4 Yaş Çocuğunun Gelişim Özellikleri

Dört yaşındaki çocuklar öğrenme konusunda daha çok otokontrol ve beceri sahibidir. Oyunları daha karmaşık ve daha hayalcidir ve oyunlarını daha uzun bir süre devam ettirebililer. Ayrıca plan yapabilir ve görevlerini tamamlayabilirler. Dört yaşındaki çocuklar yeni deneyimler denemek isterler. Kendilerine daha çok güvenmek isterler ve yaşamlarını bağımsız olarak karar alabilecekleri alanlara doğru genişletmek isterler.

Dört yaşındaki çocukların dil becerileri hızlı gelişir. Karmaşık ve birleşik cümlelerle iletişim kurmaya başlarlar, çok az telaffuz hatası yaparlar ve kelime bilgilerini her gün arttırırlar. Çok aşamalı talimatları izleyebilir ve gördükleri şeyler için yapılan açıklamaları anlayabilirler. Dört yaşındaki çocuklar sık sık sohbet başlatırlar ve konuşmanın konusunu kişisel ilgi alanlarına çekme eğilimleri daha azdır. Ayrıca, kişisel deneyimlerini yetişkinlerden ipucu almadan paylaşma konusunda daha iyiye gitmektedirler.

Dört yaşındaki çocuklar yazı dili bilgilerini oluşturmaktadır. Çevrelerindeki kelimeleri bilmek isterler ve birçok harfi söyleyip tanıyabilirler. Dördüncü yaşın sonuna kadar birçok çocuk harflerin söylenen kelimelerdeki sesleri temsil ettiğini anlar ve bazı harfleri seslerle ilişkilendirebilir. Çoğu çocuk bazı okunaklı harfleri de yazabilir ve yazının soldan sağa ve yukarıdan aşağıya doğru yazıldığını bilir.

Dört yaşındaki çocukların matematik kavramlarını öğrenme kapasiteleri daha yüksektir. Gündelik problemleri çözmek için mantıksal akıl yürütmeyi kullanırlar ve nesneleri ve şekilleri karşılaştırmak ve tanımlamak için dili etkili olarak kullanabilirler. “On”a kadar sayabilir, “0”dan “9”a kadar olan yazılı rakamları tanıyabilir ve “dört”e kadar olan sayıları kullanarak toplama ve çıkarma yapabilirler. Dört yaşındaki çocuklar daire, kare, üçgen ve dörtgenin varyasyonlarını bilirler. Haftanın günlerini, ayları ve mevsimleri bilirler ama hala saati söyleyememektedirler.

Bu yaştaki çocuklar  uzun bir süre boyunca aktif oyunlara ve egzersizlere katılabilirler. Yürüme, koşma, zıplama, hoplama, sekme, tempolu yürüme ve hızlı koşma konusunda beceriklidirler. Ayrıca, top atma, tutma, topa ayakla vurma ve top zıplatmada da daha iyidirler. Artan parmak becerisi sayesinde yazı yazma araçlarını daha olgun bir şekilde, üç parmağıyla tutabilir. El-göz koordinasyonundaki gelişmeler dört yaşındaki çocukların yapboz yapmalarını, küçük parçaları olan oyuncaklarla oynamalarını ve yardım almadan giyinip soyunmalarını sağlamaktadır.

Dört yaşındaki çocuklar dünyaya daha merakla yaklaşırlar ve dünyayı anlamak için hayalgüçlerini kullanırlar. Uygulamalı keşifleri gerçekle hayali birbirinden ayırmalarına yardımcı olur. Basit bilimsel araştırmaların planlanmasına ve uygulanmasına katılabilirler, böylece sene içinde gözlem yapma, bilgi toplama, veri karşılaştırma, kalıpları belirleme, gözlemleri tanımlama ve tartışma, açıklama ve genelleme yapma yeteneklerini geliştireceklerdir.

Duygusal olarak, dört yaşındaki çocuklar nelerin belli duygulara neden olduğunu öğrenmeye devam ederler ve aynı duruma farklı insanların farklı tepkiler verebileceğini fark ederler. Konuşmak veya resim yapmak gibi başa çıkma stratejileriyle yoğun duyguları daha iyi yönetmeyi öğrenmişlerdir. Dört yaşındaki çocuklar bir grup oyununa usulca katılmak, başkalarına karşı anlayışlı olmak veya çatışma çözme yolları önermek gibi yollarla akranlarıyla olan sosyal etkileşimlerinde de daha çok ilerleme kaydetmişlerdir.

Bu yaştaki çocuklar yaratıcı sanatları keşfederken ton, tempo, ses yüksekliği ve müzikal süredeki değişiklikleri fark ederler. Kendi yarattıkları veya ezberledikleri şarkıları söyleyebilirler. Resimleri daha gerçekçi olmaya ve harfler içermeye başlar. Dört yaşındaki çocuklar dans etmeyi çok severler ve ritmik ve rahat hareket edebilirler. Dramatik oyunları çok hayalcidir ve artık manava gitmek veya ağaçta kalan bir kediyi kurtarmak gibi daha spesifik bir senaryo yapısına sahiptir.

Öğrenme becerilerini geliştirmeye yönelik ipuçları:

Seçmelerine izin verin.
Çocukların ne giyecekleri veya ne yiyecekleri gibi basit konularda basit tercihler yapmalarına izin verin.

Başladıklarını bitirmelerine yardım edin.
Çocuklar yeni bir şey deneyip bitirdiklerinde büyük bir tatmin yaşarlar. İhtiyaç duyduklarında onlara biraz destek olun ama herşeyi tamamen üstlenmemeye dikkat edin.

Yaratıcılığı destekleyin.
Çocukları sorular sormaya, materyalleri kullanmanın farklı yollarını denemeye teşvik edin veya onlara geniş bir yeni deneyimler yelpazesi sunun.

Aktivitelerde acele etmeyin.
Çocukların evde veya anaokulunda aktivitelere gerçek anlamda dahil olabilmek ve öğrenme için önemli bir temel olan “katılımı” yaşayabilmek için uzun bir süreye ihtiyaçları vardır. 

Teşvik
Tüm çocuklar hayata öğrenmeye istekli olarak başlarlar, ancak yetişkinler eleştirel bir tutum içindeyse bu isteklilik ilköğretim yıllarına kadar kaybolabilir. Başarıları takdir edin ve her fırsatta çocuğunuzun gelişiminin farkında olduğunuzu ona hisettirin.

İnisiyatif, Katılım ve Devamlılık

Karar alma alanlarını daha da genişletir (örneğin; çocuk “Bu sabah lego binam üzerinde çalışacağım” diyebilir).

Dikkatini odaklama yeteneği artmıştır ve daha çok dikkat dağıtıcıyı ve bölünmeyi göz ardı edebilir (örneğin; anaokulunda yanında başka çocuklar varken de çizime odaklanabilir; “Seninle sonra oynaycağım. Bunu bitirmek istiyorum.” diyebilir).

Daha uzun süren ve daha soyut işleri bile bitirebilir (örneğin; takvimde doğum gününe kadar olan günleri sayma gibi). Hedef belirleme ve plan uygulama yeteneği artmıştır (örneğin; çocuk “Bu dalların hepsini toplayacağım,” der ve sonra da hepsini toplayana kadar çalışır).

Gittikçe bağımsız kararlar alır ve kendine güvenir (örneğin; giysilerini seçer, kendi kendine yemek yer ve giyinir).

 

Merak ve Öğrenme İsteği

Gözlemlediği veya başkalarının katıldığını duyduğu yeni deneyimlere katılmak ister (örneğin; “Arda balık tutmaya gidiyor. Ben de gidebilir miyim?” der).

Burada ve şimdi ile ve gelecekle ilgili sorular sorar (örneğin; “Selma’lara bir daha ne zaman gideceğiz?” diye sorar).

Harfleri, şekilleri ve sayıları öğrenmeyi daha çok ister (örneğin; babasıyla bir kitaba bakarken içinde “S” harfi olan bir kelimeyi gösterir ve “S! Bu benim adımda var! Bu hangi kelime?” der).

 Akıl Yürütme ve Problem Çözme

Daha esnektir ve problem çözerken farklı kaynaklardan yararlanabilir (örneğin; bloklarla büyük bir yapı oluşturmaya çalışır ama yapı sürekli düşmektedir. Birkaç başarısız denemeden sonra daha büyük bir temel yapmayı dener. Diğer çocukların binalarını nasıl yaptıklarına da bakabilir).

Hem yetişkinlerden hem de yaşıtlarından yardım ister ve gereken yardım çeşidini daha iyi anlar (örneğin; “Benim için ipin şu ucunu tutar mısın, ben de böylece bunu bağlayabilirim” der).

Soyut kavramları anlama yeteneği artar, özellikle de düşüncesi materyallerle fiziksel etkileşim yoluyla desteklendiğinde daha iyi anlar (örneğin; ölçü kaplarına sistematik olarak kum doldurur, sonra da bakar ve miktarlar hakkında yorum yapar).

İcat ve Hayalgücü

Daha uzun süren ve karmaşık oyunlara katılır (örneğin; başka çocuklarla uzun bir senaryo kurar, çeşitli yerlere hayali geziler düzenler). Oyunda canlandırdığı rolleri çeşitlendirir. Gerçekçi desteklere daha az bağımlıdır.

