Eğitimde Geleceğin Trendleri

FUTURE TRENDS IN  EDUCATION

İlköğretim ve orta öğretim eğitimi son 20 yılda önemli ölçüde değişse de, gelecek bilimciler ve eğitim teknolojileri uzmanları önümüzdeki 20 yılda daha da büyük değişimler görüleceğini ileri sürmektedir.

Although elementary and secondary education has changed significantly over the past 20 years, futurists and educational technologists suggest that the next 20 years will see even more drastic shifts.

Bu uzmanlar kişiye özel öğrenme yaklaşımlarının, online ve karma eğitim ortamlarının daha fazla kullanılması ve etkili eğitim uygulamalarını belirlemeye yönelik daha belirleyici araçların geliştirilmesinin önümüzdeki yıllardaki k-12 eğitiminde gittikçe daha öenmli roller üstlenmesini beklemektedir.

These experts expect personalized learning approaches, increased use of online and hybrid educational environments, and the development of increasingly precise tools for determining effective educational practices to take on increasingly central roles within K‐12 education in the coming years.

Yeni eğitim teknolojilerinin hızlı artışı ve “büyük verilere” daha çok erişimle bu gelişmeler mevcut eğitim uygulamalarını kökten dönüştürme potansiyeline sahiptir.

Bu raporda, Hanover Research ilköğretim ve ortaöğretim eğitimindeki gelecek trendlerini derinlemesine ele almaktadır.

Hanover trendleri belirlerken en son literatürden ve yorumlardan büyük ölçüde yararlanmakta ve k-12 dersliklerinin geleceğinden bölge yönetiminin gelişimine kadar daha genel konuları araştırmaktadır. Hanover, gelecekteki eğitimin nasıl olacağına dair örneklere vurgu yapmak için raporda okullardaki en yeni ve ileri seviyedeki gelişmelerden örneklere yer vermektedir.

With the rapid proliferation of new educational technologies and increasing access to “big data,” these developments have the potential to radically transform current educational practices.

In this report, Hanover Research considers future trends in elementary and secondary education in depth.

Hanover turns to a wide range of recent literature and commentary to identify trends, and explores various topics, from the future of the K‐12 classroom to more general considerations of the evolution of district administration. Throughout the report, Hanover provides examples of developments at schools on the cutting edge of innovation, to highlight examples of what the future of education might look like.

TEMEL BULGULAR  

  • K-12 eğitiminin geleceği büyük ölçüde yeni eğitim teknolojilerinin geliştirilmesine ve benimsenmesine bağlı olacaktır.

Derslik tasarımı ve pedagojik yaklaşımlar verimli ve etkili öğrenci ve öğretmen işbirliğini ve etkileşimini sağlamak için gittikçe web tabanlı araçlara ve cihazlara bağlı olacaktır. Okul ve bölge yönetimi de fazla miktardaki öğrenci ve personel verilerinin güvenliğini sağlamak ve bu verileri yönetmek için daha karmaşık sistemler kullanacaktır.

KEY FINDINGS

  • The future of K‐12 education will largely hinge on the development and adoption of new educational technologies.

Classroom design and pedagogical approaches will increasingly rely on web‐based tools and devices to ensure efficient and effective student and teacher collaboration and interaction. School and district administration will also rely on increasingly sophisticated systems to effectively secure and manage large amounts of student and personnel data.

  • Araştırmalar geleceğin k-12 dersliğinin bağlantılı ve işbirlikçi öğrenme seçenekleri sağlayacak şekilde tasarlanacağını ileri sürmektedir. Geleceğin sınıf mekânlarında öğrencilerle öğretmenler arasında işbirliğini ve daha fazla kişiye özel etkileşimi destekleyecek şekilde tasarlanmış ve yerleştirilmiş sıralar ve eşyalar olacaktır. Sınıflarda ayrıca mobil cihazlardan etkileşimli beyaz tahtalara kadar çeştili teknolojilere de yer verilecektir.
  • Research suggests that the K‐12 classroom of the future will be designed to ensure connected and collaborative learning options. Future classroom spaces will feature desks and furniture designed and placed to support collaboration and increasingly personalized interactions between students and teachers. Classrooms will also incorporate a wide range of technologies, from mobile devices and computers to interactive white boards.
  • Geleceğin k-12 dersliklerinde içerik sunmak, eğitim materyallerine sürekli erişim sağlamak ve öğrencilere performanslarıyla ilgili kişiye özel geribildirimde bulunmak için eğitim teknolojileri daha çok kullanılacaktır.

Teknolojik gelişmelerin hızlı temposu öğrenme mekânı neresi olursa olsun önümüzdeki yıllara öğrencilerin ve öğretmenlerin gittikçe daha fazla miktarda içeriğe ve daha etkili sanal araçlara erişimleri olacağını ileri sürmektedir. Esasen, karma öğrenme yaklaşımları – mobil cihazları ve hatta oyun tabanlı öğrenme gibi yenilikçi unsurları kullanma- eğitim içeriğinin verilmesinde son derece önemli hale gelecek gibi görünmektedir.

  • Future K‐12 classrooms will rely heavily on educational technologies to deliver content, enable constant access to educational materials, and provide personalized feedback to students on their performance.

The fast pace of technological advances suggests that, regardless of learning space, students and teachers will have access to increasingly large amounts of content and more effective virtual tools in the coming years. In essence, blended learning approaches – employing mobile devices and even incorporating innovative elements such as game‐based learning – will likely become essential to instructional content delivery.

