4 Yaş Çocuğu ve Matematik

Sayılar

  • Dört yaşında, bazı çocuklar hala “dört”e kadar olan sayıları anlamaya çalışıyor olabilir (örneğin; bir-dört arası maddeyi “çok”tan ayırır; bir arada bulunan dört taneye kadar nesneden oluşan toplulukları uygun rakamla belirleyebilir; bir şeyden “dört” taneye kadar ister; yaşını bilir; istenildiğinde bir şeyden “bir,” “iki,” “üç” veya “dört” tane verebilir).
  • Bu yaşın ilk dönemlerindeki bazı çocuklar hala doğru sıralamayla “beş”e kadar birer birer sözlü olarak saymayı öğrenirken, ortalama bir çocuk “on”a kadar sayabilir, daha fazla da sayabilir, ama doğru sıralama içinde saymayabilir. Dört yaşındaki bazı çocuklar “yirmi”ye kadar doğru bir biçimde saymak için sayıların ondan sonraki bölümünü sayabileceklerdir. Dördüncü yaşın ikinci yarısında, “kırk iki”ye kadar saymak için tekrarlanan yapıları kullanan bazı çocuklar da olabilir.
  • Dördüncü yaşın başında, bazı çocuklar hala beş taneye kadar nesneden oluşan bir topluluğun sayısını birer birer sayarak veya sayım yoluyla (yani, çocuk bir arada bulunan nesnelerin toplam sayısını belirlemek için nesnelerden her birine sayma sırasına göre bir rakam verir) nasıl belirleneceğini öğreniyor olabilir. Bazıları ona kadar nesneden oluşan bir topluluktaki nesne sayısını belirleyebilir. Ayrıca, ortalama bir çocuk toplu halde bulunan nesneleri saymak için kullanılan son sayı kelimesinin özellikle önemli olduğunu çünkü bu sayı kelimesinin topluluktaki toplam nesne sayısını temsil ettiğini fark eder.
  • Dördüncü yaş gününe yaklaştığında, ortalama bir çocuk sözlü bir istek karşısında beşe kadar nesneyi doğru sayabilecktir. Bazı çocuklar ona kadar nesneyi de sayabilir ve bazıları 20’ye kadar nesneyi de sayabilir.
  • Ortalama bir çocuk, dördüncü yaşın ikinci döneminde sözlü olarak saymaya “bir”den başka bir sayıyla başlayabilir. Bazı çocuklar bunu dördüncü yaşın daha erken bir döneminde de yapabilir.
  • Dördüncü yaşın başında, ortalama bir çocuk başlangıç verildiğinde “bir” ile “dokuz” arasındaki belli bir sayma teriminden sonra gelen bir sayıyı söyleyebilir (örneğin; 1, 2, 3, 4, 5’ten sonra kaç gelir?). Bazı çocuklar önceki sıralama verilmeden de “bir” ile “dokuz” arasındaki bir sayma terimini söyleyebilir. Son olarak, az sayıda çocuk “on” ile “40” arasındaki belli bir sayma teriminden sonraki sayıyı söyleyebilecektir.
  • Dördüncü yaşın ikinci döneminde, bazı çocuklar “iki” ile “on” arasındaki sayılardan herhangi birinden önce gelen sayıyı söyleyebilecektir (örneğin; “Üç”ten önce kaç gelir?).
  • Dördüncü yaşın ikinci yarısında, az sayıda çocuk “beş”ten veya “on”dan geriye doğru sayabilecek ve/veya “100”e kadar onar onar sayabilecektir.
  • Dört buçuk yaş civarında, çok az sayıda çocuk tahminle ilgili terimleri anlayacaktır (örneğin; “hakkında,” “yaklaşık,” “yakın,” “arasında,” “biraz daha az”).
