Öğrenme Becerilerinin Öğretimi  

Örnek verme

Öğrencilerin bir çalışmada başarılı olabilmesi için çalışmayı anlamaları ve öğrenme becerilerine sahip olmaları gerekir. Örnek verme yoluyla hem çalışmayı anlamalarına hem de öğrenme becerileri kazanmalarına yardım edebilirsiniz.

Çoğu öğretmen gibi, siz de sınıfa bir görevi dikkatle anlatıp sonra da öğrencilerin çoğunun verdiğiniz görevi yapamadığını görmüşsünüzdür! Örnek verme sözlü açıklamadan daha etkili olabilir, özellikle de görsel öğrenme stilini tercih eden öğrenciler için. Örnek verirken öğretmen

  • Görevi sınıfın önünde yaparak gösterir;
  • Görevi öğrencilerin zaten yapabildiği becerilere veya süreçlere bağlar;
  • Görevi sesli düşünerek ve öğrencilere ne yaptıklarını açıklayarak net, yapılandırılmış ve sıralı bir şekilde sunar;

Örnek vermenin avantajlarından biri değişiklik yapma ve gözden geçirme gibi gizli süreçleri açığa çıkarabilmenizi sağlamasıdır. Böylece öğrencilerin bu süreçleri kendi başlarına kullanma konusunda güven kazanmalarına yardımcı olursunuz.

Örneklenebilecek süreç veya beceri örnekleri şunlardır:

  • Hikaye yazma;
  • Kavram haritası oluşturma;
  • Futbol veya basketbol gibi bir hücum oyununda topu alınca elde edilen seçenekleri düşünme;
  • Bir ürünün dizayn ve teknolojisini değerlendirme;
  • Coğrafya dersinde kroki çizme.

İYİ ÖRNEKLER VERME VE GERİBİLDİRİMDE BULUNMA

Öğrencilerin kendilerine örnek olarak gösterilen becerileri kendileri ile bağdaştırmaları gerekmektedir. Bu süre zarfında, çalışmaları izlemeniz ve iyi geribildirimde bulunmanız çok önemlidir.Böylece hem öğrencilere yardım etmiş olursunuz hem de onları yaptıkları çalışmaya değer verildiğini anlamaya ve bu çalışmayı nasıl daha da geliştirebileceklerini öğrenmeye teşvik etmiş olursunuz. Öğrenci çalışmalarını izlemek ve gerbildirimde bulunmak için aşağıdakilere dikkat etmeye çalışın:

  • Bireyleri, grupları ve tüm sınıfı dengeli bir biçimde izleyin.
  • Öğrencilerin yardım istemesini beklemeden onlarla etkileşim kurun. Öğrencileri “Şimdiye kadar neler yaptığını bana anlat bakalım.” “Şimdi ne yapıyorsun?” “Bunu neden yaptın?” gibi sorularla çalışmalarını anlatmaya ve daha derin düşünmeye teşvik edecek sorular sorun.
  • Öğrencileri birbirlerinin çalışmalarını kontrol etmeye ve yardıma ihtiyaçları olduğunda önce birbirlerine başvurmaya teşvik edin.
  • Uygun durumlarda, sınıfı ortak sorunlar veya güçlüklerle baş etmek için bir araya getirin ve mümkünse sınıf üyelerinin birbirine yardım etmesini sağlayın.
  • Yazılı çalışma örnekleri hakkında yapıcı yorumlar yapın. (Araştırma bulguları bunun öğrencilerin çalışmalarını geliştirmeleri için puan veya notlardan çok daha etkili olduğunu göstermektedir.)

