Öğrenme Öğretimin Bir Çıktısı Olmak Durumunda Değildir

Bilişsel araştırmalar akademik olarak yetenekli olanlar dâhil birçok öğrencinin iyi öğretim olarak kabul edilen öğretimle bile sandığımızdan daha az anladıklarını ortaya koymaktadır.  Şüphesiz, bir sınava giren öğrenciler kendilerine anlatılanları veya okuduklarını genellikle belirleyebilirler; dikkatle incelendiğinde ise, öğrencilerin anladıklarının sınırlı veya tamamen yanlış değilse bile, çarpıtılmış olduğu görülmektedir. Bu bulgu eğitim hedeflerini belirlerken cimri olmanın önemli olduğunu ileri sürmektedir: Okullar sunulan bilgilerin miktarından ziyade anlamanın niteliğine odaklanabilmek için üzerinde durulacak en önemli kavramları ve becerileri seçmelidir.

Learning Is Not Necessarily an Outcome of Teaching

Cognitive research is revealing that even with what is taken to be good instruction, many students, including academically talented ones, understand less than we think they do. With determination, students taking an examination are commonly able to identify what they have been told or what they have read; careful probing, however, often shows that their understanding is limited or distorted, if not altogether wrong. This finding suggests that parsimony is essential in setting out educational goals: Schools should pick the most important concepts and skills to emphasize so that they can concentrate on the quality of understanding rather than on the quantity of information presented.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s