  • Dördüncü yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar beş taneye kadar bir arada bulunan nesnelerin sayısı için mantıklı bir tahminde bulunacaktır ve bazı çocuklar bunu bir arada bulunun on nesneye kadar yapabileceklerdir.
  • Dördüncü yaşın başında, bazı çocuklar hala bir arada bulunan miktarları farklı iki nesne topluluğundan hangisinin daha “çok” olduğunu belirlemek için “daha çok” ve “daha az” miktar kelimelerini kullanmayı öğreniyor olabilir. Az sayıda çocuk “daha fazla,” “daha az” ve “eşit” gibi terimleri de kullanabiliyor olacaktır.
  • Dördüncü yaşın başında, bazı çocuklar “daha büyük sayı ilkesini” anlayarak (yani, bir sayı, sayma sırasında sonra geliyorsa, temsil ettiği miktar daha çoktur) iki sayıdan hangisinin “on”dan daha küçük olduğunu ve sayma sırası içinde (“dokuz” ve “üç” gibi) hangisinin “daha fazla” olduğunu belirleyebilir. Ortalama çocuk bu gibi saptamaları dördüncü yaşın ikinci yarısında başarıyla yapacaktır. Dört yaşındaki çocukların bazıları sayma sırası içindeki ayrı iki sayıdan hangisinin “daha az” olduğunu bile belirleyebilir.
  • Dört yaşında, bazı çocuklar “beş”e kadar olan sayılarla çalışarak ve dördüncü yaşın ikinci yarısında “on”a kadar olan sayılarla çalışarak sayma sırası içindeki iki “komşu” sayıdan (“üç” ve “dört” gibi) hangisinin “daha çok” olduğunu belirlemek için daha büyük sayı ilkesini ve sonra gelen sayı bilgisini kullanmaya başlayabilirler (örneğin; “Hangi sayı daha fazla, “yedi” mi, “sekiz” mi?).
  • Dördüncü yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar tek haneli sayıların yakınlığını belirlemek için akıldan bir sayı çizgisi kullanabileceklerdir (örneğin; “beş”in “dokuz”dan çok “üç”e yakın olduğunu fark eder).
  • Dördüncü yaşın başında, ortalama bir çocuk “birinci” ve “sonuncu” sıra sayılarını anlayacak ve etkili olarak kullanacaktır.
  • Dört yaşında, bazı çocuklar söylenen bir sayıyı temsil etmek için nesneler çizmeye, hesap yapmaya veya başka bir sembol kullanmaya başlayabilir.
  • Bazı çocuklar “dokuz”a kadar nesneden oluşan bir topluluktaki nesne sayısını göstermek için informel ve sembolik temsiller (nesneleri çizmek, cetvel gibi) kullanmaya başlayabilir.
  • Dördüncü yaşın başında, bazı çocuklar “0”dan “9”a kadar olan rakamları tanıyacak veya okuyacaktır (örneğin; beş rakam arasından “üç”ü işaret edebilir veya “3” rakamını görünce “üç” der). Ortalama bir çocuk bu rakamları dördüncü yaşın ikinci yarısında tanıyabilecektir. Bazı çocuklar “0”dan “9”a kadar olan sayıları kopyalayabilir veya yazabilirler. Dördüncü yaş boyunca, bazı çocuklar en azından bazı rakamları hem kelimelerle hem de temsil ettikleri miktarlarla ilişkilendirebilirler (örneğin; bir arada bulunan nesnelerden oluşan bir topluluğu temsilen tek haneli yazılı rakamları kullanır, iki yazılı rakamdan büyük olanını belirler, “0”ın “hiç” anlamına gelebileceğini fark eder).