Bir işi nasıl yapacağı, bir yerden başka bir yere nasıl gidileceği konusunda yaratıcı, sıradışı fikirler önerir (örneğin; “Harika bir fikrim var! Hadi mutfağa geri geri yürüyerek gidelim!” der).

Yaratıcı Sanatlar

Müzik

Farklı kültürleri temsil eden farklı müzik türlerini dinlemek isteyebilir (örneğin; Jamaika’yla ilgili bir hikaye dinledikten sonra kulaklıkla reggae müzik dinler).

Karmaşık şarkılar dinler ve tek başına ve grupla enstrüman çalar (örneğin; yeni dinlediği şarkıları bir veya iki günde ezberler).

Müziği düşüncelerini ve duygularını yansıtmak için kullanır (örneğin; böceklerle ilgili bir kitaba bakarken arı gibi vızıldamaya başlar).

Müziği günlük yaşamın bir parçası olarak görür (örneğin; yumuşak bir müzik duyunca uyumak için yatağını çıkarır, temizlik şarkısı söylenince oyuncaklarını toplar).

Temel ton, tempo, tür, vb. ilkelerini anlayabilir (örneğin; hangi şarkıların hızlı, yavaş, yüksek seli veya düşük sesli olduğunu tanımlayabilir).

 

Resim

Daha gerçekçi resimler yapmaya başlar ve resimlerinde bazı nesne, hayvan veya insan detaylarına yer verir. Bu gibi detaylar genellikle bir izlenim bırakan hatırlanan özelliklerdir, fakat görünen veya bilinen herşeyi içermezler (örneğin; dört tekerlekli ama penceresiz bir araba resmi yapar).

Resmi duygularını ve düşüncelerini yansıtmak için kullanır (örneğin; öğretmeninin bir kağıda kaydettiği bir en sevdiği yiyecekler listesini bu yiyeceklerin resimlerini asarak hareketli bir hale getirir).

Boyama, baskı, kukla yapımı ve dokuma gibi temel resim teknikleri konusundaki bilgisini arttırır (örneğin; kurdelelerden bir arka çit dokumak için bir anaokulu sınıf projesine katılır).

Başkalarının resim çalışmalarının güzel taraflarını ve resmin ona ne hissettirdiğini tanımlayabilir

Hareket

İstendiğinde farklı insanların, hayvanların ve objelerin hareketlerini taklit eder (örneğin; istendiğinide fil, kurbağa gibi hareket eder).

Hareket ve dansı duygu ve düşüncelerini ifade etmek için kullanır (örneğin; istendiğinde yoruma dayalı dans eder: “Vücudunla bu müziğin sana ne hissettirdiğini göster.”).

Hareketin insanın sağlığı için önemini anlayabilir ve anlatabilir (örneğin; “Babam koşuyor çünkü koşmak kalbi için iyi” der).

Dramatik Oyun

Dramatik oyun senaryolarıyla evin ve sınıfın ötesindeki dünyayı keşfeder (örneğin; astronotmuş gibi yaparak TV’de gördüğü uzay yolculuğunu canlandırır).

Rol yaparak duygu ve düşünclerini aktarır (örneğin; şefkat ve kucaklanmak isteyen bir kedi yavrusu gibi yapar).

Nesneleri sembolik destekler olarak kullanır (örneğin; oyuncak bebek evinin üstüne bir deniz kabuğu koyar ve bunun uydu anteni olduğunu söyler).

Dil

Duyulunca veya görülünce tanınan kelimeler

48 aylıkken, 2500-3000 kelime anlar. Dört yaşını doldurana kadar ortalama 2000 kelime daha öğrenir.

Ortalama bir çocuğun günlük deneyimlerindeki yeni kelimelere erişimi göz önünde bulundurulduğunda günde dört ila altı kelime öğrenme kapasitesi vardır.

Yetişkinler nesneleri adlandırdığında yeni kelimeler öğrenmeye devam eder ve bağlamdan kelimelerin anlamını çıkarma yeteneğini geliştirir. Yeni deneyimlerle ve sesli okunan resimli kitaplarla birçok yeni kelime de öğrenilir.

Çeşitli kavramsal öbeklerle ilgili bilinen kelimeler de genişletilir (örneğin; tohum, sap, yaprak, kökler, kabuk, gövde; kanat, gaga, tüy, yüzgeç, solungaç, pul; düğme, fermuar, çıtçıt, toka; ayakkabı, bot, sandalet, terlik; ay, güneş, yıldızlar, bulutlar).

Ayrıca, zamanla ilgili (örneğin; dün, bugün, yarın, haftaya, haftasonu, sabah, öğleden sonra, gece), parayla ilgili (örneğin; küçük bozuk paralar, lira), zihinsel durumla ilgili (örneğin; bilmek, bilmemek, unutmak, hatırlamak, merak etmek) ve karmaşık duygularla ilgili (örneğin; hayal kırıklığına uğramak, şaşırmak, gurur duymak, aklı karışmak, sinirlenmek, merak etmek, hoşuna gitmek) daha çok kelime öğrenir.

İletişim kurmak için kullanılan kelimelerden daha emin olur (örneğin; devrildi, daldı, yarıştı, koşturdu, kanat çırptı, sırılsıklam oldu, kırılgan, hassas, güçlü, kel, çekingen, iskelet).

Dili Anlama

Konuşmalardaki mecazları anlamaya başlar (örneğin; “göz açıp kapayıncaya kadar,” “kaplumbağa gibi yavaş”).

Yeni duurumlarda, özellikle de bir sonraki eylem doğal olarak bir öncekinden kaynaklandığında, çok aşamalı talimatları izler (örneğin; “Pekala, “buradan kesiniz” yazılı puding paketi köşesini bul. Noktayla işaretli yerden ksmek için makası kullan

Sözlü açıklama somut nesnelerle ve eylemlerle desteklendiğinde ve olgular doğrudan gözlemlenebilir olduğunda açıklamaları anlama yeteneği artar (örneğin; “Renkleri karıştırarak yeni bir renk elde ediyoruz. Sarıyla maviyi karıştırınca hangi rengi elde edeceğimizi görelim.”).Çocuk benzer deneyimler yaşadıysa, doğrudan deneyimlemediği olayların açıklamasını anlamaya başlar.

Konuşma Sesi Algısı

Ana dilde kullanılmayan konuşma seslerinin algısı azalmaya devam eder. İkinci veya üçüncü bir dile maruz kalmak çocukların daha çeşitli konuşma seslerini algılamaya devam etmelerine yardımcı olur ve ikinci dil öğrenimini kolaylaştırır.

Uygun volüm ve ses tonu seviyeleri kullanır.

Konuşurken veya Yazı Yazarken Kullanılan Kelimeler

Üç yaşından itibaren üretilen gerçek kelimeleri ölçmek zordur, fakat çocukların anladığı kelime sayısı kullandıkları kelimelerin sayısından her zaman daha fazladır. Çocuklar daha çok kelime anladıkça, konuşmak veya yazmak için kullandıkları kelimelerin yapısında değişiklikler olacaktır.

Ayrıntılı kelime bilgisine sahip olmamak çocukların daha genel kelimeler kullanmalarına veya bağlam tanımı niteliğindeki kelimeleri kullanmalarına neden olur. Örneğin; çocuk iskelete “canavar” diyebilir veya “vücudundaki kemikler” diyebilir. Çocuk davetiyeye “kart” diyebilir. Çocuk sürüngen bir hayvana “yılan” diyebilir.

Dilbilgisi Gelişimi

Karmaşık ve bileşik cümlelerle iletişim kurmaya başlar ve cümle yapısıyla ilgili çoğu kuralı öğrenmiştir.

Kişisel Deneyimleri Paylaşma

Kişisel deneyimleri anlatma muhabbetleri başlatır ve hikayeleri başından itibaren daha eksiksiz anlatır. Olayı bilmeyen birine detayları vermek için ipuçlarına hala ihtiyaç olabilir. Veya çocuk bir sürü gereksiz ayrıntıdan bahsedebilir. Çoğunlukla hikayeye olay sırasına göre başlar ama daha çok ayrıntıdan bahsederken bazı yerleri atlar. (Kişisel deneyimleri paylaşma becerisi alıştırmaya ve yetişkinlerin çocuk dört yaşındayken ve önceki yıllarda ne kadar iyi yönlendirmede bulunduklarına dayalıdır.)

Konuşma Becerileri

Sık sık sohbetler başlatır.

Dört yaşında, bir grup sohbeti sırasında kendi sırasını beklemeyi önceki yıllara göre daha kolay bulur.

Hala sohbet konusu ne olursa olsun daha çok kendi ilgi alanlarından bahsetme eğilimindedir ama konuyu sürdürme yetisi geçen yıla göre gelişmiştir ve bu yıl da gelişmeye devam etmektedir.

Artık telefonda konuşma konusunda daha iyidir çünkü yakın geçmişte olan olaylardan bahsetme yeteneği gelişmiştir.

Okuryazarlık

Dört yaşındaki çocuklar yazılı dil bilgilerini oluşturmaktadır. Çevrelerindeki kelimlerin ne anlama geldiğini bilmek ve harfleri tanımak isterler. Dört yaşını doldurana kadar, birçok çocuk harflerin söylenen kelimelerdeki sesleri temsil ettiğini anlar ve bazı harfleri sesleriyle ilişkilendirebilir. Çoğu çocuk bazı harfleri okunaklı yazabilir ve yazının soldan sağa ve yukarıdan aşağıya doğru yazıldığını bilir.

