Çocuğunuz İçin Farklı Bir Eğitim Gerektiğinin On Göstergesi

jerry-mintz

Birçok ebeveyn eğitim dünyasının kendi öğrencilik dönemlerinden beri çok değiştiğinin farkında değildir. Okul ve sınıf mevcutları daha azdı, okulu bırakma oranları daha düşüktü, okulda şiddet neredeyse duyulmazdı ve öğretmenler öğrencilerine şefkat göstermekten veya ahlaki değerlerden bahsetmekten korkmazdı. Tabi, o zamanlarda bile, okul mükemmel bir yer değildi ama en azından öğretmenler – ve genellikle de okul müdürü- her öğrenciyi ismiyle tanırdı ki bu günümüzde az rastlanan bir durum.

Devlet okulu sistemimiz önemli ölçüde kötüleştiği için, birçok veli, öğretmen ve birey bu sisteme alternatif devlet okulları ve özel okullar kurma işini üstlendiler ve velilerin artık seçme şansına sahip olduklarını bilmeleri önemli.

Peki, çocuğunuz için farklı bir eğitim yaklaşımı arama zamanının geldiğini nereden bileceksiniz? İşte bunun bazı işaretleri:

  1. Çocuğunuz okuldan nefret ettiğini mi söylüyor?

Öyleyse, muhtemelen yanlış okula gidiyor. Çocuklar doğal olarak öğrenirler ve yaşları küçükken onları öğrenmekten zor alıkoyarsınız. Çocuğunuz okuldan nefret ettiğini söylüyorsa, ona kulak verin.

  1. Çocuğunuz bir yetişkinin gözüne bakmakta veya kendinden daha büyük veya küçük çocuklarla etkileşim kurmakta zorlanıyor mu?

Eğer öyleyse, çocuğunuz sadece kendi yaş grubundaki akranlarıyla etkileşim kuracak şekilde “sosyalleşmiş” olabilir ve daha geniş bir çocuk ve yetişkin grubuyla iletişim kurma yeteneğini kaybediyor olabilir.

  1. Çocuğunuzun okula giderken markalı veya moda giysiler giyme takıntısı var mı?

Bu, içsel değerler yerine dışsal değerlere önem verme yaklaşımının bir belirtisidir ve çocukların daha derin değerler yerine yüzeysel karşılaştırma ve kabul yollarına dayanarak hareket etmesine neden olur.

  1. Çocuğunuz okuldan yorgun ve sinirli mi geliyor?

Bir çocuk herhangi bir okulda zor bir gün geçirebilir, ancak sürekli yorgunluk ve sinirlilik eğitim deneyimlerinin enerji verici değil, güçten düşürücü olduğunun açık göstergeleridir.

  1. Çocuğunuz eve okulda yaşadığı çatışmalardan veya maruz kaldığı haksızlıklardan şikayet ederek mi geliyor?

Bu, okulun çatışma çözümü ve iletişim konularında öğrenci merkezli bir yaklaşımı olmadığı anlamına gelebilir. Birçok okul çocukları mevcut durumu duygusal olarak işleme ve düşünerek tartışma kabiliyetinden mahrum bırakarak, hızlı ve yetişkinlerin yönlendirdiği bir problem çözme yaklaşımı benimsemiştir.

  1. Çocuğunuz artık resimle, müzikle ve dansla kendini yaratıcı bir biçimde ifade etmeye ilgi duymuyor mu?

Geleneksel sistemde, bu yaratıcı alanlar çoğunlukla “akademik” alanlardan daha önemsiz görülmektedir ve o kadar teşvik edilmezler. Bazı durumlarda, bu alanlardaki dersler artık verilmemektedir. Yaratıcı alanların bu şekilde göz ardı edilmesi çocuklardaki doğal yeteneklerin değerini düşürmekte veya bastırılmasına neden olmaktadır.

  1. Çocuğunuz sırf eğlence olsun diye okumayı veya yazmayı – veya özel bir ilgi alanını- bıraktı mı? Ödevlerine minimum zaman mı ayırıyor?

Bu çoğu zaman okulda spontan aktivitelere ve öğrenci bağımsızlığına önem verilmediğinin göstergesidir. Çocukların kendi öğrenimlerini yönetmeye doğal bir eğilimi vardır; bununla birlikte, standart test gerekliliklerini karşılamanın üzerinde durulması öğretmenlerin bu eğilimi besleme ve teşvik etme yetilerini kısıtlamaktadır. Bunun neticesinde, çocuklar bir zamanlar sevdikleri derslere olan ilgilerini ve yaratıcılıklarını kaybedebilirler.

  1. Çocuğunuz ödevini yapmayı son ana mı bırakıyor?

Bu, ödevlerin çocuğun gereksinimlerini gerçekten karşılamadığının göstergesidir -belki ödev angaryadır veya ezberdir- ve çocukların doğal merak duygusunu bastırıyor olabilir.

  1. Çocuğunuz eve o gün okulda olan heyecan verici herhangi birşeyden bahsederek mi geliyor?

Öyle gelmiyorsa, belki de okuldaki hiçbir şey çocuğunuz için heyecan verici değildir. Neden okul – ve eğitim- eğlenceli, canlı ve ilginç bir yer olmasın ki?

 

  1. Okul hemşiresi veya rehberlik uzmanı çocuğunuzun Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite gibi bir hastalığı olduğunu ve Ritalin veya başka bir davranış düzenleyici ilaç alması gerektiğini söyledi mi?