 Sayı İşlemleri

  • Dördüncü yaşın ilk yarısında, ortalama bir çocuk “dört”e kadar içinden ve zihinden toplama ve çıkarma yapabilecektir (örneğin; “3+1,” 4-1,” “2+1,” “3-2”).
  • Bazı çocuklar “beş”e kadar olan toplamları (örneğin; “3+2”nin cevabını tahmin etmek için dört ila altı madde gösterir) ve çıkarmaları (örneğin; “5-2”nin cevabını tahmin etmek için üç civarında madde gösterir) içlerinden ve zihinden tahmin etmek için günlük deneyimlerinden edindikleri informel bilgileri nasıl kullanacaklarını öğreniyor olabilir. Dördüncü yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar “on”a kadar sözlü toplama ve çıkarma problemlerinin cevabını tahmin etmek için informel bilgilerini kullanacaklardır.
  • Dört yaşında, bazı çocuklar “on”a kadar toplamlar ve farklar için sözlü toplama problemlerini (örneğin; üç ve iki tane daha madde içeren bir problem için, çocuk üç madde sayar, iki madde daha gösterir ve cevabı bulmak için tüm maddeleri sayar) ve sözlü çıkarma problemlerini (örneğin; beş eksi ikinin cevabını bulmak için, beş madde sayar, iki tanesini çıkarır ve cevabı bulmak için kalan maddeleri sayar) çözmek için somut sayı sayma stratejileri kullanabilecektir.
  • Dördüncü yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar “dokuz”a kadar olan toplamları zihinden belirlemek için çeşitli toplama stratejileri kullanabilir.
  • Dördüncü yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar “18”e kadar olan bilinmeyen toplamları ve çıkarma eşdeğerlerini mantıklı bir biçimde belirlemek için mevcut bilgilerini ve “toplama ve çıkarma birimi” kuralı (örneğin; “n+0 = n” ve “n-0 = n”), “sonraki sayı” kuralı (örneğin; “7+1” eşittir sekiz) ve aynı sayıların toplamı çift sayıdır veya ikişer ikişer saymanın bir bölümünü oluşturur (örneğin; “3+3=6,” “4+4=8,” 5+5=10”) kuralı gibi akıl yürütme stratejilerini kullanabilirler.
  • Dördüncü yaşın birinci döneminde, bazı çocuklar hala bir toplamdaki bir parçanın büyüklüğünü değiştirdiğinizde bütünün tamamının büyüklüğünü de değiştirdiğinizi öğreniyor olabilir. Dört yaşında, bazı çocuklar bir toplama yapılan eklemenin başlangıç miktarından daha büyük bir toplam oluşturduğunu fark edebilir.
  • Dördüncü yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar sözlü toplama problemleri çözerken bir parçanın bütünden az olduğunu görecektir (örneğin; Melis’in üç kurabiyesi vardı. Annesi ona biraz daha kurabiye verdi ve artık beş kurabiyesi var. Melit’in annesi ona kaç kurabiye verdi?). Bazı çocuklar sözlü çıkarma problemleri çözerken bütünün kendisini oluşturan parçalardan büyük olduğunu da görecektir (örneğin;Mert’in beş kurabiyesi vardı. Birazını yedi, üç kurabiyesi kaldı. Mert kaç tane kurabiye yedi?).