Fonolojik Farkındalık (ses farkındalığı)

Kafiye ve başlangıç sesleri farkındalığı artar ve daha çok kafiyeli kelime veya bir yetişkin tarafından söylenen bir kelimeyle aynı sesle başlayan kelime üretme yeteneği artar. Dört yaşını doldurana kadar, birçok çocuk 4-5 kelimelik bir dizi kafiyeli kelimeyi veya aynı sesle başlayan 4-5 kelimeyi kolaylıkla sıralayabilir. Kelimelerdeki başlangıç ve bitiş seslerini ayırabilir. Bazı çocuklar bu ses farkındalığını yazmak istedikleri kelimelerin uydurma yazılışlarını oluşturmak için kullanabilirler.

Ses farkındalığı geliştirmek çocuğu kafiyeli kelimeler içeren tekerlemelere, şarkılara ve şiirlere sık sık maruz bırakarak ve yetişkinlerin bu “kafiyeleri” çocuk için açıkça belirtmeleriyle desteklenebilir. Yetişkinler ayrıca aynı sesle başlayan kelimeleri işaret edebilir, çocuk için kelimeleri seslendirebilir ve kafiyeli kelimelerle ve aynı sesle başlayan kelimelerle oyunlar oynayabilirler.

Sözlü kelime bilgisi miktarı çocuğun kelimeleri seslere ve bölümlere ayırma yeteneğini doğrudan etkiler. Daha fazla kelime bilgisine sahip olmak için birkaç kelime kulağa benzer geldiğinde kelimelerin böümler halinde hafızada bilinçsiz olarak saklanmasını gerektirmektedir. Böylece çocuk konuşma sesleri farkındalığını daha kolay geliştirir ve bu kelimeleri tespit edebilir ve kullanabilir.

 Kitap Bilgisi ve Sevgisi

Dört yaşını doldurana kadar, birçok çocuk kitabın adı ile birlikte yazarının ve çizerinin adının da kitap kapağında yer aldığını bilir. Resmedilen nesnelerin düzgün konumuna dair bilgisine dayanarak kitabı sağ tarafı üste gelecek şekilde tutar.

Dört yaşında, birçok çocuk ifadelere dikkat edilerek okunan oldukça uzun hikayelere dikkatini verir. Bu yaştaki çoğu çocuk bir hikaye yetişkinlerin sorularıyla bölündüğünde ilgisini kaybeder. Bir hikaye okunduktan sonra tartışmalara daha hoşgörülü yaklaşır.

Neredeyse tüm çocuklar birçok, tanıdık, tahmin edilebilir kitapları ezberlemiştir ve bu hikayeleri hatırlama ipuçları olarak resimleri kullanarak kelimesi kelimesine anlatabilirler.

Dört yaşını doldurana kadar, birçok çocuk bildikleri oldukça uzun hikayeleri anlatabilir. Olayları sırayla anlatır ve önemli detaylar verirler. Bu yaştaki çocukların çoğunda düzenleme ve özetleme çok gelişmiş beceriler değildir. Dolayısıyla, çocuk geri dönüp detayları anlatabilir ve bir hikayeyi yeniden anlatırken düşüncelerini toparlamak için biraz zamana ihtiyacı olabilir. Ayrıca, çocuklar bir hikayede daha sonra ne olacağını tahmin etme yeteneklerini geliştirirler (kitaptaki resimleri ve önceden bildiklerini kullanarak). Oyunların, şiirlerin ve hikayelerin gerçek anlamlarını da anlamaya başlarlar ve dramatik oyunda hikayeleri canlandırabilirler.

Birçok çocuk karakterlerin yaptıklarıyla ilgili sorular sorar ve değerlendirmeci yorumlar yapar (örneğin; “Bu güzel değildi!” gibi). Çocuklar metinde az bilgi verilen ve kişisel deneyimleriyle daha az ilgili olan sorulara daha iyi yanıt verebilir hale gelirler.

Dört yaşında, çocuk belli yazarlarla beli kitapları ilişkilendirmeye ve aynı yazarın diğer kitaplarını da tanımaya başlar.

Farklı kitap türlerini de sevmeye başlar. Kurgusal olmayan kitaplarda bilgi aramayı bilir. Dört yaşını doldurana kadar, çocuklar kurgu ve kurgu dışının, hayal gücüne dayalı kurgu ile gerçeğe dayalı kurgunun ne olduğunu iyice anlarlar.

Kitaba olan ilgi ve sevgi derecesi kitapların varlığına ve yetişkinlerin kitapları çocuklarla pozitif bir biçimde paylaşmaya zaman ayırmasına bağlı olarak çok değişmektedir. Çocuklar kendini eğlendirmek için mevcut olan şeyler arasından kitapları seçebilir. Kitapları bağımsız olarak kullanırken bildiği kitapları tercih eder ama sesli okunmamış kitaplarla da ilgilenebilir. Kütüphane kullanımı yetişkinler tarafından teşvik edilmişse, kitap almak için kütüphaneye gitmek isteyebilir.

 Yazı Farkındalığı ve Kavramlar

Dört yaşında, çocuklar kelime olarak harften başka şeyler içeren dizileri reddederek değerlendirmelerini belli grafik unsurlara bağlı “kelimelere” dayandırırlar. Dört yaşını doldurana kadar, çoğu çocuk rakamların harf olmadığını öğrenir. Bazı çocuklar yazılı kelimelerin birbirinden boşluklarla ayrıldığını görmeye başlarlar. Birçok çocuk her harfin büyük ve küçük olmak üzere iki formu olduğunu bilir.

Çoğu çocuk bir kitap okunurken duydukları bir kelimenin kitabın neresinde olduğunu sormaya başlar. Çevrelerindeki kelimelerin ne anlama geldiğini de sorarlar. Çocuklar çevrelerinde gördükleri yazıları okumaya çalıştıklarında veya en sevdikleri hikayeyi okuyormuş gibi yaptıklarında çoğu parmaklarını sayfanın üzerinde soldan sağa ve yukarıdan aşağıya doğru gezdirir ama tek tek kelimeleri işaret etmez. Dört yaşını doldurana kadar, bazı çocuklar bildikleri ve tahmin edebildikleri bir kitabı okurken kelimeleri parmaklarıyla tek tek gösterirler.

Yazı Yazma

Harf diye yazdığı işaretleri geliştirmeye devam eder. Dört yaşını doldurana kadar, çoğu çocuk bazı düzgün harfler yazabilir. Birçok çocuk tüm büyük harfleri yaklaşık olarak yazabilir. çizgilerin birleştiği yerleri fazla uzatır, bir harfteki değişik çizgilerin tipik ölçülerinden uzaklaşır ve yetişkinler ve işaretlerin diğer çocuklar tarafından oldukça doğru yorumlanmasına rağmen, çocuğun yazı yazdığı yeri planlayamaması nedeniyle yazılar “olgunlaşmamış” görünür.

Birçok çocuk yazılarında harflerin küçük versiyonlarını kullanmaya başlar ama büyük harfleri çoğunlukla daha düzgün yazmaktadırlar.

Dört yaşını doldurana kadar, bazı çocuklar harfe benzeyen şekiller veya uydurma harfler yapmaya devam ederler ve bu yazıyı “yazıymış gibi” görmezler. Çoğu çocuk “gerçekten” yazdıklarında uydurma harfleri kullanmaz ama böyle işaretleri oyunlarında yaratırlar.

Dört yaşın çoğu kısmında yeterince olgunlaşmamış ince motor beceriler birçok çocuğun daha küçük yazmasına ve çizgileri düzgün birleştirmesine engel olmaktadır. Dört yaşını doldurana kadar, birçok çocuk bir yazı yazma aracını üç parmağıyla doğruya yakın bir biçimde tutabilir ama bazı çocuklar tutamaz.

Harfleri (görsel imgeleri) bilmemek ve işaret yapma konusunda deneyim sahibi olmamak belli alfabe harflerinin özelliklerini taşıyan tasarımlar yapma becerisine sahip çocukları bu beceriye daha az sahip olan çocuklardan ayıran önemli bir faktördür.

Çoğu çocuk bu yaşta soldan sağa ve yukarıdan aşağıya doğru yazmaya başlar ama özellikle küçük kağıtlarda yer kalmadığında böyle yazmazlar. Bu gibi durumlarda, yazıyı harflerin nerede olması gerektiğini düşünmeden nerede yer varsa oraya yazarlar.

Bazı çocuklar cümle veya ifade yazarlarsa kelimelerin arasına boşluk koyarlar ama birçok çocuk bir kelimeyi bir sonraki kelimeyle birleştirerek yazar.

Yazının kullanımlarını daha iyi anlar. Çocuklar hikayeler yazar, arkadaşlarına notlar yazar, sergilenen sanatsal çalışmalarına etiket yazarlar, bilimsel olgularla ilgili gözlemlerini yazarlar ve oyunları için yazılı destekler yazarlar (örneğin; biletler, menüler, işaretler, alışveriş listeleri, “bebek bakıcısı” için bilgiler gibi). Yazının farklı amaçlara yönelik olarak farklı formatlarda yazıldığını bildiğini gösterir (örneğin; bir listeyi bir mektuptan veya hikayeden farklı bir formatta düzenler).

