapmak için dik çizginin üstüne kısa bir yatay çizgi çizmek yerine dik düz bir çizgi çizip, bu çizginin iki yanına kısa birer çizgi ekleyebilir.
  • Yazı işaretlerinin niteliği ve büyüklüğü ince motor becerilerinden ve çocuğun harf şekilleri ile ilgili bilgisinden (görsel imajlar) çok etkilenmektedir.
  • Üç yaşını doldurana kadar, çoğu çocuk yazı diye yazdıkları işaretleri yatay olarak ve bir sıra halinde düzenler. Bazı çocuklar isimlerinin her harfini bir kağıdın üstüne dağınık olarak yerleştirebilir. Sonuçta ortaya çıkan tabloda çocuk harfleri belli bir düzene göre yazmamış gibi görünebilir ama genellikle durum böyle değildir. Her harf, kağıda isimde yer aldığı sırayla eklenmektedir; mekansal düzenlemeye uygun olmayan, harflerin kağıt üzerine yerleştirilişidir.
  • Çoğu çocuk “yazı yazarken” kağıdın solundan olduğu kadar sağ tarafından da yazma eğilimindedir.
  • Bazı çocuklar yazarken her satırda yön değiştirirler: soldan sağa, sağdan sola, soldan sağa. Soldan sağa alışkanlığı henüz çoğu çocuk tarafından edinilmemiştir.
  • Üç yaşındayken, çoğu çocuk yazının çeşitli kullanımlarını öğrenir ve “gerçek” yaşamda ve oyunda bu fonksiyonlar için yazıyı kullanmaya başlar (örneğin; telefon mesajlarını karalar, blokları için işaretler yapar, aile üyeleri ve arkadaşları için harfler ve kartlar hazırlar, gezi oyunları için biletler yapar, karalama veya harf gibi formlar kullanarak resimlerine ve çizimlerine adını yazar). Üç yaşında, çocuklar isimlerini gördükleri kelimelerden öğrenir ve aynısını yapmaya çalışırlar.
  • Üç yaşını doldurana kadar, bazı çocuklar “sözcük” oluşturmak için harfleri bir araya getirmeye başlayabilir. Bunlar sözcüklere çok benzemektedir ama seçilen harflerin sesleri temsil etmediği göz önünde bulundurulduğunda uydurma sözcüklerdir. Çocuklar oluşturdukları bir sözcüğü yetişkinlere gösterirken şunu sık sık sorarlar: “Bu hangi kelime?”
  • Çoğu çocuk bir yetişkinin yazmasını istediği veya karalamayla yazmak istediği mesajları veya hikayeleri düzenlemek için yetişkin desteğine ihtiyaç duyar. Yazılacak mesajlar çoğunlukla resim etiketlerinden veya çizilen nesnelerin kısa tanımlarından oluşmaktadır.
  • Çocukların kendi gözlemlerini yapmalarına yardım edin ve onları gördükleri hakkında yazı yazmaya teşvik edin. Ayrıca, çocuklara kurşun kalem, pastel boya ve bilgisayar gibi farklı yazı yazma araç-gereçlerini deneme şansı verin.

 Alfabe Bilgisi

  • Üç yaşını doldurana kadar, birçok çocuk (40%) 5-10 harfin hangi harf olduğunu söyleyebilir, bazı çocuklar (30%) büyük harflerin yarıdan fazlasını bilir ve az sayıda çocuk (20%) neredeyse tüm büyük harflerin adlarını söyleyebilir ve az sayıda çocuk (10%) hala sadece 5’ten az harf biliyordur. Birçok çocuk “E” ve “F” gibi çok benzeyen harfleri karıştırır. Çocuklar çoğunlukla sayılardan “harf” diye bahsetmektedir. Çocuklar çevrelerinde gördükleri yazılardaki belli harfleri çoğunlukla fark ederler (yoldaki veya market işaretlerindeki harfler gibi).
  • Üç yaşını doldurana kadar, çoğu çocuk harflerin sözcük oluşturmak için kullanıldığını anlar ama belli bir sözcük için neden belli harflerin seçildiğini veya nasıl seçildiğini anlamaz. Ayrıca, üç yaşını doldurana kadar, çoğu çocuk birçok farklı kelimeyi yazmak için aynı harflerin kullanıldığını anlar. Bazı çocuklar birkaç harfin adını kendi sesleriyle ilişkilendirmeye başlayabilir.
  • Alfabe öğrenimi alfabe harfleriyle oynayarak (buzdolabı kapısındaki harf magnetlerler, alfabe yapbozları, vb) ve yetişkinlerin söylediği harfleri dinleyerek ve alfabe kitapları okunarak teşvik edilebilir. Eğer ilgilerini çekiyorsa, çocukların kendi isimlerini yazmalarına yardım edin ve onlara mümkün olduğu kadar çok yazma ve çizme materyali verin.

