Öğretme ve Öğrenme Sürecindeki Değişiklikler

Changes in the Teaching and Learning Process

Günümüz dünyasındaki hızlı değişiklikler ve artan karmaşa beraberinde eğitim sistemimiz için yeni zorluklar ve talepler getirmektedir. Devamlı değişen ve çok zorlu ortamda öğrencilerin verimli çalışmaya hazırlanma şeklini değiştirmek ve geliştirmek gerekliliğine dair farkındalık genel olarak artmaktadır. Bu zorluğa göğüs gererken eğitim sisteminin kendisinin karmaşıklığını ve ele alınması gereken problemlerin çokluğunu da düşünmek gerekmektedir. Sistemde önemli gelişmelerin meydana gelmesinin basit, tek bir yaklaşımla sağlanabileceğinin beklenemeyeceği açıktır.

The rapid changes and increased complexity of today’s world present new challenges and put new demands on our education system. There has been generally a growing awareness of the necessity to change and improve the preparation of students for productive functioning in the continually changing and highly demanding environment. In confronting this challenge it is necessary to consider the complexity of the education system itself and the multitude of problems that must be addressed. Clearly, no simple, single uniform approach can be applied with the expectation that significant improvements of the system will occur.

Aslında, herhangi bir değişim stratejisi eğitim sistemini, bölümlerinin etkileşimini ve eğitim sistemindeki ve çevresindeki karmaşık birbirine bağlılıkları etkileyen çeşitli faktörlerle başa çıkabilmelidir.

Bu sorunları dikkate alırken, uygulanabilir ve başarılı değişiklikleri gerçekleştirmeyi kolaylaştıran yön ve strateji sağlamak için karmaşık sistemler çalışması kavramlarını ve yöntemlerini kullanmanın çeşitli olasılıklarının daha çok farkına varıyoruz. Karmaşık sistemlerden anlaşılabilecek başlıca fikirlerden biri, basit çözümlerin eğitim sistemi gibi durumlarda etkili olma olasılığının az olduğu ve başarılı bir yol haritası için en çok fırsat sunabilecek şeyin zıt gibi görünen şeyler arasında denge kurmak veya birlikte var olmalarını sağlamak olduğudur.

Indeed, any strategy for change must contend with the diverse factors affecting the education system, the interactions of its parts, and the intricate interdependencies within it and with its environment.

As we consider these problems, we become increasingly cognizant of the various possibilities of using concepts and methods of the study of complex systems for providing direction and strategies to facilitate the introduction of viable and successful changes. A key insight from complex systems is that simple solutions are not likely to be effective in cases such as the education system, and that providing a balance or coexistence of what seem to be opposites may provide the greatest opportunities for successful courses of action. 

Aşağıdaki bölümlerde şunlara değineceğiz:

  • Eğitimin genellikle kutuplaşmış hedeflerini entegre etmek; diğer bir deyişle, bilgiyi aktarmaya odaklı hedefle bireysel öğrenci gelişimi üzerinde duran hedefi entegre etmek.
  • Farklı öğretim yöntemleri kullanarak öğretimi farklı öğrenci özelliklerine uyarlamak. Yetenek seviyelerine, farklı beceri örüntülerine, öğrenme stillerine, kişisel özelliklere ve kültürel geçmişlere adapte etmek.
  • Öğrencilerin entegre ünitelere farklı ve özel şekillerde katkıda bulunma fırsatına sahipken birleştirilmiş bir temayla farklı disiplinlerden bilgiler edinmelerini sağlayan disiplinlerarası bir müfredat geliştirerek müfredatı entegre etmek.

In the following we consider

  • Integrating the commonly polarized goals of education; i.e. the goal that focuses on transmitting knowledge with the goal that emphasizes the development of the individual student.
  • Adapting teaching to different student characteristics by using diverse methods of teaching. Adaptation to the ability levels, patterns of different abilities, learning styles, personality characteristics, and cultural backgrounds.
  • Integrating the curriculum by developing inter-disciplinary curriculum units that enable students to acquire knowledge from different disciplines through a unifying theme while having the opportunity to contribute in different and special ways to the objectives of the integrated units.

Eğitim Hedefleri

Öğretim yaklaşımları öğretim stratejilerini etkileyen başlıca eğitim hedefleri olarak kategorize edilebilir. Bir tarafta, eğitim hedefi bilginin öğretmenlerden öğrencilere aktarılması olarak görülmektedir. Diğer taraftan, eğitimin amacı öğrencilerin otonom olarak öğrenmelerini ve kendilerini ifade etmelerini kolaylaştırmak olarak görülmektedir. Uzmanlık konusunun öğretilmesine yönelik ilk yaklaşım ‘yakınsak’ öğretim olarak adlandırılabilir. Açık uçlu öz yönetimli ikinci yaklaşım ise ‘ıraksak’ öğretim olarak tanımlanabilir. Yakınsak öğretim yaklaşımı çok yapılandırılmıştır ve öğretmen merkezlidir; öğrenciler kendilerine aktarılan bilginin pasif alıcılarıdır ve öğrenme başarıları standart testlerle ölçülür. Öğrencilerin öğrenme sürecine aktif olarak katıldıkları ve öğrenci başarısının öğretmen değerlendirmesine paralel olarak öz değerlendirme gibi çeşitli değerlendirme araçlarıyla, portfolyolarla ve özel projelerle değerlendirildiği ıraksak öğretim yaklaşımı ise esnek ve öğrenci merkezlidir.

