Modern Öğrenim ve Öğretim Yaklaşımları

Contemporary Approaches To Learning And Classroom Instruction

Aktif öğrenme ve öğrenci merkezli öğrenme

Aktif öğrenmenin temelinde öğrencilerin zihinsel gelişim potansiyellerini en üst seviyeye çıkarmak için okumaları, yazmaları, tartışmaları ve problem çözme çalışmalarına katılmaları gerektiği düşüncesi yer almaktadır (Bonwell and Eison 1991Meyers and Jones 1993; Svinivki and McKeachie 2011). Bu aktiviteler analiz, sentez ve değerlendirme gibi daha üst düzey bilişsel stratejileri içerdikleri ve akran etkileşimi problem çözerken öğrencilerin mantıklarını anlatmalarını ve farklı bakış açılarını düşünmelerini gerektirdiğinden en çok çiftler veya grup halinde yapıldıklarında etkili oldukları düşünüldüğü için önemlidir (Smith et al. 2009).

Active learning and student-centered learning

At the heart of active learning is the notion that students must read, write, discuss, and engage in problem solving to maximize their potential for intellectual growth (Bonwell and Eison 1991Meyers and Jones 1993; Svinivki and McKeachie 2011). These activities are important because they engage higher-order cognitive strategies such as analysis, synthesis, and evaluation, and are thought to be most effective when done in pairs or groups, insofar as peer interaction requires students to articulate their logic and to consider different points of view when solving problems (Smith et al. 2009).

Aktif öğrenme tekniklerine örnek olarak kısa, 1 dakikalık düşünce yazıları, videoları analiz etme ve karşılık verme, ders konularını tartışma, günlük tutma ve cevapları sınıfta herkesin karşısında açıklama gibi çalışmalar gösterilebilir (Freeman et al. 2007Johnson et al. 2006Moeller 1985;Skott and Ward 2012Slavin et al. 2009Yoder and Hochevar 2005).

Buna karşın, öğrenci merkezli öğrenmenin temelinde ise öğretmenlerin ders programını ve içeriğini öğrencilerin ihtiyaçlarına, yeteneklerine, ilgilerine ve öğrenme stillerine göre şekillendirmeleri gerektiği düşüncesi yatmaktadır (Brandes and Ginnis 1986; Brown Wright 2011Estes 2004Hannafin et al. 1997Kilic 2010). Öğretmenler öğrencileri aktif, birlikte çalışarak keşfetme sürecine sokarlar ve böylece öğrencilerin öğrenme sorumluluğu artar ve öğrencilere öğrenme deneyimlerini şekillendirme yeteneği kazandırılır (Brown 2008).

Examples of active learning techniques include writing short, 1-min reflection papers, analyzing and reacting to videos, debating course topics, keeping a daily journal, and publically declaring answers in class (Freeman et al. 2007Johnson et al. 2006Moeller 1985;Skott and Ward 2012Slavin et al. 2009Yoder and Hochevar 2005).

Central to student-centered learning, in contrast, is the principle that instructors should shape course curricula and content based on students’ needs, abilities, interests, and learning styles (Brandes and Ginnis 1986; Brown Wright 2011Estes 2004Hannafin et al. 1997Kilic 2010). Instructors engage students in active, collaborative discovery, which increases students’ responsibility for learning and gives students the ability to shape their learning experience (Brown 2008).

İşbirliğine dayalı öğrenme, deneyimsel öğrenme ve probleme dayalı öğrenme

Collaborative learning, experiential learning, and problem-based learning

 

İşbirliğine dayalı öğrenme, öğrenmenin en iyi gruplarda gerçekleştiği şeklindeki kapsayıcı ilkeyi içermesi bakımından bu yaklaşımların en genel olanıdır (Johnson and Johnson 1974Slavin 19771995). Başkalarıyla birlikte çalışmak tek başına çalışmaktan daha dinamik ve motive edicidir (Svinivki and McKeachie 2011). Öğrencileri kavramlar hakkındaki bilgilerini ve anlayışlarını yeniden yapılandırmaya teşvik etmek (O’Donnell 2006), öğrencilerin anlayışlarındaki eksikleri fark etmelerine yardım etmek (Cooper 1999), etkili problem çözme stratejilerinin sosyal modellemesini desteklemek (Smith et al. 2009) ve öğrencilere fikirleri kavramsal anlayışı geliştiren şekillerde sentezlemeyi, aktarmayı ve tartışmayı öğretmek (Barkley et al. 2005) gibi çeşitli faydaları da vardır.