DERSTE BECERİ KAZANDIRMA VE BEKLENTİLERİ YÜKSELTME

Bir derste hemen etki görmeyi bekliyor olabilirsiniz, fakat uzun süreli faydaların ancak zamanla ortaya çıkacağını unutmayın. Öğrenciler sürekli hatırlatmaya gerek kalmadan kazandırdığınız öğrenme becerilerini yavaş yavaş kullanmaya başlayacaklardır. Aşağıdaki stratejiler beceri kazandırma ve beklentileri yükseltme konusunda yardımcı olacaktır:

  • Herkesin kurallara uymasını sağlamak için öğrencilerin ve yardımcı öğretmenlerin nasıl yardımcı olabileceğini anlatarak beklentilerinizi belirtin.
  • Öğrencilerden beklentilerinizi yavaş yavaş arttırın. Örneğin; çalışmayı daha az ayrıntıyla örnekleyerek verdiğiniz desteği azaltın ve mesela daha uzun ve daha karmaşık görevler vererek talebi arttırın.
  • Yeni veya daha üst düzey öğrenme becerilerine sınıftaki öğrencilerin çoğunun iyi öğrenme alışkanlıkları geliştirdiğini düşündüğünüzde geçin. O zaman bile, alıştırma olanakları tanımaya devam etmeniz gerekecektir.
  • Tutarlı olun. Öğrencilerin alışkanlıklarını değiştirmek için önce kendi alışkanlıklarınızı değiştirmeniz gerekir. Bu yüzden, tetikte olun ve eski usüllere geri dönmeyin.

DÜŞÜNME

Öğrencilerin ne öğrendiklerini ve nasıl öğrendiklerini tamamen anlamaları için düşünmek önemlidir. Böylece öğrenciler öğrenimle ilgili bir dil geliştirebilirler. Bunun bilincinde olarak, yaşamboyu öğrenme için daha donanımlı, bağımsız öğrenenler olma olasılıkları daha fazladır.

Öğretmen deneyimlerine göre, öğrencilerin öğendikleri ve düşünce süreçleri üzerine düşünme olanağına sahip olmadıkları durumlarda öğrenme çıktısı tanımlarına ders içeriği hakim olmaktadır. Öğretmenlerin örneğin işbirlikçi gruplar kullanarak ve süreçlere odaklı tüm sınıf uygulamaları kullandığı durumlarda öğrencilerin öğrenim çıktısı tanımları daha kapsamlıdır ve öğrenmenin nasıl gerçekleştiğine dair daha çok farkındalık içermektedir.

Düşünmeyi destekleme

Düşünme öğretimi ilkeleri insan zekasının sabit olmadığı, beynin gelişmeye devam ettiği ve uygun zorlayıcılıktaki öğrenme olanaklarının herkese sunulabileceği düşüncesine dayalıdır. Düşünmeyi destekleme konusundaki temel görüşler aşağıda özetlenmektedir.

Bilişsel çatışma: Görevlerin uygun seviyede zorlayıcı olması gerekmektedir. ‘Çatışma’ ile zorlayıcı problemleri ve sorunları düşünme çabası kastedilmektedir. Öğrenciler bilişsel çatışma deneyimiyle bilgiyi akıllarında tutma ve işleme yeteneğini geliştirirler.

Spesifik düşünme yeteneği – düşünme şekilleri ve “büyük resim”: Her dersin ana fikirleri ve düşünme şekilleri vardır. Öğrenciler bunları öğrendikten sonra yeni bilgileri ve detayları bu temel düşünme şekillerine ve ana fikirlere bağlayabilirler. Ayrıntıyla genel arasında hareket etmek birçok göevin tamamlanması için çok önemlidir. Örneğin; Fen dersinde öğrenciler partiküller ve enerji ile ilgili iki temel bilimsel fikri anlarlarsa, bu bilgileri çözünme sürecini açıklamak için kullanabileceklerdir.

Düşünceleri paylaşma: Açıklayıcı konuşmalar yorum yapmayı, sorgulamayı, bağlantı kurmayı, özetlemeyi, tahmin etmeyi ve öngörmeyi kolaylaştırır. Bu ortak aktivite bireyin düşüncelerini geliştirir çünkü grup yavaş yavaş içselleştirilen çeşitli fikirleri ve bilgileri üretmekte ve geliştirmektedir.