MATEMATİK 

Sayılar

  • 36 aylıkken ortalama bir çocuk “bir,” “iki” ve “üç” kelimelerini anlar (örneğin; “bir,” “iki” ve “üçü” “çoktan” ayırır; üç nesneden oluşan şeyleri “üç” diye belirleyebilir; bir şeyden “üç” tane isteyebilir; yaşını bilir; kendisinden istendiğinde “bir”, “iki” veya “üç” nesne verebilir). Üç yaşın ilk dönemlerindeki bazı çocuklar “dörde” kadar olan sayıları da anlayabilir. Bazıları ise hala “bir” ve “ikiyi” anlamaya çalışıyor olabilir ve bu kavramları dört yaşına kadar kavrayamayabilirler.
  • Bazı çocuklar hala sözlü olarak doğru sıralamayla birer birer “üçe” kadar saymayı öğrenirken, ortalama bir çocuk “beşe” kadar sayabilir. Bazı üç yaşındaki çocuklar birer birer “ona” kadar veya daha fazla da sayabilir, ancak doğru sıralamada sayamayabilirler. Çok az sayıda çocuk “yirmiye” kadar sayabilir.
  • Bazı çocuklar bir aradaki nesneleri saymak için kullanılan son sayının nesnelerin toplam sayısını ifade ettiği için özel bir öneme sahip olduğunu da fark edebilir.
  • Üç yaşındaki bazı çocuklar, sözlü olarak bildirilen bir istek karşılığında bir arada bulunan nesneleri beşe kadar doğru sıralamayla sayabileceklerdir (örneğin; çocuğa biri “Bana üç tane blok ver” derse, bir blok yığınından “Bir, iki, üç” diye sayarak üç tane blok alır.)
  • Üçüncü yaşın ikinci döneminde, bazı çocuklar “bir” ile “dokuz” arasındaki sayılar arasında belli bir sayıdan sonra hangi sayının geldiğini sayıların başlangıcı verildiği takdirde söyleyebilirler (örneğin; “1,2,3,4,5’ten sonra ne gelir?”). Üç yaş grubundaki çok az sayıda çocuk başlangıçtaki sayılar verilmeden “bir” ile “dokuz” arasındaki belli bir sayıyı söyleyebilir.
  • 36 aylıkken, bazı çocuklar hala karşılaştırma yaparken “çok” ve “aynı” terimlerinin nasıl doğru kullanılacağını öğreniyor olabilir. Bazı çocuklar miktarları açıkça farklı olan bir aradaki nesnelerden daha az olanını belirlemek için “daha az” kelimesini Ortalama bir çocuk üçüncü yaşın ikinci yarısında “daha azın” ne demek olduğunu öğrenir.
  • Üçüncü yaşın ikinci yarısında, çok az sayıda çocuk “daha büyük sayı ilkesini (bir sayı, sayma sıralamasında ne kadar sonra geliyorsa, temsil ettiği miktar da o kadar çoktur) ve “beşe” kadar olan “komşu” sayılardan (“üç” ve “dört” gibi) hangisinin “daha büyük” olduğunu belirlemek için (örneğin; “Hangi sayı daha büyük, “iki” mi, “üç” mü) sonraki sayı bilgisini kullanmaya başlayabilir.
  • Üç yaşındaki bazı çocuklar “birinci” ve sonuncu” sıra sayılarını etkin olarak kullanabilmektedir.
  • Üç yaşında, çok az sayıda çocuk söylenen bir sayıyı temsil etmek için nesneler çizmeye, hesap yapmaya veya başka bir sembol kullanmaya başlayabilir.
  • Üçüncü yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar “0”dan “9”a kadar tek haneli sayıları tanıyabilecek veya okuyabilecektir (örneğin; beş sayı arasından “üçü” gösterebilir veya “3” rakamını “üç” olarak tanımlar). Üçüncü yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar en azından bazı rakamları hem sayı sözcükleriyle hem de temsil ettikleri miktarlarla ilişkilendirebilirler.