  • Dördüncü yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar “5”e kadar sayı çiftleri (örneğin; “1+4,” 2+3,” “3+2,” “4+1”) ve “10”a kadar aynı sayılardan oluşan sayı çiftleri (örneğin; “3+3 =6”) oluşturmak için ona kadar nesne kullanabilir.
  • Dördüncü yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar toplamanın “parça-bütün” ilişkisini anlayacak ve bütünü soran ve toplamı “10”a kadar olan “parça-parça-bütün” sözlü problemlerini informel olarak çözebileceklerdir (örneğin; Deniz’in beş çikolata parçacıklı kurabiyesi ve üç zencefilli kurabiyesi var. Toplam kaç kurabiyesi var?).
  • Dördüncü yaşın ilk yarısında, ortalama bir çocuk çeşitli küçük nesneleri büyüklerle takas edecektir (örneğin; büyük bir şekerleme için dört küçük şeker verir). Dört yaşında, bazı çocuklar nesneleri 5’erli veya 10’arlı gruplara ayıracak ve bir rakamdaki bir hanenin yerinin rakamın değerini etkilediğini fark edecektir (örneğin; “23” ve “32”nin farklı olduğunu fark eder). Dördüncü yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar büyük bir birimi (özellikle “10” ve “100”) daha küçük birimlere ayırabilir ve küçük birimleri büyük bir birimde birleştirebilir.
  • Dördüncü yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar “19”a kadar olan çok haneli rakamları doğru okuyabilecektir. Aynı zamanda, çok az sayıda çocuk “99”a kadar olan çok haneli rakamları doğru okuyabilir.
  • Dördüncü yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar “99”a kadar olan çok haneli rakamları yazabilir (örneğin; “yirmi dört”ü “24” olarak yazar, “204” olarak değil).
  • Dördüncü yaşın ikinci yarısında, “100”e kadar olan çok haneli rakamları rakamlarla ve gruplama/yerleştirme modelleriyle gibi farklı formlarda anlamlı olarak temsil edebilen az sayıda çocuk olabilir (örneğin; “27”deki “2”nin iki tane “onluğu” ve”7”nin yedi tane “birliği” temsil ettiğini fark eder).
  • Dördüncü yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar “10”a kadar maddenin iki veya üç kişiye eşit olarak dağıtıldığı bölme/eşit paylaşım problemlerini çözmek için informel stratejiler kullanabilir (örneğin; Aslı ve Ferda pişirdikleri “12” kurabiyeyi eşit olarak paylaşırsa, her birinin kaç kurabiyesi olur?).