Birçok çocuk dördüncü yaşın büyük bir bölümünde uydurma sözcükler üretmek için harfleri bir araya getirmeye devam eder. Bazı çocuklar dört yaşındayken bir süre için seslendirdikleri kelimeleri her hece için bir harf yazarak yazarlar.

Dört yaşını doldurana kadar, bazı çocuklar harflerin söylenen kelimelerdeki sesleri temsil etmeye yaradıklarını anlar. Birçok çocuk, bir yetişkinin çocuğun hecelemesini istediği bir kelimeden ayırdığı bir sesi temsil eden uygun harfi seçebilir, özellikle de bir harf isim eşleşmesi varsa.

Dört yaşını doldurana kadar, birçok çocuk birkaç kelimeyi ezberden doğru yazabilir (örneğin; kendi isimini ve bir veya iki yakın arkadaşının ismini; Hayır, Evet, Sevgi, Anne, Baba  gibi çok kullanılan sözcükleri yazabilirler).

Dört yaşını doldurana kadar, bazı çocuklar kelimelerdeki başlangıç ve bitiş seslerini, kelimelerin ortasındaki baskın sesi ayırabilir ve bu kelimelerin yazılışlarını icat edebilirler.

Dört yaşında, çoğu çocuk kişisel deneyimlerini yetişkinlere yazdırma becerisini önemli ölçüde kazanırlar. Çocukların sözlü olarak oluşturdukları kurgusal hikayelerin çoğu planlanmış anlatımlar değil, daha çok çözülen problemler içermeyen birbiriyle bağlantısız bir dizi olaydır. Çocuklar ayrıca bilimsel incelemeler gibi gözlemledikleri bilgileri kaydetme becerilerini de geliştirirler.

Yeni kişisel deneyimlerin anlatılmasını destekleyen yetişkinlerle kurulan sözlü etkileşimler mesaj oluşturma becerilerinin geliştirilmesini etkilemektedir. Bu becerilerin geliştirilmesini etkileyen diğer faktörler arasında yakın geçmişteki deneyimler hakkında resimler çizmek, yetişkinlere çizimlerini anlatma şansı verilmesi ve yetişkinlerin gözlemlediklerini yazdıklarını görmek yer almaktadır. Çocukların kendi gözlemlerini yapmalarına yardım edin ve onları gördükleri hakkında yazı yazmaya teşvik edin. Ayrıca, kurşun kalem, pastel boya ve bilgisayar gibi farklı yazı yazma araçlarını denemelerine fırsat verin.

 Alfabe Bilgisi

Dört yaşını doldurana kadar, birçok çocuk (%60) büyük harflerin yarıdan fazlasını ve 5-10 küçük harf bilir, bazı çocuklar (%30) tüm büyük harfleri ve birçok küçük harfi bilir, bazı çocuklar ise (%10) hala büyük harflerin yarıdan azını bilirler. Çocuklar tanıdık kelimelerdeki ve çevrelerindeki harfleri fark ederler.

Dört yaşını doldurana kadar, birçok çocuk harflerin söylenen sözcüklerdeki sesleri temsil ettiğini anlar ve bazı harfleri temsil ettikleri seslerle ilişkilendirebilir. (“Alfabetik ilke” olarak bilinen içgörüyü kazanmışlardır.) Ayrıca, dört yaşını doldurana kadar, birçok çocuk farklı bir işlev gördüklerini göz önünde bulundurarak rakamların harf olmadığını anlar (yani, rakamların kelimelerdeki sesleri temsil etmek için kullanılmadığını, miktarı belirtmek için kullanıldığını anlar). Birbirine çok benzeyen küçük harfler (b ve d gibi) birçok çocuk tarafından karıştırılmaktadır.

Alfabe öğrenimi anaokuluna giderek, alfabe harfleri ve alfabe yapbozlarıyla oynayarak, yetişkinlere harfleri söyleterek ve alfabe kitapları okutarak ve eğitsel TV pogramları seyrderek desteklenebilir. Çocukların kendi isimlerini yazmalarına yardım edin ve eğer ilgileniyorlarsa onlara çeşitli yazma ve çizme materyalleri verin.

Matematik

Sayılar

Dört yaşında, bazı çocuklar hala “dört”e kadar olan sayıları anlamaya çalışıyor olabilir (örneğin; bir-dört arası maddeyi “çok”tan ayırır; bir arada bulunan dört taneye kadar nesneden oluşan toplulukları uygun rakamla belirleyebilir; bir şeyden “dört” taneye kadar ister; yaşını bilir; istenildiğinde bir şeyden “bir,” “iki,” “üç” veya “dört” tane verebilir).

Bu yaşın ilk dönemlerindeki bazı çocuklar hala doğru sıralamayla “beş”e kadar birer birer sözlü olarak saymayı öğrenirken, ortalama bir çocuk “on”a kadar sayabilir, daha fazla da sayabilir, ama doğru sıralama içinde saymayabilir. Dört yaşındaki bazı çocuklar “yirmi”ye kadar doğru bir biçimde saymak için sayıların ondan sonraki bölümünü sayabileceklerdir. Dördüncü yaşın ikinci yarısında, “kırk iki”ye kadar saymak için tekrarlanan yapıları kullanan bazı çocuklar da olabilir.

Dördüncü yaşın başında, bazı çocuklar hala beş taneye kadar nesneden oluşan bir topluluğun sayısını birer birer sayarak veya sayım yoluyla (yani, çocuk bir arada bulunan nesnelerin toplam sayısını belirlemek için nesnelerden her birine sayma sırasına göre bir rakam verir) nasıl belirleneceğini öğreniyor olabilir. Bazıları ona kadar nesneden oluşan bir topluluktaki nesne sayısını belirleyebilir. Ayrıca, ortalama bir çocuk toplu halde bulunan nesneleri saymak için kullanılan son sayı kelimesinin özellikle önemli olduğunu çünkü bu sayı kelimesinin topluluktaki toplam nesne sayısını temsil ettiğini fark eder.

Dördüncü yaş gününe yaklaştığında, ortalama bir çocuk sözlü bir istek karşısında beşe kadar nesneyi doğru sayabilecktir. Bazı çocuklar ona kadar nesneyi de sayabilir ve bazıları 20’ye kadar nesneyi de sayabilir.

Ortalama bir çocuk, dördüncü yaşın ikinci döneminde sözlü olarak saymaya “bir”den başka bir sayıyla başlayabilir. Bazı çocuklar bunu dördüncü yaşın daha erken bir döneminde de yapabilir.

Dördüncü yaşın başında, ortalama bir çocuk başlangıç verildiğinde “bir” ile “dokuz” arasındaki belli bir sayma teriminden sonra gelen bir sayıyı söyleyebilir (örneğin; 1, 2, 3, 4, 5’ten sonra kaç gelir?). Bazı çocuklar önceki sıralama verilmeden de “bir” ile “dokuz” arasındaki bir sayma terimini söyleyebilir. Son olarak, az sayıda çocuk “on” ile “40” arasındaki belli bir sayma teriminden sonraki sayıyı söyleyebilecektir.

Dördüncü yaşın ikinci döneminde, bazı çocuklar “iki” ile “on” arasındaki sayılardan herhangi birinden önce gelen sayıyı söyleyebilecektir (örneğin; “Üç”ten önce kaç gelir?).

Dördüncü yaşın ikinci yarısında, az sayıda çocuk “beş”ten veya “on”dan geriye doğru sayabilecek ve/veya “100”e kadar onar onar sayabilecektir.

Dört buçuk yaş civarında, çok az sayıda çocuk tahminle ilgili terimleri anlayacaktır (örneğin; “hakkında,” “yaklaşık,” “yakın,” “arasında,” “biraz daha az”).

Dördüncü yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar beş taneye kadar bir arada bulunan nesnelerin sayısı için mantıklı bir tahminde bulunacaktır ve bazı çocuklar bunu bir arada bulunun on nesneye kadar yapabileceklerdir.

Dördüncü yaşın başında, bazı çocuklar hala bir arada bulunan miktarları farklı iki nesne topluluğundan hangisinin daha “çok” olduğunu belirlemek için “daha çok” ve “daha az” miktar kelimelerini kullanmayı öğreniyor olabilir. Az sayıda çocuk “daha fazla,” “daha az” ve “eşit” gibi terimleri de kullanabiliyor olacaktır.

Dördüncü yaşın başında, bazı çocuklar “daha büyük sayı ilkesini” anlayarak (yani, bir sayı, sayma sırasında sonra geliyorsa, temsil ettiği miktar daha çoktur) iki sayıdan hangisinin “on”dan daha küçük olduğunu ve sayma sırası içinde (“dokuz” ve “üç” gibi) hangisinin “daha fazla” olduğunu belirleyebilir. Ortalama çocuk bu gibi saptamaları dördüncü yaşın ikinci yarısında başarıyla yapacaktır. Dört yaşındaki çocukların bazıları sayma sırası içindeki ayrı iki sayıdan hangisinin “daha az” olduğunu bile belirleyebilir.

Dört yaşında, bazı çocuklar “beş”e kadar olan sayılarla çalışarak ve dördüncü yaşın ikinci yarısında “on”a kadar olan sayılarla çalışarak sayma sırası içindeki iki “komşu” sayıdan (“üç” ve “dört” gibi) hangisinin “daha çok” olduğunu belirlemek için daha büyük sayı ilkesini ve sonra gelen sayı bilgisini kullanmaya başlayabilirler (örneğin; “Hangi sayı daha fazla, “yedi” mi, “sekiz” mi?).