Sayı İşlemleri

  • Üçüncü yılda, bazı çocuklar hala sözel olmayan ve zihinsel yollarla bir maddeye eklenen başka bir maddenin “iki” ettiğinin ve “iki”den çıkarılan bir maddenin “bir” ettiğinin nasıl belirleneceğini öğreniyor olacaktır. Üç yaşında, bazı çocuklar sözlü olmayan yollarla ve akıldan “dörde” kadar toplamları ve bu toplamların çıkarma karşılıklarını da belirleyebilecektir. (örneğin; “3+1,” “4-1,” “2-1,” “3-2”).
  • Üçüncü yaşın ilk yarısında, ortalama bir çocuk bir arada bulunan nesneler topluluğunun büyüklüğünü değiştirirseniz, tüm toplamın büyüklüğünü de değiştirdiğinizi içgüdüsel olarak fark eder.
  • Üç yaşında, bazı çocuklar çeşitli küçük nesneleri daha büyük bir nesneyle takas edeceklerdir (örneğin; dört küçük şekeri büyük bir şekerle takas eder).

       Geometri ve Mekansal Algı

  • Üçüncü yaşın ilk yarısında, bazı çocuklar hala basit “yerleştirme” yapbozlarının nasıl tamamlanacağını öğreniyor olabilir (örneğin; parçaları bütün nesnelerden oluşan üç parçalık basit bir yapbozu tamamlar). Ayrıca, bazı çocuklar bir oyuncağın bir parçasını (tekerlek gibi) çıkarıp takmayı öğrenebilir.
  • Üç yaşında, çocuklar giderek karmaşıklaşan yapbozları tamamlayabilir (birbirine geçen dört ila sekiz veya on parçalı yapbozlar, daha küçük 15 parçalı yapbozlar gibi) ve şekilleri birleştirme ve ayırma yeteneklerini geliştirebilirler (örneğin; pizza gibi bütün bir nesnenin parçalara bölünebileceğini anlar). Çocuklar bir nesne çeşidi (küp gibi) veya çeşitli nesneler (üçgen prizma, küp ve kemerler gibi) kullanarak üç boyutlu yapılar oluşturabilirler.
  • Üçüncü yaşın ilk yarısında, ortalama bir çocuk şekil kullanarak resimler yapabilir ama henüz şekilleri kombinasyon içinde kullanamaz.
  • Üç yaşında, fiziksel ilişkileri veya pozisyonları temsil eden kelimeleri az sayıda çocuk anlayacak ve kullanacaktır (örneğin; “üstünde,” “altında,” “üzerinde,” “yanında,” “bitişiğinde,” “önünde,” “arkasında,” “içinde,” “içerisinde,” “dışında,” “arasında,” “yukarı,” “aşağı,” en üst,” en alt,” “ön,” “arka,” “yakın,” “uzak,” “sol,” “sağ”).