Geometri ve Mekansal Algı

  • Dördüncü yaşın birinci yarısında, bazı çocuklar hala şekilleri önce aynı büyüklükteki ve yöndekilere göre, sonra farklı büyüklükteki ve yöndekilere göre (örneğin; kalıp ve yapbozlardaki basit şekilleri eşleştirir, basit şekilleri bir şekil kutusuna koyar) eşleştirmeyi öğreniyor olabilir. Aynı zamanda, bazı çocuklar daire, kare, üçgen ve dörtgenin bazı varyasyonlarını fark edebilir ve isimlendirebilirler. Ortalama bir çocuk dördüncü yaşın ikinci yarısında bu şekilleri tanıyabilir ve adlandırabilir.
  • Dördüncü yaşın ilk yarısında, bazı çocuklar iki boyutlu şekiller oluşturabilir, kopyalayabilir ve informel olarak tanımlayabilir. Ortalama bir çocuk bunu dördüncü yaşın ikinci yarısında yapabilir. Dört yaşında, bazı çocuklar bir örneğe birkaç saniye baktıktan sonra bir şeklin aynısını aklından kopyalayabilir.
  • Dördüncü yaşın ilk yarısında, bazı çocuklar şekilleri aynı şekil ve büyüklükteki başka nesnelerle eşleştirerek denkliği fark edeceklerdir. Ortalama bir çocuk bunu dördüncü yaşın ikinci yarısında yapabilecektir. Dördüncü yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar aynı büyüklük ve şekildeki iki şekli tanımlamak için “denk” kelimesini kullanabilir.
  • Dört yaşında, çocuklar gittikçe karmaşıklaşan yapbozları tamamlayabilirler (örneğin; dört parçalı-sekiz parçalı veya on parçalı yapbozlar, 15 parçalı yapbozlar) ve şekilleri birleştirme ve ayırma yeteneklerini geliştirebilirler (örneğin; pizza gibi bütün bir nesnenin parçalara ayrılabileceğini anlar). Çocuklar çeşitli maddeler kullanarak (üçgen prizma, küp, kemerler gibi) üç boyutlu yapılar da oluşturabilirler. Dördüncü yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar ikiden fazla geometrik şekil içeren çizimler yapabilir.
  • Dördüncü yaşın birinci yarısında, bazı çocuklar hala bir şekil kullanarak ama şekilleri henüz bir kombinasyon içinde kullanmadan resimler yapıyor olabilir. Bazı çocuklar şekilleri kombine ederek resim yapabilir. Dördüncü yaşın ikinci yarısına kadar, ortalama bir çocuk şekilleri bir resim oluşturacak biçimde kombine edebilecektir. Dört yaşında, bazı çocuklar önceleri deneme-yanılma yoluyla, sonraları da öngörüyle bir şeklin dış çizgisini başka şekillerle boşluk bırakmadan kaplayabilir.
  • Dört yaşında, bazı çocuklar ayrılma yerleri gösterilen basit iki boyutlu şekilleri ayırabilir.
  • Dört yaşında, bazı çocuklar şekillerin üst üste olduğu ama iç içe geçmediği bir düzenleme içindeki bazı şekilleri bulabilirler.
  • Dört yaşında, bazı çocuklar fiziksel ilişkileri veya pozisyonları temsil eden kelimeleri anlayacak ve kullanacaklardır (örneğin; “üstünde,” “altında,” “üzerinde,” “yanında,” “bitişiğinde,” “önünde,” “arkasında,” “içinde,” “içerisinde,” “dışında,” “arasında,” “yukarı,” “aşağı,” en üst,” en alt,” “ön,” “arka,” “yakın,” “uzak,” “sol,” “sağ”).
  • Dört yaşında, ortalama bir çocuk gerçek bir odada saklanan bir nesnenin nerede olduğunu belirlemek için bir oda maketi veya basit resimli haritaları kullanabilir.
  • Dördüncü yaşın birinci yarısında, bazı çocuklar nesneleri yatay veya dikey olarak yönlendirebilecektir. Ortalama bir çocuk bunu dördüncü yaşın ikinci yarısında yapabilecektir.
  • Dört yaşında, bazı çocuklar iki boyutlu bir şekil döndürüldüğünde, ters çevrildiğinde veya farklı bir şekilde hareket ettirildiğinde bunu informel olarak fark edecek ve bu gibi şekilleri böyle hareket ettireceklerdir.
  • Dördüncü yaşın birinci yarısında, ortalama bir çocuk informel olarak simetrisi olan iki boyutlu şekiller ve üç boyutlu yapılar oluşturabilir.

