Vygotsky ve Sosyal Biliş

 

Vygotsky And Socıal Cognıtıon

Sosyal biliş öğrenim modeli kültürün bireysel gelişmedeki en belirleyici husus olduğunu öne sürmektedir. Kültür yaratan tek tür insanoğludur ve her çocuk bir kültür bağlamında gelişir. Bu yüzden, bir çocuğun öğrenim gelişimi çocuğu sarmalayan, içinde yetiştiği kültürden –aile çevresinin kültürü de dahil olmak üzere—az veya çok etkilenir.

The social cognition learning model asserts that culture is the prime determinant of individual development. Humans are the only species to have created culture, and every human child develops in the context of a culture. Therefore, a child’s learning development is affected in ways large and small by the culture–including the culture of family environment–in which he or she is enmeshed.

 

Kültürün bir çocuğun zihinsel gelişimine iki tür katkısı vardır. İlk olarak,  çocuklar düşünce içeriklerinin yani bilgilerinin çoğunu kültür aracılığıyla edinirler. İkincisi, içinde yaşadığı kültür çocuğa Vygotsky’ın zihinsel uyum araçları diye adlandırdığı düşünce süreç ya da yollarını da kazandırır. Yani, sosyal biliş öğrenim modeline göre kültür çocuklara hem ne düşüneceklerini hem de nasıl düşüneceklerini öğretir.

Culture makes two sorts of contributions to a child’s intellectual development. First, through culture children acquire much of the content of their thinking, that is, their knowledge. Second, the surrounding culture provides a child with the processes or means of their thinking, what Vygotskians call the tools of intellectual adaptation. In short, according to the social cognition learning model, culture teaches children both what to think and how to think.

Bilişsel gelişim çocuğun başkasıyla, genellikle anne-babası ya da öğretmeni bazen de kardeşi ya da bir yaşıtı ile paylaştığı problem çözme deneyimleri yoluyla öğrendiği diyalektik (mantıksal) bir süreçten gelmektedir.

 

Başlangıçta, çocukla ilgilenen kişi problem çözme konusunda çocuğu yönlendirmede sorumluluğun büyük bir kısmını üstlense de bu sorumluluk yavaş yavaş çocuğa bırakılır.

 

Dil, yetişkinlerin kültürde var olan zengin bilgi birikimini çocuğa aktardıkları başlıca etkileşim çeşididir.

Öğrenme ilerledikçe, çocuğun anadili de zihinsel uyum için başlıca araç olarak hizmet eder. Neticede, çocuklar kendi davranışlarını yönlendirmede iç dili (internal language) kullanabilirler.

 

İçselleştirme daha önce çocuğun dışında bulunan zengin bir bilgi ve düşünce araçları bütününün öğrenildiği –içselleştirildiği- süreci ifade etmektedir. Bu ilk olarak dil vasıtasıyla meydana gelir.

 

Çocuğun kendi başına yapabilecekleri ve yardım alarak yapabilecekleri arasında bir fark vardır. Vygotsky bu farkı yakınsal gelişim alanı olarak tanımlamaktadır.

 

Çocuğun öğrendiklerinin çoğu içinde yaşadığı kültürden geldiğinden ve problem çözme süreci bir yetişkinin yardımıyla gerçekleştiğinden, bir çocuğa ayrı olarak odaklanmak doğru değildir. Böylesi bir odaklanma çocukların yeni beceriler kazanmasını sağlayan süreçleri açığa çıkarmamaktadır.

 

Kültür, anne-baba ve yaşıtlar gibi sosyal ajanlar ile etkileşimde bulunmak çocuğun zihinsel gelişimine önemli ölçüde katkıda bulunmaktadır.

Cognitive development results from a dialectical process whereby a child learns through problem-solving experiences shared with someone else, usually a parent or teacher but sometimes a sibling or peer.

Initially, the person interacting with child assumes most of the responsibility for guiding the problem solving, but gradually this responsibility transfers to the child.

Language is a primary form of interaction through which adults transmit to the child the rich body of knowledge that exists in the culture.

As learning progresses, the child’s own language comes to serve as her primary tool of intellectual adaptation. Eventually, children can use internal language to direct their own behavior.

Internalization refers to the process of learning–and thereby internalizing–a rich body of knowledge and tools of thought that first exist outside the child. This happens primarily through language.

A difference exists between what child can do on her own and what the child can do with help. Vygotskians call this difference the zone of proximal development.

Since much of what a child learns comes form the culture around her and much of the child’s problem solving is mediated through an adult’s help, it is wrong to focus on a child in isolation. Such focus does not reveal the processes by which children acquire new skills.

Interactions with surrounding culture and social agents, such as parents and more competent peers, contribute significantly to a child’s intellectual development.

 

Vygotsky Öğretimi Nasıl Etkiler?

 

Müfredat– Çocuklar daha çok etkileşim yoluyla öğrendikleri için müfredatın da öğrenenler ve öğrenme görevleri arasında etkileşimi vurgulayacak şekilde düzenlenmesi gerekir.

Yönerge—Çocuklar yetişkinlerin yardımı ile kendi başlarına yapamayacakları işleri yerine getirebilirler. Bunu göz önünde bulundurarak yetişkinin çocuğun performans seviyesine karşılık yardım seviyesini sürekli olarak değiştirdiği yapı iskeleti oluşturma (scaffolding) etkin bir öğretme şeklidir. Yapı iskeleti oluşturma hem hızlı sonuçlar elde etmeyi sağlar hem de ilerde bağımsız olarak problem çözebilme becerisini kazandırır.

Değerlendirme – Değerlendirme yöntemlerinde yakınsal gelişim alanı dikkate alınmalıdır. Çocukların kendi başına yapabilecekleri asıl gelişim düzeylerini gösterirken, yardım alarak yapabilecekleri ise potansiyel gelişim düzeylerini gösterir. İki çocuğun asıl gelişim düzeyi aynı olabilir, fakat bir yetişkinden yardım alarak biri diğerinden çok daha fazla problemi çözebilir. Değerlendirme yöntemleri hem asıl gelişim düzeyini hem de potansiyel gelişim düzeyini hedeflemelidir.

How Vygotsky Impacts Learning:

Curriculum–Since children learn much through interaction, curricula should be designed to emphasize interaction between learners and learning tasks.

Instruction–With appropriate adult help, children can often perform tasks that they are incapable of completing on their own. With this in mind, scaffolding–where the adult continually adjusts the level of his or her help in response to the child’s level of performance–is an effective form of teaching. Scaffolding not only produces immediate results, but also instills the skills necessary for independent problem solving in the future.

Assessment–Assessment methods must take into account the zone of proximal development. What children can do on their own is their level of actual development and what they can do with help is their level of potential development. Two children might have the same level of actual development, but given the appropriate help from an adult, one might be able to solve many more problems than the other. Assessment methods must target both the level of actual development and the level of potential development.

http://www.funderstanding.com/vygotsky.cfm

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s