MAKER (SEN DE YAP) HAREKETİ

 

(THE MAKER MOVEMENT)

Tüm dünyada baş gösteren teknolojik ve yaratıcı bir öğrenme devrimi olan Maker (Sen De Yap) Hareketinin eğitim dünyası üzerinde heyecan verici ve büyük etkileri vardır. 3 boyutlu yazıcı, mikro işlemciler, giyilebilir bilgisayarlar, e-tekstil, “akıllı” materyaller ve programlama dilleri gibi yeni araçlar ve teknolojiler eşi benzeri görülmemiş bir hızla icat edilmektedir. Maker Hareketi bu icatların makul fiyatlı veya hatta ücretsiz versiyonlarını oluşturmakta ve canlı, birlikte çalışan küresel problem çözücüler toplulukları oluşturmak için araçları ve fikirleri online olarak paylaşmaktadır.

The Maker Movement, a technological and creative learning revolution underway around the globe, has exciting and vast implications for the world of education. New tools and technology, such as 3D printing, robotics, microprocessors, wearable computing, e-textiles, “smart” materials, and programming languages are being invented at an unprecedented pace. The Maker Movement creates affordable or even free versions of these inventions, while sharing tools and ideas online to create a vibrant, collaborative community of global problem-solvers.

Öğretmenlerin şansına, Maker Hareketi çocukların doğal eğilimleriyle ve yaparak öğrenmenin gücüyle örtüşmektedir. Eğitimciler Maker Hareketinin derslerini benimseyerek öğrenci merkezli en iyi öğretim uygulamalarını her yaştan öğrenene göre düzenleyebilirler.

Robotik veya 3 boyutlu üretim, “gerçek” bilimle ilgisi olmadığı için önemsiz gösterilmeye çalışılabilir ve oyun veya hareketli hobiler gibi aktivitelere yer verilmeyebilir. Ancak, günümüzün düşük maliyetli, esnek, yaratıcı ve güçlü materyalleri bugünün çocuklarının yapı taşları olarak düşünülmelidir. Bunlar, sadece “uygulamalı” becerilerden fazlasını sunmaktadırlar – bu araçlar elektronik, programlama ve bilgisayar destekli matematiği anlamlı ve etkili şekillerde bir araya getirmektedir. Okuldaki, fen ve matematiği, öğrencileri bir sonraki akademik zorluğa veya gelecekteki kariyerlerine hazırlamanın bir yolu olarak değil, öğrencilerin bugün birer mucit, bilim adamı ve matematikçi oldukları bir yer olarak yeniden tasarlamalıyız.

Maker Hareketinin üç büyük ezber bozanını her okul bilmelidir:

Fortunately for teachers, the Maker Movement overlaps with the natural inclinations of children and the power of learning by doing. By embracing the lessons of the Maker Movement, educators can revamp the best student-centered teaching practices to engage learners of all ages.

One might try to marginalize robotics or 3D fabrication as having nothing to do with “real” science and dismiss such activities as play or as just super-charged hobbies. However, today’s new low-cost, flexible, creative, and powerful materials should be viewed as building blocks for today’s children. They offer much more than just “hands-on” crafting—these tools bring electronics, programming, and computational mathematics together in meaningful, powerful ways. We must reimagine school science and math not as a way to prepare students for the next academic challenge, or a future career, but as a place where students are inventors, scientists, and mathematicians today.

Three big game-changers of the Maker Movement should be on every school’s radar:

Bilgisayar Kontrollü Üretim Cihazları

Son birkaç yıldır üç boyutlu objeler üreten cihazlar satın alınabilir gerçeklik haline gelmiştir. Bu 3 boyutlu yazıcılar bir tasarım dosyasını alıp fiziksel bir obje üretebilmektedir. Plastik iplik eritilir ve 2 boyutlu bir yazıcının basılı bir sayfayı oluştururken noktaları sıra sıra basması gibi katman katman oluşan karmaşık örüntüler bırakır. 3 boyutlu tasarım ve yazıcıyla öğrenciler kendi objelerini tasarlayabilir ve oluşturabilirler.

 

Computer-Controlled Fabrication Devices

Over the past few years, devices that fabricate three-dimensional objects have become an affordable reality. These 3D printers can take a design file and output a physical object. Plastic filament is melted and deposited in intricate patterns that build layer by layer, much like a 2D printer prints lines of dots that line by line create a printed page. With 3D design and printing, students can design and create their own objects.