Çok karmaşık eğitim sisteminde muhtemelen ‘sadece’ yakınsak veya ıraksak öğretime değil, farklı öğretim yaklaşımlarının çeşitli kombinasyonlarına yer verilebilir. Yine de, günümüz eğitim sistemindeki eğilim yakınsak yaklaşıma doğrudur. Aslında, eğitim sistemindeki önemli sorunları ele almaya yönelik eğitim reformlarını uygulamaya dönük mevcut öneriler arasında bir özelliği de geniş kapsamlı standart testlerin kullanılması olan yakınsak hedefler belirlemenin üzerinde durulmaktadır. Sınav yapma genellikle öğretim ve öğrenim sürecinin başarısını belirlemenin ölçülü bir yolu olarak görülmektedir. Uygulama ve yorumlama bakımından daha karmaşık ve zor olan diğer değerlendirme yolları nispeten daha sınırlı kullanılmaktadır.

Educational Goals

The approaches to teaching can be categorized according to major educational goals that affect teaching strategies. On one hand the goal of education is viewed as the transmission of knowledge by the teachers to the students. On the other hand the goal of education is viewed as facilitating students’ autonomous learning and self expression. The former approach which converges toward the teaching of specified subject matter, may be termed ‘convergent’ teaching and the latter approach which stresses open ended self-directed learning may be termed ‘divergent’ teaching. The convergent approach is highly structured and teacher-centered; the students are passive recipients of knowledge transmitted to them and learning achievements are measured by standardized tests. The divergent approach is flexible, student-centered, where the students are active participants in the learning process and learning achievements are assessed by a variety of evaluation tools such as self-evaluation in parallel to teacher evaluation; documentation portfolios; and special projects.

In the highly complex education system there may be various combinations of the different approaches to teaching and probably no ‘pure’ convergent or divergent teaching. Still, the tendency in the education system of today is toward the convergent approach. In fact, among the current suggestions for implementing educational reforms to deal with the considerable problems of the education system, there has been a strong emphasis on setting convergent goals, an aspect of which is the use of across-the-board standardized testing. Testing has been commonly viewed as a prudent way to determine the success or failure of the teaching and learning process. There has been a relatively limited use of other means of evaluation which are more complicated and more demanding in terms of application and interpretation.

Eğitimciler günümüzün hızlı değişim ve giderek artan karmaşıklık dünyasında eğitim sisteminin önündeki talepleri karşılamanın yollarını ararken, hem yakınsak hem de ıraksak öğretim ve öğrenim yaklaşımlarına ihtiyaç olduğunu kabul etmek faydalı olabilir. Öğrencileri gelecekte verimli çalışmaya hazırlama yolu olarak belirli bilgilerin kazanılmasının önemi üzerinde duran eğitimcilerin sırf bu amaç için bile günümüzde farklı bir yaklaşıma ihtiyaç olduğunun farkına varmaları gerekmektedir. Birçok yeni alanın ortaya çıkması kadar çoğu alandaki büyük bilgi artışı ve hızlı değişikliklerle birlikte, öğrencilerin bağımsız öğrenme ve kendini geliştirme kapasitesini geliştirmek son derece önemlidir. Diğer yandan, otonom gelişmenin ve kendini yaratıcı bir şekilde ifade etmenin önemini vurgulayanların öğrencilerin kendilerini verimli bir şekilde ifade etmenin önkoşulu olarak akademik becerilere (okuma, yazma, hesap yapma, vb. gibi) ihtiyaç duyduğunu fark etmeleri gerekmektedir. Yaratıcı süreç mevcut bilgiyi kullanmanın yeni yollarını içerdiği için öğrencilere bu gibi (yakınsak öğretimle edinilebilecek) bilgileri edinme fırsatları sunmak önemlidir. Bu nedenle, yakınsak ve ıraksak öğretim stratejilerinin her ikisi de gereklidir ve zor olan öğretim ve öğrenim sürecinin karmaşıklığı içinde bu ikisini dengelemenin bir yolunu bulmaktır. İki yaklaşımın birbirini dışlayan değil, birbiriyle ilişkili ve birbiriyle bağlantılı yaklaşımlar olması olasıdır.

Öğretimi öğrencilerin bireysel farklılıklarına göre uyarlamanın akademik başarıyı arttırabileceği yönündeki farkındalık artışı önemli bir gelişmedir. Bu farkındalık kendini en çok eğitim sisteminin özel gereksinimi olan öğrencilerle baş etme girişimlerinde göstermektedir. Bununla birlikte, öğrencilerin bireysel farklılıklarına uyarlamanın diğer yanları çok daha az dikkat çekmektedir.

As educators seek ways to meet the demands put upon the education system in today’s world of rapid changes and ever increasing complexity, it may be helpful to recognize that there is a need for both convergent and divergent approaches to teaching and learning. Educators who stress the importance of the acquisition of specific knowledge as a useful way to prepare the students for productive future functioning, must come to realize that even for the purpose of this goal alone, a divergent approach is needed today. With the great proliferation of knowledge and rapid changes in most fields as well as the appearance of many new fields, it is critical to develop students’ capacity for self-directed learning and self growth. On the other hand, those who emphasize the importance of autonomous growth and creative self-expression, must realize that the students need academic skills (such as reading, writing, calculating, etc.) as prerequisites for productive self expression. Since the creative process involves new ways of using existing knowledge, it is important to provide opportunities for students to acquire such knowledge (which can be acquired by convergent teaching). Hence, convergent and divergent teaching strategies are both needed and the challenging question is how to find the balance between them within the complexity of the process of teaching and learning. It is likely that the two approaches may increasingly become not mutually exclusive but interrelated and interdependent.

An important development is the growing awareness that academic achievement could improve by adapting teaching to students individual differences. This awareness is finding its most distinct expression in the education system’s attempts to deal with the issues of students with special needs. However, other aspects of adaptation to students’ individual differences get far less attention.

