21. YÜZYILDA EL İLE YAZMA

Araştırmalar el ile yazmanın neden 21. yüzyıl dersliklerinde kullanılması gerektiğini göstermektedir.

 Eğitim Zirvesi, Washington, D.C., 23 Ocak 2012

Teknolojiyi her şeyin üstünde tutan bir toplumda, el yazısı öğretiminde başarısız olunmaya başlandı. Araştırmalara göre el yazısı yazmak okumayı, yazmayı, dili ve eleştirel düşünmeyi etkilemektedir. Bununla birlikte, istatistikler tüm öğrencilere bu temel becerinin yeterince öğretilmediğini göstermektedir. Öğrenciler dijital cihazlarla iletişime daha çok güvendikçe, bazı eğitimciler el yazısı öğretiminden çok bilgisayar klavyesinde yazı yazmayı öğretmeye odaklanmıştır. 21. yüzyıl dersliklerinde, klavyede yazı yazmak şüphesiz gereklidir ancak el yazısı yazmak yerine bu beceriyi öğretmek öğrenciler için dezavantajlı olabilir.

El yazısı yazmak öğrenilmezse ve pratik yapılmazsa (özellikle de küçük sınıflarda), öğrenciler bu becerinin aşağıdaki faydalarından mahrum kalırlar:

  • beyin faaliyetini arttırır
  • tüm akademik derslerdeki performansı etkiler
  • üst düzey becerilerin temelini oluşturur

El Yazısı Yazma: Serbest Bir Yaklaşım  

ABD’deki çoğu eyalet öğrencileri 21. yüzyılda üniversitede ve iş hayatında başarılı olmaya hazırlamaya yönelik bir çerçeve olan Ortak Eyalet Standartlarını (Common Core State Standards [CCSS]) kabul etmiştir. Araştırmalar el yazısı yazmanın bir öğrencinin akademik ve mesleki başarı potansiyelini arttırdığını gösterse de, bu beceriden CCSS’de çok fazla bahsedilmemektedir – bitişik el yazısına hiç değinilmemiştir. Ayrıca, dik temel yazı öğretimi sadece 1. sınıfa kadar gerekmektedir (ama akıcı ve otomatik bir şekilde el yazısı yazmanın birinci sınıftan çok daha sonra geliştiği görülmüştür).

CCSS’e göre, el yazısı öğretimi öğrenciler 1. sınıfı geçtikten sonra artık zorunlu değildir.  Birinci sınıftan sonra eyaletler dik temel yazı, bitişik el yazısı veya bu ikisinin bir birleşimini öğretmeyi seçebilirler. El yazısı öğretimini tamamen de kaldırabilirler. Bu serbest yaklaşım neticesinde el yazısı öğretiminde bir tutarsızlık olmuş ve öğrencilerin akademik başarı için temel nitelikte olan bu beceriye erişimlerinde eşitsizlik olmuştur.

El yazısı öğretiminin önemi hakkındaki şüphe, hesap makineleri ve bilgisayarlar çıktığında matematik öğretimi için duyulan şüpheye benzemektedir. İnsanlar öğrencilerin matematik hesapları yapmayı öğrenmelerine gerek olup olmadığını merak etmiştir. Her iki durumda da verilecek cevap kesinlikle “evet.”

Araştırmalar el yazısı öğretiminin öğrenmeye olan etkisi hakkında tam olarak ne söylüyor? Müfredatta el yazısı öğretimine yer vermenin –veya vermemenin- etkileri nelerdir?  

Bir Eğitim Zirvesinde eğitimciler ve el yazısı yazma konusunu ele alan araştırmacılar bu önemli soruları incelemek ve tartışmak için bir araya gelmişlerdir. El yazısı yazma zirvesinde sunulan araştırmalar bu becerinin öğrencilerin bilişsel gelişimini ve genel akademik başarısını nasıl desteklediğini göstermiştir. Bununla birlikte, el yazısı yazmanın faydasını gösteren çalışmalara rağmen, el yazısı yazma öğretimi yeterince tutarlı değildir.