 

Fiziksel Etkileşim

Yeni açık kaynak mikro denetleyiciler, sensörler ve ara yüzler fiziksel ve dijital dünyaları daha önce asla mümkün olmayan şekillerde birbirine bağlamaktadır. Birçok okul fiziksel etkileşimin bir tarafı olan robotik kavramına aşinadır ama karşımızda tamamen yeni bir dünya açılmaktadır. Devrelerin iletken iplikten oluştuğu giyilebilir bilgisayarlar tekstili akıllı, esnek ve mobil hale getirmektedir. Küçük mikro işlemcileri internete, birbirine veya herhangi bir sayıdaki sensörlere bağlayan tak-çalıştır cihazlar düşük maliyetli, yapımı kolay bilgisayar cihazlarının dünyanızı test edebileceği, izleyebileceği ve kontrol edebileceği anlamına gelmektedir.

 

Physical Computing

New open-source microcontrollers, sensors, and interfaces connect the physical and digital worlds in ways never before possible. Many schools are familiar with robotics, one aspect of physical computing, but a whole new world is opening up. Wearable computing—in which circuits are made with conductive thread—makes textiles smart, flexible, and mobile. Plug-and-play devices that connect small microprocessors to the Internet, to each other, or to any number of sensors mean that low-cost, easy-to-make computational devices can test, monitor, and control your world.

 

Programlama  
Programlama bilgisayarlı cihazlardan oluşan yeni dünyayı kontrol etmenin anahtarıdır ve programlama dillerinin çeşitliliği hiç bu kadar fazla olmamıştı. Günümüzün modern dilleri her amaca ve her yaştan öğrenene göre tasarlanmıştır.

 

Programming 
Programming is the key to controlling a new world of computational devices and the range of programming languages has never been greater. Today’s modern languages are designed for every purpose and learner of all ages.

“Zorlanarak Eğlenme” ve Tasarım Süreci

Maker devriminin araçları ve ruhu okullara fikir ve umut vermektedir. Seçeneklerin fazlalığı ve hareketin desteklediği “yapabilirim” tutumu öğrencilerin tam olarak ihtiyaç duyduğu şeydir. Bütün öğrencilerin kendilerini daha derin düşünmeye ve büyük fikirler oluşturmaya teşvik eden zorluklara ve “zorlanarak eğlenmeye” ihtiyacı vardır. Bilimi uygulamalı ve ilginç kılan genç hassasiyetleri tatmin etmeye çalışması değildir; çoğu zaman sonsuz çalışma kâğıtları ve kelime alıştırmalarının altında ezilen öğrenme dürtüsünü ve ruhunu onurlandırmaktadır. Yapmak genç öğrenenlere mühendislik sunmanın bir yoludur. Bu gibi somut deneyimler okullarda geleneksel yollarla öğretilen soyut fen ve matematik kavramlarını anlamak için anlamlı bir bağlam sunmakta ve artık öğrenciler için ilk kez erişilebilir olan bilgi dünyasını genişletmektedir.

Bir şeyi kurcalamak “yaparak öğrenmenin” kuvvetli bir şeklidir ve hızla büyüyen Maker Hareketi topluluğunun ve birçok eğitimcinin paylaştığı bir görüştür. Gerçek bilim ve mühendislik kurcalayarak yapılır. Çocuklarımıza gerçek bilim adamlarının ve mühendislerin kullandığı araçları ve deneyimleri vermek bizim için bir borç ve artık bu araçları ve öğrenme olanaklarının sınıflara sokmanın zamanı geldi. Hep öğrettiğimiz şeyleri öğrenmenin ve sadece birkaç yıl önce hayal bile edemediğimiz şeyleri yapmanın pek çok yolu vardır.

“Hard Fun” and the Process of Design

The tools and ethos of the Maker revolution offer insight and hope for schools. The breadth of options and the “can-do” attitude espoused by the movement is exactly what students need. All students need challenge and “hard fun” that inspires them to dig deeper and construct big ideas. Making science hands-on and interesting is not pandering to young sensibilities; it honors the learning drive and spirit that is all too often crushed by endless worksheets and vocabulary drills. Making is a way of bringing engineering to young learners. Such concrete experiences provide a meaningful context for understanding the abstract science and math concepts traditionally taught by schools while expanding the world of knowledge now accessible to students for the first time.

Tinkering is a powerful form of “learning by doing,” an ethos shared by the rapidly expanding Maker Movement community and many educators. Real science and engineering is done through tinkering. We owe it to our children to give them the tools and experiences that actual scientists and engineers use, and now is the time is to bring these tools and learning opportunities into classrooms. There are multiple pathways to learning what we have always taught, and things to do that were unimaginable just a few years ago.

