İşbirlikçi Öğrenme Nedir?

 

Sosyal ve akademik program birbirine bağlı ve entegredir. İşbirlikçi Sınıflardaki öğretmenler sosyal gelişmeyi sınıf içindeki çalışmaların yapısıyla entegre ederler. Araştırmalar bize sosyal ve duygusal yeterliklerin öğrencileri sadece öğrenme deneyimlerine verimli katkıda bulunmaya hazırlamakla kalmayıp aynı zamanda öğrencilerin öğrenme kapasitesini de arttırdığını göstermektedir (Durlak et al., 2011).

Yoder (2014) öğretmenlerin, öğrencilerin duygularının sınıf etkileşimlerini nasıl etkilediğini anlamalarına yardımcı olmaları gerektiğini ileri sürmektedir. Öğrenciler anlamlı öğrenmeyi destekleyen (Jones and Bouffard, 2012) şekillerde etkileşim kurmak için sosyal ve duygusal yeterlikleri öğrenmek zorundadır. Öğrenciler bu becerileri geliştirdikleri zaman, ihtiyaç duyduklarında yardım isteme, kendi duygularını yönetme ve zor durumlarda problem çözme konularında daha yetkin olurlar (Romasz, Kantor, and Elias, 2004).

Öğrenciler kendi düşüncelerinin ve akranlarının düşüncelerinin kapsamını genişletebilmelidir. Gerçek bir tartışmayı sürdürmek için gereken becerilere sahip olmanın yanı sıra, öğrencilerin başkalarının düşüncelerine dayanarak kendi düşüncelerini geliştirmek için yeterli içerik bilgisine de sahip olmaları gerekmektedir.

İlgiye dayalı ilişkiler geliştirmek ve kapsayıcı ve güvenli ortamlar oluşturmak öğrenci ve yetişkin öğrenme toplulukları için esas uygulamalardır. İşbirlikçi bir sınıf ilgiye dayalı ilişkilerin öğrenmeyi, risk almayı ve çocuğun özgün olarak gelişimini desteklediği güvenli bir yerdir.

Araştırmalar ve deneyimler aktif olarak ilgili ve kapsayıcı bir topluluk geliştirmenin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir (Ainsworth, 1964, 1967; Bowlby, 1969; Deci and Ryan, 1991). Kuvvetli sosyal bağlar çocukların kendilerini değerli ve öğrenmeye hazır hissetmelerine yardımcı olmaktadır. Ayrıca, öğrenciler okullarına karşı bir “bağlılık duygusu” hissettikleri zaman akademik performanslarının daha iyi olduğunu, başarma motivasyonlarının daha fazla olduğunu ve başkalarına karşı yardımsever davranışlar sergilediklerini biliyoruz.

Birlikte Çalışarak Öğrenme Sınıfları öğretimin öğrencilerin düşüncelerine dayalı olduğu aktif, katılımcı sınıflardır.  Birlikte Çalışarak Öğrenme Sınıflarının öğretmenleri, öğrenci gelişimini desteklemek için delile dayalı uygulamalar kullanan yetenekli kolaylaştırıcılardır. Bu sınıflardaki derslerde öğrencilere beraber çalışmak, fikirler üretmek, düşüncelerini gözden geçirmek ve anlam oluşturmak için zengin fırsatlar sunulmaktadır. Birlikte Çalışarak Öğrenme Sınıflarındaki dersler genellikle öğrencilerin bilgiyi yapılandırmasıyla başlar. Bir ders öğrencilerin ortak bir problem üzerinde çalışmasıyla, bir metni analiz etmesiyle veya bir fikrin taslağını çıkarmasıyla başlayabilir. Sonra, öğrenciler biraz çalışıp çaba gösterdikten sonra, öğretmen stratejilere örnek gösterebilir veya alternatif düşünme şekillerini paylaşabilir. Bu, öğrencilerin problem üzerine çalışma ve bilgi oluşturma şansı olmadan derslerin öğretmenin öğrencilerden önce örnekleme yaptığı ve düşündüğü genel sınıf örnekleminin tam tersidir.

Birlikte Çalışarak Öğrenme Sınıflarındaki öğretmenler, bu zor öğrenmenin gerçekleşebilmesi için öğrencilerin çalışmalara dâhil olması ve öğrenme motivasyonuna sahip olması gerektiğini de kabul etmektedir.  Öğrencilerin içsel motivasyonuna önem vermek ve buna dayanarak hareket etmek katılıma ve başarıya yol açar. Öğrencilerin iç motivasyonunun etkisi küçümsenmemelidir ve bu temel olgu her dersin ve öğrenme deneyiminin merkezinde yer almalıdır. Öğrenciler öğrenmeye ve gelişmeye karşı doğal bir istek duymaktadır ve bu istek onların meraklarına ve ilgi alanlarına hitap ederek beslenebilir.

Öğrenciler bir aktiviteye veya konuya kişisel olarak bağlandıkları zaman, katılımları öğrenmeye yönelik olacak, bu da daha yüksek performansla sonuçlanacaktır (Renninger, Hidi, and Krapp, 1992). Öğrencilerin sınıfa getirdikleri hedeflerin sınıf içindeki motivasyonları ve etkileri üzerinde kuvvetli bir etkisi vardır (Thrash and Elliott, 2001).

Gelişmiş bir anlayışla öğrenme hedeflerine odaklanan öğrenciler becerilerinin, yeteneklerinin ve zekâlarının çok çalışmayla ve çabayla geliştirilebileceğini düşünürler. Bu nedenle, bu öğrencilerin performanslarını geliştirmek için hatalarından faydalanma, emek verip gelişme kaydettiğinde tatmin olma, kendini zorlamaya çalışma ve derinlemesine öğrenmeyi destekleyen stratejiler kullanma olasılıkları daha fazladır (Kaplan, Middleton, Urdan, and Midgley, 2002; Pintrich, 2000).

Öğrenme topluluğundaki yetişkinler de her öğrencinin başarılı olabileceği yönünde gelişmiş bir anlayışa sahiptir. Araştırmalar sınıfta bu gibi süreç odaklı bir yaklaşım benimseyen öğretmenlerin, yüksek benlik algısı ve öz yeterlik gibi olumlu öğrenci tutumlarını daha çok destekleyebildiklerini ileri sürmektedir (Kaplan and Maehr, 2002).

https://www.collaborativeclassroom.org/sites/default/files/media/private_node_uploads/core

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s