CCSs’ye göre, “yazılı dil gelişiminden önce sözlü dil gelişir ve yazılı dil gelişiminin temelini oluşturur.” Yazılı dil alıcı (okuma) ve ifade edici (yazı yazma) dil becerilerinden oluşur. Kelimeleri anlama yeteneği (ve okumadaki deşifre etme ve kavrama yeteneği) standartlarda da ifade edildiği gibi bir öğrencinin bunları üretme yeteneğinin (yazı yazmada imla ve kompozisyon da vardır) öncülleridir. El yazısı yazma ile ilgili araştırmalar bu kritik becerinin alıcı ve ifade edici dil ile ilgili süreçleri etkilediğini göstermektedir. Bununla birlikte, el yazısı yazma 1.sınıftan sonra öğretilmediğinde öğrenciler okuma ve yazma becerilerini desteklediği görülen bu beceride akıcılık ve otomatiklik kazanma fırsatından yoksun kalmaktadırlar. Çalışmalar el yazısı yazmayla CCSS’de dikkat çekilen kompozisyon yetenekleri arasında pozitif korelasyon olduğunu göstermektedir. El yazısı öğretilirse, öğrencilerin yazı yazma kalitesi, miktarı ve hızının da arttığı görülmüştür. Ayrıca, el yazısı yazma otomatik hale geldiğinde, öğrenciler etkili kompozisyon için gereken planlama ve düşünce organizasyonuna daha iyi odaklanmaktadırlar.

El yazısı yazma bir öğrencinin sözcükleri yazma yeteneğini etkilemekte, böylece düşüncelerini çok sözcüklü cümleler kurarak yazılı dile dönüştürme yeteneklerini geliştirmektedir.

Vanderbil Üniversitesi edebiyat profesörleri Dr. Steve Graham, Currey Ingram ve Arcadia Üniversitesinde özel eğitim alanında doçent olan Dr. Tanya Santangelo öğrencilerin el yazısı yazma yeterlikleriyle ilgili bir araştırma çalışmaları üst analizi yapmışlardır.

El yazısı öğretiminin el yazısının öğretilmemesi durumuyla karşılaştırıldığında daha çok kazanım sağlayıp sağlamadığını analiz ettikten sonra, bu beceriyi öğretmenin öğrencilerin yazma becerilerinde akıcılık artışı ve miktar artışıyla sonuçlandığı sonucuna varmışlardır.

Washington Üniversitesi eğitim psikolojisi profesörlerinden Dr. Virginia Berninger 2, 4 ve 6. sınıflardaki öğrencileri inceledikten sonra el yazısı kullananların klavyede yazanlardan daha çok kelime yazdığını, kelimeleri daha hızlı yazdığını ve daha fazla fikir ifade ettiklerini belirtmiştir.

Çocuklara diğer harflerden önce ve sonra gelen harfleri bulmanın ve yazmanın öğretildiği başka çalışmaların sonuçları kompozisyon uzunluklarının arttığını göstermiştir. Bu gelişme özellikle kompozisyon gerekliliklerinin arttığı 3. sınıftan 4. sınıfa geçiş arasında görülmüştür.

Araştırma bulguları kendiliğinden gelişen el yazısı yazmanın okuma becerisini edinmek için gereken beyin sistemlerini kuran önemli bir bileşen olduğunu ileri sürmektedir.

Indiana Üniversitesi’nde psikoloji ve beyin çalışmaları alanında doçent olan Dr. Karin Harman James’e göre, el yazısı yazma harflerin görsel olarak algılanışını harekete geçirerek ve çocukların harfleri tanıma doğruluğunu ve hızını arttırarak okuma akıcılığına katkıda bulunmaktadır.

Ayrıca, Dr. Berninger 1. sınıf öğrencilerine harf şekillerini zihinlerinde canlandırmanın öğretildiği bir çalışma yapmıştır. Çocuklardan harfleri zihinlerinden yazmaları istendiğinde kelime okumada (el yazısı yazmada ve kompozisyon yazmada da) gelişme göstermişlerdir.

Öğrenciler el yazısı yazma becerilerini yeterince geliştiremedikleri zaman ortaya çıkacak olumsuz etkiler ömür boyu sürebilir. Araştırmalar el yazısı yazmaya sürekli maruz kalmayan öğrencilerin okuma ve yazma için gereken belli süreçlerde zorlanabileceklerini göstermektedir.

Bu süreçler şunlardır:

  • harfleri hatırlamak
  • harfleri kâğıda dökmek
  • kelimeleri yazarken harfleri doğru sıralamak
  • metinden veya dersten anlam çıkarmak
  • sözcüklerin ve ifadelerin bağlamını yorumlamak

El yazısı yazmanın sadece okuryazarlık becerilerini (okuma, yazma ve sözlü dil) desteklemekle kalmayıp, nörolojik süreçleri de etkilediği görülmüştür. Bir araştırma çalışmasında çocuklardan daha önce alıştırmasını yaptıkları bir harfle aynı hamleleri kullanarak yeni bir harf yazmaları istendiğinde el yazısı kötü olanlar el yazısı iyi olanlardan daha çok beyin bölgesini kullanmışlardır. İşlevsel Manyetik Rezonans Görüntülemede (fMRI) el yazısı kötü olanların beyninin yakıt için glikoz yakmak için gereken oksijenden fazlasını tükettiği görülmüştür. Bu yakıt beynin çalışmasını tamamlamak için ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlamaktadır. Bu nedenle, araştırma el yazısı yazmakta zorlanan çocukların yeni harfler yazmayı öğrenirken beyinlerini kullanmakta daha yetersiz kaldıklarını ileri sürmektedir.

