Z Jenerasyonu

Generation Z

Z Jenerasyonu 1990ların başlarından veya ortalarından günümüze kadar doğanları kapsamaktadır. Bu kuşak İnternetsiz ve bilgisayarsız bir hayat bilmemektedir; çoğu cep telefonsuz bir dünyayı bile bilmemektedir. Onlar için CDler klasik olmuştur. Bu kuşak tam bir postmodernizm ve küreselleşme çağında dünyaya gelmiştir.

Generation Z is a common name for the group of people born from the early to mid 1990s to the present. They have never known a life without the internet, let alone computers, and many don’t know a world without mobile phones. To them, CDs are vintage ephemera. This generation has also been born completely into an era of postmodernism and globalization.

Gözlemlenen özellikler ve eğilimler

Z Jenerasyonu, tam bir teknolojiyle doğan ilk kuşaktır. Z Jenerasyonu bilgisayarlar, cep telefonları, oyun cihazları, MP3 çalarlar ve her yerde var olan İnternetle doğmuştur. Teknolojisiz bir hayatı bilmemektedirler. Bu yüzden, bu jenerasyona dijital yerliler de denmektedir ve bu jenerasyon teknolojiyi son derece rahat kullanmaktadır. Hiçbir sorun yaşamadan e-posta ve mesaj gönderebilmekte ve bilgisayar kullanabilmektedirler.

Observed traits and trends

This is the first generation to be born with complete technology. They were born with PCs, mobile phones, gaming devices, MP3 players and the ubiquitous Internet. They do not know life without technology. Hence, they are often termed as digital natives and are extremely comfortable with technology. They can email, text and use computers without any problems.

Ayrıca, Z Jenerasyonundakiler teknolojik gelişmeleri anlayabilir ve teknoloji alanında uzmanlaşabilirler. Ne yazık ki, teknolojiye ve cihazlara olan bu bağlılığın bu kuşaktaki bireyler üzerinde olumsuz bir etkisi vardır. Dışarıda oyun oynamak ve aktif olmak yerine evde oturup elektronik cihazlarını kullanmayı tercih etmektedirler. İleride sağlık sorunlarına neden olabilecek hareketsiz bir yaşam sürmektedirler.

In addition, members of Generation Z can understand and master advancement in technology. Unfortunately, this reliance on technology and gadgets has had a negative effect on the members. They rather stay indoors and use their electronics than play outdoors and be active. They are leading a sedentary life that can result in health problems later on.

Z Jenerasyonu üyeleri çoklu görevler konusunda yeteneklidir. Eş zamanlı olarak mesaj gönderebilir, okuyabilir, izleyebilir, konuşabilir ve hatta yemek yiyebilirler. Ancak, bu da psikologların dikkat eksikliği bozukluğu dedikleri dikkat süresinde kısalmaya neden olmuştur. Bu nesil çok uzun süre bir şeye odaklanamadıkları için karmaşık verileri ve bilgileri analiz edememektedir.

Members of Generation Z are adept at multi-tasking. They can text, read, watch, talk and even eat simultaneously. However, this has also led to reduced attention span leading to what psychologists call acquired attention deficit disorder. This generation is unable to analyze complex data and information as they cannot focus for very long.

Z Jenerasyonu için sosyal medya platformları dış dünya ile iletişim kurmanın bir yoludur. Gizlilik endişeleri yoktur ve hiç tanımadıkları insanlarla kendileri hakkında özel detayları paylaşmak istemektedirler. Konuşmak yerine mesajlaşmayı tercih ederler. Online iletişimi tercih ederler – çoğunlukla daha önce hiç tanışmadıkları arkadaşlarla. Sanal arkadaşları vardır ve onlar için arkadaşlarla takılmak arkadaşlarıyla cep telefonu, e-mail veya mesajlarla konuşmak anlamına gelmektedir. Yetişkinler onlar için aktivite düzenlemedikçe dışarıda vakit geçirmezler. Bilgisayarı kitaplara tercih ederler ve anında sonuç isterler. Bununla birlikte, bu nesil aynı zamanda çok yaratıcı ve işbirlikçidir ve işgücüne katıldıklarında şirketlerin çalışma biçimleri üzerinde önemli etkileri olacaktır. İş yerini çalışma stili ve beklentileri anlamında ciddi ölçüde değiştireceklerdir.

For them, social media platforms are a way to communicate with the outside world. They are not bothered about privacy and are willing to share intimate details about themselves with complete strangers. They’d rather text than talk. They prefer to communicate online — often with friends they have never met. They have virtual friends and for them hanging out with friends means talking to them over the cell phones, emails and text messages. They don’t spend much time outdoors unless adults organize activities for them. They prefer computers to books and want instant results. However, at the same time, this generation is highly creative and collaborative and will have a significant impact on the way companies work when they join the workforce. They will change the workplace dramatically in terms of work style and expectations.