Genel olarak, yakınsak öğretim yaklaşımında bireysel farklılıklara uyarlama sınırlı olma eğilimindedir. Öğrencilerin hepsinin belirli gereken bilgileri edinme hedefine doğru çaba sarf etmeleri beklenmektedir; bazıları bu hedefi gerçekleştirebilir, bazıları ise yarı yolda kalabilir veya bu öğrencilere sonuçta sınırlı sonuçlar doğuracak bazı takviyeler verilebilir. Bununla birlikte, yakınsak öğretimde bireysel farklılıklara uyarlamanın çeşitli etkili yolları vardır. Her öğrencinin kendi temposunda çalışmasına izin verilen öğrenme hızındaki uyarlamanın yanı sıra, çeşitli öğretim yöntemlerinin kullanımıyla birçok uyarlama olanağı mevcuttur. Tüm öğrencilere aynı materyal öğretildiğinde bile, öğretmenler beceri veya kişisel özellikler bakımından bireysel farklılıklara hitap etmek için farklı yöntemler, farklı teknikler veya farklı araçlar kullanabilirler. Böyle ‘çoklu yakınsak’ bir yaklaşım öğrencilere öğrenme becerilerini ve eğilimlerini kullanmaları ve başarı hedeflerini gerçekleştirmeleri için fırsatlar sunmada daha etkili olabilir. Öğrenciler başarıyı ve bunun neticesinde yeterlilik duygusunu deneyimleyince, daha çok öğrenmeyi isterler. Böyle bir yaklaşımın başarı potansiyeli bir yetersizlik duygusuyla ve şevk kırıcı başarısızlık deneyimleriyle sık sık takviye derslerle uğraşan, öğrenme güçlüğü çeken öğrencilerin yaygın gerçeğinden daha yüksektir.

Iraksak öğretimde bireysel farklılıklara uyarlamanın öğrencilerin bağımsız, aktif ve özerk bir şekilde öğrenmeleri üzerinde durulduğu için verimli olması beklenmektedir. Ancak, rehberliğe, yönlendirmeye ve yapılandırmaya çok ihtiyaç duydukları için farklı koşullar altında iyi çalışamayacak öğrenciler vardır. Iraksak öğretim sürekli değerlendirme ve bunun neticesinde yapılacak değişikliklerle ve bireysel rehberlikle bu gibi ihtiyaçlara hizmet edebilir. Bu, açık ıraksak öğretimden daha yapılandırılmış ve daha az esnek olan ama yakınsak öğretim kadar dar ve kısıtlayıcı olmayan ‘yönlendirmeli-ıraksak’ yaklaşımdır.

In general, adaptation to individual differences under convergent teaching tends to be limited. The students are all expected to strive toward one goal of learning specified required knowledge; some may attain it and others may fall by the wayside or be given some remediation with limited results. Nevertheless, there are various possibilities of effective adaptation to individual differences under convergent teaching. In addition to adaptation in the rate of learning, where each student can be allowed to work at his/her own pace, there are many possibilities of adaptation through the use of diverse methods of teaching. Even when all the students are taught the same material, teachers can use different methods, different techniques or different media, to cater to individual differences in abilities and personality characteristics. Such a ‘multi-convergent’ approach can be more effective in giving the students opportunities to use their aptitudes and inclinations for learning and attaining higher achievements. As the students experience success and consequently a sense of competence, their motivation is enhanced to pursue further learning. Such an approach has a better potential for success than the common reality of students with learning difficulties, who often struggle through remediation with a sense of inadequacy and discouraging experiences of failure.

Adaptation to individual differences under divergent teaching may be expected to be productive because of its emphasis on student autonomous, active, self-reliant learning. Yet, there are students who may not function well under divergent conditions because of their strong need for guidance, direction, and structure. Divergent teaching can cater to such needs by individual guidance, along with ongoing assessment and subsequent modifications. This is a ‘guided-divergent’ approach which is more structured and less flexible than the open divergent teaching but less narrow and limiting than convergent teaching.

Öğretim Stratejileri ve Öğrencilerin Özellikleri

Eğitim sisteminin karşılaştığı en zor sorunlardan biri de öğretim etkililiğiyle ilgilidir. Öğretmenler belirli yaş gruplarına, belirli derslere, belirli akademik becerilere, vs. göre yetiştirilirken öğrencilerin farklı özellikleri gibi kavramların karmaşıklığı yeterince göz önünde bulundurulmamaktadır. Öğretmenleri farklılaştırılmış öğretim stratejilerini daha çok kullanarak öğretimi öğrencilerin farklı becerilerine, öğrenme stillerine, kişisel özelliklerine ve ihtiyaçlarına uyarlayacak şekilde eğitmeye çok ihtiyaç vardır (bk. Complexity in the Classroom).

Öğretmenlerin daha farklılaştırılmış öğretime hazırlanmasının yanı sıra, öğretim kaynakları da daha farklı kullanılabilir. Kayda değer öğretim geleneksel sınıf öğretmenlerinden başka kişilerin avantajlı sonuçlarıyla yapılabilir. Örneğin, değerli öğretim farklı yaş gruplarından ve farklı becerilere sahip akranlarla yapılabilir. Veliler, büyük anneler ve büyükbabalar ve akrabalar da öğretim sürecine katılabilir ve katkıda bulunabilirler.  Ayrıca, öğretim gönüllüler, emekliler ve bilim, iş, mühendislik, tıp, kamu hizmeti, eğlence ve diğer alanlarda uzmanlık bilgisine sahip kişiler tarafından da zenginleştirilebilir. Multimedya teknolojisi, bilgisayar programları, telekomünikasyon, internet, işitsel-görsel teknikler ve diğer ileri teknoloji kaynakları da faydalı seçenekler sunabilir. Öğrenci öğrenimi –yakına veya uzağa- seyahat ederek; farklı kültürlerden, farklı coğrafyalardan, farklı mesleklerden, farklı hayat tarzlarından ve farklı görünümlere sahip insanlarla etkileşim kurarak da çok geliştirilebilir. Şüphesiz, mevcut olasılıkların birçoğu öğrencilerin özelliklerine uyarlamak için çeşitli deneyimler ve alternatif stratejiler sunarak öğretim ve öğrenme sürecini daha etkili ve daha faydalı hale getirebilecek olmalarına rağmen, sıklıkla uygulanmamaktadırlar.

