Kişiye Özel Öğrenme Nedir?

Kişiye özel öğrenme veya kişiselleştirme terimi öğrencilerin farklı öğrenme ihtiyaçlarına, ilgilerine, isteklerine veya kültürel arka planlarına hitap etmeyi amaçlayan çeşitli eğitim programlarını, öğrenme deneyimlerini, öğretim yaklaşımlarını ve akademik destek stratejilerini ifade etmektedir. Kişiye özel öğrenme genellikle öğretmenlerin bir derste aynı öğretim türüyle aynı ödevleri verebildiği ve aynı ödevleri öğrenciye göre biraz değiştirerek verebildiği “herkes için uygun” öğretim yaklaşımı denen yaklaşımlara bir alternatif olarak görülmektedir.  Kişiye özel öğrenmeye öğrenci merkezli öğrenme de denebilir çünkü genel amaç önemli eğitim öğretim kararlarında öğretmenler ve okullar için tercih edilebilir, daha uygun veya lojistik olarak daha kolay olan yerine, bireysel öğrenme ihtiyaçlarını öncelikli olarak göz önünde bulundurmaktır.

The term personalized learning, or personalization, refers to a diverse variety of educational programs, learning experiences, instructional approaches, and academic-support strategies that are intended to address the distinct learning needs, interests, aspirations, or cultural backgrounds of individual students. Personalized learning is generally seen as an alternative to so-called “one-size-fits-all” approaches to schooling in which teachers may, for example, provide all students in a given course with the same type of instruction, the same assignments, and the same assessments with little variation or modification from student to student. Personalized learning may also be called student-centered learning, since the general goal is to make individual learning needs the primary consideration in important educational and instructional decisions, rather than what might be preferred, more convenient, or logistically easier for teachers and schools.

Kişiye özel öğrenme terimi (ve eş anlamlıları) online okullar ve öğrenme programları satan şirketler tarafından daha yaygın olarak kullanılmaktadır. K-12 devlet okullarında tasarlanan ve uygulanan “kişiye özel öğrenmenin” sanal okullar ve online öğrenme programları tarafından sunulan “kişiye özel öğrenme” türlerinden büyük ölçüde farklı olduğunu belirtmekte fayda var. Bununla birlikte, bazı okullarda kişiye özel öğrenme “karma öğrenme” veya öğretirken hem online hem de yüz yüze öğrenme deneyimleri şekline bürünebilmektedir. Kişiye özel öğrenmeyi araştırırken veya açıklarken terimin belli bir bağlamda nasıl kullanıldığını tam olarak belirlemek önemlidir.

The term personalized learning (and related synonyms) has become more widely used by online schools and companies selling online learning programs. It should be noted that “personalized learning,” as it is typically designed and implemented in K–12 public schools, can differ significantly from the forms of “personalized learning” being offered and promoted by virtual schools and online learning programs. In some schools, however, personalized learning many take the form of “blended learning,” or the practice of using both online and in-person learning experiences when teaching students. When investigating or reporting on personalized learning, it is important to determine precisely how the term is being used in a specific context.

Kişiye özel öğrenme önce her bir öğrencinin öğrenme gereksinimlerini, ilgi alanlarını ve isteklerini belirleyip sonra da her öğrenciye –az ya da çok- uygun öğrenme deneyimleri sunarak her öğrencinin akademik başarısını kolaylaştırmayı amaçlamaktadır. Bu hedefi gerçekleştirmek için okullar, öğretmenler, rehberlik uzmanları ve diğer eğitim uzmanları kuvvetli ve güvene dayalı öğrenci-yetişkin ilişkileri geliştirmekten ödevleri ve sınıftaki öğretim stratejilerini değiştirmeye ve okuldaki öğrencilerin gruplanma ve ders alma şeklini tamamen yeniden tasarlamaya kadar pek çok eğitim yöntemi kullanabilirler.

Personalized learning is intended to facilitate the academic success of each student by first determining the learning needs, interests, and aspirations of individual students, and then providing learning experiences that are customized—to a greater or lesser extent—for each student. To accomplish this goal, schools, teachers, guidance counselors, and other educational specialists may employ a wide variety of educational methods, from intentionally cultivating strong and trusting student-adult relationships to modifying assignments and instructional strategies in the classroom to entirely redesigning the ways in which students are grouped and taught in a school.