Collaborative learning is the most general of these approaches in that it involves the overarching principle that learning occurs best when done in groups (Johnson and Johnson 1974Slavin 19771995). Working with others is more dynamic and motivating than working alone (Svinivki and McKeachie 2011). It also has several benefits including the fact that it encourages students to restructure their own knowledge and understanding of concepts (O’Donnell 2006), helps students recognize gaps in their understanding (Cooper 1999), promotes social modeling of effective problem-solving strategies (Smith et al. 2009), and teaches students to synthesize, communicate, and discuss ideas in ways that advance conceptual understanding (Barkley et al. 2005).

İşbirliğine dayalı öğrenme aktivitelerine örnek olarak grup yuvarlak masa çalışmaları (öğrencilerin bir konu hakkında beyin fırtınası yapması ve farklı cevapları tartışması gibi), ikili notlar (öğrencilerin aynı makaleyi okuyup yakın ve farklı tepkileri incelemeleri gibi) ve bir problem gönder (öğrenciler bir grup içinde bir problemi çözmeye çalışırlar ve çözemezlerse, problemi başka bir gruba gönderirler) gösterilebilir (Kuh et al. 2010McManus 2005Osborne 2010Webb 2009).

Examples of collaborative learning activities include group roundtables (e.g., students brainstorm and discuss different answers to a common question), paired annotations (e.g., students read the same article, and examine convergent and divergent reactions), and send-aproblem (e.g., students attempt to solve problems within a group and, if unsuccessful, send the problem to another group; Kuh et al. 2010McManus 2005Osborne 2010Webb 2009).

İkinci yöntem olan deneyimsel öğrenme öğrencileri ders içeriğini deneyimlemelerini sağlayan aktivitelere dâhil etmeyi içermektedir (Svinivki and McKeachie 2011). Deneyimsel aktiviteler sınıfta yapılabilir, ancak kavramların öğrencinin hayatıyla daha iyi entegre edilebileceği sınıf dışı ortamlarda yapılabilecek projelere ağırlık verilmektedir (Svinivki and McKeachie 2011).

Örneğin; öğrenciler dersle ilgili olguları veya davranışları gözlemlemekte, röportajlar veya deneyler yapmakta, oyunlar veya simülasyonlar oynamakta veya yansıtıcı günlük tutmaktadırlar  (Beard and Wilson 2006Cantor 1995Kayes et al. 2005;Kolb and Kolb 20052009Moon 2004).

The second method, experiential learning, involves engaging students in activities that enable them to experience course content (Svinivki and McKeachie 2011). Although experiential activities can take place in the classroom, there is an expressed emphasis on assigning projects that occur outside the classroom, where concepts can be better integrated into students’ lives (Svinivki and McKeachie 2011).

Examples include having students observe course-relevant phenomena or behavior, conduct interviews or experiments, play games or simulations, or keep a reflective journal (Beard and Wilson 2006Cantor 1995Kayes et al. 2005;Kolb and Kolb 20052009Moon 2004).