Teaching Strategies and Students Characteristics

Among the most difficult problems faced by the education system are those associated with teaching effectiveness. The current preparation of teachers for specific age levels, specific subject matter, specific academic skills, etc., does not take into consideration sufficiently the complexity of factors such as students’ various characteristics. There is a strong need to train teachers to adapt instruction to the diverse student abilities, learning styles, personality traits and needs by using more differentiated teaching strategies (See also Complexity in the Classroom).

In addition to the preparation of teachers to more differentiated teaching, there could be more divergent use of teaching resources. Worthwhile teaching can be done with advantageous results by persons other than the traditional classroom teachers. For example, valuable teaching can be done by peers of different ages and abilities. Also, parents, grandparents, and relatives could participate in and contribute productively to the teaching process. Furthermore, teaching can be enhanced by volunteers, retirees, people with various areas of expertise from the worlds of science, business, engineering, medicine, public service, entertainment, and others. Also, high-tech resources such as multimedia technology, computer programs, telecommunication, the Internet, audio-visual techniques, and others can provide beneficial options. Student learning can be greatly enriched further by traveling – near and far; interaction with people of different cultures; different geographical areas; different occupations, different ways of life; different outlooks. Undoubtedly, many possibilities exist that are not often implemented even though they could make the teaching and learning process more effective and more beneficial by providing a variety of experiences and alternative strategies for adaptation to students’ characteristics.

Beceri düzeyleri ve farklı beceri örüntüleri. Hâlihazırda, bazı okullardaki uygulama (genellikle başarı testlerine veya psikolojik testlere göre belirlenen) öğrencilere homojen gruplardaymış gibi davranan öğretmenlerin ders verdiği benzer seviyelerde öğrencilerden oluşan sınıflar veya gruplar kurarak öğretimi farklı beceri seviyelerine adapte etmektir.  Bir öğrenci grubu oluşturulunca bu grubun homojen olması düşünülemez. Örneğin, iki öğrencinin IQ seviyesi aynı bile olsa, farklı beceriler profili oldukça farklı olabilir ve pek çok diğer kişilik özelliği öğrencilerin öğrenmeyi etkileyen özelliklerinin farklılığına katkıda bulunabilir. Günümüz öğrencilerinin beceri farklılıklarına ve diğer özelliklerine uyarlama yollarının aşırı basitleştirilmesi birçok öğrencinin akademik performansında birçok zorlukla sonuçlanmıştır. Bazı durumlarda bu “öğrenme zorlukları,” “tutum sorunları,” “davranış bozuklukları” ve “kaygı ve okul fobileri” gibi olgulara neden olmuştur. Öğrencilerin performansını “yavaş” öğrenenler “hızlı” öğrenenlere karşı amaçlı koşullar altında ölçen araştırma çalışmalarının ve anketlerin sonuçları göz önünde bulundurulduğunda bu meselenin karmaşıklığı açıktır. Öğrenme hızındaki belirgin farklılıklar farklı koşullar altında çalışan farklı becerilere sahip öğrencilerin sadece bir özelliğidir. Örneğin, öğretim türünün ve şeklinin farklılık gösteren etkileri vardır: çok yetenekli öğrenciler yönergeli olmayan öğretim yöntemleriyle daha iyi performans sergilerken daha düşük beceri seviyesine sahip öğrenciler yönergeli yöntemlerde daha başarılı olma eğilimindedir.
Ayrıca, eğitim sisteminin herhangi bir kademesinde öğretirken zihinsel becerilerin çokluğu ve farklılığı göz önünde bulundurulmak zorundadır. Öğretimi çeşitli zekâlara (örneğin, Gardner’ın yedi zekâ türü ile ilgili çalışması ve Sternberg’in üçlü zekâ çalışması; Goleman’ın duygusal zekâyla ilgili çalışması) uyarlamanın ve özel öğrenme gereksinimlerini dikkate almanın önemi de giderek daha fazla kabul görmüştür.

Ability levels and patterns of different abilities. Presently, the practice in some schools is to adapt teaching to different ability levels by forming classes or groups of students of similar levels (usually based on achievement tests or psychological tests) taught by teachers who tend to treat the students as if they were in homogeneous groups. Obviously, once a group of two students is formed, it cannot be considered homogeneous. Even if the two have an identical IQ, for instance, the profile of different abilities can be quite dissimilar and many other personality characteristics add to the dissimilarity of the students’ attributes that affect their learning. The over-simplification of today’s ways of adaptation to students’ differences in abilities and other characteristics has resulted in many difficulties in the academic performance of many students. In some cases this has led to phenomena such as, “learning disabilities”, “conduct problems”, “attitude problems”, “anxiety and school phobias”. The complexity of this issue is apparent as one considers results of research studies or surveys measuring students’ performance under conditions aimed at “slow” versus “fast” learners. The differences evident in rate of learning are only one aspect of the diverse effects of students with different abilities studying under different conditions. For instance, the type and manner of teaching has differential effects: students with higher ability tend to perform better under non-directive teaching methods while those with lower ability tend to do better under directive methods.
Furthermore, the multiplicity and differentiality of mental abilities must be taken into consideration when teaching at any level of the education system. There has been a growing acknowledgement of the importance of adapting teaching to a variety of intelligences (e.g. Gardner’s work on the seven intelligences and Sternberg’s work on the triarchic dimensions of intelligence; also see Goleman’s work on emotional intelligence), as well as providing for special learning needs.