Kişiye özel öğrenmenin böyle geniş kapsamlı etkileri olduğu için ve terim çok çeşitli potansiyel programları ve stratejileri kapsadığı için niteleme, spesifik örnekler veya ilave açıklama olmadan kullanıldığı zaman terimin tam olarak neyi ifade ettiğini belirlemek zor olabilir.

Because personalized learning has such broad implications, and the term encompasses such a wide variety of potential programs and strategies, it may be difficult to determine precisely what the term is referring to when it is used without qualification, specific examples, or additional explanation.

Aşağıdaki temsili örnekler kavramı açıklamaya yardımcı olacaktır. Okullar ve eğitimciler şunları yaparak öğrenimi öğrenciler için kişiye özel hale getirebilirler:

The following representative examples will help illustrate the concept. Schools and educators might personalize learning for students by:

Büyük bir okulun işleyiş ve eğitim yapısını öğrencilerin daha küçük gruplara ayrılacağı ve öğrencileri tanıyan ve onların öğrenim ihtiyaçlarını iyi bilen tutarlı bir öğretmen takımıyla eşleştirileceği şekilde yeniden şekillendirmek. Bu strateji okuldan okula çok farklı şekillere bürünse de, en yaygın yaklaşımlardan bazıları “daha küçük öğrenme toplulukları,” takım kurma, tema bazlı okullar veya “okul içinde okul” yaklaşımıdır – büyük bir okulun işleyiş yapısı içinde farklı akademik programların veya “okulların” oluşturulması.

Reconfiguring the operational and educational structure of a large school so that students are organized into smaller groups and paired with a consistent team of teachers who get to know the students and their learning needs well. While this strategy takes a wide variety of forms from school to school, a few of the most common approaches are “smaller learning communities,” teamingthemed-based academies, or “schools-within-a-school”—an approach that involves the creation of distinct academic programs, or “schools,” within the operational structure of larger school.

Öğrencileri yeteneklerine veya geçmişteki akademik performanslarına göre farklı akademik “bölümlerde” veya ders seviyelerinde gruplandırmak – bu uygulamaya “heterojen gruplama” veya “karma yetenek gruplaması” denir; bu gruplarda farklı yetenek seviyelerinden öğrenciler aynı derse veya programa kaydedilirler. Bu durumlarda, diğer eğitim ortamlarında olduğu gibi, öğretmenler genellikle farklılaştırma, farklılaştırılmış öğrenme veya farklılaştırılmış öğretim diye adlandırılan çeşitli kişiye özel öğretim ve akademik destek stratejilerini kullanabilirler.

Eliminating the practice of grouping students into different academic “tracks” or tiered course levels based on their perceived ability or past academic performance—a practice called “heterogeneous grouping” or “mixed-ability grouping,” in which students of various ability levels are enrolled in the same course or program. In these cases, as well as in other educational settings, teachers may employ a variety of personalized instructional and academic support strategies generally called differentiation, differentiated learning, or differentiated instruction.

Okullar öğrenciler için çeşitli öğrenme yolları yaratabilir veya öğrencilere çeşitli öğrenme yolları sunabilirler – başka bir deyişle, daha kapsamlı ve çeşitli öğrenme deneyimleri sunabilirler. Bunun en yaygın örnekleri, öğrencilerin okulun mezuniyet gerekliliklerini karşılamasını veya ülke çapındaki öğrenme standartlarını yakalamasını sağlayan kariyer stajları; öğrencilerin yüksekokul veya üniversite gibi alternatif kurumlarda dersler almasını ve mevcut okullarında bu kurumlardan kredi almalarını sağlayan ikili kayıt uygulamaları veya öğrencilerin öğrenme deneyimlerini bir öğretmenle veya danışmanla beraber planlamalarını sağlayan bağımsız çalışma projeleridir.

Schools may create or offer students a variety of learning pathways—i.e., a wider and more diverse selection of learning experiences. Common examples include career-related internships that allow students to satisfy school graduation requirements or meet state-required learning standardsdual-enrollment experiences that allow students to take courses at alternate institutions, such as colleges or universities, while also earning academic credit at their home school; or independent-study projects, which allow students to self-design learning experiences in collaboration with a teacher, mentor, or advisor.