Önemli olan “Yapmak”

Maker’lar bir şey yapmayı bir şey yaparak öğrenirler. Okullar öğrencileri haftaya, seneye veya gelecekteki kariyerlerinde olacak bir şeye hazırlarken bunu unutmaktadır. Maker Hareketinin satın alınabilir ve erişilebilir teknolojisi günümüzde yaparak öğrenmeyi okullar için gerçekçi bir yaklaşım haline getirmektedir.

Doing” Is What Matters

Makers learn to make stuff by making stuff. Schools often forget this as they continuously prepare students for something that is going to happen next week, next year, or in some future career. The affordable and accessible technology of the Maker Movement makes learning by doing a realistic approach for schools today.

Açıklık
Maker Hareketi internetin çocuğudur ama interneti putlaştırmamaktadır. Maker’lar tasarımları, kodları ve fikirleri global olarak paylaşırlar ancak yapmak lokal olarak gerçekleşir. Maker’lar uzmanlık bilgilerini dünya çapındaki bir hedef kitleyle paylaşırlar. “Biz”in “ben”den daha akıllıca olduğu eğitimciler için bir derstir. Yoğun kişisel ilgiye dayalı projeler üzerinde birlikte çalışmak notlar gibi dışsal teşviklerden çok fikirleri ve alınan dersleri paylaşma ihtiyacını doğurmaktadır.

Openness
The Maker Movement is a child of the Internet but does not fetishize it. Makers share designs, code, and ideas globally but making occurs locally. Makers share their expertise with a worldwide audience. “We” are smarter than “me” is the lesson for educators. Collaboration on projects of intense personal interest drive the need to share ideas and lessons learned more than external incentives like grades.

Deneme

Belki “metanet” veya kararlılık öğretilebilir ama deneyimin yerine geçebilecek hiçbir şey yoktur. Öğrencilerin kendilerini çalışmaya iyice vermesinin en iyi yolu projelerinin kişisel olarak anlamlı olması, yeterince geliştirme süresine sahip olmaları, yapıcı materyallere erişimlerinin olması ve öğrencilerin kendilerini zorlukların üstesinden gelmeye teşvik etmesidir.

Give It A Go

Perhaps “grit” or determination can be taught, but there is no substitute for experience. The best way for students to become deeply invested in their work is for their projects to be personally meaningful, afforded sufficient development time, given access to constructive materials, and the students themselves encouraged to overcome challenges.

Tekrarlayan Tasarım

Bilgisayarlar yenilikler tasarlamayı risksiz ve ucuz hale getirmektedir. Artık tasarımlarla ve programlarla çalışabilir ve kolaylıkla ve çabuk bir şekilde prototipler yapabilirsiniz. Bu, hataların bedelinin ağır olduğunu ve bu yüzden hatalardan kaçınılması gerektiğini varsayan doğrusal tasarım yönteminden farklıdır. Bununla birlikte, birçok eğitimci hala öğrencilere hayal gücünü engelleyen ve keşfederek öğrenmeyi imkânsız hale getiren tariflerin ve tanımlayıcı rubriklerin (dereceli puanlama anahtarları) verildiği eski tasarım modellerini kullanmaktadır.  Bu uygulama öğrencileri risk alma ve karmaşık bir projenin sonuna kadar kendi yollarını nasıl bulacaklarını öğrenme şansından mahrum bırakmaktadır.

Iterative Design

Computers make designing new inventions risk-free and inexpensive. You can now tinker with designs and programs and make prototypes easily and quickly. This is a departure from the linear design methodology that assumed that mistakes were expensive and need to be avoided. However, many educators are still clinging to old design models where students are provided recipes and prescriptive rubrics that hamper student imagination and preclude serendipitous learning. This practice deprives students of the opportunity to take risks and learn how to navigate their way to the end of a sophisticated project.

Estetik Önemli

Birçok Maker projesi sanattan ayırt edilemez niteliktedir. Hayattaki güzellikleri süsleyecek, dekore edecek ve arayacak olan insandır. Okullarda, STEM derslerine (fen, teknoloji, mühendislik ve matematik) sanat derslerini de ekleme (STEAM) yönünde bir hareket vardır. Bu iyi bir fikirdir ancak okullar STEM derslerinden yaratıcılığın ve sanatın izlerini silmiş olmasaydı,  STEAM’den bahsetmemize gerek kalmazdı. Öğrencilerin projelerini gururla, kategorilere ayrılarak engellenmeden yapmalarını sağlamanın yollarını bulun.

Aesthetics Matter

Many Maker projects are indistinguishable from art. It’s human to embellish, decorate, and seek the beauty in life. In schools, there is a movement to add the Arts to STEM subjects (STEAM). That’s a good instinct, but if school hadn’t artificially removed all traces of creativity and art from STEM subjects, we wouldn’t need to talk about STEAM. Find ways to allow students to make projects with pride and unencumbered by categorization.

