Geleceğin K-12 Dersliği

Nispeten ucuz dizüstü bilgisayarların, tabletlerin ve mobil cihazların çoğalmasıyla  artan sayıda öğretmen ve öğrenci eğitim yaklaşımlarını dönüştürme gücüne sahip öğrenme araçlarına erişebilmektedir.

Bu raporda bu cihazlardan pedagojik yaklaşımların geleceği olarak bahsedilmesine rağmen, bu cihazlar k-12 öğrenme ortamının gelecekteki yapısı üzerinde de önemli bir rol oynamaktadır. Bu cihazların geliştirilmesi eğitimcileri ve gelecek bilimcileri geleceğin k-12 derslikleri için fiziksel k-12 dersliğinin kullanılmaya devam edileceğinden tamamen online bir öğrenme ortamının geliştirilmesine kadar çok çeşitli potansiyel yapılar öne sürmeye sevk etmiştir. Bu bölümde, Hanover geleceğin k-12 dersliği için üç fikir ele almaktadır:

With the proliferation of relatively inexpensive laptops, tablets, and mobile devices, a growing number of teachers and students have access to learning tools that have the potential to transform educational approaches.

Although these new devices feature in this report’s discussion of future pedagogical approaches, they also play an important role in considerations of the future structure of the K‐12 learning environment. Their development has led educators and futurists to suggest a variety of different potential structures for the K‐12 classroom of the future, from the continued use of the physical K‐12 classroom to the development of a fully online learning environment. In this subsection, Hanover considers three conceptions of the future K‐12 classroom:

  • Fiziksel K‐12 dersliği;
  • Karma öğrenme dersliği;
  • Tamamen online derslik.
  • The physical K‐12 classroom;
  • The blended learning classroom; and
  • The fully online classroom

Eğitim tesisleri tasarımcısı Susan Smith’e göre, geleceğin k-12 derslik mekânı “önceki dersliklerden daha esnek” olacaktır. Öğretmenler daha çok proje tabanlı ve kişiye özel öğrenme yaklaşımına yer verdikçe fiziki derslikler daha “bireysel çalışmalara, küçük grup öğrenimine ve hatta farklı sınıflar ve konular arasındaki işbiliğine” uyum sağlayabilmek ve imkân verebilmek için yeniden tasarlanacaktır: Örneğin, 30 kişilik bir alan taşınabilir duvarlar kullanılarak büyük bir grupta birden fazla öğretmenin 60 veya daha çok öğrenciye ders verebileceği şekilde hazırlanabilir. Bu mekândaki sıralar ve eşyalar birlikte çalışmayı ve öğrencilerle öğretmenler arasındaki kişiye özel etkileşimi destekleyecek şekilde özel olarak tasarlanacak ve yerleştirilecektir. Örneğin, öğrencilerin “[bu] uygulamalı ve işbirlikçi çalışmaları destekleyecek” bireysel çalışma istasyonları ve grup masaları olabilir.  Geleceğin öğrenme mekânları hakkında “21. Yüzyıl K-12 Dersliğini” tasarlamaya odaklı bir rapor yeni yaklaşımların şimdiki ve gelecekteki k-12 dersliklerinde uygulanabilmesi için altı tasarım unsuru ileri sürmektedir:

  1. Birlikte çalışmayı destekleyen sıralar ve eşyalar;
  2. Çok sayıda priz;
  3. “Akıllı” öğretmen kürsüsü;
  4. Kontrol edilmesi kolay aydınlatma;
  5. Tek bir dersliğin ötesinde fiziksel mekan ve
  6. Daha az sayıda büyük toplanma alanları.

Eğitimciler geleceğin k-12 dersliklerinde teknolojinin şimdiki dersliklerin çoğunda olduğundan çok daha büyük ölçekte entegre edileceğini de ileri sürmektedirler. Öğrencilerin dizüstü bilgisayarlar ve tabletler gibi daha kapsamlı, bağlantılı öğrenme deneyimlerini mümkün kılan çeşitli cihazlara sürekli erişimi olacaktır.