El yazısı yazma becerisinin gelişimi çocukların bir yazma nesnesini ilk defa tutabildikleri ve kâğıt üzerinde iz bırakabildikleri bebeklik dönemi kadar erken başlamaktadır. Bir çocuğun korteks-omurilik yolu – parmak uçlarına kadar uzanır ve ince motor becerilerini etkiler – 10 yaşına kadar tamamen gelişmiş değildir. Bu da ince motor süreçlerini güçlendiren temel bir beceri olan el yazısı yazmanın bir çocuğun hayatının ilk yıllarında öğretilmeye devam etmesi gerektiğinin bir diğer göstergesidir.

Harf Yazma ve Beyin Aktivasyonu arasındaki ilişkinin çocuklarda deney öncesi (sol taraf) ve deney sonrası (sağ taraf) beyin taramalarına göre karşılaştırması

Dr. James harf yazmanın çocukların beyin aktivasyonunu nasıl etkilediğini incelemiştir.

SONUÇLAR

  • Harf yazdıktan sonra (sadece harfleri ve nesneleri gözlemlemek yerine harflerle bağlam oluşturmak üzere etkileşim kurarak) çocuklarda beyin aktivasyonunun önemli ölçüde arttığı ve yetişkinlerinkiyle benzerlik gösterdiği görülmüştür.
  • Okul öncesi çocukları bir harfe bakıp belirlediklerinde yetişkinlerle aynı beyin aktivasyonunu sergilememişlerdir.
  • Yazı yazma, klavyede yazma, çizgileri takip etme ve görsel kontrol karşılaştırıldığında, beynin görsel bölgelerinde yazı yazma deneyiminden sonra diğer deneyimlere göre çok daha fazla aktivasyon sergilenmiştir.

ETKİLER  

  • Beyin görüntüleme öğrenme değişikliklerini hassas bir şekilde ortaya koymaktadır.
  • Eğitim uygulamalarımızda bir çocuğun beyninin nasıl çalıştığına dair bilgilerden faydalanmalıyız.
  • Elle yazma eylemi beyin aktivasyonu örüntüleri üzerinde önemli bir fark yaratmaktadır.

Elle yazma ve beyin işlevleri arasında bir bağlantı olduğunu gösteren artan sayıdaki araştırmanın yanı sıra, uzmanlar el yazısı yazmanın bir öğrencinin bilişsel yükünü hafiflettiğini ileri sürmektedir. Tutarlı el yazısı yazma alıştırmalarıyla, süreçler daha kolay ve daha otomatik hale gelecek ve öğrencilerin eleştirel düşünme ve düşünce düzenlemeye daha fazla miktarda nörolojik kaynak ayırmalarını sağlayacaktır. Ancak, öğrenciler el yazısı öğrenmedikleri ve pratik yapmadıkları zaman, el yazısı yazmada akıcılık ve otomatiklik kazanma gayretleri daha üst düzey becerileri karşılama kapasitelerini azaltmaktadır.

El Yazısı Yazma: Standart Bir Yaklaşım  

Burada sunulan deliller bir araya geldiğinde el yazısı yazmanın faydası ve bu kritik becerinin 21. yüzyılda da öğretilmesi gerektiği konusunda şüpheye pek mahal bırakmamaktadır. Teknoloji çağında klavyede yazı yazmak gerçekten önemli olsa da, bu beceriye duyulan ihtiyaç eğitimcilerin el yazısı yazma öğretimini en aza indirmek veya hiç öğretmemek kararını etkilememelidir. El yazısı yazmak gerektiği gibi öğretildiğinde öğrencilerin diğer dersler için gereken beceri hiyerarşisini daha etkili bir şekilde tamamlamalarını sağlamakta, bu da en nihayetinde öğrencilerin daha iyi notlar, daha iyi sınav puanları almalarına ve daha iyi bir akademik başarı yakalamalarına yol açmaktadır.

Araştırmalar el yazısı yazmanın sağlam bir akademik temel oluşturmaya yardım ederek CCSS’nin öğrencileri “21. yüzyılın rekabetçi toplumunda” üniversite eğitimine ve iş hayatına hazırlama hedefini gerçekleştirmeye yardımcı olan temel bir beceri olduğunu göstermektedir.

Case-Smith, J. “21st Century Handwriting Summit.” All Sides with Ann Fisher, January 17, 2012, http://beta.wosu.org/allsides/21st-century-handwriting-summit/

Peverly, S. “The Relationship of Transcription Speed and Other Cognitive Variables to Note-Taking and Test Performance.”

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s