Son olarak, probleme dayalı öğrenme öğrencilere karmaşık, çok yönlü problemleri küçük gruplar halinde veya kendi başlarına belirleme ve bunları ele alma fırsatları vermektedir. Hem müfredatı hem de bir süreci ifade eden bu yaklaşımda, öğretmenler örnek olarak ve öğrenim desteği vererek ve öğrencilerin öğrenme sorumluluğunu en üst seviyeye çıkararak öğrenime rehberlik eden birer “kolaylaştırıcı” gibidir (Amador et al. 2006Boud and Feletti 1997Duch et al. 2001Hmelo-Silver 2004Loyens et al. 2008Norman and Schmidt 2000Svinicki 2007). Probleme dayalı öğrenme farklı eğitim seviyelerinde ve disiplinlerde kullanılmaktadır ve bu yaklaşım için yüzlerce aktivite geliştirilmiştir (Barrows 1996).

Finally, problem-based learning focuses on providing students with opportunities to identify and tackle complex, multifaceted problems in both small groups and on their own. In this approach, which refers to both a curriculum and a process, teachers serve as “tutors” or “facilitators” who guide learning by modeling and scaffolding, and by maximizing students’ responsibility for learning (Amador et al. 2006Boud and Feletti 1997Duch et al. 2001Hmelo-Silver 2004Loyens et al. 2008Norman and Schmidt 2000Svinicki 2007). Problem-based learning is utilized across many different educational levels and disciplines, and literally hundreds of activities have been developed for this approach (Barrows 1996).

Farklılıklar ve Benzerlikler

Bu kısa özette de görüldüğü gibi, aktif öğrenme, öğrenci merkezli öğrenme, İşbirliğine dayalı öğrenme, deneyimsel öğrenme ve probleme dayalı öğrenme belli açılardan farklıdır. Birincisi, oldukça farklı literatürleri vardır (ilköğretim ve orta öğretime karşı yetişkin eğitimi) ve kısmen bu sebepten dolayı öğretim ve öğrenim sürecinin farklı yanlarına odaklanmaktadırlar (öğrencileri aktif veya deneysel çalışmalara dâhil etmeye karşı grup tabanlı problem çözme gibi). Bu yaklaşımlar kavramsal kapsamları bakımından da farklılık göstermektedir. Örneğin, aktif öğrenme ve öğrenci merkezli öğrenme en iyi değerler veya öğrenme ilkeleri olarak tanımlanırken işbirliğine dayalı öğrenme, deneyimsel öğrenme ve probleme dayalı öğrenme daha çok belli öğretim formatları veya programları olan öğretim yöntemleri gibidir.

Differences and Similarities

As evidenced by this brief summary, active learning, student-centered learning, collaborative learning, experiential learning, and problem-based learning are different in certain ways. For one, they constitute largely separate literatures (e.g., elementary and secondary school vs. adult education) and, partly for this reason, focus on different aspects of the teaching and learning process (e.g., engaging students in active or experiential activities vs. group-based problem solving). These approaches also differ with respect to their conceptual scope. For example, whereas active learning and student-centered learning are most appropriately described as values or principles of learning, collaborative learning, experiential learning, and problem-based learning are more like methods of teaching that have specified instructional formats or curricula.

Bu beş bakış açısı bazı farklılıklar gösterse de, aslında farklıdan ziyade benzerdirler. En temel kavramsal seviyede bu yaklaşımların benzer kuramsal kökenlere sahip oldukları görülmektedir. Örneğin; aktif ve öğrenci merkezli öğrenmenin temeli, öğrencilerin yeni bilginin bir kavram veya fikirle ilgili mevcut anlayışlarıyla nasıl çeliştiğini fark etmelerini sağlayan deneyimler yaşadıklarında bilgi ve anlam oluşturdukları şeklindeki oluşturmacı düşüncedir (Piaget 1926; Vygotsky 1978).

Although these five major perspectives differ in some ways, they are actually more similar than different. At the deepest conceptual level is the fact that these approaches share similar theoretical roots. At the heart of all types of active and student-centered learning, for example, is the constructivist notion that students generate knowledge and meaning best when they have experiences that lead them to realize how new information conflicts with their prevailing understanding of a concept or idea (Piaget 1926; Vygotsky 1978).