Dördüncü yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar tek haneli sayıların yakınlığını belirlemek için akıldan bir sayı çizgisi kullanabileceklerdir (örneğin; “beş”in “dokuz”dan çok “üç”e yakın olduğunu fark eder).

Dördüncü yaşın başında, ortalama bir çocuk “birinci” ve “sonuncu” sıra sayılarını anlayacak ve etkili olarak kullanacaktır.

Dört yaşında, bazı çocuklar söylenen bir sayıyı temsil etmek için nesneler çizmeye, hesap yapmaya veya başka bir sembol kullanmaya başlayabilir.

Bazı çocuklar “dokuz”a kadar nesneden oluşan bir topluluktaki nesne sayısını göstermek için informel ve sembolik temsiller (nesneleri çizmek, cetvel gibi) kullanmaya başlayabilir.

Dördüncü yaşın başında, bazı çocuklar “0”dan “9”a kadar olan rakamları tanıyacak veya okuyacaktır (örneğin; beş rakam arasından “üç”ü işaret edebilir veya “3” rakamını görünce “üç” der). Ortalama bir çocuk bu rakamları dördüncü yaşın ikinci yarısında tanıyabilecektir. Bazı çocuklar “0”dan “9”a kadar olan sayıları kopyalayabilir veya yazabilirler. Dördüncü yaş boyunca, bazı çocuklar en azından bazı rakamları hem kelimelerle hem de temsil ettikleri miktarlarla ilişkilendirebilirler (örneğin; bir arada bulunan nesnelerden oluşan bir topluluğu temsilen tek haneli yazılı rakamları kullanır, iki yazılı rakamdan büyük olanını belirler, “0”ın “hiç” anlamına gelebileceğini fark eder).

Sayı İşlemleri

Dördüncü yaşın ilk yarısında, ortalama bir çocuk “dört”e kadar içinden ve zihinden toplama ve çıkarma yapabilecektir (örneğin; “3+1,” 4-1,” “2+1,” “3-2”).

Bazı çocuklar “beş”e kadar olan toplamları (örneğin; “3+2”nin cevabını tahmin etmek için dört ila altı madde gösterir) ve çıkarmaları (örneğin; “5-2”nin cevabını tahmin etmek için üç civarında madde gösterir) içlerinden ve zihinden tahmin etmek için günlük deneyimlerinden edindikleri informel bilgileri nasıl kullanacaklarını öğreniyor olabilir. Dördüncü yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar “on”a kadar sözlü toplama ve çıkarma problemlerinin cevabını tahmin etmek için informel bilgilerini kullanacaklardır.

Dört yaşında, bazı çocuklar “on”a kadar toplamlar ve farklar için sözlü toplama problemlerini (örneğin; üç ve iki tane daha madde içeren bir problem için, çocuk üç madde sayar, iki madde daha gösterir ve cevabı bulmak için tüm maddeleri sayar) ve sözlü çıkarma problemlerini (örneğin; beş eksi ikinin cevabını bulmak için, beş madde sayar, iki tanesini çıkarır ve cevabı bulmak için kalan maddeleri sayar) çözmek için somut sayı sayma stratejileri kullanabilecektir.

Dördüncü yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar “dokuz”a kadar olan toplamları zihinden belirlemek için çeşitli toplama stratejileri kullanabilir.

Dördüncü yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar “18”e kadar olan bilinmeyen toplamları ve çıkarma eşdeğerlerini mantıklı bir biçimde belirlemek için mevcut bilgilerini ve “toplama ve çıkarma birimi” kuralı (örneğin; “n+0 = n” ve “n-0 = n”), “sonraki sayı” kuralı (örneğin; “7+1” eşittir sekiz) ve aynı sayıların toplamı çift sayıdır veya ikişer ikişer saymanın bir bölümünü oluşturur (örneğin; “3+3=6,” “4+4=8,” 5+5=10”) kuralı gibi akıl yürütme stratejilerini kullanabilirler.

Dördüncü yaşın birinci döneminde, bazı çocuklar hala bir toplamdaki bir parçanın büyüklüğünü değiştirdiğinizde bütünün tamamının büyüklüğünü de değiştirdiğinizi öğreniyor olabilir. Dört yaşında, bazı çocuklar bir toplama yapılan eklemenin başlangıç miktarından daha büyük bir toplam oluşturduğunu fark edebilir.

Dördüncü yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar sözlü toplama problemleri çözerken bir parçanın bütünden az olduğunu görecektir (örneğin; Melis’in üç kurabiyesi vardı. Annesi ona biraz daha kurabiye verdi ve artık beş kurabiyesi var. Melit’in annesi ona kaç kurabiye verdi?). Bazı çocuklar sözlü çıkarma problemleri çözerken bütünün kendisini oluşturan parçalardan büyük olduğunu da görecektir (örneğin;Mert’in beş kurabiyesi vardı. Birazını yedi, üç kurabiyesi kaldı. Mert kaç tane kurabiye yedi?).

Dördüncü yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar “5”e kadar sayı çiftleri (örneğin; “1+4,” 2+3,” “3+2,” “4+1”) ve “10”a kadar aynı sayılardan oluşan sayı çiftleri (örneğin; “3+3 =6”) oluşturmak için ona kadar nesne kullanabilir.

Dördüncü yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar toplamanın “parça-bütün” ilişkisini anlayacak ve bütünü soran ve toplamı “10”a kadar olan “parça-parça-bütün” sözlü problemlerini informel olarak çözebileceklerdir (örneğin; Deniz’in beş çikolata parçacıklı kurabiyesi ve üç zencefilli kurabiyesi var. Toplam kaç kurabiyesi var?).

Dördüncü yaşın ilk yarısında, ortalama bir çocuk çeşitli küçük nesneleri büyüklerle takas edecektir (örneğin; büyük bir şekerleme için dört küçük şeker verir). Dört yaşında, bazı çocuklar nesneleri 5’erli veya 10’arlı gruplara ayıracak ve bir rakamdaki bir hanenin yerinin rakamın değerini etkilediğini fark edecektir (örneğin; “23” ve “32”nin farklı olduğunu fark eder). Dördüncü yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar büyük bir birimi (özellikle “10” ve “100”) daha küçük birimlere ayırabilir ve küçük birimleri büyük bir birimde birleştirebilir.

Dördüncü yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar “19”a kadar olan çok haneli rakamları doğru okuyabilecektir. Aynı zamanda, çok az sayıda çocuk “99”a kadar olan çok haneli rakamları doğru okuyabilir.

Dördüncü yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar “99”a kadar olan çok haneli rakamları yazabilir (örneğin; “yirmi dört”ü “24” olarak yazar, “204” olarak değil).

Dördüncü yaşın ikinci yarısında, “100”e kadar olan çok haneli rakamları rakamlarla ve gruplama/yerleştirme modelleriyle gibi farklı formlarda anlamlı olarak temsil edebilen az sayıda çocuk olabilir (örneğin; “27”deki “2”nin iki tane “onluğu” ve”7”nin yedi tane “birliği” temsil ettiğini fark eder).

Dördüncü yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar “10”a kadar maddenin iki veya üç kişiye eşit olarak dağıtıldığı bölme/eşit paylaşım problemlerini çözmek için informel stratejiler kullanabilir (örneğin; Aslı ve Ferda pişirdikleri “12” kurabiyeyi eşit olarak paylaşırsa, her birinin kaç kurabiyesi olur?).

Geometri ve Mekansal Algı

Dördüncü yaşın birinci yarısında, bazı çocuklar hala şekilleri önce aynı büyüklükteki ve yöndekilere göre, sonra farklı büyüklükteki ve yöndekilere göre (örneğin; kalıp ve yapbozlardaki basit şekilleri eşleştirir, basit şekilleri bir şekil kutusuna koyar) eşleştirmeyi öğreniyor olabilir. Aynı zamanda, bazı çocuklar daire, kare, üçgen ve dörtgenin bazı varyasyonlarını fark edebilir ve isimlendirebilirler. Ortalama bir çocuk dördüncü yaşın ikinci yarısında bu şekilleri tanıyabilir ve adlandırabilir.

Dördüncü yaşın ilk yarısında, bazı çocuklar iki boyutlu şekiller oluşturabilir, kopyalayabilir ve informel olarak tanımlayabilir. Ortalama bir çocuk bunu dördüncü yaşın ikinci yarısında yapabilir. Dört yaşında, bazı çocuklar bir örneğe birkaç saniye baktıktan sonra bir şeklin aynısını aklından kopyalayabilir.

Dördüncü yaşın ilk yarısında, bazı çocuklar şekilleri aynı şekil ve büyüklükteki başka nesnelerle eşleştirerek denkliği fark edeceklerdir. Ortalama bir çocuk bunu dördüncü yaşın ikinci yarısında yapabilecektir. Dördüncü yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar aynı büyüklük ve şekildeki iki şekli tanımlamak için “denk” kelimesini kullanabilir.