 

Öğrenciler bir hedefi gerçekleştirmek veya bir öğrencinin akademik çalışmalarının ve başarılarının toplu bir kaydı olan portfolyolarını hazırlamak için almaları gereken eğitim kararlarını belirlerken akademik, yükseköğrenim ve kariyer hedeflerini tanımlayan kişisel öğrenme planları oluşturabilirler. Öğretmenler, danışmanlar ve eğitim uzmanları bu planları ve portfolyoları belli öğrencilere nasıl öğreteceklerini ve destek vereceklerini belirlemek için kullanabilirler.

Students may create and maintain personal learning plans, which describe their academic, collegiate, and career goals, while mapping out the educational decisions they need to make to achieve their goals, or portfolios, which are a cumulative record of a student’s academic work and accomplishments. Teachers, advisors, and educational specialists may use these plans and portfolios to guide how they teach and support specific students.

Daha geleneksel ders saatleri veya etütler yerine danışman görüşmeleri – bu görüşmelerde eğitimciler okul saatleri dâhilinde küçük öğrenci gruplarıyla görüşüp onlara akademik, sosyal ve ortaöğrenim sonrası planları hakkında tavsiyelerde bulunurlar. Öğrenciler kendileriyle birkaç ayda bir, yılda bir veya birkaç yılda bir görüşüp okula alışmaya, eğitim seçeneklerini araştırmaya veya mezuniyet sonrasındaki yüksek eğitimlerini veya kariyerlerini planlamalarına yardım etmek üzere kendileriyle düzenli olarak görüşen danışmanlarla, yetişkin veya akranlarla da eşleştirilebilirler.

Replacing more traditional homeroom periods or study halls with advisories—time in the school day for educators to meet with small groups of students and advise them on academic, social, and postsecondary-planning issues. Students may also be paired with advisors, adult mentors, or peer mentors who meet regularly with students over the course of several months, a year, or multiple years to help them acclimate to a school, navigate educational options, or plan for higher education and careers after graduation.

Otantik öğrenme, karma öğrenme, toplum temelli öğrenme veya proje tabanlı öğrenme gibi alternatif eğitim yaklaşımlarını kullanmak –  bu gibi yaklaşımlar öğrencilere eğitimleriyle ilgili daha fazla kişisel seçenek ve kişisel ilgilerini, kariyer isteklerini veya kültürel geçmişlerini yansıtan öğrenme deneyimleri araştırmaları için daha çok fırsat sunabilir. Öğrenimi öğrenciler için daha kişisel hale getirmek için çeşitli dijital ve online öğrenme seçenekleri gittikçe daha çok kullanılmaktadır.

Using alternative educational approaches and instructional methods—such as authentic learningblended learningcommunity-based learning, or project-based learning, to name just a few—that may give students more personal choice in their education and more opportunities pursue learning experiences that reflect their personal interests, career aspirations, or cultural heritage. Increasingly, a variety of digital and online learning options are being used to personalize learning for students.

Öğrencilerin öğretim sürecinde sahip oldukları tercih ve kişisel sorumluluk seviyesini arttırmak. “Öğrencinin sesi” kavramı bir okuldaki münferit öğrencilerin ve öğrenci gruplarının değerlerini, görüşlerini, düşüncelerini, bakış açılarını ve kültürel geçmişlerini ve öğrencilerin tercihlerine, ilgi alanlarına, isteklerine ve amaçlarına dayalı öğretim yaklaşımlarını ve tekniklerini ifade etmektedir. Öğretmenlerin öğrencilerden az bilgi alarak veya hiç bilgi almayarak tek taraflı kararlar verdikleri geleneksel öğretim yöntemlerine alternatif olarak öğrenme sürecinde öğrencilerin görüşlerine daha çok yer vermek öğrenmeyi kişiye özel hale getirmenin bir yoludur.

Increasing the level of choice and personal responsibility students have in the instructional process. The concept of “student voice” refers to the values, opinions, beliefs, perspectives, and cultural backgrounds of individual students and groups of students in a school, and to instructional approaches and techniques that are based on student choices, interests, passions, and ambitions. As an alternative to more traditional forms of instruction in which teachers may make unilateral decisions with little or no input from students, introducing more student voice into the learning process in one way to personalize learning.