The future K‐12 classroom space, according to educational facilities designer Susan Smith, will “be more flexible than its predecessors.” As teachers incorporate more project‐based and personalized learning approaches, physical classrooms will be redesigned to be able to adapt and accommodate more “individual study, small group learning, and even collaboration across different classes and subjects”: A space meant to accommodate 30 students, for example, would be built with moveable walls that could be quickly opened to allow multiple instructors to teach to 60 or more students in a large group. Desks and furniture within this future space will be specifically designed and placed to support collaboration and personalized interactions between students and teachers. Students may have individual workstations and group tables, for instance, “to foster [these] hands‐on and collaborative projects.” One report on future learning spaces, focusing on designing the “21st Century K‐12 Classroom” suggests six design elements essential for the new approaches being implemented in K‐12 education now and into the future:

  1. Desks and furniture that support collaboration;
  2. Ample electrical outlets;
  3. A “smart” teacher lectern;
  4. Lighting that is easy to control;
  5. Physical space that goes beyond the single classroom; and
  6. Fewer expansive gathering areas.

Educators also suggest that the future K‐12 classroom will integrate technology on a much larger scale than is seen in most current classrooms. Students will have consistent access to a variety of devices, such as laptops and tablets, which allow for increasingly immersive, connected learning experiences.

KARMA ÖĞRENME VE “KCG” (KENDİ CİHAZINI GETİR)

Genel olarak, geleceğin k-12 dersliği içerik vermek, eğitim materyallerine sürekli erişim sağlamak ve öğrencilere geribildirimde bulunmak için eğitim teknolojilerini muhtemelen çok kullanacaktır. Teknolojik gelişmelerin hızlı ilerlemesi öğrenme yeri neresi olursa olsun öğrencilerin ve öğretmenlerin önümüzdeki yıllarda gittikçe artan miktarda içeriğe ve daha etkili sanal araçlara erişimi olacağını ileri sürmektedir. Yeni Medya Konsorsiyumu (YMK) önümüzdeki beş yıl içinde k-12 dersliklerinde bulut hesaplama, mobil öğrenme ve 3D yazıcı gibi teknolojilere yer verileceğini ileri sürmektedir.

Dijital teknolojilerin yaygın kullanımı online ve sanal öğrenmeyi yüz yüze öğretim etkileşimleriyle birleştiren karma ve hibrid (harmanlanmış) öğrenmenin önümüzdeki yıllarda k-12 dersliklerinde daha yaygın hale geleceğini ileri sürmektedir. Öğrencilerin ve öğretmenlerin dijital araçlara sürekli erişimi olacak ve bu teknolojileri kullanarak daha çok iletişim kurabilecekler. Araştırmalar akıllı telefonlar ve tabletler gibi mobil cihazların daha “dinamik bir öğrenme ortamı” oluşturmayı sağlayacağını göstermektedir. Öğrenciler ve öğretmenler öğrenme deneyimlerinde kendi mobil cihazlarına daha çok ve farklı şekillerde yer verebilecekler.  Basit arayüzleri ve dijital öğrenme kaynaklarına istenildiği zaman hızlı bağlanma potansiyelleriyle bu cihazlar sınıf yaklaşımlarını ve etkileşimlerini yeniden şekillendirmede ve öğrencilere daha kişiye özel ve proje tabanlı öğrenme olanakları sağlamada önemli araçlar olacaklardır.

BLENDED LEARNING AND “BYOD” (BRING YOUR OWN DEVICE)

In general, the K‐12 classroom of the future will likely rely heavily on educational technologies to deliver content, provide constant access to educational materials, and provide feedback to students on their performance. The fast pace of technological advance suggests that regardless of learning space, students and teachers will have access to increasingly large amounts of content and more effective virtual tools within the coming years. The New Media Consortium (NMC) suggests that within the next five years, the K‐12 classroom will incorporate technologies such as cloud computing, mobile learning, and 3D printing, among others.

The expanding use of digital technologies suggest that blended and hybrid learning – which incorporates online and virtual learning in conjunction with face‐to‐face instructional interactions – will become increasingly common in K‐12 education in the coming years. Students and teachers will have access to digital tools at all times and will be able to increasingly communicate using these technologies. Research suggests that mobile devices, such as smartphones and tablets, will drive the creation of a more “dynamic learning environment.” Students and teachers will be able to incorporate their own mobile devices into learning experiences in more numerous and varied ways. With their simple interfaces and potential to provide fast connections to digital learning resources at any time, these will be important tools in reshaping classroom approaches and interactions, and,  in providing students with more personalized and project‐based learning opportunities.