Ölçüm

  • Dördüncü yaşın birinci yarısında, bazı çocuklar bir kabı katılarla veya sıvılarla (buz küpleri ve su gibi) doldurarak hala nesnelerin özelliklerini keşfetmeye çalışıyor olabilir. Bu çocuklar farklı büyüklüklerdeki kapların daha çok veya daha az aldığını da göreceklerdir.
  • Dördüncü yaşın ilk yarısında, ortalama bir çocuk “büyük” veya “küçük” (yükseklik/alan/hacim), “uzun” veya “kısa” (uzunluk/yükseklik), “ağır” veya “hafif” (ağırlık) ve “hızlı” ve “yavaş” (hız) gibi özellikleri fark edecek, informel olarak tartışacak ve bu özellikleri tanımlamak için bir dil geliştirecektir.
  • Dört yaşında, bazı çocuklar hala “aynı” ve “farklı” kavramlarını ve nesnelerin aynı veya farklı olarak nasıl tanımlandığını öğreniyor olacaktır. Ayrıca, dördüncü yaşın ilk yarısında, bazı çocuklar çeşitli nesneleri tek bir özelliğe göre karşılaştırırlar (örneğin; çocuk “Onun pasta dilimi benimkinden daha büyük” der). Ortalama çocuk bu gibi karşılaştırmaları dördüncü yaşın ikinci yarısında yapar. Dördüncü yaşın ilk yarısında, bazı çocuklar nesneleri küçükten büyüğe doğru sıralayabilir (örneğin; iç içe geçen oyuncakları en kısadan en uzuna doğru sıralar) ve nesneler arasındaki ilişkileri tanımlarlar (örneğin; “büyük,” “daha büyük,” “en büyük”). Ortalama bir çocuk bu becerileri dördüncü yaşın ikinci yarısında geliştirir.
  • Dört yaşında, bazı çocuklar günlük aktivitelere katılarak hala zaman anlayışlarını geliştiriyor olabilir (örneğin; günün temel sıralamasını bilir). Dört yaşını doldurana kadar, çocukların “sabah,” “öğleden sonra,” “gece,” “daha önce,” “daha sonra” ve “biraz sonra” gibi günlük zaman kavramlarını anlamaları gerekmektedir. Çocukların gece/gündüz ve mevsimlerle ilgili temel kavramları da belirleyebilmesi gerekmektedir ama “dün,” “bugün” ve “yarını” hala karıştırabilirler. Dördüncü yaşın ilk yarısında, bazı çocuklar haftanın günlerini ve mevsimleri sayabilir ama saati söyleyemezler. Bu yaştaki bazı çocuklar belli bir saatin belli olaylarla ilişkili olduğunu da fark ederler (örneğin; en sevdiği TV programı 4:00’da başlar). Ortalama bir çocuk bunları dördüncü yaşın ikinci yarısında anlar. Son olarak, dördüncü yaşın ikinci yarısında, bazı çocukların zaman anlayışı gelişmiş olacak ve yakınlarında hangi olayların olduğunu bileceklerdir. Haftanın günlerini, ayları ve mevsimleri bilecekler ama hala saati söylemeyi öğreniyor olacaklardır.
  • Dördüncü yaşın ilk yarısında, bazı çocuklar uzunlukları doğrudan karşılaştırarak bir problem çözebilir (örneğin; hangisinin daha uzun olduğunu görmek için iki çubuğu yan yana koyar). Ortalama bir çocuk bunu dördüncü yaşın ikinci yarısında yapar.
  • Dördüncü yaşın ilk yarısında, bazı çocuklar bir nesneyi diğerinin üstüne koyarak nesnelerin alanını karşılaştırabilir. Ortalama bir çocuk bunu dördüncü yaşın ikinci yarısında yapar.
  • Dört yaşında, bazı çocuklar informel karşılaştırmalar yapacak ve tahminde bulunacaklardır (örneğin; “Sarı kitap rafı kadar uzunum” der).

 