Bu tür teşhisler karşısında dikkatli olun ve günümüzde geleneksel okul müfredatının büyük bölümünün davranış kontrolünden ibaret olduğunu unutmayın. Test gereklilikleri bir öğretmenin öğrencilerin katılımını sağlayabilmesini kısıtlıyorsa ve öğrenciler kendi tutkularının peşinden gitmekten caydırılıp günde beş-altı saat sınırlı bir kişisel ilgi ve etkileşimle oturmaları bekleniyorsa, bence hasta olan okuldur – Eğitim Eksikliği Bozukluğu hastalığına yakalanmış demektir – ve artık çocuğunuzu bu durumdan kurtarmanın zamanı gelmiş olabilir!

Çocuğunuz bu davranışların birkaçını sergiliyorsa, artık bir alternatif aramaya başlamanızın zamanı gelmiştir. Günümüzde ülkenin çoğu bölümünde devlet okullarından özel okullara pek çok seçenek bulunmaktadır. Örneğin; 40 eyalette, Columbia ve Puerto Rico Bölgesinde, artık veli gruplarının ve öğretmenlerin pek çok devlet yönetmeliğini uygulamak zorunda kalmadan kendi yaklaşımlarını hayata geçirebildikleri sözleşmeli okullar kurmalarını sağlayan yasalar uygulamaya konmuştur. Halihazırda bu okulların sayısı 4000’den fazladır. Ülke çapında 4500 mıknatıs okul da bulunmaktadır. Mıknatıs okullar belli bir alanda uzmanlaşmış okullardır ve geniş bir coğrafi alandan gelen öğrencilere hizmet vermektedir.

Ayrıca, Dr. Maria Montessori’nin deneysel yaklaşımına dayalı 4500’den fazla Montessori okulu ve geleneksel akademik alanlarla sanata eşit önem veren yüzlerce Waldorf okulu da bulunmaktadır. Çoğu velilerle öğrencilerin kendi öğrenimlerinin sorumluluğunu üstlenmeleri şeklindeki katılımcı kontrolüne ağırlık veren yüzlerce bağımsız alternatif okul da vardır. Bunlara genellikle demokratik okul, özgür okul veya Sudbury okulları denmektedir.

Birçok devlet okulu sisteminde de çeşitli alternatif programlar mevcuttur. Bunlar iki genel yaklaşıma ayrılmaktadır:

  1. Kamu Tercihi programları toplumdaki tüm öğrencilere açıktır. Bu programlara bazen Okul İçinde Okul da denmektedir.
  2. Risk Altındaki Kesim programları okulla baş etme konusunda sorun yaşayan çocuklara yöneliktir. Bu programlar çöp dökme alanlarına kadar geniş bir spektrumda hizmet vermektedir. Kayıt yaptırmadan önce iyice araştırılmalarında fayda vardır.

Bu ülkedeki bir milyondan fazla çocuğun velisi “yukarıdakilerin hiçbiri” seçeneğini tercih edip çocuklarına evde eğitim vermeye karar vermiştir. Bu uygulama artık tüm eyaletlerde yasaldır ve öğretmenlik eğitimi gerektirmemektedir. Evde eğitimle ilgili çeşitli yaklaşımlar vardır. Bazıları,  velilerin çocuklarına birebir ders verdikleri oldukça standart bir programla “evde okul” yaratmaya çalışmaktadır. Bazı aileler belli bir okul tarafından geliştirilen bir programa kaydolmuştur ve bu okul velilere kendi müfredatlarını oluşturma konusunda yardım etmekte veya kendi temel müfredatını sunmakta, ödevleri notla değerlendirmekte ve gereken tüm raporlamalarda yardımcı olmaktadır.

Üçüncü bir yaklaşım da “okulsuz eğitim” yaklaşımıdır. Bu durumda, veli eğitim yaklaşımını çocuğun ilgi alanlarına göre belirler ve önceden belirlenmiş bir program yerine buna göre hareket eder. Bazı durumlarda, program sene boyunca yapılan aktiviteler kaydedilerek ve süreç sonunda deneyimler uygun derslere ayrılarak “geriye dönük olarak” tasarlanır.

İlginçtir ki, çoğu eyalet evde eğitim alanların bir çeşit teste girmelerini gerektirmektedir ve evde eğitim alan öğrencilerin ortalaması yüzde 85’lik dilime girmektedir;ortalama devlet okulu öğrencileri ile kıyaslandıklarında ise ortalamaları yüzde 50’lik dilimdedir. Artık ülke çapında neredeyse hepsi bir tür ev okulu grubunun bir parçası olan birçok öğrenci bulunmaktadır. Bu grupların bazıları ev okulu kaynak merkezleri oluşturmuş ve haftanın dört-beş günü faaliyet göstermektedir. Genel olarak, üniversiteler evde eğitim alanlar arasından kendilerine başvurmalarını istedikleri iyi öğrenciler yetiştiğini keşfetmişlerdir.

Gittikçe daha çok veli bu seçeneklerin farkına vardıkça ve bunları tercih ettikçe geleneksel sistemin artan öğrenci sayısının gereksinimlerini karşılayacak şekilde gelişmesini ümit ediyoruz.  Bu arada, sistemin değişmesini beklemeyin; çocuğunuzun eğitiminin sorumluluğunu üstlenin. Seçeneklerinizi öğrenin ve çocuğunuz için en iyi olanı seçin.

Bu göstergelerin hiçbiri bir panikleme nedeni olarak algılanmamalı. Ancak, bunlardan birkaç tanesini fark ettiyseniz, kesinlikle eğitim alternatifleini araştırmalısınız.

http://www.educationrevolution.org/blog/category/contributors/jerry-mintz/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s