Her neslin imajını, dönemini ve yaşam tarzını belirleyen bazı kelime tercihleri ve argo terimleri vardır. Z Jenerasyonunun dijital yerlileri bu aşamayı tamamen yeni bir kısaltılmış dilin oluşmasına neden olacak biçimde SMS ve e-mailin bir birleşimi ile bir adım öteye taşımaktadırlar.  Bu nesil tempoya ve hızlı değişimlere alışık olduğu için, anında ödül ve tatmin beklemektedirler. İçedönük ve soğuk kişilerdir ve yüksek bir konsantrasyon veya dikkat süreleri yoktur. Dikkatleri kolay dağılır, çabuk rahatsız olurlar, fevri ve huzursuzdurlar. Sürekli dijital uyarıya alıştıkları için, uyaran olmadığında sıkılabilirler.

Every generation adopts a few choice words and slang terms that come to identify their image, era and lifestyle. The digital natives of Generation Z are taking this one step further with the combination of SMS and email messaging leading to the formation of an entirely new abbreviated language. As this generation is used to pace and rapid changes, they look for instant rewards and gratification. They are introverts; aloof; and also do not have a high concentration or attention span. They are easily distracted, irritable, impulsive and restless. Since they are used to constant digital stimulation, they tend to get bored when the stimulation is missing.

Birçok sosyal medya platformundaki simüle oyunlar nedeniyle, Z Jenerasyonu iş zekası kazanmıştır. Hangi risklerin alınacağını, hangilerinin faydalı olabileceğini ve hesaplanabileceğini bilirler. Soldan sağa veya baştan sona okumaya gerek duymazlar. Görsel simgelere karşı kendilerinden büyük insanlardan daha duyarlıdırlar ve bilgi doğrudan metin olarak değil de görsel imgelerle sunulduğunda daha çok bilgi edinirler. Bu nitelik daha iyi tarayıcılar olmalarını sağlayabilir ki bu beceri yüklü miktarda online bilgi ile karşılaşıldığında faydalı bir beceridir.

Due to simulated games on several social media platforms, Generation Z has gained business acumen. They know what risks to take and are considered to be practical and calculated. They don’t necessarily read from left to right, or from beginning to end. They’re more sensitive to visual icons than older people are, and they absorb more information when it’s presented with visual images than when it’s offered in straight text. This may help them be better scanners, a useful skill when you’re confronted with masses of online information.

Arka plandaki sesi bloke etme konusunda daha iyidirler. Müzik eşliğinde etkili çalışabilirler. İşe odaklanırken sosyal ağlarını takip edebilirler. Bilgi bombardımanına maruz kaldıkları bir dünyada yaşamaktadırlar, böylece ellerindeki işe odaklandıklarında TV veya başka dikkat dağıtıcı unsurları bloke edebilirler. Çoklu bilgi akışıyla dolu dijital bir ortamda bu kuvvetli bir avantajdır.  Bu nesil hıza doğruluktan daha çok değer verir.

They are better at blocking out background noise. They can work effectively with music playing. They can keep up their social networks while they concentrate on work. They’ve learned to live in a world where they’re bombarded with information, so that they can block out the TV or other distractions while they focus on the task at hand. This is a powerful advantage in a digital environment that’s buzzing with multiple streams of information. This generation values speed over accuracy.

Y Jenerasyonu azim ve iş etiğinden yoksundur. Z Jenerasyonu farklıdır. Geçmiş yılların yaygın materyalizm anlayışından, sosyal adalete daha çok önem veren ve iyi eğitimli, teknolojiden anlayan ve yenilikçi düşünürlerine doğru bir gidişat söz konusudur.

Gen Y lacks resilience and a work ethic. Generation Z is different. There is a move away from the past decade’s rampant materialism, a stronger emphasis on social justice and a generation of highly educated, technologically savvy, innovative thinkers.

Düzenli olarak online olan çocukların çoğu kendilerini sanal gerçeklikte temsil etmek için bir çeşit avatar (kendi dijital benzerleri) kullanmaktadır. Bu “ikinci hayat” dünyasında alışverişten çalışmaya, oyun oynamaya, sosyalleşmeye ve hatta gayrimenkul alıp satmaya kadar gerçekleşen her şey ile Z Jenerasyonunun neden sanal gerçeklikte gittikçe daha çok zaman harcadığını anlamak kolaydır.

Most kids who go online regularly use some kind of avatar (a digital likeness of themselves) as their representative in cyberspace. With everything from shopping, working, playing games, socializing, even buying and selling real estate now taking place within this “second life” realm, it’s easy to see why Gen Z is spending an increasing amount of time in cyberspace.

Bazı sosyologlar bu nesli, çocukların kendilerini eğlendirmek için video oyunları, müzik çalarlar ve bilgisayar programları gibi her çeşit ürünü tüketmek istedikleri eğlence kültürü jenerasyonu anlamında “I” jenerasyonu diye adlandırmaktadır. Teknolojiyle ilişkileri sezgisel ve doğaldır ve hatta bazı durumlarda bağımlılık seviyesindedir.