Zihinsel beceri örüntülerinin çeşitliliği günümüzde iyi bilinmektedir, ancak öğretimi bu çeşitliliğe uyarlamaya yönelik uygun koşulları geliştirmek için az çalışma yapılmıştır. Öğrencilerin belirli beceri örüntülerine uygun seçenekler sunan ve uygun esneklikte öğretim stratejileri ve öğrenme materyalleri tasarlamak mümkündür. Böylece, öğretim stratejileri çeşitli beceri örüntülerini farklı açılardan kolaylaştırabilir. Belirli beceriler ve belirli öğretim stilleri arasındaki etkileşim öğretim ve öğrenim sürecinde değişiklik uygulamanın farklı seçeneklerini düşünürken önemli olabilir. Öğretmenlerin stiliyle öğrencilerin beceri örüntülerini eşleşmesinin de öğrencilerin tutumları, motivasyonu ve başarıları üzerinde önemli etkileri olabilir.

The diversity of patterns of mental abilities is well recognized today, yet little has been done to develop adequate conditions aimed at adapting teaching to this diversity. It is possible to design instructional strategies and learning materials that provide options and flexibility for matching students’ particular patterns of abilities. Thus, teaching strategies can be differentially facilitating various ability patterns. The interaction between specific aptitudes and specific teaching styles can be important in considering the various options of implementing changes in the teaching and learning process. Also, matching teachers’ styles with students’ ability patterns can have significant effects on students’ attitudes, motivation, and achievements.

Öğrenme stilleri ve tercihleri öğrencilerin herhangi bir göreve yaklaşımını ve farklı koşullarda ve farklı öğrenme ortamlarında çalışma şekillerini etkiler. Yansıtıcı/dürtüsel, alana bağlılık/alandan bağımsızlık, zihinsel öz yönetim gibi öğrenme stilleriyle etkileşimli görsel veya işitsel sunum tercihleri veya bilgiyi sunmanın başka şekillerini tercih etmenin öğrencilerin akademik performansı üzerinde etkisi vardır (bk. Kagan’ın dürtüsel ve yansıtıcı bilişsel stiller hakkındaki çalışması, Witkin’in alana bağlı stil hakkındaki çalışması, Sternberg’in zihinsel özyönetim stilleri hakkındaki çalışması ve bilgisayar simülasyon tercihleri hakkındaki çalışma). Bazı eğitimciler öğretim stratejilerini öğrencilerin farklı öğrenme stillerine uyarlamanın önemini kabul etmeye başlamıştır, ancak bu ümit vaat eden girişime yönelik herhangi samimi bir adım atılmamıştır. Öğretimin öğrenme stillerine uyarlanması sadece daha uygun farklılaştırılmış öğretim stratejilerini içermekle kalmayıp, aynı zamanda öğrencilerin ne öğrendiğini değerlendirme ölçümlerini güvenilirliğini de arttırabilir. Böylece, öğretmenin öğretim stratejilerini öğrencilerin öğrenme stillerine uyarlamasıyla öğretimin etkililiği ve öğrenme başarılarının değerlendirilmesinin uygunluğu arttırılabilir.

Learning styles and preferences affect the way students approach any task and the way they function under different conditions and different learning environments. Learning styles such as reflectivity/impulsivity, field-dependence/field-independence, and mental self-government, as well as preferences for interactive visual or auditory presentations, or other ways of representing information have effects on students’ academic performance (See Kagan’s work on impulsive and reflective cognitive styles, Witkin’s work on field dependent style, Sternberg’s work on mental self-government styles, and the work on computer simulations preferences). Some educators have begun to acknowledge the importance of adapting teaching strategies to students different learning styles, but no earnest efforts have been devoted to this promising endeavor. The adaptation of teaching to learning styles may include not only more appropriately differentiated teaching strategies but also may add to the dependability of the evaluation measures of what students have learned. Thus, the effectiveness of teaching and the pertinence of the assessment of learning achievements can be enhanced by teachers’ adaptation of instructional strategies to students learning styles.

Kişilik Özellikleri. Eğitimciler özgüven, tutumlar, kaygı, bağımsızlık, duygusal istikrar gibi kişilik özelliklerinin öğrencinin öğrenme başarıları üzerinde farklı etkileri olduğunu bir yere kadar kabul etmektedir. Öğrencilerin kişilik gereksinimlerine ve farklı kültürel geçmişlerinin belirli taraflarına dikkat edilmesi gerektiği kabul edilmektedir. Bununla birlikte, kişilik özelliklerinin öğrenme üzerindeki etkileri önemliyken, öğretimin öğrencilerin farklı kişilik özelliklerine ve gereksinimlerine uyarlanması ile ilgili olarak çok az şey yapılmış veya önerilmiştir. Bunun nedenleri arasında ölçmek için çok çeşitli testler gerektiren çok fazla sayıda özellik olması ve bu testlerin geçerliliğinin beceri testlerinden daha az olması yer almaktadır. Ayrıca, kişilik özelliklerinin öğrenmeyi etkileyen farklı diğer faktörlerle etkileşimlerinin karmaşıklığının da ele alınması zor görünmektedir. Birçok eğitimci ve eğitim yöneticisi sınıfta çok boyutlu öğretim stratejilerini uygulamanın çok zor olduğu konusunda hemfikirdir. Bununla birlikte, öğrencilerle öğretmenlerin özellikleri arasındaki etkileşimleri analiz etmek ve sonuçta ortaya çıkan farklı öğrenme çıktılarını yakından incelemek mümkündür. Örneğin; kendine güvenen, bağımsız, kaygı seviyesi daha düşük ve yüksek beceri seviyelerine sahip öğrenciler farklı öğretim ve öz yönetimli öğrenme koşullarında daha başarılı olma eğilimindeyken, bağımlı ve kaygılı daha düşük beceri seviyelerine sahip öğrenciler yakınsak öğretim koşullarında açık yapılandırma ve yönlendirmeyle daha başarılı olabilmektedir. Öğretim ve öğrenme sürecini etkileyen çeşitli faktörler hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak için bu gibi etkileşimlerin daha çok incelenmesi gerekmektedir. Bu gibi bir incelemenin çıktıları öğretimin etkililiğini ve öğrenci başarılarını arttırma açısından çok faydalı olabilir.