Üstbiliş: Üstbiliş düşünceyi izlemeyi ve düzenlemeyi içermektedir. Öğrenciler geri çekilip ne yaptıklarını incelemeye, belli bir problemi ele almak için en uygun stratejiyi kullanıp kullanmadıklarını ve ilgili tüm bilgileri dikkate alııp almadıklaırnı sorgulamaya teşvik edilebilirler.

Düşünmeyi istemek: Öğrencilerin kendileri hakkında görüşleri vardır. Çoğunun öğrenimleri ile ilgili olumsuz görüşleri vardır ve “….da iyi değilim” derler. Öğretimin bu gibi öğrencileri daha iyi öğrenenler olabileceklerini düşünmeye sevk edecek şekilde planlanması gerekmektedir.

Düşünmeyi öğretmek gözetili tartışma ve konuya odaklı müdahaleler ile etkili öğretimi gerektirmektedir. Bu gibi hususlar gözardı edilirse, öğrenme becerileri eksik olan öğrenciler öğrenme becerilerini geliştiremeyeceklerdir.

MOTİVASYON

Öğencilerin etkili öğrenenler olabilmek için daha iyi öğrenenler olabileceklerine inanmaları gerekmektedir.

Carol Dweck’in (1999)  araştırma bulgularından biri öğrencilerin çoğunun zekâ ile ilgili iki çelişkili teoriden birine sahip olduğudur. Dweck bu teorileri belli bir zekâ miktarı ile doğduğunuza inandığınız “Varlık teorisi” ve zekanın çalışma ve katılımla geliştirilebileceğine inanılan  “Artımlı teori” diye adlandırmaktadır.

Zekânın sabit olduğu düşüncesi öğrencilerin ne kadar zeki oldukları konusundaki kaygılarını arttırmakta, güçlükler konusunda kaygı uyandırmakta ve başarısızlığı sabit zekâlarıyla değerlendirmektedir. Bu nedenle de düzensiz, savunmacı ve umarsız davranışlara neden olabilir.

Zekânın işlenebilir olduğuna inanmak mücadele ve öğrenme isteği uyandırır. Bu çerçevedeki aksaklıklar uzun süreli öğrenmenin ve uzmanlaşmanın beklenen bir bölümü haline gelmektedir ve bu yüzden gerçek anlamda başrısızlık değildirler. Daha ziyade, yenilenen çaba ve yeni strateji ipuçlarıdır.

AKTİF KATILIM

Öğrenime aktif olarak katılmak öğrenciler için neden faydalıdır?

  • Daha uzun dikkat süresine sahip olurlar
  • Çalışmalarını zamanında tamamlarlar
  • Çalışmalarına odaklanırlar
  • Daha az davranış sorunu yaşarlar
  • Okula devam durumları iyi olur
  • Özgüvenleri artar
  • Daha hızlı gelişme kaydederler
  • Kendilerini geliştirebileceklerine ve öğrenebileceklerine inanırlar
  • Başka öğrencileri teşvik ederler
  • İşbirliği içinde çalışırlar

ÖĞRENME HEDEFLERİ

Araştırmalar öğrencilerin çoğunlukla bireysel çalışmalara dair iyi bir yüzeysel anlayışa sahip olduklarını, ancak çalışmanın amacını ve nihayetinde ne öğreneceklerini az anladıklarını göstermektedir. Öğrenme hedeflerinin öğrencilerle paylaşılması neyi ve neden öğrenmeye çalıştıklarını anlamalarına yardımcı olur. Öğrenme hedeflerini paylaşmanın güçlüklerinden biri öğrencilerin ne öğreneceklerinden ziyade, derste ne yapacaklarının belirlenmesidir.