Some sociologists have categorized them as the “I” generation, the generation of entertainment culture where kids are always anxious to consume all types of products to entertain themselves such as video games, music players, and computer programs. Their relationship with technology is intuitive, natural, and in some cases, even addictive.

Bu çocuklar anne babalarının birçok yerde hissedilen işsizlik krizleri nedeniyle veya senelerce çalıştıktan sonra işten çıkarıldıkları için iş bulmakta zorlandıklarını gördüler. Bu yüzden, bu neslin başlıca özelliklerinden biri de şirketlere güvenmemektir. Bu nesil, çalışanları güvenlerini kazanmak için yeni yollar bulmaya zorlayacak tek bir proje yerine çeşitli iş projelerine güvenecek daha dikkatli bir nesil olacaktır.

These kids have seen their parents undergo difficulties in finding a job, due to the unemployment crisis that has been felt in so many diverse latitudes or because they have been laid off after several years of work. Due to this, one of the characteristics of this generation is a lack of trust in companies. It will be a more cautious generation, one who will prefer to count on various work projects rather than a single one, which will force employees to find new ways of winning their trust.

“Y” jenerasyonundakiler yaratıcı ve ilerici, değişime ayak uydurabilen ve iyi arabulucu bireylerken, “Z” jenerasyonundakiler sosyal anlamda çekingendirler ve yüksek hızın her şeye neredeyse anında sahip olmayı beklemelerine neden olduğu ve böylece orta ve uzun vadeli hedefleri ele alırken sabırsız olmalarına neden olan ağa bağlıdırlar. Analitik ve araştırmacı kapasiteleri de şüphelidir. Hali hazırda okul seviyesindeki en önemli iki kaynak olan Google ve başlangıç noktası olarak referansları içerse de Wikipedia çocukları daha fazla araştırma yapmadan gösterilen ilk bilgi parçasına tutunmaya itmektedir.

While the “Y” are very creative and progressive, able to adapt to change and good negotiators, those of the “Z” generation are characterized for being socially inhibited and tied to the network whose high speeds have led them to expect to have everything almost instantly and thus making them impatient when dealing with medium and long term goals. Their analytical and investigative capacities are also questionable; Currently, the two most important resources at the school level are Google and Wikipedia, which although include references as a starting point, lead kids to stick with the first piece of information that is displayed, without looking any further.

“Z” jenerasyonu için eğitim artık bir hayatta kalma yöntemini temsil etmediği için o kadar da önemli değildir. Bu nesil teknolojik bilgilerini ve zekalarını geliştirmeye çalışmaktadır. Daha iyi el-göz koordinasyonuna sahiptirler. Yani, birçok çocuk işitsel öğrenme stili veya diğer öğrenme sitillerinden ziyade görsel öğrenme stilini tercih edebilir. Oyun oynar gibi öğrenmeyi tercih edebilirler.

For the “Z” generation, education does not seem that important as it no longer represents a method of survival. They strive to strengthen knowledge and intelligence in technology. They  have better hand-eye coordination. This means that for many kids, a visual style of learning may be preferable to auditory and other styles. They may prefer learning that is game-like in nature.

Araştırmalar günümüz çocuklarının yetişkin olana kadar internet başında ve video oyunları oynayarak 30,000 saat geçirmiş olacaklarını göstermektedir. Bu muazzam medya tüketimi miktarı bilgisayar oyunu oynamada iyi olmak için gereken becerilerle birleşerek genç neslin beyinlerini yapısal olarak değiştirmiştir. Günümüzün çocukları artık bizim kurallarımızla oynamak istememektedir. Okulların neden saat 3.30’da ve hafta sonları kapalı olduğunu anlamamaktadırlar. Neden sürekli daha fazla okumaları gerektiğinin söylendiğini ama kütüphanelerin yazın üç ay kullanılamadığını anlamamaktadırlar. Onların eğitimi bir zil programına veya tatillere bağlı değil. Eğitimlerinin çalışma kağıtları, ezber veya sınavlarla daha iyi olmayacağını biliyorlar. Ve onlar için öğrenme süreci 8. sınıftan, liseden veya üniversiteden sonra bitmeyecek. Şeffaflık, özgüven, esneklik ve kişisel özgürlük Z Jenerasyonu çalışma etiğinin değişmez taraflarıdır.

Research has shown that by the time they reach adulthood, today’s kids will have spent 30,000 hours on the internet and playing video games. This tremendous amount of media consumption, combined with the skills required to be adept at gaming, has structurally changed the brains of the youngest generation. Kids today no longer want to play by our rules. They don’t understand why schools are locked up at 3:30 and on weekends. They don’t understand why they’re constantly told to read more, yet school libraries are inaccessible for 3 months during the summer. Their education isn’t tied to a bell schedule or holiday breaks. They know their education isn’t better because of worksheets, memorization, or mandated testing. And the learning process is not going to stop for them after 8th grade. Or high school.  Or even college. Transparency, self-reliance, flexibility, and personal freedom are all non-negotiable aspects of Generation Z’s work ethic.

http://characteristicsofgenerationz

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s