Personality Characteristics. To some extent there is recognition among educators that personality characteristics such as self-reliance, attitudes, anxiety, independence, emotional stability have differential effects on students learning achievements. There is some acknowledgement that attention should be paid to students personality needs and to particular aspects of students different cultural backgrounds. Nevertheless, while the effect of personality characteristics on learning is significant, very little has been done or even suggested regarding the adaptation of teaching to students different personality traits and needs. Among the reasons for that is the very large number of traits with a wide variety of tests to measure them and the problem of their lower validation than the ability tests. Also, the complexity of the interactions of personality characteristics with various other factors affecting learning seems too difficult to tackle. Many educators and educational administrators are convinced that it is very difficult to implement multi-dimensional teaching strategies in the classroom. However, it is possible to analyze the interactions between students’ and teachers’ characteristics and closely examine the resulting different learning outcomes. For example, students of higher ability levels who are also self-reliant, independent, with lower anxiety tend to do better under divergent teaching and self-directed learning conditions, while students of lower ability levels who are also dependent, and anxious, tend to do better under convergent teaching with clear structure and much direction. Such interactions need to be explored further to find more about the various factors affecting the teaching learning process. The outcomes of such exploration can be very helpful in the search for enhancing teaching effectiveness and students achievements.

Kısacası, öğretim stratejilerini öğrencilerin özelliklerine uygun hale getirme girişimleri öğretim ve öğrenim sürecindeki belirli zor problemlerin çözülmesine yönelik kritik birer adım olabilir. Kabul etmek gerekir ki, öğretim stratejilerini öğrencilerin ihtiyaçlarına uyarlama girişimlerinde sadece öğretmenler değil, aynı zamanda idareciler ve politika belirleyiciler de pek çok zorlukla karşılaşmaktadır. Ancak, karmaşık sistemler alanı yöntemleri ve kavramları eğitim sisteminde reform yapma girişimlerinde bu gibi değişiklikleri uygulamanın yollarını sunabilir.

In sum, the attempts to match teaching strategies with students characteristics may become critical steps toward dealing with some of the particularly difficult problems of the teaching and learning process. Admittedly, many difficulties are faced not only by teachers but also by administrators and policy makers in the endeavor to adapt instructional strategies to students characteristics, but the methods and concepts of the field of complex systems can provide ways of implementing such changes in the attempts to introduce reforms to the education system.

Disiplinlerarası Müfredat

Günümüzün bilim dünyasındaki en heyecan verici gelişmelerden biri araştırmacıların disiplinlerarası işbirliği çalışmalarına gittikçe daha çok katılmaları ve farklı bilim dallarından fikirlerin ve araştırmaların daha fazla bir araya gelmesidir. Disiplinlerarası bilimsel çalışmaların faydaları paha biçilmezdir ve çeşitli uygulama olanakları sadece bilim için değil, günlük yaşamın birçok alanı için de ümit vaat edicidir.

Bu gelişmelerin eğitim sistemi üzerinde doğrudan etkileri vardır. Okullarımızdaki eğilim, bilgileri belirli disiplinlerle ilişkili olarak öğretmektir. Disiplinlerarası bakış açısına göre, müfredat farklı alanların örüntülerini, etkileşimlerini ve birbirine bağlılıklarını yansıtan konular etrafında entegre edilebilir. Bu, öğrencilerin içinde bulundukları dünyayı daha benzer ve daha bağlantılı kavramlarla ve fikirlerle incelemelerini ve kavramaya çalışmalarını sağlayabilir.

Artan disiplinlerarası işbirliği çalışmaları ve farklı alanlara ait bilgilerin işbirlikçi bir şekilde paylaşılması ile global sorunlara pragmatik çözümler bulma girişimlerinin eğitim üzerinde pek çok etkisi vardır. Öğrencilerin çeşitli toplumların yaşadığı, farklı ekonomik koşulların, çeşitli kültürel, dini ve etnik grupların ve başka pek çok faktörün bulunduğu bir dünyada verimli olacak şekilde yetiştirilmeleri üzerine de önemli etkileri vardır. Ayrıca, öğrenmeyi problem çözme, eleştirel düşünme ve farklı çalışma alanlarından ve gerçek yaşam koşullarının farklı yanlarından doğan sorunları ele almak etrafında düzenlemeye eğitim sürecinin erken bir aşamasında başlamakta çok fayda vardır.

Inter-Disciplinary Curriculum

One of the most exciting developments in the world of science today is the growing involvement of researchers in interdisciplinary collaborations, and the increase in cross-fertilization of ideas and research endeavors of people in different fields of science.. The benefits for cross-disciplinary scientific work are invaluable and the various application possibilities are promising not only for science but for many aspects of daily living.

These developments have direct implications for the education system. The tendency in our schools is to teach bits and pieces of information related to particular disciplines. In view of the cross-disciplinary trends, the curriculum can be integrated around topics that reflect the patterns, interactions, and interdependencies of the different fields. This can provide students with ways to study and attempt to comprehend the world around them through concepts and ideas that are less disparate or disconnected.

The growing inter-disciplinary collaborations and cooperative sharing of information from different fields and the efforts to find pragmatic solutions to global problems have further implications for education. There are important implications for the preparation of students to function and be productive in a world with diverse populations, different economic conditions, multitudes of cultural, religious and ethnic groups, and many other different factors. Furthermore, it is highly beneficial to begin early in the educational process to organize learning around problem solving, critical thinking, and dealing with issues arising from different fields of study and different aspects of real life conditions.