Ölçme

  • Üçüncü yaşın ilk yarısında, ortalama bir çocuk bir kapı katılarla veya sıvılarla doldurarak (buz küpleri veya su gibi) nesnelerin özelliklerini keşfedecektir. Ortalama bir çocuk ayrıca farklı büyüklüklerdeki kapların daha çok veya daha az alacağını da anlayacaktır.
  • Üç yaşında, bazı çocuklar “büyük” veya “küçük” (yükseklik/alan/hacim), “uzun” veya “kısa” (uzunluk/yükseklik”, “ağır” veya “hafif” (ağırlık) ve “hızlı” veya “yavaş” (hız) gibi özellikleri fark edecek, bunlardan bahsedecek ve bu özellikleri tanımlamak için bir dil geliştirecektir.
  • Üçüncü yaşın ilk yarısında, bazı çocuklar “aynı” ve “farklı” kavramlarını anlar ve nesnelerin nasıl aynı veya farklı olduğunu tanımlar. Ortalama bir çocuk bunu üçüncü yaşın ikinci yarısında da yapabilir. Ayrıca, üçüncü yaşın ilk yarısında bazı çocuklar çeşitli nesneler arasında tek bir özelliğe göre karşılaştırma yapmaya da başlarlar (örneğin; “Onun benimkinden daha büyük bir pasta dilimi var” der). Üçüncü yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar nesneleri en küçükten en büyüğe doğru sıralayabilir (örneğin; iç içe geçen oyuncakları en kısadan en uzuna doğru sıralar) ve nesneler arasındaki ilişkileri tanımlarlar (örneğin; “büyük,” “daha büyük,” “en büyük”).
  • Üç yaşında, çocuklar günlük aktivitelere katılarak zaman anlayışlarını geliştirirler (örneğin; günün temel sıralamasını bilir). Üçüncü yaşın ikinci yarısında, ortalama bir çocuk “sabah,” “öğleden sonra,” “gece,” “daha önce,” “daha sonra” ve “biraz sonra” gibi günlük zaman kavramlarını anlar. Üç yaşındaki ortalama bir çocuk gece/gündüz ve mevsimlerle ilgili temel kavramları da belirleyebilir, fakat bazen “dün,” “bugün” ve yarın” kavramlarını karıştırır. Üçüncü yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar haftanın günlerini ve mevsimleri de sayabilir ama saati söyleyemez. Bu yaştaki bazı çocuklar belli bir saatin belli olaylarla ilişkili olduğunu da fark eder (örneğin; en sevdiği TV programı 4:00’da başlar).

       Örüntüler, Akıl Yürütme ve Cebir

  • Üç yaşında, bazı çocuklar hala günlük zaman serilerini (yemek yeme zamanı, uyku zamanı gibi) iyice anlamaya çalışıyor olacaklardır. Aynı zamanda, bazı çocuklar çevredeki temel kalıpları (geceden sonra gündüz gelir, halı veya giysilerdeki desenler gibi) yeni keşfediyor olacaklarıdır. “Yarın” ve “dün” terimlerini de kullanırlar.
  • Üç yaşında, bazı çocuklar kalıplara veya sıralamalara ilgi duyarlar (örneğin; dizili boncuklarla, manyetik şekillerle, delikli tahtalarla desenler izlemeye çalışır). Çocuklar basit tekrarlanan kalıpların (tekrarlanan temel seriler veya blok inşa etme gibi) “özünü” da belirleyebilir ve bunu yineleyerek kalıbı uzatabilirler (örneğin; “kırmızı/mavi/kırmızı/mavi/kırmızı/mavi serisi için çocuk “kırmızı/mavi” ekleyecektir). Çocuklar bu beceride altı yaşına kadar farklı seviyelerde ilerleme gösterir. Bu ilerleme çocuklar tekrarlayan sesleri ve fiziksel hareketleri taklit ettiklerinde de geçerlidir (el çırpmak, ayaklarını vura vura yürümek, el çırpmak, ayaklarını vura vura yürümek… gibi).
  • Üç yaşında, bazı çocuklar günlük sorunları (sınıftaki mevcut çocuklara bakarak hangi çocukların eksik olduğunu anlama gibi) çözmek için tümdengelimli akıl yürütme (bilmediğimiz hakkında mantıklı bir sonuç çıkarmak için bildiğimizi kullanma) kullanabileceklerdir.
  • Üç yaşında, bazı çocuklar hala tanıdık nesneleri bilinen bir gruba göre (sert-yumuşak, ağır-hafif gibi) nasıl sınıflandıracaklarını, etiketleyeceklerini ve ayıracaklarını öğreniyor olacaklardır.

 İstatistikler ve Olasılık

Üç yaşında, bazı çocuklar bazı soruların, sorunların veya anlaşmazlıkların veri toplamadan cevaplanamayacak “deneysel sorular” olduğunu fark edeceklerdir. Ayrıca, çocuklar bir soruyu ele almak (Ailedeki en yaygın göz rengi hangisidir?) veya kişisel olarak önemli bir karar vermek için (En çok dondurma çeşidi hangi dondurmacıda var?) soruyla ilgili verileri de toplayabileceklerdir.

