Yeni Milenyum Öğrencilerinin Kazanmaları Gereken Beceriler

Tuta Sonbay Özgen

Dünyanın her yerinde beyin takımları ve uygulama öncüleri bireylerin ve toplumların 21. yüzyılda başarılı olabilmeleri için gerekli olduğunu düşündükleri becerileri belirlemek amacıyla büyük bir seferberlik içine girmişlerdir. Örneğin, OECD Eğitim Araştırmaları ve Yenilik Merkezi yeni milenyum öğrencilerinin kazanmaları gereken beceriler konusunda öncü niteliğinde bir araştırma başlatmıştır. Benzer şekilde Avrupa Parlamentosu, Avrupa Birliği’ne üye olan ülkelerin eğitim sistemleri için  ana yetenek ve  becerileri saptamış,  ABD’de, ise ‘21. Yüzyıl Becerileri Ortaklığı Girişimi’, 21. Yüzyıl Öğrenme Becerileri Çerçevesini oluşturmuştur.

Bu yazımda, 21. yüzyılda hayatta ve iş dünyasında başarılı olmak için hangi farklı becerilere ihtiyaç duyulacağını, bu değişimlerin arkasındaki etkenlerin ve geleceğin kariyer eğilimlerinin neler olduğunu irdelemek istiyorum.

Yukarıda belirttiğim tüm bu çalışmalarda eğitimin sağlaması gereken  çıktılar: yaratıcılık, eleştirel düşünme ve problem çözme , kıvraklık, uyumluluk, yaşam boyu öğrenme kapasitesi, takım çalışması ve sanal takımlarda işbirliği, inisiyatif, kendi kendini yönlendirme ve girişimcilik, etkili sözlü ve yazılı iletişim, anadilde yeterlik, çoklu dilde, çoklu kültürel farkındalık, bilgiye etkili bir biçimde erişme ve analiz etme, dijital yeterlilik  olarak özetlenebilir.

Uzmanlar  aşağıdaki sonuçlara dikkat çekmektedirler:

Daha çok eğitim alan öğrenciler daha avantajlı olacak; orta sınıf bir yaşam tarzını sürdürebilmek için lise sonrası eğitim veya teknik eğitim giderek daha çok önem kazanacaktır.  Öğrencilerin artık okulda öğretilen geleneksel akademik bilgileri öğrenmeye ihtiyacı olmayacağı düşüncesi yanlıştır. Matematik, dil ve anlatım ve fen bilgisi gibi okul derslerindeki geleneksel bilgi ve beceri ihtiyacının yerini bazı yeni beceriler “almamaktadır;” aslında, örneğin daha ileri seviyede matematik dersi alan ve daha üst seviyede matematik becerilerinde uzmanlaşan öğrenciler akranlarına göre belirgin bir üstünlüğe sahip olacaklardır. Orta düzeyde bir gelir kazanmak isteyen herkes için giderek daha gerekli hale gelen yüksek eğitim ve öğretimde başarılı olabilmek için  güçlü bir akademik temel son derece önemlidir.

Hem iş hayatında hem de özel hayatta başarılı olmak ve gerçek yaşamdaki zorluklarla mücadele etmek için öğrencilerin bilgiyi sınavlarda “tekrarlamak” yerine, bu derslerde öğrendiklerini nasıl daha iyi uygulayacaklarını  öğrenmeleri gerekmektedir. Eleştirel düşünebilen, alışılmamış problemleri çözebilen, iletişim kurabilen ve işbirliği yapabilen, yeni ürünler ve süreçler yaratabilen ve değişime uyum sağlayabilen öğrenciler işte ve hayatta daha  avantajlı olacaklardır.

İŞ DÜNYASINDA BECERİ TALEPLERİNİ YENİDEN ŞEKİLLENDİREN BAŞLICA ETKENLER

Otomasyon

Bilgisayarlar kurallara uymada ve basit prosedürleri algılamakta iyi oldukları için “rutin” işlerde giderek insan gücünün yerine kullanılmaktadırlar.  Bu nedenle, yönerge izlemeyi en çok gerektiren “beyaz yakalı” diye adlandırılan iş kategorisindeki  işler otomasyona maruz kalacaktır.  Matematik, okuma ve yazma temel becerileri, öngörülemeyen problemleri çözebilme ve başka insanlarla iletişime girebilme gibi bilgisayarların taklit edemeyeceği beceriler  gittikçe daha çok talep edilmektedir.

Küreselleşme.