Öğrenme hedefleri farklı kategorilere ayrılabilir ve bunları öğrencilerle paylaşmak için aşağıdaki gibi bir yol izlenebilir:

Dersin sonuna kadar:

…….bileceksiniz (insan veya ekipman, yer, sembol, formül isimleri vs. gibi bilgiler);

…….. nasıl/neden olduğunu anlayacaksınız (kavramların, nedenlerin, etkilerin, ilkelerin, süreçlerin vs. anlaşılması gibi);

….. geliştireceksiniz/……. yapabiliyor olacaksınız (bilgi kullanılarak yapılan beceriler, teknikler uygulama, bilgiyi analiz etme vs. );

……. geliştireceksiniz/farkında olacaksınız (empati, sevgi, sosyal meselelere duyarlılık, duygular, ahlaki konular gibi tutumlar ve değerler);

…….. için stratejiler arayacak ve geliştireceksiniz (alternatifler yaratma, tasarlama, varsayma, inceleme).

 

Hedef açıklandıktan sonra, derste neler olacağı kısaca anlatılabilir ama bunu hedeflerden ayırmak önemlidir. Öğrencilerin hedefledikleri standartları bilmeleri ve anlamaları da önemlidir. Öğretmenlerin net beklentilere sahip olması ve bu beklentileri öğrencilere bildirmesi çok önemlidir. Öğrenme hedefi açıklığa kavuşturulduktan sonra, bir çalışmanın veya bir grup çalışmanın sonuçlarının nasıl olacağı da anlatılmalıdır.

 

KİŞİYE ÖZEL ÖĞRENME

Öğrenimde Liderlik programı öğrencilerin müfredattaki derslerdeki düşünme becerilerini geliştirmeye yönelik sistematik ve araştırma tabanlı bir programdır. Bu girişim tüm öğrencilerin ihtiyaçlarına ve isteklerine karşılık verecek bir eğitim sağlamayı, öğrencilerin başarısını en üst seviyeye çıkarmayı ve bağımsız, yaşam boyu öğrenen bireyler yetiştirmeyi amaçlayan önemli bir girişimidir.

Kişiye özel öğrenme aktif ve sosyal bir süreç olarak derin öğrenme üzerinde duran ve öğrenme becerileri, süreçleri ve stratejileri konusunda net bir öğretim ve öğrenim yaklaşımıdır. Öğrenimde Liderlik kişiye özel öğrenmenin özüdür çünkü müfredattaki düşünme ve öğrenme becerileri ve stratejilerinin sistematik ve net bir biçimde geliştirilmesini içermektedir. Öğrencilerin, birer öğrenen olarak kendilerini daha iyi anlamalarını ve farklı derslerde geniş bir öğrenme yaklaşımları repertuarı kullanmalarını sağlar. Düşünmeye ve öğrenmeye dikkatini vermek, öğrencilerin öğrendiklerini başka bağlamlara taşımalarını ve konu bilgisi ve anlayışını daha aktif ve etkili bir biçimde işlemelerini, oluşturmalarını ve kullanmalarını sağlar.

Kişiye özel öğrenmenin başarılı olması için gereken başlıca unsurlardan biri öğrencilerin öğrenime katılması ve motive olması, eğitimi sevmesi, öğrenme hedeflerini bilmesi ve neyi ve nasıl öğrendikleri konusunda birlikte çalışabilmesi ve düşünebilmesi için okulların öğrencilerle öğrenimleri hakkında ne kadar diyalog kurabildiğidir.

Öğrenimde Liderlik birçok öğrencinin öğrenmenin şansa bağlı olduğu ve bu yeteneğin sabit olduğu şeklindeki görüşüne karşı çıkmaktadır. Bu program öğrencilere öğrenmenin bazı yaklaşımlar ve stratejilerle geliştirilebileceğini öğretmektedir. Program bazı öğrencileri çaresizlik duygusundan başarıları ve öğrenimleri üzerinde biraz kontrol sahibi oldukları duygusuna geçirmeye yardımcı olmalıdır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s