Dört yaşında, çocuklar gittikçe karmaşıklaşan yapbozları tamamlayabilirler (örneğin; dört parçalı-sekiz parçalı veya on parçalı yapbozlar, 15 parçalı yapbozlar) ve şekilleri birleştirme ve ayırma yeteneklerini geliştirebilirler (örneğin; pizza gibi bütün bir nesnenin parçalara ayrılabileceğini anlar). Çocuklar çeşitli maddeler kullanarak (üçgen prizma, küp, kemerler gibi) üç boyutlu yapılar da oluşturabilirler. Dördüncü yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar ikiden fazla geometrik şekil içeren çizimler yapabilir.

Dördüncü yaşın birinci yarısında, bazı çocuklar hala bir şekil kullanarak ama şekilleri henüz bir kombinasyon içinde kullanmadan resimler yapıyor olabilir. Bazı çocuklar şekilleri kombine ederek resim yapabilir. Dördüncü yaşın ikinci yarısına kadar, ortalama bir çocuk şekilleri bir resim oluşturacak biçimde kombine edebilecektir. Dört yaşında, bazı çocuklar önceleri deneme-yanılma yoluyla, sonraları da öngörüyle bir şeklin dış çizgisini başka şekillerle boşluk bırakmadan kaplayabilir.

Dört yaşında, bazı çocuklar ayrılma yerleri gösterilen basit iki boyutlu şekilleri ayırabilir.

Dört yaşında, bazı çocuklar şekillerin üst üste olduğu ama iç içe geçmediği bir düzenleme içindeki bazı şekilleri bulabilirler.

Dört yaşında, bazı çocuklar fiziksel ilişkileri veya pozisyonları temsil eden kelimeleri anlayacak ve kullanacaklardır (örneğin; “üstünde,” “altında,” “üzerinde,” “yanında,” “bitişiğinde,” “önünde,” “arkasında,” “içinde,” “içerisinde,” “dışında,” “arasında,” “yukarı,” “aşağı,” en üst,” en alt,” “ön,” “arka,” “yakın,” “uzak,” “sol,” “sağ”).

Dört yaşında, ortalama bir çocuk gerçek bir odada saklanan bir nesnenin nerede olduğunu belirlemek için bir oda maketi veya basit resimli haritaları kullanabilir.

Dördüncü yaşın birinci yarısında, bazı çocuklar nesneleri yatay veya dikey olarak yönlendirebilecektir. Ortalama bir çocuk bunu dördüncü yaşın ikinci yarısında yapabilecektir.

Dört yaşında, bazı çocuklar iki boyutlu bir şekil döndürüldüğünde, ters çevrildiğinde veya farklı bir şekilde hareket ettirildiğinde bunu informel olarak fark edecek ve bu gibi şekilleri böyle hareket ettireceklerdir.

Dördüncü yaşın birinci yarısında, ortalama bir çocuk informel olarak simetrisi olan iki boyutlu şekiller ve üç boyutlu yapılar oluşturabilir.

Ölçüm

Dördüncü yaşın birinci yarısında, bazı çocuklar bir kabı katılarla veya sıvılarla (buz küpleri ve su gibi) doldurarak hala nesnelerin özelliklerini keşfetmeye çalışıyor olabilir. Bu çocuklar farklı büyüklüklerdeki kapların daha çok veya daha az aldığını da göreceklerdir.

Dördüncü yaşın ilk yarısında, ortalama bir çocuk “büyük” veya “küçük” (yükseklik/alan/hacim), “uzun” veya “kısa” (uzunluk/yükseklik), “ağır” veya “hafif” (ağırlık) ve “hızlı” ve “yavaş” (hız) gibi özellikleri fark edecek, informel olarak tartışacak ve bu özellikleri tanımlamak için bir dil geliştirecektir.

Dört yaşında, bazı çocuklar hala “aynı” ve “farklı” kavramlarını ve nesnelerin aynı veya farklı olarak nasıl tanımlandığını öğreniyor olacaktır. Ayrıca, dördüncü yaşın ilk yarısında, bazı çocuklar çeşitli nesneleri tek bir özelliğe göre karşılaştırırlar (örneğin; çocuk “Onun pasta dilimi benimkinden daha büyük” der). Ortalama çocuk bu gibi karşılaştırmaları dördüncü yaşın ikinci yarısında yapar. Dördüncü yaşın ilk yarısında, bazı çocuklar nesneleri küçükten büyüğe doğru sıralayabilir (örneğin; iç içe geçen oyuncakları en kısadan en uzuna doğru sıralar) ve nesneler arasındaki ilişkileri tanımlarlar (örneğin; “büyük,” “daha büyük,” “en büyük”). Ortalama bir çocuk bu becerileri dördüncü yaşın ikinci yarısında geliştirir.

Dört yaşında, bazı çocuklar günlük aktivitelere katılarak hala zaman anlayışlarını geliştiriyor olabilir (örneğin; günün temel sıralamasını bilir). Dört yaşını doldurana kadar, çocukların “sabah,” “öğleden sonra,” “gece,” “daha önce,” “daha sonra” ve “biraz sonra” gibi günlük zaman kavramlarını anlamaları gerekmektedir. Çocukların gece/gündüz ve mevsimlerle ilgili temel kavramları da belirleyebilmesi gerekmektedir ama “dün,” “bugün” ve “yarını” hala karıştırabilirler. Dördüncü yaşın ilk yarısında, bazı çocuklar haftanın günlerini ve mevsimleri sayabilir ama saati söyleyemezler. Bu yaştaki bazı çocuklar belli bir saatin belli olaylarla ilişkili olduğunu da fark ederler (örneğin; en sevdiği TV programı 4:00’da başlar). Ortalama bir çocuk bunları dördüncü yaşın ikinci yarısında anlar. Son olarak, dördüncü yaşın ikinci yarısında, bazı çocukların zaman anlayışı gelişmiş olacak ve yakınlarında hangi olayların olduğunu bileceklerdir. Haftanın günlerini, ayları ve mevsimleri bilecekler ama hala saati söylemeyi öğreniyor olacaklardır.

Dördüncü yaşın ilk yarısında, bazı çocuklar uzunlukları doğrudan karşılaştırarak bir problem çözebilir (örneğin; hangisinin daha uzun olduğunu görmek için iki çubuğu yan yana koyar). Ortalama bir çocuk bunu dördüncü yaşın ikinci yarısında yapar.

Dördüncü yaşın ilk yarısında, bazı çocuklar bir nesneyi diğerinin üstüne koyarak nesnelerin alanını karşılaştırabilir. Ortalama bir çocuk bunu dördüncü yaşın ikinci yarısında yapar.

Dört yaşında, bazı çocuklar informel karşılaştırmalar yapacak ve tahminde bulunacaklardır (örneğin; “Sarı kitap rafı kadar uzunum” der).

Örüntü, Akıl Yürütme ve Cebir

Dördüncü yaşın ilk yarısında, bazı çocuklar net bir şekilde açıklandığında bazı olay sıralamalarını analyacaklardır (örneğin; anne şöyle der: “Önce gideri tıkıyoruz, sonra suyu açıyoruz ve sonra da banyo yapıyoruz.”). Ortalama bir çocuk bu anlayışı dördüncü yaşın ikinci yarısında gösterir. Ayrıca, dördüncü yaşın ikinci yarısındaki çocuklar farklı bağlamlardaki düzenlilikleri fark eder (örneğin; olaylar, örüntüler, şekiller, sayı grupları).

Dört yaşında, bazı çocuklar tekrarlanan basit örütülerin (tekrarlanan temel seriler veya blok inşa etme gibi) “özünü” de belirleyebilir ve bunu yineleyerek örüntüyüı uzatabilirler (örneğin; “kırmızı/mavi/kırmızı/mavi/kırmızı/mavi serisi için çocuk “kırmızı/mavi” ekleyecektir). Çocuklar altı yaşına kadar bu beceride farklı seviyelerde ilerleme kaydeder. Bu ilerleme çocuklar tekrarlayan sesleri ve fiziksel hareketleri taklit ettiklerinde de geçerlidir (el çırpmak, ayaklarını vura vura yürümek, el çırpmak, ayaklarını vura vura yürümek… gibi).

Dördüncü yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar “çift” sayılar (örneğin; iki kişi arasında eşit olarak paylaşılabilen bazı nesneler) ve “tek” sayılar (örneğin; iki kişi paylaştıktan sonra açıkta kalan nesne olması) kavramlarını keşfedecektir.

Dördüncü yaşın ikinci yarısında, çok az sayıda çocuk “üç” unsura kadar tekrarlanan bir örüntünün (temel sıralama veya tekrarlanan blok inşa etme gibi) “özünü” temsil etmek için harfleri kullanabilir (örneğin; “123123123…” için “ABC”).

Dört yaşında, bazı çocuklar “toplama işlemine göre etkisiz birim” (örneğin; “Hiçbir şey eklemedin, bu yüzden hala aynı” der), “çıkarma işlemine göre etkisiz birim” (örneğin; “Hiçbirşey çıkarmadın, bu yüzden hala aynı” der) ve “çıkarma olumsuzlama” “örneğin; “Hepsini aldın, hiçbir şey kalmadı” der) fikirlerini doğal bir dille özetlemeye başlayabilir. Dördüncü yaşın ikinci yarısında, az sayıda çocuk  “toplama işleminde yer değiştirebilirliği” de özetleyebilir (örneğin; “Sayıları herhangi bir sıralama içinde ekleyebilirsin” der).