SINIFIN  “OYUNLAŞTIRILMASI”

Bazı gelecek bilimciler artan teknoloji kullanımının geleceğin k-12 dersliğinde “oyunlaştırmaya” –video oyunlarının ve oyun teknolojisinin eğitim amacıyla kullanılması- neden olabileceğini ileri sürmektedir. Mevcut eğitsel oyun piyasası nispeten küçük ve öğretmenlerden çok velilere yönelikken, oyun oynama yaklaşımının potansiyel faydaları ve çekiciliği oyunlaştırmanın k-12 dersliklerinde kısa sürede yerini bulacağını ileri sürmektedir. Bağlı teknolojilerin maliyetlerinin önümüzdeki yıllarda düşmesi beklendiği için oyunlaştırmanın yaygınlaşması olası görünmektedir. Okullar oyun yaklaşımlarına müfredatlarında yer vermek için önemli girişimlerde bulundular bile. Örneğin, Los Angeles New Roads özel okulları içinde deneysel bir okul olan GameDesk’s PlayMaker School öğrencilerine bir dizi etkileşimli, oyun tabanlı öğretim yaklaşımını kullanarak eğitim vermektdir.

THE “GAMIFICATION” OF THE CLASSROOM

Some futurists suggest that the increased use of technology may lead to “gamification” – in essence, the use of video games and gaming technology for educational purposes – within the future K‐12 classroom. While the current educational gaming market is relatively small and primarily aimed at parents rather than teachers, the potential benefits and appeal of gaming approaches suggest that gamification will soon find a place within K‐12 classrooms.   The expansion of gamification appears likely, as the costs of associated technologies are projected to decline in the coming years.  Already, schools have made significant efforts to incorporate gaming approaches into their curricula. For example, GameDesk’s PlayMaker School, an experimental school within the New Roads private school in Los Angeles, is already teaching students through a number of interactive, game‐based teaching approaches.

ONLINE SINIF VE K-12 UZAKTAN ÖĞRENMENİN DOĞUŞU

Fiziki k-12 dersliğinin geleceği içerik vermek ve kişisel deneyimleri desteklemek için online ve dijital öğrenme araçlarının daha çok kullanılacağını ileri sürmektedir. Bazı eğitimciler bir sonraki adıma geçip fiziki eğitim mekanını bırakarak tamamen online k-12 programlamaya geçmişlerdir.

THE ONLINE CLASSROOM AND THE RISE OF K‐12 DISTANCE LEARNING

The future of the physical K‐12 classroom suggests a move toward the increased use of online and digital learning tools to provide content and supplement in‐person experiences. A number of educators have already taken the next step, forgoing the physical educational space altogether in favor of fully online K‐12 programming.

SANAL ÖĞRENME, YÜZ YÜZE DESTEK  

Birçok sanal okul sınıf ortamlarından tamamen uzaklaşırken bazıları uzaktan eğitimi sadece kısmen benimsemiştir ve yüz yüze öğretim desteğinin yanında sadece online öğrenme imkanları sunmaktadırlar. Bu “hibrid” okullar k-12 eğitimi için etkili bir şekilde tamamen online içerik sunmaya yönelik en yeni yaklaşımlardan biridir ve gelecekte gelişmeye devam etmesi olasıdır. Bu kurumlardan biri olan San Francisco Flex Academy 2010 yılında açılmıştır. Bu akademinin öğrencileri ders çalışmalarını dizüstü bilgisayarlarında eski San Francisco Basın Kulübünde tamamlamaktadır. Ancak tüm dersler sanal öğrenme yoluyla alınmaktadır: Flex Academy’de İngilizce, tarih, matematik ve fen gibi temel derslerin öğretmenleri de mevcuttur ve bu öğretmenler online değerlendirmelerden edinilen bilgilere göre öğrencilerin zorlandıkları yerler üzerinde gün boyunca küçük gruplar halinde çalışmaktadırlar.

VIRTUAL LEARNING, FACE‐TO‐FACE SUPPORT

While many virtual schools completely move away from classroom settings, others embrace distance education only partially and offer online‐only learning alongside face‐to‐face instructional support. These “hybrid” schools are one of the newest approaches to providing effective fully‐online content for K‐12 education, and will likely continue to expand in the future. One such institution, the San Francisco Flex Academy, opened in 2010. Its students complete their coursework at laptops within the former San Francisco Press Club. Though all courses are completed through virtual learning: Flex Academy also has teachers of core subjects—English, history, math, and science—on site, who meet with small groups of students throughout the day to troubleshoot areas where students are lagging, based on information collected by online assessments.

https://ts.madison.k12.wi.us/files/techsvc/Future%20Trends%20in%20K-12%20Education.pdf

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s