  • Birçok öğrencinin fiziksel bir sınıf ortamına hiç ayak basmadığı tamamen sanal k-12 derslikleri ileride daha yaygın olacaktır. 250,000’den fazla öğrenci tamamen online okullara kayıtlı durumdadır ve bu trend önümüzdeki yıllarda daha yaygın hale gelecektir. ABD’deki öğrenciler tüm eğitim içeriğini kendi evlerinde alma ve tüm çalışmalarını evlerinde tamamlama fırsatına sahip olacaklardır. Bu okullarda da hala biraz yüz yüze etkileşime yer verilmektedir, ancak genel olarak öğrencilerin ve öğretmenlerin mobil cihazlar, dizüstü bilgisayarlar veya tablet bilgisayarlar üzerinden online çalışabilecekleri “sanal mekanlara” erişimleri olacaktır.
  • Fully virtual K‐12 classrooms will become more common in the future, with many students never setting foot in a physical classroom space. While over 250,000 students are already enrolled in fully online schools, this trend will become more prevalent in the coming decades. Students across the United States will have the opportunity to receive all educational content and complete all coursework within their own homes. Though these schools may still incorporate some face‐to‐face interaction, in general, students and teachers will have access to “virtual spaces” where they can collaborate online with mobile devices, laptops, or tablet computers.
  • “Büyük verilerin” ortaya çıkması ve daha doğru öğrenme matematiksel analizi yazılımlarının geliştirilmesi gelecekte öğrenci çıktılarını geliştirmekte son derece önemli rol oynayacaktır. Yeni Medya Konsorsiyumu analitik öğrenmenin öğretmenlerin ve yöneticilerin önümüzdeki iki üç yıl içinde kişiye özel öğrenme yolları geliştirmelerini sağlayacaklarını öngörmektedir. Daha çok sayıda öğrenci çalışmalarını dijital teknolojilerle tamamladıkça, öğrenme analitiği araçları da öğrencilerin ihtiyaçlarına daha net bir şekilde uyum sağlayacak ve bu ihtiyaçları daha doğru değerlendirecektir.
  • The rise of “big data” and the development of more accurate learning analytics software will be central to improving student outcomes in the near future. The New Media Consortium predicts that learning analytics will allow teachers and administrators to develop increasingly personalized learning paths within the next two to three years. As more and more students complete coursework through digital technologies, learning analytics tools will be able to more precisely adapt to and assess student learning needs.
  • “Büyük veriler” ve bulut teknolojileri de gelecekte bölge yönetimi uygulamalarını geliştirmede önemli bir rol oynayacaktır.

Araştırmalar bölge liderlerinin tesisler, çalışanlar ve öğrencilerle ilgili artan verileri bir araya getirirken maliyetleri düşürmek için bulut tabanlı veri saklamaya daha çok başvuracaklarını göstermektedir. Doğru kullanıldığında bu veri tabanları paydaşların ihtiyaçlarını daha iyi karşılayabilecek daha etkili okul sistemlerinin geliştirilmesini sağlayacaktır.

  • Both “big data” and cloud computing technologies will also play an important role in improving district administration practices in the future.

Research indicates that district leaders will turn to cloud‐based data storage more often to reduce costs as they have the opportunity to gather growing amounts of data on facilities, employees, and students. Used correctly, these databases will allow for the development of more efficient school systems that can better meet stakeholder needs.

  • Eğitim girişimcileri ve gelişen standart sınav politikaları da k-12 eğitiminin geleceğinde önemli bir rol oynayacaktır. Eğitim teknolojisi dünyasında zaten etkili olan eğitim girişimcileri yenilikçi eğitim yaklaşımlarının geliştirilmesine öncülük edeceklerdir. Öğrenci öğrenimini ölçmede daha etkili hale gelecek olan standart sınavların geleceği de k-12 okullarında müfredat geliştirmeye ve içerik öğretimine yön verecektir.
  • Educational entrepreneurs and evolving standardized testing policies will also play an important role in the future of K‐12 education. Educational entrepreneurs, already influential in the education technology world, will lead the way in the development of innovative educational approaches. The future of standardized testing – which will likely become increasingly effective at measuring student learning – will also likely drive curricular development and the content taught in K‐ 12 schools.

Bu raporda, Hanover k-12 dersliğinin, pedagojik uygulamaların ve bölge yönetiminin gelecekteki yapısını incelemektedir.

Hanover’ın incelemesinde online ve karma öğrenme; kişiye özel öğrenme çerçeveleri ve bulut tabanlı yönetim sistemlerine geçiş gibi eğitim geliştirme alanındaki çeşitli güncel konular ele alınmaktadır. Bu raporda tartışılan birçok sınıf modelinin, öğretim uygulamasının ve yönetim stratejisinin bir şekilde mevcut olmasına rağmen, devam eden gelişmeler bunların önümüzdeki yıllarda daha yaygın olacağını göstermektedir. Bu incelemede Hanover özellikle teknolojik gelişmenin önemine vurgu yapmaktadır çünkü teknoloji k-12 eğitiminin geleceğini şekillendirmede temel etken olacaktır.

In this report, Hanover examines the future structure of the K‐12 classroom, pedagogical practices, and district administration.

Hanover’s review considers several topics central to current discussions of educational development, including online and hybrid learning; personalized learning frameworks; and the move toward cloud‐based administrative systems. Although many of the classroom models, instructional practices, and administrative strategies discussed in this report already exist in some form, continued advancements suggest that they will become more prevalent in the coming years. Throughout this review, Hanover particularly emphasizes the importance of technological development, as this will be a key driver in shaping the future of K‐12 education.

https://ts.madison.k12.wi.us/files/techsvc/Future%20Trends%20in%20K-12%20Education.pdf

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s