            Örüntü, Akıl Yürütme ve Cebir

  • Dördüncü yaşın ilk yarısında, bazı çocuklar net bir şekilde açıklandığında bazı olay sıralamalarını analyacaklardır (örneğin; anne şöyle der: “Önce gideri tıkıyoruz, sonra suyu açıyoruz ve sonra da banyo yapıyoruz.”). Ortalama bir çocuk bu anlayışı dördüncü yaşın ikinci yarısında gösterir. Ayrıca, dördüncü yaşın ikinci yarısındaki çocuklar farklı bağlamlardaki düzenlilikleri fark eder (örneğin; olaylar, örüntüler, şekiller, sayı grupları).
  • Dört yaşında, bazı çocuklar tekrarlanan basit örütülerin (tekrarlanan temel seriler veya blok inşa etme gibi) “özünü” de belirleyebilir ve bunu yineleyerek örüntüyüı uzatabilirler (örneğin; “kırmızı/mavi/kırmızı/mavi/kırmızı/mavi serisi için çocuk “kırmızı/mavi” ekleyecektir). Çocuklar altı yaşına kadar bu beceride farklı seviyelerde ilerleme kaydeder. Bu ilerleme çocuklar tekrarlayan sesleri ve fiziksel hareketleri taklit ettiklerinde de geçerlidir (el çırpmak, ayaklarını vura vura yürümek, el çırpmak, ayaklarını vura vura yürümek… gibi).
  • Dördüncü yaşın ikinci yarısında, bazı çocuklar “çift” sayılar (örneğin; iki kişi arasında eşit olarak paylaşılabilen bazı nesneler) ve “tek” sayılar (örneğin; iki kişi paylaştıktan sonra açıkta kalan nesne olması) kavramlarını keşfedecektir.
  • Dördüncü yaşın ikinci yarısında, çok az sayıda çocuk “üç” unsura kadar tekrarlanan bir örüntünün (temel sıralama veya tekrarlanan blok inşa etme gibi) “özünü” temsil etmek için harfleri kullanabilir (örneğin; “123123123…” için “ABC”).
  • Dört yaşında, bazı çocuklar “toplama işlemine göre etkisiz birim” (örneğin; “Hiçbir şey eklemedin, bu yüzden hala aynı” der), “çıkarma işlemine göre etkisiz birim” (örneğin; “Hiçbirşey çıkarmadın, bu yüzden hala aynı” der) ve “çıkarma olumsuzlama” “örneğin; “Hepsini aldın, hiçbir şey kalmadı” der) fikirlerini doğal bir dille özetlemeye başlayabilir. Dördüncü yaşın ikinci yarısında, az sayıda çocuk  “toplama işleminde yer değiştirebilirliği” de özetleyebilir (örneğin; “Sayıları herhangi bir sıralama içinde ekleyebilirsin” der).
  • Dördüncü yaşın ilk yarısında, ortalama bir çocuk günlük problemleri çözmek için tümdengelimli akıl yürütme (bilmediğimiz hakkında mantıklı bir sonuca varmak için bildiğimizi kullanma) kullanabilecektir (örneğin; mevcut çocuklara bakarak kimin eksik olduğunu bulur).
  • Dördüncü yaşın ilk yarısında, bazı çocuklar bir yetişkin tarafından verilen bir sınıflandırma işini yapmak için keyfi kurallar kullanmanın (örneğin; “çünkü seviyorum” diye bir kategori oluşturarak) ötesine geçeceklerdir. Bunun yerine, bu çocuklar nesneleri bir sınıfa ayırırken bir özelliğe (renk, şekil, büyüklük gibi) takılabilirler. Ortalama bir çocuk sınıflandırma yaparken dördüncü yaşın ikinci yarısında bir özelliğe takılabilir. Dört yaşında, az sayıda çocuk bir veya daha fazla özelliğe (renk, büyüklük, vs.) dayalı olarak sınfılandırma yapabilecek ve nesnelerin neden birlikte gruplandığını söyleyebilecektir.
  • Dördüncü yaşın ilk yarısında, bazı çocuklar “geçişli olarak” akıl yürütebileceklerdir. Az sayıda çocuk dört yaşındayken olayları kronolojik olarak sıralayabilecektir.

İstatistik ve Olasılık

  • Dört yaşında, bazı çocuklar bazı soruların, sorunların veya anlaşmazlıkların veri toplamadan cevaplanamayacak “deneysel sorular” olduğunu fark edeceklerdir. Çocuklar bir soruyu ele almak veya kişisel olarak önemli bir karar vermek için ilgili verileri de toplayabilecektir.
  • Dört yaşında, çocuklar bir soruryu ele almak (örneğin; gerçek veya resim grafikler oluşturarak) veya kişisel olarak önemli bir karar vermek için (örneğin; En güzel dondurma hangi dondurmacıda?) verileri düzenlemeyi ve tanımlamayı öğreneceklerdir.
  • Çocuklar bir soruyu ele almak, tahminde bulunmak, başkalarına aktarmak veya kişisel olarak önemli bir karar vermek için gereken bilgileri özetleyen gerçek bir grafiği veya resimli grafiği okuma ve yorumlama becerilerini geliştirecektir.
  • Çocuklar bazı olayların olmasının bazı başka olaylardan daha muhtemel olduğunu anlamaya başlayacaklardır (örneğin; kışın kar yağma olasılığı yazın yağma olasılığından daha fazladır). Olasılık dilini de anlamaya ve kullanmaya başlayacaklardır (örneğin; “kesin,” “emin,” “belirsiz” veya “emin değil,” “olası” veya “muhtemel,” “olası değil” veya “muhtemel değil,” “belki” veya “mümkün,” ve “mümkün değil”).

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s