Tartışma

Devlet okullarında kişiye özel öğrenme bir tartışma konusu haline gelmiştir. Ancak tartışmaların çoğu genel kavram veya pedagojik stratejiden (ki bu kavram veya pedagojik felsefe o kadar kapsamlı ve çok yönlü ki, bu kavramı destekleyen veya kavrama karşı çıkan belli argümanları ayırt etmek zor olurdu) ziyade, kişiye özel öğrenmenin belli özelliklerine –yukarıda tanımlanan stratejiler gibi- odaklıdır. Yani, nasıl ileri sürülürse sürülsün, “kişiye özel öğrenme” fikrini savunanlar ve eleştirenler vardır.

Debate

While personalized learning in public schools may become the object of debate, most debates tend to center on specific applications of personalized learning—such as the strategies described above—rather than on the general concept or pedagogical philosophy (which is so encompassing, multifaceted, and far-reaching that it would difficult to isolate specific arguments for or against it). That said, the idea of “personalized learning,” in whatever manifestation, does have its ardent proponents and its equally ardent critics.

Bazı durumlarda, kişiye özel öğrenmeyle ilgili eleştiriler ve tartışmalar kısmen de olsa stratejinin temelde yanlış anlaşılmasından kaynaklanabilir. Örneğin, “kişiye özel öğretim” fikri –her öğrenci için farklı dersler ve öğretim stratejileri hazırlama- eğitimciler bir sınıftaki düzinelerce öğrenci için ayrı akademik programlar geliştirmenin pratik ve uygulanabilir olmadığını fark edene kadar 1970lerde kısa bir süre popüler olmuştu. Kişiselleştirme, kişiye özel öğrenme ve kişiye özel öğretim –bir sınıftaki öğretim tekniklerini mümkün olduğu kadar fazla öğrenciye etkili bir biçimde öğretmek için çeşitlendirme uygulaması- 1970lerde tanımlanan kişiye özel öğretimle aynı şey değildir. “Farklılaştırılmış öğretim,” “kişiye özel öğretim” ve “bireysel öğretim” gibi ilgili ama farklı terimlerin ve stratejilerin birleştirilmesi kişiye özel öğrenme ile ilgili devam eden kafa karışıklığına ve tartışmalara katkıda bulunmuş olabilir, özellikle de bu farklı terimlerin yaygın olarak birbirinin yerine kullanıldığı göz önünde bulundurulursa.

In some cases, criticism and debate about personalized learning may stem, at least in part, from a fundamental misunderstanding of the strategy. For example, the idea of “individualized instruction”—creating distinct courses of study and instructional strategies for every student—was popular for a brief of time in the 1970s until educators realized that it was impractical and unfeasible to develop unique academic programs for dozens of students in a class. Personalization, personalized learning, and personalized instruction—the practice of varying instructional techniques in a classroom to effectively teach as many students as possible—is not synonymous with individualized instruction as it was defined in the 1970s. The conflation of related but distinct terms and strategies such “differentiated instruction,” “personalized instruction,” and “individualized instruction” has likely contributed to ongoing confusion and debates about personalized learning, particularly given that these distinct terms are commonly used interchangeably.

“Kişiye özel öğrenmeyi” destekleyen online okulların ve eğitim programlarının da birer eleştiri ve tartışma konusu oldukları belirtilmelidir. Örneğin, birçok kâr amaçlı sanal okul ve online üniversite programı öğrencilere düşük kaliteli eğitim deneyimleri sunmakla, öğrencileri veya devlet programlarını sömürmekle ve eğitim değeri tartışılır programlara teşvik etmek için “kişiye özel öğrenme” gibi kavramların popülerliğinden yararlanmakla suçlanmıştır.

It should also be noted that online schools and educational programs promoting “personalized learning” have also become the object of criticism, debate, and controversy. Many for-profit virtual schools and online collegiate degree programs, for example, have been accused of offering low-quality educational experiences to students, exploiting students or public programs, and using the popularity of concepts such as “personalized learning” to promote programs of dubious educational value.

http://edglossary.org/personalized-learning/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s