Dördüncü yaşın ilk yarısında, ortalama bir çocuk günlük problemleri çözmek için tümdengelimli akıl yürütme (bilmediğimiz hakkında mantıklı bir sonuca varmak için bildiğimizi kullanma) kullanabilecektir (örneğin; mevcut çocuklara bakarak kimin eksik olduğunu bulur).

Dördüncü yaşın ilk yarısında, bazı çocuklar bir yetişkin tarafından verilen bir sınıflandırma işini yapmak için keyfi kurallar kullanmanın (örneğin; “çünkü seviyorum” diye bir kategori oluşturarak) ötesine geçeceklerdir. Bunun yerine, bu çocuklar nesneleri bir sınıfa ayırırken bir özelliğe (renk, şekil, büyüklük gibi) takılabilirler. Ortalama bir çocuk sınıflandırma yaparken dördüncü yaşın ikinci yarısında bir özelliğe takılabilir. Dört yaşında, az sayıda çocuk bir veya daha fazla özelliğe (renk, büyüklük, vs.) dayalı olarak sınfılandırma yapabilecek ve nesnelerin neden birlikte gruplandığını söyleyebilecektir.

Dördüncü yaşın ilk yarısında, bazı çocuklar “geçişli olarak” akıl yürütebileceklerdir. Az sayıda çocuk dört yaşındayken olayları kronolojik olarak sıralayabilecektir.

İstatistik ve Olasılık

Dört yaşında, bazı çocuklar bazı soruların, sorunların veya anlaşmazlıkların veri toplamadan cevaplanamayacak “deneysel sorular” olduğunu fark edeceklerdir. Çocuklar bir soruyu ele almak veya kişisel olarak önemli bir karar vermek için ilgili verileri de toplayabilecektir.

Dört yaşında, çocuklar bir soruryu ele almak (örneğin; gerçek veya resim grafikler oluşturarak) veya kişisel olarak önemli bir karar vermek için (örneğin; En güzel dondurma hangi dondurmacıda?) verileri düzenlemeyi ve tanımlamayı öğreneceklerdir.

Çocuklar bir soruyu ele almak, tahminde bulunmak, başkalarına aktarmak veya kişisel olarak önemli bir karar vermek için gereken bilgileri özetleyen gerçek bir grafiği veya resimli grafiği okuma ve yorumlama becerilerini geliştirecektir.

Çocuklar bazı olayların olmasının bazı başka olaylardan daha muhtemel olduğunu anlamaya başlayacaklardır (örneğin; kışın kar yağma olasılığı yazın yağma olasılığından daha fazladır). Olasılık dilini de anlamaya ve kullanmaya başlayacaklardır (örneğin; “kesin,” “emin,” “belirsiz” veya “emin değil,” “olası” veya “muhtemel,” “olası değil” veya “muhtemel değil,” “belki” veya “mümkün,” ve “mümkün değil”).

Beden Sağlığı

Motor Beceri Gelişimi

Yürürken, tırmanırken, zıplarken, hoplarken, tempolu yürürken ve hızlı koşarken yetkin, kontrollü ve dengeli hareket eder. Her adımda bir ayağın parmaklarını kaldırmadan öbürünün topuğunu yere değdirerek yürür, dengesiz seker ve iyi koşar. Merdivenlerden ayaklarını değiştirerek iner. Tırmanırken ayağını nereye yerleştireceğine doğru karar verir. İki ayağını da yere değidirmeden tek ayak üstünde üç veya dört kez zıplar.

Bir yerde gezerken hareket kavramlarının kullanımını anlamaya başlar (örneğin; eğimli bir yolda yürür, dümdüz koşar). Bir yerde gezerken başkalarına çarpmamak gerektiğini anlar.

Tek ayak üstünde beş saniye veya daha fazla durur. Alçak denge kalasında (10 cm genişliğinde) iyi durur ama daha dar bir kalasta ayaklarına bakmadan durmakta zorlanır.

Zıplarken hala dengesini kaybedebilir.

Bir çocuk merdivenine çıkmak veya trambolinde zıplamak için hareketlerini koordine etmeye başlar.

Öne takla atarken dengede durabilir ve düşmez.

Vücut bölümleri kombinasyonunda ağırlığı destekler (örneğin; baş, eller). Kısa bir süre için eller üzerinde ağırlığı destekler.

Top atarken, tutarken, topa ayakla vururken ve top zıplatırken hareketlerini koordine etme yeteneği giderek artar. Topla oynarken henüz başarılı sonuçlar beklemez ve topla ilgili becerilerde bir şey başardığında (topu doğru attığında, topa doğru vurduğunda, vb.) şaşırır. Topu kontrol edeceği yerde, top onu kontrol ediyormuş gibi görünebilir.

Büyük bir topu zıplatır ve yakalar. Bir topu 3 metre uzaktaki bir hedefe fırlatabilir.

Yerdeki bir topa vura vura peşinden gidebilir.

Vücudunun farklı bölümleriyle havaya balon atabilir. Hafif bir raketle bir balona veya asılı bir topa vurabilir. Plastik bir sopayla topa vurabilir. Uzun saplı şeylerle vurmakta zorlanır (örneğin; beyzbol sopası, hokey sopası).

Uzun süre aktif oyunlara ve egzersizlere katılabilir.

Parklardaki tırmanma demirlerinde kendini ileri doğru itmek için bilek gücü yetersizdir.

60 dakikadan fazla sııfta oturmaya zorlanmamalıdır. Haftanın her günü veya çoğu günü yaşına ve gelişimine uygun en az 30 ila 60 dakikalık fiziksel aktivite yapmalıdır.

Karmaşık blok yapıları oluşturarak, yapbozlar yaparak, şekil ve desenler oluşturarak, küçük boncuklar dizerek, deliklerden nesneler geçirerek, araç-gereç kullanarak (çekiç, tornavida, vs.) ve küçük kaplara kum veya sıvı doldurarak el-göz koordinasyonunu geliştirir.

Bilgisayar klavyesini ve mouseu daha iyi tutar ama ince motor becerileri hala gelişmektedir bu yüzden bazı çocuklar bu aletleri kullanmakta zorlanabilir.

İnce parçaları olan oyun objeleriyle oynayabilir.

Yeterince alıştırma yaptıysa, bir çizgiyi takip ederek makasla birşey kesebilir.

Kalem, keçeli kalem, tebeşir, boya fırçası gibi yazı yazma, çizim ve resim araç-gereçlerini kullanma yeteneği gelişir. Basit şekil kombinasyonları, en azından dört parçası olan insanlar ve yetişkinlerin tanıyabileceği nesneler çizer.

Yardım almadan giyinir ve soyunur. Ayakkabılarının bağcıklarını ve giysilerindeki bağcıkları çözer ama henüz bağlayamaz.

Dişlerini fırçalar ve saçlarını tarar.

Bardaktaki veya kaşıktaki şeyi nadiren üstüne döker.

Sağ elini veya sol elini kullanma tercihini belli etmeye başlar.

Sağlık Durumu ve Uygulamaları

Yardım almadan giyinir ve soyunur, dişlerini fırçalar ve saçını tarar ve diğer kişisel bakım işlerini bağımsız olarak yapar.

Sürekli gözetim altında olmadan ortalığı toparlar.

Yeni yiyecekler dener. Basit, sağlıklı atıştırmalıklar hazırlar.

Kendini sakinleştirme yeteneğini geliştirir.

Oyunlara, açık alan oyunlarına ve diğer fiziksel aktivitelere aktif olarak katılabilir.

Yemek yemeden önce ve tuvaletten sonra ellerini yıkar ve kurular.

Zararlı nesnelere, maddelere ve aktivitelere karşı nasıl yaklaşacağını bilerek yangın güvenliği, trafik ve yaya güvenliği gibi temel sağlık ve güvenlik kurallarını uygulama farkındalığı ve yeteneği geliştirmeye devam eder.

Kendi sınırlarını daha iyi değerlendirir ve anlar; güvenlik için hala yetişkinlerin gözetimine ihtiyacı vardır.

Acil durumlarda neler yapması gerektiğini ve/veya nasıl yardım isteyeceğini bilir.

Güvenli hareket etmeye ve materyalleri gerektiği gibi kullanmaya başlar.

                                                                                 Fen

Çocukları fen alanında geliştirmekle genel olarak etraflarındaki dünyaya dair kavramsal anlayışlarını derinleştirmek, bilimin nasıl uygulandığını daha iyi anlamalarını sağlamak ve bilimsel araştırma yapma yeteneklerini geliştrimek hedeflenmektedir. Yetişkinler destekleyici bir ortamla çocukların bu hedefleri gerçekleştirmesine yardımcı olabilir.

Dört yaşındaki çocuklar dünyaya karşı çok meraklıdırlar ve dünyayı anlamak için hayal güçlerini kullanırlar. Uygulamalı incelemeler gerçekle hayali birbirinden ayırmalarına yardımcı olur. Basit bilimsel incelemelerin planlama ve uygulama aşamalarına katılabilirler ve tabii ki dört yaşını doldurana kadar gözlem yapma, bilgi toplama, verileri karşılaştırma, kalıpları belirleme, gözlemleri tanımlama ve tartışma ve açıklama ve genellemeler oluşturma yetenekleri gelişecektir.

Sorgulama Becerileri

Keşfetmeyi önemli bir öğrenme yolu olarak kullanmaya devam eder. Nasıl, neden ve ya … olsaydı sorularına cevap bulmak için basit araştırmalar planlayabilir ve uygulayabilir.

