EĞİTİM DÜNYASI

Geçmişten miras aldığımız eğitim modelleri seçkinci, hiyerarşik ve ayrıcalıklı olma eğilimindedir; bu özellikler belki zamanla yumuşamıştır ama birçok ülkenin son yıllarda yaşadığı ortaöğretim ve yükseköğretimin demokratikleşmesiyle gerçekten yüzleşmemiş özelliklerdir.

Herkes için kaliteli eğitim tartışması mevcut eğitim yaklaşımlarının neden çok sayıda genç üzerinde başarısız olduğunu ve neden herkesin tamamen yenilikçi ve yaratıcı potansiyelini geliştirmediklerini anlamamızı sağlamaya çalışmaktadır. Günümüzde küresel çapta karşılaşılan sorunlara göre yaşamak istiyorsak, iki yüzyıl önce tasarlanmış eğitim biçimlerini sadece demokratikleştirmenin – veya evrenselleştirmenin yeterli olmadığı artık açıktır. Yönelim kadar biçim ve içeriğin de gözden geçirilmesi ve yerel ve küresel bir düşünce ve bakış açısına dayalı yeni seçenekler geliştirmemiz gerekmektedir. Bu yüzden, daha geleneksel ders yapılarında öğretilen beceriler bireylerin farklı bağlamlarda yaşamasını ve hareket etmesini, zorluklarla yüzleşmesini ve zorlukları çözmesini sağlayan çapraz becerilerle tamamlanabilir.

Eğitim her zaman bir toplumun geleceğine yapılan yatırımdır. Bu yatırım sadece ekonomik haklarla ve dolayısıyla belli bir iş piyasasında istihdam edilebilirliğin hazırlanmasıyla sınırlı değildir. Eğitim modern toplumların bir toplumun tüm zenginliğini ve sadece maddiyatın dışındaki önemini aktarmasının –ve yeninden oluşturmasının- ve toplumun siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel alanlarında yer alacak vatandaşları hazırlamanın ilk aracıdır.

Dewey’den alıntı yapacak olursak, “Eğitim bir yaşam aracı değil ama verimli ve anlamlı bir hayat yaşamakla aynı anlama geldiğinden, eğitim için biçilebilecek tek nihai değer yaşama sürecinin kendisidir.” Öğrenenlerin kendi öğrenimlerinin sorumluluğunu üstlenme hakkı vardır. Neye ihtiyaçları olduğunu öğrenme, eğitim sisteminin onlara neleri empoze ettiğini sorgulama hakları vardır; kendilerini tamamen aktif, bilgili ve katılımcı vatandaşlar olacak şekilde geliştirebilirler; tüm okul topluluğu dışsal motivasyonlardan (sınava yönelik öğretim, notlara öğrenmeden daha çok önem verme, rekabete işbirliğinden daha çok önem verme, vs.) içsel motivasyona (bilgi sevgisi, öğrenme isteği, merak, ertelenmiş doyumu kabul etme, gerçek kişisel gelişim ve başarılar için çabalama, vs.) geçebilir.

Okullar, kasıtlı olarak veya olmayarak, değerlerin aktarıldığı ve geliştirildiği yerlerdir. Sadece bilgi aktaran bir okul diye bir şey yoktur. Öğretmenler davranış şekilleriyle, kullandıkları dille, seçtikleri yöntemler ve pedagojiyle öğrencilere ve tüm topluma değerleri aktarırlar. Eğitimcilerin yaptıkları tercihler öğrenenlerle aralarında demokratik bir ortam oluşmasını destekleyebilir veya tam tersine de sebep olabilir. Sürdürülebilir demokratik toplumları destekleyecek kucaklayıcı değerleri aktarmayı ya da geniş tabanlı temel insani bileşenlerin kişiye özel öğrenimini desteklemeyen uygulamaları devam ettirerek ayrımcılıkları sürdürmeyi tercih edebilirler.

Pedagoji nötr değildir

Değerler öğretim uygulamalarının içine işler ve uygulamalar gözlemlendiğinde mevcut öğretim uygulamalarında benimsenen değerlerin her zaman demokratik değerler olmadığını görürüz. Demokrasi ve karşılıklı anlayış için eğitimin temel beceriler olan dil, matematik, fen ve diğer tüm geleneksel ders disiplinleri ile tarih, coğrafya, beden eğitimi ve modern diller gibi branş dersleriyle rekabet halinde olmasına gerek yoktur.