BEDEN SAĞLIĞI            

 İnisiyatif, Katılım ve Devamlılık

  • Yürürken, tırmanırken, zıplarken, hoplarken, tempolu yürürken ve hızlı koşarken daha yetkin, kontrollü ve dengeli hareket eder. Alçak basamaklardan veya nesnelerden atlayabilir, merdivenlerden ayaklarını değiştirerek ve dengesini korumak için merdiven korkuluğuna tutunarak çıkabilir. Sıra halinde yürüyebilir ve engellerin etrafında hızlı hareket edebilir. Belli bir tempoda koşar, döner ve durur. Ayaklarına bakmadan yürüyebilir, geri geri gidebilir ve hızlı koşabilir.
  • Kol ve bacak hareketleriyle üç tekerlekli bisiklet sürerken veya salıncakta sallanırken dengesini daha iyi koordine edebilir.
  • Zıplarken, aynı anda iki ayağına birden basarak yere inmekte zorlanır.
  • Tek ayak üstünde zor durur; alçak bir denge kalası üstünde yürürken ayaklarına bakar.
  • Yana doğru yuvarlanabilir.
  • Dengede durmaya çalışırken düşmemek için destek kullanır. Destek için vücudunun farklı bölümlerinin kullanımını keşfeder (örneğin; iki dirseği ve bir dizi üzerinde dengede durur).
  • Top atarken, yakalarken, topa ayağıyla vururken ve top zıplatırken hareketlerini gittikçe daha iyi koordine eder.
  • İki eli ve vücuduyla büyük bir topu yakalar.
  • Sabit bir topa en az yaklaşık 2 metre uzağa gidecek şekilde vurur. Duran bir topa vurmak için koşabilir.
  • Genellikle beceriyi (atma, vurma, vb) yapmak için gerekli olmayan ekstra hareketler kullanır. Bu yüzden, bir topa vurma, top atma veya topa ayakla vurma hareketi bir kez daha yapıldığında bir öncekiyle aynı olmaz.
  • Fiziksel aktiviteler çocuğu gerçekten heyecanlandırır.
  • Aktif bir biçimde oyun oynar ve çabuk yorulur. Kısa aktiviteler arasında kısa molalara ihtiyaç duyar.
  • Makas, delgeç, zımba ve çekiç gibi araçları kullanmak için gereken güç, beceri ve kontrolü geliştirir.
  • Legolarla bir şeyler inşa ederek, basit yapbozları birleştirerek, büyük boncukları dizerek, makas kullanarak, şekiller çizerek (yuvarlak gibi), deliklere büyük nesneler koyarak, kör bir bıçakla tereyağ sürerek ve etrafa biraz dökerek sıvı doldurarak el-göz koordinasyonunu geliştirir.
  • Pastel boyaları avucu yerine parmaklarıyla tutabilir.
  • Yardım almadan soyunur ama giyinirken hala yardıma ihtiyacı vardır.
  • Çok el koordinasyonu gerekiyorsa kolay yorulur.
  • Toplar, yılanlar, vb. yaparak kili şekillendirir.
  • Sağ elini veya sol elini kullanma tercihini belli etmeye başlar.
  • Üç yaşını doldurana kadar, bazı çocuklar bilgisayar klavyesi ve mouse kullanmaya başlar ancak gelişen el-göz becerileri nedeniyle bunları sınırlı bir kontrolle kullanırlar.

 

Sağlık Durumu ve Uygulamaları

  • Yardım almadan soyunur, fakat giyinirken düğmelerinin iliklenmesi gibi konularda yardıma ihtiyacı vardır. Ellerini yıkayabilir, dişlerini fırçalayabilir ve gittikçe daha bağımsız olarak tuvaleti kullanabilir.
  • Hatırlatılırsa burnunu kendi temizler.
  • Dinlenme ve fiziksel aktivite ihtiyacını anlamaya başlar.
  • Yeni yiyecekleri kendi kendine dener.
  • Kendini sakinleştirme yeteneği geliştirir.
  • Oyunlara, açık alan oyunlarına ve fiziksel sağlığı geliştiren diğer aktivitelere aktif olarak katılır.
  • Zararlı nesnelere, maddelere ve aktivitelere karşı nasıl yaklaşacağını bilerek yangın güvenliği, trafik ve yaya güvenliği gibi temel sağlık ve güvenlik kurallarını uygulama farkındalığı ve yeteneği geliştirir.
  • Başkalarını tehlikeli davranışlar konusunda uyarır (“Kum atma!”)