Entegre, disiplinlerarası bir müfredatta çeşitli konular arasında müfredattaki ünitelerdeki konularla ilişkili olarak bağlantı kurulur. Bilgiyi öğrencilerin ilgisini çeken konular etrafında ilişkilendirmeye ve sentezlemeye önem verilmesi öğrencilere farklı disiplinlere ait bilgilerin ilgili kavramlarla ve fikirlerle edinilmesi için uygun koşulları sunmaktadır. Entegre müfredat üniteleri öğrenciler tarafından öğretmenle beraber seçilir ve öğrenci takımları ortak hedeflerini gerçekleştirmeye yönelik olarak işbirliği içinde çalışırlar. Küçük gruplar, ikililer veya bireyler başka öğrencilerle paylaşılabilecek ve akran-akrana öğrenmeyi mümkün kılacak görevler ve materyaller üzerinde birlikte çalışabilirler. Takım üyelerinin ünite amaçlarına katkıda bulunmanın faydalarını deneyimlemesi öğrencilere yetki vermekte ve onları tatmin etmektedir, ayrıca onları geleceğin dünyasında çalışmaya da hazırlamaktadır. Ayrıca, her öğrenciye verilen güçlü yanlarını kullanma fırsatı daha çok öğrenmeyi istemeleri ve öğrendiklerini başkalarıyla paylaşmaları için güçlü bir motive edici olabilir.

An integrated, inter-disciplinary curriculum links a variety of learning subjects as they are related to the topics of integrated curriculum units. The emphasis on connecting and synthesizing information around topics of interest to the students provides favorable conditions for the acquisition of knowledge from different disciplines through congruous concepts and ideas. Integrated curriculum units are chosen by the students with the teacher and involve teams of students working cooperatively toward common goals. Small groups, pairs, or individuals can work on relevant tasks and materials that can be shared with the other students and yield peer-to-peer learning. Experiencing the benefits of contributing to the goals of the unit by members of the team is empowering and gratifying and is also a beneficial way of preparing them for future functioning in the world. Moreover, the opportunity given to each student to capitalize on his/her strengths can become a strong motivating factor in pursuing further learning and further giving to others.

Öğretim stratejileri açısından, entegre bir müfredat eğitim sürecine çok boyutlu bir yaklaşımı teşvik etmektedir ve çoklu yakınsak ve ıraksak öğretim stratejilerini düzenli olarak birleştirme eğilimindedir. Öğretmenlere sınıf öğretmenliği görevi verilmesi konusunda da çeşitli seçenekler vardır. Öğretmenler birey olarak herhangi bir sınıfta, küçük sınıflarda bile, ders verirken çok boyutlu stratejileri uygulamayı zor bulabilir ama öğretmenler kendi belirli becerilerine, bilişsel stillerine ve kişisel özelliklerine uygun farklı öğretim stratejilerini kullanarak takım halinde çalışabilirler. Gönüllülerin, uzmanların, meslektaşlarının ve öğretim sürecine katkıda bulunabilecek diğer kişilerin yardımıyla da çeşitli öğretim deneyimleri düzenleyebilirler. Farklı öğretim ve öğrenim durumlarına uyarlanmış yapı ve ortamlar açısından, öğrenme merkezleri, laboratuvarlar, kütüphaneler, açık alanlar, kamu kurumları, iş yerleri, müzeler ve çeşitli kuruluşlar gibi alternatif öğrenme yerleri olabilir.

Öğrenci topluluğunun yapısı ve düzenlemesi küçük ve büyük gruplar; öğrenci çiftleri ve bireysel çalışma düzenlemeleri şeklinde olabilir. Kendi aralarında ve diğer gruplarla alışverişi fazla olan heterojen gruplarda sosyal alternatifler mümkündür. Elbette, öğrenci grupları yaş, kültürel ve sosyo-ekonomik geçmiş, özel ilgi alanları ve özel gereksinimler bakımından farklılık gösterebilir.

In terms of teaching strategies, an integrated curriculum encourages a multi-dimensional approach to the educational process and tends to combine regularly multi-convergent and divergent strategies of teaching. There are also various options in the way teachers are assigned to classroom teaching. Individual teachers may find it difficult to implement multi-dimensional strategies in teaching any class, even when small in size, but teachers can work in teams using different teaching strategies compatible with individual teachers’ particular capabilities, cognitive styles and personality characteristics.. They can also organize various teaching experiences with the assistance of volunteers, specialists, peers and others who could contribute to the teaching process. In terms of the structure and settings adapted to different teaching and learning conditions, there can be alternative places for learning, e.g. learning centers, laboratories, libraries, outdoors, community institutions and businesses, museums, and various organizations.

The structure and organization of the student body can be in the form of small and large groups; study pairs; and individualized study arrangements. Social alternatives are possible in heterogeneous groups with a great deal of interchange within them and between them and other groups. Clearly, student groups may vary in age, cultural and socioeconomic background, special interests and special needs.

Entegre bir müfredatta yer alabilecek çeşitli öğrenme türü alternatifleri vardır:

Bazıları öğretmenin didaktik sunumlarının yanı sıra programlı öğretim, multimedya teknolojileri, bilgisayar programları, videolar ve teknolojik yenilikler içeren diğer teknikler kullanılarak yakınsak bir şekilde öğretilen dersler ve temel akademik beceriler.

Bazı dersler ve akademik beceriler öğretim yöntemlerinin öğrencilerin farklı yeteneklerine, gereksinimlerine ve ilgilerine uyarlandığı çoklu yakınsak bir şekilde öğretilebilir. Örneğin, dilsel zekâ, mantıksal-matematiksel zekâ, mekânsal zekâ, müzikal zekâ, bedensel-kinestetik zekâ ve diğerleri gibi farklı zekâlar üzerinde durulabilir.