Günümüz çocuklarına ve gençlerine gelecek nesillerde onlara yardımcı olacak ve hayatlarına bireysel olarak ve birlikte yön vermelerini sağlayacak temel araçları, becerileri, bilgileri, değerleri ve anlayışları vermek ve geçmişteki hataları ve felaketleri tekrarlamaktan kaçınmak son derece önemlidir.

Öğretmenlerin ve genel olarak eğitimcilerin demokratik bir kültürün doğmasını ve devam etmesini desteklemede önemli bir rol oynadıkları yaygın olarak kabul görmektedir. Okulların kişisel gelişime ve demokratik bir toplumda hayata hazırlanmaya odaklanmaları ve katılımcı yöntemlerle, deneysel öğrenmeyle ve yaparak öğrenme yoluyla etkili öğrenmeyi, öğrenenleri aktivitelerin merkezine koymayı, öğrenimi her bir öğrencinin ihtiyaçlarına göre kişiye özel hale getirmeyi destekleyen bir eğitimbilim ve yöntembilim kullanmaları gerekmektedir.

Eğitim ve öğrenme ortamı tercihi değerler sisteminin ve mesajın bir parçasıdır. Eğitim ve yöntem nötr değildir; daima değerleri, ahlaki değerleri/değerler sistemini ve ilkeleri ve öğrenenlerde geliştirmek istediğimiz şeylerin doğrultusunu yansıtırlar. Öğretim ve öğrenimi de içeren köklü demokratik ilkeleriyle yönetilen bir okul demokratik ve adil toplumların öğrenimini etkili bir şekilde destekleyecektir. Öğretmenler katılımcı olmayan yöntemlerden ve eğitimden şunlar gibi belirli çapraz becerilerin kazanılmasına odaklı çocuk merkezli eğitime geçmeyi tercih edebilirler: deneme, sistemik düşünme ve birlikte bilgi oluşturma, problem çözme, eleştirel düşünme, yeni gelişmelerle hızlıca yüzleşme kapasitesi, işbirliği ruhu ve becerileri, bilgi ağlarında dolaşma, vb.

Yöntem seçiminde müfredat planı dâhilinde demokrasiye yönelik temel becerileri geliştirmek için “ortak zemin” ve stratejiler bulmak mümkündür.  İşbirlikçi öğrenme yöntemleri ve karar alırken öğrenenlere söz hakkı vermek sadece öğrenenlerin kendi öğrenimlerinin sorumluluğunu üstlenmesine yardım etmekle ve öğrenime eşit erişim şanslarını arttırmakla kalmayıp aynı zamanda şiddeti azaltacak, çatışma yönetimini öğretecek ve ayrımcılıkları önleme konusunun ele alınmasını sağlayacaktır. İdeal olan, “okul müfredatından” daha kapsamlı ve daha insancıl bir “eğitim müfredatına” geçmektir. Eğitim sorumluluğunu paylaşmak ve çocukların öğrenmesi gereken önemli şeylere karar vermek farklı paydaşların ortak hedeflere yönelik olarak birlikte çalışmalarıyla mümkün olacaktır: veliler, eğitim kurumları, sivil toplum ve gençlerin bir toplumda ve belirli bir zamanda çocuklara ve gençlere aktarılacak ilgili ve önemli bilgileri, değerleri, becerileri ve anlayışları belirlemek.

Bu arada, mevcut müfredatlarda öğretmenler öğrenenlerin demokratik bir kültüre katkıda bulunmak için ihtiyaç duydukları değerleri, tutumları, becerileri ve bilgileri öğretmek için geleneksel okul ve yükseköğretim müfredat konularından zaten faydalanmaktadırlar. Dahası, öğretmenler aracı amaç olarak kullanarak demokratik sınıf yönetimi, işbirlikçi yapılar kullanmak, katılımcı (öz ve akran) değerlendirme kullanmak, sivil topluma katılım gibi uygulamalarla demokratik süreçleri öğrenme aktivitelerine ve sınıf/grup yaşamına dâhil edebilirler.

http://www.coe.int/t/dg4/education/pestalozzi/Source/Documentation/T21/FinalManifesto_En.pdf

Çeviren/Translated by: Aslı KARABULUT AŞCI

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s