Danışmanlık Yaş Ayrımcılığına Karşıdır

Sir Ken Robinson’ın dediği gibi, dünyada insanları üretim tarihlerine göre ayırdığımız tek yer okuldur. Maker Hareketi her yaştan öğreneni ve bilgi paylaşımını kucaklamaktadır.

Mentoring Defies Ageism

As Sir Ken Robinson says, school is the only place in the world where we sort people by their manufacturing date. The Maker Movement honors learners of all ages and embraces the sharing of expertise.

Öğrenme Son Derece Kişiseldir

Öğrenme bireyin içinde gerçekleşir. Tasarlanamaz veya verilemez. Öğrenme kişiseldir – her zaman. Hiç kimse sizin adınıza öğrenemez. Çocuklara sevdikleri şeyi öğrenme fırsatı vermek öğrendiklerini sevecekleri anlamına gelir.

Learning Is Intensely Personal

Learning happens inside the individual. It can’t be designed or delivered. Learning is personal—always. No one can do it for you. Giving kids the opportunity to master what they love means they will love what they learn.

Teknolojiyle İlgili

Bazı eğitimciler teknolojinin sınıflara sorunsuz bir şekilde uyan “bir araçtan ibaret” olduğunu söylemeyi severler. Buna karşın, Maker Hareketi araçları ve teknolojiyi çözülemeyen problemleri çözmek için esas unsurlar olarak görmektedir. Maker Hareketine katılanlar için 3 boyutlu bir yazıcı 3 boyutlu objeler yapmayı öğrenmek için değildir. Bunun yerine, dünyanın herhangi bir yerindeki insanlar için ucuz ama ihtiyaçlara uygun protez yapma veya aç astronotlar için yazıcıdan pizza çıkarma gibi problemleri çözmek için bir hammaddedir. Maker felsefesi çocukları öğretmenlerinin hiç öngöremediği problemleri henüz hayal bile edemeyeceğimiz teknolojilerle çözmeye hazırlamaktadır.

It Is About the Technology

Some educators like to say that technology is “just a tool” that should fit seamlessly into classrooms. In contrast, the Maker Movement sees tools and technology as essential elements for solving unsolvable problems. To makers, a 3D printer is not for learning to make 3D objects. Instead it is the raw material for solving problems, such as how to create inexpensive but custom-fit prosthetics for people anywhere in the world, or how to print a pizza for hungry astronauts. The Maker philosophy prepares kids to solve problems their teachers never anticipated, with technology we can’t yet imagine.

Sahiplenme
Eğitimciler öğrenenlerin kendi öğrenimlerine nasıl sahip çıkması gerektiğinden sık sık bahsederler ama öğrenen öğrenimi üzerinde kontrol sahibi değilse, öğrenimini sahiplenemez.  Öğretmenler öğrenciler için önceden hazırlanmış deneyimlerin etkililik adına bile olsa öğrencileri kendi öğrenimlerine sahip çıkmaktan mahrum ettiğini göz önünde bulundurmalıdır. Öğrenme öğrenenlerin kendi düşünsel süreçleri üzerinde azami yetkiye sahip olmasına bağlıdır.

Ownership
Educators often talk about how learners should own their own learning, but if the learner doesn’t have control, they can’t own it. Teachers should consider that prepackaged experiences for students, even in the name of efficiency, are depriving students of owning their own learning. Learning depends on learners with maximum agency over their intellectual processes.

Sınıf Yaparak Başlama

Yapmak, öğrenene sorumluluk veren bir öğrenme pozisyonudur. Öğrencilere beyin fırtınası yapmak, icat etmek, tasarlamak ve yapmak için – sonra da yanlışları düzeltmek, geliştirmek, test etmek ve yeninden geliştirmek için- zaman vermek son derece önemlidir. İster sınıfınızda isterseniz bir Maker alanında başlayın, unutmamanız gereken en önemli şey yapmanın dünyayı anlamakla ilgili olduğudur, “bir şeyler” yapmakla ilgili değil. Bağlantılar kurmak ve anlamlandırmak sınıftaki yapma çalışmalarının gerçek sonuçlarıdır, plastik veya karton çalışmaları değil.

Getting Started With Classroom Making

Making is a position on learning that puts the learner in charge. Giving students time to brainstorm, invent, design, and build—and then time to fix mistakes, improve, test, and improve again is crucial. Whether you are getting started in your classroom or building a Makerspace, the most important thing to remember is that making is about making sense of the world, not about the “stuff.” Making connections and making meaning are the true results of classroom making, not the plastic or cardboard artifacts.

 

http://www.scholastic.com/browse/article.jsp?id=3758336

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s