FEN BİLGİSİ      

 Sorgulama Becerileri

  • Başlıca öğrenme yöntemi olarak keşfetmeyi kullanır. Problemlere çözüm ararken genellikle başarılı bir çözüm bulana kadar farklı fikirleri deneyerek “deneme-yanılma” yöntemini kullanır (örneğin; blokları üst üste koyup, farklı düzenlemelerle sabit durmasını ve yüksek olmasını sağlamaya çalışır).
  • Bilgilerin çoğunu gözlemle, sesle ve dokunarak toplar. Nesneleri bir özelliğe (sert-yumuşak, büyük-küçük gibi) veya bir fonksiyona (ulaşım gibi) göre sınıflandırır ve ayırır. Nesneler ve materyaller arasındaki ortak özellikleri ve farklılıkları fark eder. Büyüklüğe göre sıralama yapar. Bilgi toplamak için basit araçlar (ayrıntıları görmek için büyüteç gibi) kullanmaya başlar.
  • Bir veri toplama şekli olarak basit çizimler yapmaya başlar (örneğin; salyangoz çizmeye dış şekilden başlar, sonra zamanla baş veya kabuktaki halkalar gibi belli özellikler eklemeye başlar).
  • Gözlemlerini ve deneyimlerini tanımlamak, karşılaştırmak ve bunlardan bahsetmek için geçmişteki deneyimlerini kullanır.
  • Betimleyici kelimeleri (örneğin; çocuk karı “ıslak,” “soğuk” ve “beyaz” diye tanımlar) daha çok kullanarak deneyimlerini ve gözlemlerini paylaşır.
  • Küçük gruplarla bilimsel olguları inceleyebilir (örneğin; bir grup bir yaprak yığını üstündeki canlıları inceler).

 Fen Bilimleri Bilgisi                                                           

  • Nesneleri yapıldıkları materyallere ve fiziksel özelliklerine göre tanımlamaya başlar (örneğin; mavi plastik bir bardak isteyebilir). Neden-sonuç ilişkilerini anlamaya başlar (örneğin; su eklemek çamurun sertliğini nasıl değiştirir).
  • Sesin (perde, volüm, vb) ve ışığın (parlaklık gibi) özelliklerini fark eder. Sesler çıkarmayı deneyebilir ve farklı ışık kaynaklarını fark eder. Işığın gölge yaptığını fark etmeye başlar.
  • Suyun nasıl aktığını ve bir kabı nasıl doldurduğunu farkına vararak suyla oynamaya devam eder. Yeni çeşitler oluşturmak için farklı sıvıları karıştırarak özel karışımlar yapmayı sever.
  • Cansız nesnelerin kendi başına hareket etmediklerini ve itilmeleri, çekilmeleri, atılmaları, fırlatılmaları gerektiğini, yoksa hareket etmeyeceklerini anlar.

 Yaşam Bilimleri Bilgisi                                                                   

  • Çeşitli bitkilerin ve hayvanların temel özelliklerini (renk, büyüklük, şekil gibi) belirler. İnsan vücudunun dış özelliklerini ve her birinin ne işe yaradığını düşünür (ağız yemek yemek için, kulaklar duymak için gibi).
  • Canlıların ihtiyaçları olduğunun farkına varır. Kendi ihtiyaçlarını başka hayvanlara yükleyebilir (örneğin; kurbağa anneyi istiyor, yatak istiyor veya tuvalete gitmek istiyor diyebilir).
  • “Canlıları” ve “cansızları” kategorilere ayırmak için bir veya iki kriter (hareket gibi) kullanır ve buna göre arabanın “canlı,” ağacın “cansız” olduğunu söyleyebilir.
  • Benzer ortamlarda benzer canlıların bulunabileceğini anlamaya başlar (örneğin; daha önceki gözlemleri veya deneyimleri nedeniyle bir su birikintisinde kurbağa, balık veya yusufçuk böceği görmeyi bekler).
  • Canlıları karşılaştırır (hangi canlı daha uzun, daha şişman, vb). İnsanlar ve diğer canlılar arasında bazı karşılaştırmalar yapar (örneğin; insanların fillerinki gibi hortumu yoktur).
  • Yaşam döngüsünün bölümleriyle ilgili gözlemsel deneyimi vardır. Daha küçük solucan “bebek” ve daha büyük olan “baba” solucan gibi genellemeler yapar.