Yeni anlayışı sağlayan bilişsel uyuşmazlık türünü yaratmak için öğrencilerin kavramları tanımlayan öğretmeni dinlemekten fazlasını yapmaları gerekmektedir. Bunun yerine, anladıkları üzerine düşünmelerini ve düşüncelerini incelemelerini veya açıklamalarını gerektiren aktivitelere veya çalışmalara katılmaları gerekmektedir (Jensen and Lawson 2011Lord 1997Stockdale and Williams 2004).

To produce the type of cognitive dissonance that promotes new understanding, though, students must do more than just listen to an instructor describe concepts. Rather, they must engage in activities or exercises that require them to reflect on their understanding and examine or explain their thinking (Jensen and Lawson 2011Lord 1997Stockdale and Williams 2004).

Sosyal etkileşimlerin önemi de bu beş modern öğrenim ve öğretim yaklaşımının her birince benimsenmiştir. Sosyal etkileşime verilen önem sosyal oluşturmacılıktan veya bir kişinin dünyaya dair düşüncelerinin ve anlayışlarının önemli derecede kendi tarihi, sosyal ve kültürel bağlamı tarafından şekillendirildiği düşüncesinden kaynaklanmaktadır (Vygotsky 19781986; see also Bruner and Haste 2010).

The importance of social interactions is also embedded in each of these five major contemporary approaches to learning and classroom instruction. This emphasis derives from social constructivism, or the notion that a person’s beliefs and understanding of the world are shaped to a significant extent by his or her historical, social, and culture context (Vygotsky 19781986; see also Bruner and Haste 2010).

Bu beş yaklaşımın modern öğretim stratejilerini aktif öğrenme ve öğrenci merkezli öğrenmenin en üstte yer aldığı ve işbirliğine dayalı öğrenme, deneyimsel öğrenme ve probleme dayalı öğrenmenin de bunların arasına yerleştirildiği hiyerarşik bir biçimde olduğu iddia edilebilir. Aktif öğrenme ve öğrenci merkezli öğrenmenin en açıkça probleme dayalı öğrenmede açıklanmasına rağmen, bu ilkeler işbirliğine dayalı öğrenme ve deneyimsel öğrenme için de önemlidir.

Some may argue that these five approaches form a hierarchy of modern teaching strategies, with active learning and student-centered learning at the top and, nested within these principles, collaborative learning, experiential learning, and problem-based learning. Although active learning and student-centered learning are most clearly expressed in problem-based learning, these principles are important for collaborative learning and experiential learning as well.

Bu yaklaşımların her biri öğrencilerin öğrenme deneyimini yönlendirmeye katılımını ve bu bağlamdaki sorumluluğunu arttırmayı amaçlamaktadır. Bu yaklaşımlar öğrencilerin akademik yeterliliklerini, kendini düzenleme kabiliyetlerini arttırarak, öğrencilere öz yönlendirmeli öğrenme becerileri kazandırarak, öğrencilerin öğrenmeyle ilgili tutumlarını ve değerlerini geliştirerek veya öğrencilerin bilgiyi yaşamları için anlamlı olacak şekilde edinme, sentezleme, analiz etme ve kullanma yetenekleri hakkındaki inançlarını destekleyerek öğrencilerin öğrenme eğilimlerini değiştirmeye odaklanmaktadır. Bu yaklaşımlar bu hedefleri açık bir şekilde ne ölçüde tartıştıkları bakımından farklılık göstermektedir, ancak bu hedefler yaklaşımların her birince benimsenmiştir.

Each of these approaches aims to increase students’ involvement in, and their responsibility for, shaping and guiding the learning experience. Each of these approaches focuses on transforming students’ disposition toward learning by, for example, increasing students’ academic self-efficacy, improving students’ self-regulatory capabilities, instilling in students self-directed learning skills, enhancing students’ learning-related attitudes and values, or promoting students’ beliefs about their capability to acquire, synthesize, analyze, and use knowledge in a way that is meaningful for their lives. Although these approaches differ in the extent to which they discuss these goals in an explicit manner, these goals are nonetheless embedded in all five of these approaches.

http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3498956/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s