Dijital teknoloji ve telekomünikasyondaki gelişmeler, artık şirketlerin yapılacak işleri en iyi ve en ucuza yapılacakları yere göndermelerini sağlamaktadır. Rusya, Doğu Avrupa, Çin ve Hindistan gibi ülkelerdeki siyasi ve ekonomik değişiklikler  potansiyel olarak  birçok çalışan sunmaktadır.  Küresel bilgi ekonomisinde, ekonomik gelişme insan sermayesine dayalıdır. Bu da rekabet üstünlüğü için yüksek seviyelerde yaratıcılık ve yenilik sunma becerisi gerektirmektedir.

Şirket değişimi.

Teknoloji, küreselleşme ve diğer rekabet unsurları nedeniyle, şirketler işlerin yapılış şeklini ciddi anlamda değiştirmişlerdir.  Birçok şirket artık hiyerarşinin ve denetimin daha az olduğu, çalışanların daha bağımsız olduğu ve yaptıkları işten kişisel olarak sorumlu oldukları “daha düz” örgütlerdir. Ayrıca, kendi kendini yöneten ve gittikçe daha zorlayıcı önemli projelerden sorumlu olan çalışma takımlarıyla, iş  de çok daha işbirlikçi hale gelmiştir. Aralarındaki etkileşimin çoğunlukla elektronik ortamda gerçekleştiği bu gibi çalışma takımları yapı olarak gittikçe daha küresel olmaktadır. İşler daha az tahmin edilebilir ve daha istikrarsız bir hale gelmiştir. Çalışanların projeden projeye ve yıldan yıla yeni güçlüklere ve taleplere ayak uydurması gerekmektedir.

Risk ve sorumluluk.

Bireyler kişisel refahları için giderek daha fazla risk ve sorumluluk üstlenmektedir. Bu eğilimin görüldüğü birbiriyle kesişen üç alan iş güvenliği, sağlık ve finansal planlamadır.  Yıllar önce, çoğu şirket için sadakat  önemliydi ve ödüllendiriliyordu, fakat bu durum insan sermayesine giderek daha çok bağımlı hale gelinmesiyle değişmiştir. Büyük şirketlerin büyük bir çoğunluğu artık sadece performansa dayalı istihdam yapmaktadır.

Şirketler emeklilere uzun hizmet süresi ve ücrete göre belirlenen  emekli ikramiyesi verirdi, ancak bu planların yerini büyük ölçüde çalışanların emeklilik için nasıl yatırım yapacaklarına karar verirken  sorumlu oldukları “belirli katkı” planları almıştır. Emekli olup olamayacaklarını ve ne kadar rahat emekli olacaklarını bu yatırımların başarısı belirlemektedir.

Bireylerden kendi sağlık bakımları ile ilgili daha çok karar verebilmek için sağlıkla ilgili karmaşık bilgileri anlamaları istenmektedir. Ayrıca, bireyler sağlık giderlerinin büyük bir bölümünü üstlenmektedir.

GELECEĞİN KARİYER EĞİLİMLERİ

Son yıllarda en hızlı gelişen istihdam alanlarından biri bilgisayar teknolojisidir. Teknolojik ilerlemeler ile bilişim teknolojilerinin ve dijital iletişimin işyerlerine sürekli entegrasyonu bu eğilimin bir süre devam edeceğini göstermektedir. Sistem analistleri, tasarımcılar ve geliştiriciler, bilgisayar programcıları, web geliştiriciler, danışmanlar ve bilişim yöneticileri bilgisayar teknolojileriyle ilgili kariyer alanlarıdır. Altyapı kurma ve onarma, fiber, kablo, uydu, vs. işlerinde çalışacak donanım mühendislerine de ihtiyaç vardır.

Bir diğer  büyüme alanı  sağlık sektörüdür. Yaşlanan nüfusla – insanlar daha uzun süre yaşamakta bu yüzden de yaşlı sayısı artmaktadır- ve  sunulan tedavilerin artması ile  sağlık sektöründe giderek daha fazla sayıda iş imkanı doğmaktadır.

Gelecekte “parlayacağı” öngörülen bir diğer kariyer alanı da bilimsel ilerlemeyle, özellikle de biyoteknoloji gibi “biyo” bilimlerle ilgili alanlardır. Özellikle doku mühendisleri ve genetik programcılar üzerinde durulmaktadır.

Diğer yeni bilimsel alanlar nanoteknoloji ve enerji teknolojisidir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s