Yeryüzü ve Uzay Bilgisi

  • Yakın çevresini ve yakın çevresindeki materyalleri dener (taş, toprak, kum vs.). Çevrenin doğal özellikleri ile ilgili kelime bilgisi oluşturmaya başlar (nehir, dağ, vs.).
  • Hava durumunu fark eder ve kişisel aktivitelerle ilişkilendirir (örneğin; “Yağmur yağıyor, bu yüzden dışarı çıkıp oyun oynayamam” diye düşünebilir.). Hava durumuyla ilgili kelimeleri kullanır (“yağmurlu,” “karlı,” “güneşli”). Hava durumunun değiştiğini bilir. Zamanla ilgili düşünce ve dil farkındalığı geliştirmektedir.
  • Gökyüzünün başlıca özellikleri ile ilgili kelimeleri bilir (örneğin; güneş, ay, yıldız, bulutlar). Güneşin veya ayın pozisyonundaki değişiklikleri veya ayın evrelerindeki değişiklikleri fark edebilir. Gece ve gündüz ile ilgili temel kavramları belirler.

 SOSYAL VE DUYGUSAL GELİŞİM 

Sosyal ve duygusal gelişimin önemi çocuğun yaşamının her alanında görülmektedir. Bir çocuk kişisel duygularını yönetebilirse, başkalarının duygularını ve ihtiyaçlarını anlayabilirse ve başkalarıyla olumlu bir etkileşim kurabilirse ilerideki gelişimi için sağlam bir temel atmış olacaktır. Sosyal ve duygusal gelişimdeki farklılıklar çocuğun yaradılışından, kültürel etkilerden, engellerden, yetişkinlerden örnek aldığı davranışlardan, yetişkinlerle olan ilişkilerinde hissettiği güven duygusundan ve sağlanan sosyal etkileşim olanaklarından kaynaklanmaktadır.

Duygusal Gelişim

  • Bazı yetişkinleri özellikle tercih ederler. Keşfederken ve oyun oynarken kendilerini tanıdık yetişkinlerin yanında güvende hissederler (örneğin; normalde akşamüstü annesini nadiren aramasına rağmen, arkadaşının evine davet edildiğinde annesinin de yanında olmasını ister).
  • Kendi duygularını ve başkalarının duygularını yüz ifadelerine veya ses tonuna göre tanımlar (örneğin; bir kitaptaki resme bakıp “Korkmuş” der.). En azından temel bir seviyede duyguların nedenleri olduğunu anlar (örneğin; “Can üzgün çünkü battaniyesini bulamıyor” der).
  • Zor durumlarda veya çatışma durumlarında kendine, başkalarına veya eşyalara zarar vermeden duygularını, ihtiyaçlarını ve düşüncelerini ifade etmekte ilerleme gösterir Stres altında kontrolünü kaybedebilir.

 Sosyal Gelişim

  • Başka çocuklarla ilgilenir ve onların yaptıklarının aynısını yapar (örneğin; arkadaşı kanepeden atlar; o da aynısını gülerek yapar).
  • Arkadaşlık kavramını anlamasa veya arkadaşlık ilişkileri uzun sürmese bile gerçek arkadaşlar edinmeye başlar (örneğin; “En iyi arkadaşlarım Emre, Banu, Leyla…….” der ve sınıftaki diğer bütün arkadaşlarını sayar).
  • Yardıma ihtiyacı olan, üzgün, incinmiş veya sinirli arkadaşlarına basit bir şekilde yardım eder (örneğin; sarılır, onu rahatlatacak bir obje verir, sırtını sıvazlar, cesaretlendirici bir şey söyler).
  • Çatışma çözerken uzlaşma önerisi bir yetişkinden gelirse bu öneriyi kabul eder (örneğin; anne şöyle der: “İlayda, Lara inince salıncağa binebilirsin.”). Çatışma çözme konusunda yetişkinlerden yardım ister (örneğin; babasına gidip “Volkan kamyonumu aldı!” der). Çatışmalarla agresif bir şekilde başa çıkmanın alternatiflerini öğrenmeye devam eder (örneğin; istediği bir oyuncak bebeği almak için başka bir bebeği takas eder ve “Sen BU bebeği al, tamam mı?” der).

 

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s