Nesneler ve materyaller arasındaki ortak özellikleri, farklılıkları ve kıyaslamaları gözlemleme ve tartışma yeteneğini geliştirir. Çoklu özellikleri belirleyebilir ve bunlara göre sınıflandırma yapabilir (büyüklük, renk, şekil, fonksiyon gibi). Gittikçe daha detaylı bilgiler toplayarak basit araçları kullanmaya devam eder. Uzunluğu ölçmek için cetvel ve ölçme çubuğu kullanmaya başlayabilir.

Daha çok ayrıntı ekleyerek temsili çizimlerle bilgiyi kaydetme yeteneğini geliştirir (örneğin; sümüklü böceğin üstündeki uzun ve kısa anten). Yetişkinler tarafından yapılan şema ve grafiklere katkıda bulunabilir (örneğin; suda batan veya batmayan maddelerin resmini göstererek veya yaparak).

Gözlemlerini tanımlamak ve tartışmak için geçmiş deneyimlerinden faydalanır ve sonra da açıklamalar ve genellemeler oluşturur. Kalıpları görmek için çeşitli kaynaklardan elde edilen verileri karşılaştırmaya başlar (örneğin; çocuk “Solucanlar toprakta yaşar. Evde ve okulda yerde solucan gördüm.” der). Şekil ve fonksiyon ilişkilerini fark eder (örneğin; bir binadaki sütunlar çatıyı destekler).

Konuşurken gözlemlerini ve düşüncelerini rahatklıkla paylaşır. Önemli ayrıntıları vermek için biraz yetişkin desteğine ihityacı olabilir veya çok sayıda gereksiz ayrıntıya yer verebilir.

Planlı araştırmalara işbirlikçi bir biçimde katılır. Bir araştırmanın planlanması aşamasında fikirleriyle katkıda bulunabilir ve planları uygulamak için başkalarıyla çalışabilir (örneğin; yerdeki bir kovadan masadaki su tablasına plastik hortumla nasıl su taşınacağını bulma).

 Fen Bilimleri Bilgisi

Gözlemlediği materyallerin belli özelliklerini (örneğin; sertlik, renk, şekil, doku) ve bu özelliklerin davranışları nasıl etkilediğini açıklayabilir (örneğin; yuvarlak top yuvarlanır). Özelliklerin ne zaman ve nasıl değişebileceğini öğrenmeye devam eder (örneğin; sarı ile kırmızı karıştırılırsa turuncu olur).

Ses ve ışığın değişen özelliklerini dener (örneğin; daha çok ses çıkararak davul çalar, gölgesini uzatır). Sesin özelliklerinin (ton, volüm gibi) ses kaynağına bağlı olduğunu anlamaya başlar (örneğin; uçakların, hayvanların, enstrümanların çıkardığı farklı sesler). Gölgelerin büyüklüğünü ve şeklini nasıl değiştirebileceğine dair fikir üretir.

Su ile ilgili gözlemlerini paylaşabilir (örneğin; suyun nasıl aktığı veya damladığı, sıcaklık değişiklikleri,vb). Bazı nesnelerin suda battığını, bazılarınınsa batmadığını fark eder ama sadece hafif nesnelerin suda yüzüp ağır olanların battığını düşünebilir.

Hareketlerin nasıl değiştirilebileceğini dener (örneğin; bir topun daha hızlı yuvarlanmasını sağlamak için bir rampanın eğimini değiştirir). Harekette belli varyasyonlar yapabilmek için mantıklı fikirler üretebilir.

Yaşam Bilimleri Bilgisi

Hayvanların ayrıntılı özelliklerini (renk, büyüklük ve şeklin ötesinde) ve davranışlarını (örneğin; hayvanlar nasıl yemek yer veya hareket eder) belirler.

Tüm hayvanların yemeğe, suya ve yaşayacak bir yere ihtiyacı olduğunu anlamaya başlar. Ayrıca, bitkilerin de suya, ışığa ve toprağa ihtiyacı olduğunu da anlamaya başlar.

Büyüme ve gelişimi gözlemleme olanaklarıyla bitkilerin canlı olduğunu ve hareket eden bazı şeylerin canlı olmadığını anlamaya başlar.

Canlılar arasındaki ilişkileri, canlıların ihtiyaçlarını ve çevrelerini düşünmeye başlar.

Canlıların gözlemlenebilir benzerliklerini ve farklılıklarını karşılaştırır. Türler arasında ve içinde genellemeler yapabilir (örneğin; çoğu bitkinin yeşil yaprakları vardır; martılar ve ördekler kuştur).

Gözlemelere dayanarak yaşam döngüsünün bölümlerini tanımlayabilir. Tohumun bitkiye dönüştüğünü anlar. Bir zamanlar bebek olduğunu ve daha çok büyüyeceğini fark edebilir.

Yeryüzü ve Uzay Bilgisi

Çevresindeki materyallerin özelliklerindeki değişiklikleri fark eder (örneğin; taşlar farklı renk, şekil ve büyüklüktedir; su gökyüzünden yağmur veya kar olarak inebilir). Ayrıca, suyun diğer materyallerin özelliklerini etkileyebileceğini görür (örneğin; su bir havluyu daha ağır yapar).

Rüzgar, yağmur ve karın gözlemlenebilir etkilerini tanımlayabilir. Mevsimleri ve çevresinin mevsimlere göre nasıl değiştiğini öğrenmektedir. Zaman anlayışı gelişmektedir ve günlük rutinleri, hava durumunu veya diğer olayları günlük olarak tartışabilir ve tabloda gösterebilir.

Güneşin veya ayın hareketini ve/veya ayın evrelerini şekil üzerinde göstermeye yardımcı olabilir.

Sosyal ve Duygusal Gelişim

Sosyal ve duygusal gelişimin önemi çocuğun yaşamının her alanında görülmektedir. Bir çocuk kişisel duygularını yönetebilirse, başkalarının duygularını ve ihtiyaçlarını anlayabilirse ve başkalarıyla olumlu bir etkileşim kurabilirse ilerideki gelişimi için sağlam bir temel atmış olacaktır. Sosyal ve duygusal gelişimdeki farklılıklar çocuğun yaradılışından, kültürel etkilerden, engellerden, yetişkinlerden örnek aldığı davranışlardan, yetişkinlerle olan ilişkilerinde hissettiği güven duygusundan ve sağlanan sosyal etkileşim olanaklarından kaynaklanmaktadır.

Dört yaşındaki çocuklar belli duygulara nelerin neden olduğunu öğrenmeye devam eder ve başkalarının aynı durumlara farklı tepkiler verebileceğini fark eder. Konuşmak veya resim yapmak gibi baş etme stratejileriyle yoğun duyguları daha iyi yönetmeyi öğrenmişlerdir. Dört yaşındaki çocuklar grup oyunlarına katılarak, başkalarına karşı duyarlı olarak veya çatışma durumlarında çözüm yolları önererek akranlarıyla olan sosyal etkileşimlerinde daha çok ilerleme kaydederler.

 Duygusal Gelişim

Yetişkinleri güvenilir rol modelleri olarak kullanır (örneğin; öğretmenin sınıfa kitap okuyuşunu taklit eder). Tanıdığı yetişkinlerin yokluğunu daha iyi tolere edebilir; dil, çizim, vs. kullanarak üzüntüyle baş eder (örneğin; “Eve geldikleri zaman vermek için anneyle babanın resmini yapacağım” der).

Yetenekler, özellikler, tercihler ve eylemler açısından benlik anlayışı göstermeye başlar (örneğin; “Bana bakın! Kale yapıyorum!” der). Kendisini başkalarıyla karşılaştırır (örneğin; “Ayla bisiklet sürebiliyor ama ben hala öğreniyorum”der).

Dıuyguların nedenlerini anlamaya çalışmaya ve başkalarının aynı durum karşısında farklı hissedebileceğini anlamaya devam eder (örneğin; “Ben salıncağa binmek istiyorum, Bora istemiyor” der).

Yoğun duyguları yönetirken daha çok kontrol sahibi olmak ve yetkin olmak için (örneğin; acil servise gittikten sonra, oyuncak bebeklerle ve oyuncak hayvanlarla bu deneyimi defalarca oynayabilir) başa çıkma stratejilerini öğrenir (örneğin; kelimeleri kullanma, çizme).

Sosyal Gelişim

Bir grup çocuğun arasına başarıyla girer (örneğin; “Hey! Ben ziyarete gelen büyükanne olurum!” der). İşbirlikçi bir grupta oyun başlatır ve sürdürür (“Hadi geziye gitme oyunu oynayalım. Ben pilot olacağım, siz de uçağa bineceksiniz” der).

Sadece bir çocukla bağ kursa bile, akranlarıyla arkadaşlık kurmada gelişme gösterir. Başka çocukları memnun etmeye çalışmaya başlar (örneğin; “Doğum günüme gelebilirsin, tamam mı?” der).

Yardıma ihtiyacı olan, üzgün, incinmiş veya sinirli arkadaşlarına daha uygun ve duyarlı karşılık verir (örneğin; “Ağlama, Can. Babam bisikleti tamir edebilir. Nasıl yapıldığını biliyor.” der).

Yetişkinlerden yardım almaya devam ederken başka çocukların problemlerine çözümler önerir (örneğin; “Ali! İkimiz de baba olabiliriz!” der).
 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s