Programın büyük bir bölümü öğretmenlerin ve öğrencilerin beraber seçtikleri entegre disiplinlerarası müfredat ünitelerine ayrılabilir. Bu üniteler öğrencilerin farklı disiplinlere ait bilgileri ve becerileri öğrencilerin ilgilendikleri bir konu etrafında anlamlı bir şekilde öğrenerek edinmelerini sağlar. Ünitelerle ilgili çalışmalar karar alma sürecinde aktif olarak yer almaya ve becerilerini en iyi geliştirebilecekleri, ilgilerini tatmin edebilecekleri ve ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri ünite özelliklerine odaklanmaya teşvik edilen öğrenci grupları tarafından üstlenilir. Her öğrenciye grubun ortak hedeflerine katkıda bulunmak için kendi güçlü yanlarını (akademik veya değil) kullanma fırsatı verilir. Bu entegre gruplarda çalışırken, gerektiğinde yönlendirmeli ıraksak öğretim kullanılır. Üniteyle ilgili bir çalışma süresinin sonunda, grup ünite çalışmasının sonucunu ve elde ettikleri başarıyı diğer öğrencilerle, velilerle, yöneticilerle ve çalışmaya dâhil olan diğer kişilerle kutlayabilir. Gruptaki her öğrenci kutlama aktivitelerine çalışmalarını çeşitli performanslarla, sunumlarla, sergilerle, videolarla ve başka herhangi bir şekilde sunarak katılmaya teşvik edilir. Bu gibi kutlamalar öğrencinin öğrenme başarılarını değerlendirmek için faydalı olabilir.

Öğrencilerin kendi seçtikleri konularda çalışacakları ve istedikleri yerde güçlü becerilerini ve yeteneklerini uygulayabilecekleri bireysel olarak seçilen projeler. Öğrenciler proje çalışmalarını gruba eğilimlerine uygun herhangi bir şekilde sunmaya teşvik edilebilirler. Öğrenciler çalışmalarını akranlarına ve öğretmenlerine bir sergi, sözlü sunum, yazılı materyal, oyun, video veya başka herhangi bir bilgi aktarma ve yayma yoluyla sunabilirler. Bu bireysel olarak seçilen ve sıklıkla bağımsız olarak yürütülen projeler için ıraksak öğretim yaklaşımı kullanılır.

There are various alternatives in the types of learning that an integrated curriculum can include:

Required subjects and basic academic skills some of which are taught in a convergentway, using, in addition to teachers’ didactic presentations, programmed instruction, multi-media technologies, computer programs, videos, and other techniques involving technological innovations.

A number of required subjects and academic skills can be taught in a multi-convergentway where methods of teaching are adapted to students’ different abilities, needs and interests. For example, different intelligences may be emphasized such as, linguistic intelligence, logical-mathematical intelligence, spatial intelligence, musical intelligence, bodily-kinesthetic intelligence, and others.

A major part of the program can be devoted to integrated inter-disciplinary curriculum units chosen by teachers and students together. These units enable students to acquire knowledge and skills associated with different disciplines through congruous meaningful learning revolving around a topic of interest to the students. The work on the units is undertaken by groups of students who are encouraged to take active part in the decision-making process and focus on aspects of the units in which they can best develop their capabilities, satisfy their interests, and fulfill their needs. Each student is given the opportunity to use their strengths (academic or non-academic) to contribute to the common goals of the group. In working on these integrated units, guided divergent teaching is used as needed. At the end of a period of work on the unit, the group can celebrate with other students, parents, administrators and others involved in the school, the conclusion and accomplishments of the work on the unit. Each student in the group is encouraged to contribute whatever they can to such celebrations by presenting their work through various performances, presentations, exhibits, videos and other contributions to the festive activities. Such celebrations can become useful ways of evaluating the students’ learning achievements

Individually chosen projects where the students can work on topics they have chosen and where they could apply their strong skills and competencies, wherever they lie. Students can be encouraged to present their work on their project to the group in any way compatible with their tendencies. The students can present their work to their peers and teachers as an exhibit, as an oral presentation, as written material, as a play, a video, or any other means of communicating and disseminating information. Divergent teaching is the approach used for those individually selected, and often independently pursued, projects.

Yukarıda bahsedilen öğretim ve öğrenim yollarındaki değişiklikleri uygulamaya yönelik tartışma eğitim sisteminde reforma yönelik mevcut girişimlerin genellikle etkisiz olmasının kabul edilmesi neticesinde ortaya çıkmıştır. Karmaşık eğitim sisteminin sorunlarını ele alırken basit büyük kuvvetleri (standart testler gibi) kullanma girişimleri başarısızlığa mahkûmdur. Şüphesiz, bu çok yönlü karmaşık problemler için basit, genel çözümler yoktur.

Yukarıda ileri sürülen bazı farklı değişiklik yapma olanakları bu gibi özel, farklılaştırılmış yaklaşımların çok faydalı olabileceği ve eğitim sistemimizdeki öğretim ve öğrenim süreçleri üzerinde önemli olumlu etkiler yaratabileceği düşüncesinden kaynaklanmaktadır.

The above discussion of ways to implement various changes in the approach to teaching and learning grew out of the recognition that the current attempts at reforming the education system tend to be ineffectual. The attempts to use simple large forces (such as standardized testing, for example) in dealing with the ills of the complex education system are essentially doomed to fail. Undoubtedly, there are no simple general solutions to those multifarious complex problems.

The above suggestions of some different possibilities of implementing changes, stem from the conviction that such special, differentiated approaches can be very beneficial and can have significant positive effects on the teaching and learning process in our education system.

http://necsi.edu/research/management/education/

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s